Tutunamayanlar / Bütün Eserleri 1 Hakkındaki Yorumlar

Kitabı okurken çok sıkıldım. Kitap çok uzun cümlelerden oluşuyor. Adeta noktalama işaretleri kullanılmamış gibi. Bu yüzden konunun anlaşılması çok zor. sabırlıysanız okuyun

Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
suyuarayanadam 01.09.2008
tutunamayanlara basmakalıp gar edebiyatçıları tarafından keskin eleştirilerle hücum edildi fakat tüm bunlar romancılıkta yeni bir çığır açılmasını engelleyemedi.724 sayfa boyunca onun dünyasına misafir olacaksınız ama hep kendinizle muhatap olacaksınız..eğer sıradaki okuyacağınız kitap tutunamayanlar ise size "iyi okumalar" değil "iyi yolculuklar" diyebilirim ancak
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
esrasarac 28.08.2008
seli seli günseli... canım selim... selimlik... bat dünya bat.

içimde bir şeylerin titrediğini hisdiyorum. bir adam, üstelik bir mühendis, altı üstü bir inşaat mühendisi, ne anlar edebiyattan?

böylesi yoğun ve kalbimi titreten, hüzün yüklü bir heyecanı bir mühendis mi kattı benim hayatıma?

kendimden bir şeyler bulmadım ama başka hangi roman bu duyguyu verebilirdi ?

okuyunca bi parça bunalıma giriyorsunuz, hala onun hüznünü taşıyorum kalbimde. ama, ama değer. selim ışık, turgutcuğum. günseli. ve olric. sizi sevdim ben. bir yerlerde bir selim ışık kalıntısı görebileceğime inanıyorum yine de.

bir edebiyat şaheseri bu. bir klasik. mutsuz olduğunuz bir dönemde okumanızı tavsiye etmem. mutluyken de o heyecanı yakalayamazsınız. zaten selim ışık da yaşamakla yaşamamak arasında karar verememişti. bunu tartışırken ömrü bitti.

bu kitap bana daha önce bilmediğim bir duyguyu verdi. ismi olmayan, garip bir duygu bu hissettiğim.

evet yeni bir şey armağan etti.

sevgili oğuz atay, asıl sana teşekkür ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
bktkrkmz 22.08.2008
yapıtın inanılmaz felsefi dokusunu bir yana bırakacak olursak,kitabı okudukça sanki Tüykiye’de yolculuğa çıkmışsınız gibi bir duyguya kapılıyorsunuz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
3kağıt 07.08.2008
Tutunamayanlar okunulup bir kenara atılacak, zar zor hatırlanacak romanlardan değil. Türk edebiyatında bu romanı aşmak bence çok zor. İyi ki yazar değilim; böyle bir eseri nasıl aşabilirdim ki?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
olağanüstü bi kitaptır.700 sayfa olması gözünüzü korkutmasın....tutunamayanları bitirdikten sonra gündelik hayatına hemen dönebilen bi insan yok gibidir.mutlaka etkisi altına alır...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
hiçbirisi 05.07.2008
Garip bir şekilde kutsanmıştır bu kitap. Sorun kutsanmayacak bir ktap oluşunda değil. Zira açıp açıp tekrar okunasıdır evet. Fakat, aslında sıkıla sıkıla okudukları her hareketlerinden belli olan bazı insanların, kitaptan pasajlar ezberleyerek bunları bize dayatma çabası gariptir. Sayfalarca bitmeyen cümlelerdeki, yılgınlığı, yılgınlığa rağmen inatla bitmeyen azmi görememiştir bir çok okuru. Ve bir çok okuru yalnızca Selim' in umursamazlığını ve mithiş intiharını alıp koyar hayatına. Tutunmamak için elinden geleni yapar. Oğuz Atay' da bunu bilir. Ve der ki; "ben, selim romanları okuya okuya selimleşen bir don kişot'um" ... Bir çoğumuzun Don Kişot'tan aşğı kalır yanı yok. Eğer gençliğinizde bir hata yapmış ve anlamadan okumuşsanız bu kitabı, kalkın, dirilin ve tekrar okuyun...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Sevgi Soytürk 16.06.2008
İlk okuduğumda çok zevk aldığım ama ikinci okuyuşumda sıkıldığım bir kitap.Oysaki uzun bir zaman sonra okumuştum.Depresif bir roman belki de o yüzden...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
saip 10.06.2008
arkadaşların bazısı 1,5 hafta demiş ama ben 3günde bitirdim.. harika bir eser.tabiiki tavsiye..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
akkis 07.06.2008
korkunç bir mizahın ustasıdır Oğuz Atay.
herkese tavsiye edecek değilim;ama kitabını bulur okuyucusu (onlar bilir kendini)
okumamışlarsa eğer şu güne kadar, büyük boşluk hayatlarında.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kemal Çiçek 04.06.2008
şimdi nerdeyse bütün yorumlar müsbet ne desem göze görünmez diye bende muhalif yazacam tamam kitap orginal türk edebiyatında bi ilk ama sonu gelmeyen uzatmalar içinde heycana yer vermeyen konusu sanki kapalı havaların atmosferi okumayı işkence haline getiriyor.iki kere başladım birincide 300 sayfa kadar okudum dayanamadım bıraktım ikinciye başladım bu kez kafaya koydum bitirecem..........
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kara cahil45 31.05.2008
Bir edebiyatçı olarak adınadan bu kadar çok söz ettiren bir kitabı mutlaka okumak gerek diye düşünmüştüm.Kitabı yaklaşık olarak beş yıl önce aldım.İçine şöyle bir baktım bazı yerleri azar azar okudum.Bundan sonra bu kitabın daha rahat bir ortamda dikkat edilerek sindirelerek okunması gerektiğine karar verdim.Kitabı yaklaşık onbeş gün boyunca okudum .Bugün bitti.Kendi kendime daha önce neden okumadım diye sormadan edemedim.Hani edebiyat dünyasında kilometre taşları diye ifade edilen eserler vardır.İşte onlardan biri TUTUNAMAYANLAR.Kitabın ismi biraz arabesk i andırıyor ama kitabın özellikle biçimsel yönü amacına uygun yani POSTMODERN.Hem de tam bir postmodern.Karışık biçimler,yer yer karışan ifadeler,ve okuduğum postmodern kitapların hepsinde gördüğüm boğucu bölümler.Bu boğucu bölümlerden kastettiğim,yazarın anlattıklarıyla okuyucuya aşırı derecede yüklenmesi ya da biraz daha zor anlaşılmak istemesi ya da biraz daha sıradışı olmak isteği.Zaten Postmodernizim in temel amaçlarından birisi bu.Ama Tutunamayanlar'da özellikle Genelevde geçen bölüm ile Turgut'un Günseli ile buluşmalarının olduğu bölümlerde az önce bahsettiğim boğulmalar fazlaca görülmekte.Ama kitabı güzel yapan her insanın kendinden bir şeyler bulabilmesi bana göre.Çünkü ben kendimden çok şey buldum.Kitapta tarihe göndermelerin yapılması,İsa mitosunun kullanılması,İncil'e göndermeler yapılması,monologların fazlaca kullanılması,gerçekle-hayalin iç içe geçmesi ,olaydan ziyade biçim üzerine yoğunlaşılması gibi unsurlar tam anlamıyla bir Postmodernizm şöleni.Ayrıca Oğuz Atay'ın kendi rahatsızlığının da özellikle romanın son bölümlerinde Selim'in anlattığı hastalık ve bu hastalığın psikolojisi çok başarılı bir şekilde romanda yerini almış.Kitapta anlatılanlar içinde beni güldüren ama gerçeğin ta kendisi olan bazı bölümleri de yazmak istiyorum. Okullarımızın,öğrencilerimizin,okul hayatının ve öğretmenlerimizin durumu ile devlet dairelerinde imzalatılması gereken evrakların ne tür sıkıntılara katlanılarak imzalatılığı bürokrasi çok başarılı,esprili bir şekilde anlatılıyor.Yaşadığı ortamı beğenmeyen bunlardan sıkılan birinin geçirdiği travmaları çok başarılı bir şekilde anlatan müthiş bir kitap.Kalabalıklar için yalnız yaşayanların kensiyle yaşayanların,hayatta bir türlü istediği başarıyı mutluluğu yakalayamayanların Tutunamayanaların kitabı.Küçük bir not Kitabı okuyup zevk alabilmek için kimse darılmasın az da olsa kitap okuma zevkine sahip olmak,postmodern romanın özelliklerini bilmek ve bu tarz romanlarda olaylardan çok biçimsel unsurların önemli olduğunu bilmek gerekir.Mutlaka okunması gereken bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-374354 03.05.2008
çoktandır okumak istediğim bir kitaptı.ve sonunda okudum bence türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri...mutlaka her kitaplıkta olmalı...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ilk@y 12.04.2008
ilk çıktığında çok eleştirilmişti, ne yazdığını bilmiyor demişlerdi. üstüne gidilmişti oğuz atayın çünkü oğuz atay edebiyatta yeni bir sayfa açmıştı. her açılan yeni sayfayı çevrenin hakkıyla anlayıp idrak etmesi güç olmuştur. zaman ise en iyi eleştirmendir. oğuz atayın bu eseriyle türk edebiyatını bir üst basamağa taşıdığına inananlardanım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
lavinyaxx 30.03.2008

İç monolog tarzının en güzel örneklerini verir oğuz atay bir bilim adamının romanı gibi tutunamayanlarda çok başarılı.bu kitabı okuduğumda "ben bundan sonra hep tutunamayanlar'ı okuycam"demiştim.mutlaka okuyun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Veli Dündar 11.03.2008
Türk edebiyatının en modern ve insanı tüm psikolijik derinliğiyle ele alan, karmasarlıklarımızın bizim bile farkedemediğimiz nedenlerine bir cümlede dokunuveren, söylemesi çok basitmiş gibi gözüküp üzerinde satlerce düşünülmesi gereken cümlelerle dolu bir şaheser. Bu kitapla ilgili okuyan herkesten olumlu eleştiri beklemek aşırı iyimserlik olur, sonuçta okumak, devam etmek (yarıda bırakmamak), bitirmek ve üzerinde kafa yorup özümsemeye çalışmak için kesinlikle birikim isteyen bir yapıt, hatta bu kitabı bitirip idrak edenlere master diploması derecesinde bir belge vermek de iyi olur kanaatindeyim:) Bence Oğuz Atay'ın genç yaşta hayata veda etmesi Türk edebiyatının en büyük kaybı, ortalama bir insan ömrü kadar yaşayabilseydi kesinlikle bir çığır açardı. Bu kitaptan sonra Tehlikeli Oyunları da tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
bbahtiyar2 10.03.2008
arkadaşlar sayfa sayısından korkmayın mutlaka okuyun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tongell 09.03.2008
hiç bir zaman aynı tadı alamamak çok kötü...... şiddetle tavsiye edilir
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
bkilinc 22.02.2008
Oğuz Atay kırılganlığının yarattığı alaylarıyla dolduruyor eserlerini. bu nedenle hepsi görünür görünmez bir hüzünle kaplı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ecce_melo 15.02.2008
Türk Edebiyatı'nın taçsız kralı Oğuz ATAY'ın başucu kitabı. Kitabı defalarca okumak şart bence. Ama ilk okuyuşun üstünden biraz zaman geçmeli Selimliği anlamak için birikim yapılmalıdır. Oğuz Atay'ın kitapta her Canım Selim deyişinde içinizin acıdığını hisseder yeryüzünde Selimler aramaya koyulursunuz. Yazarın kara mizahı yer yer canınızı sıkar Atay'a değil dünyaya kızarsınız. Onun uzun cümlelerinde asla kaybolmazsınız.Uzun lafın kısası Oğuz Atay özel bir adamdır.Hikayeleri de özeldir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
mihrmah 08.02.2008
kendi de bir "tutunamayan" olan atay'dan enfes bir kitap. kurgusal yönüyle türk edebiyatında tek.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
paraben 25.01.2008
kitabı okumakla okumamak arasında kaldıysanız bir deneme sürüşü için ulaşabilirseniz Selimin şarkılarını okuyun... bi nevi özetidir hadisenin. ayrıca Enis Batur'un önsözünü kitabı okumaya ürküyorsanız bile okuyun mutlaka. site zaten iç sayfalarda vermiş..

bir kıyak:

İKİNCİ ŞARKI

Orta Asya'daki pembe elipsin içinden
Çıkan kırmızı oklara binerek, Bozkurtlar (kanatlı) Çin'den
Nasıl uçmuşlarsa Tanca'ya kadar,
Ben de (altı yaşımda) dar
Ve yüksek çamurluklu tenezzühle (Ford T modeli) Ankara'ya ulaştım
Sağ salim. 'Yağmur Çayevi'nin önünde dolaştım
Uyuşan bacaklarımı oynatarak Ankara'nın toprağında.
Taşhan,
Bana dünyanın en büyük meydanı gibi geldi.
Gözüne güneş gelmesin diye elini
Siper eden Mehmetçik heykeli ne güzeldi.
Ve büstlerinden yalnız göğsüne kadar tanıdığım Atatürk
Kabartmalı ve yüksek
Bir mermerin üstüne çıkmış atıyla.
(Böylece tanışmış oldum heykel sanatıyla.)
Baba, oradaki kadın sırtında ne taşıyor?
"Bomba." Neden? "Türk yurdu topyekun savaşıyor."
Savaş cephede bitti (yirmi yıl önce).
Oysa, bir türlü bitmez okul kitaplarından ince
Sesimle okudugum
Şiirlerde (Zafer Bayramı münasebetiyle)."Oğlum,
Bu ne Şeker ne de Kurban Bayramı,"
Derken babam haklıydı,
30 Ağustos günü elini öperek ondan
Para istedigim zaman.
(Babama şiir okumayı bile düşünüyordum o sırada.)
................................

Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ozgurcoban 22.01.2008
hani hayatın her alanında görebileceğimiz tipik başarısız,ezilmiş bir kenara itilmiş insanlar vardır ya tutunamayanlar işte onların öyküsü.aynı zamanda yaşanan selimlik durumların herkes içinde geçerli olabileceğinin kanıtı.insanların doğru anlaşılmasının önemi belirtilmiş...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
gozy 13.01.2008
Kitap karamsar içerikli olsa da, içinde kendinizden bir şeyler bulmanız muhtemel. Hangimizde az da olsa karamsarlık bulunmuyor ki? Edebi anlamda da takdir edilmeye değer. Okuyana bir şeyler katacağı ve öğreteceği, bana göre kesin. Oğuz Atay'ın, gerçekten emeğine sağlık.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ahmetakin67 08.01.2008
Oğuz Atayın unutulmaz eseri mutlaka her kütüphanede bulunması gerekli kült bi eser ilk zamanlar okurken biraz zorluyor fakat dahas sonra kolay okunabiliyor...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
nehl 28.12.2007
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar’ı Berna Moran, “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay “saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar.” Tutunamayanlar, 1970 TRT Roman Ödülü’nü kazanmıştı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
bübüşra 27.12.2007
ilk postmodern eserimiz.büyük umutlarla kitabı edindim ancak aradığımı bulamadım.kitapda gereksiz uzatmalar ve tahlilller kullanılmışkitap bana gerçekten çok övülmüştü ancak esern şişiirldiğini düşünüyorum...
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
insanın acziyeti ve çırpındıkça batma durumuna dair bir başyapıt.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
sümeyraa 15.11.2007
evden atıldığım bi sonbahar günü başladım bu kitaba.üç-beş kitaptan fazla kitap olmayan bi rafta buldum onu bitireceğim aklılma bile gelmemişti.6 ayın sonunda başka kitaplar okuma isteği duydum bünyemde.okudumda.kitap okumaya başladığım kitaptır tutunamayanlar.tutunamayışımın başka bi sebebidir.çevremdekiler hayatımın hatasını yaptığımı düşünmektedir.
"ucuz düşüncelerindeki,ucuz düzen
ucuz romanların,ucuz yaşantısı
ucuz huysuzlukların,ucuz saplantısı
ucuz,ucuz,ucuz ucuzdu
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitabı beğenmeyenler olacaktır ve şimdiye kadar yapılan yorumlara baktığımda da fazlasıyla beğenmeyen görüyorum.Tabi beğenmeyenlerin bunu, kitapta anlamsız ve kopuk cümleler yığınla var şeklinde dile getirmek ne kadar doğru olur bilemiyorum.Lakin böylelerine bir tavsiyede bulunabilirim:Tuna Kiremitçi okusunlar, ilkokul düzeyinde edebiyat!TUTUNAMAYANLAR ise kanımca Türk Edebiyatının kilometretaşlarından.Şunu kabul ediyorum:Bu eseri okumak çok da kolay değil, lakin bunun nedeni metnin karmaşıklığından ziyade karakterin iç dünyasına ilişkin monologların fazlalığıdır ve bu konuda Suç ve Ceza ile büyük benzerlikler gösterir. Ve en önemlisi burda bir arkadaşımızn söylediği gibi varoluşçuluk üzerine önemli bir roman.Kaba tabirle bu romanın okuyucu üzerindeki etkinliği had safhada.Üslup ise bilindik sığ türk romanlarından çok ayrı bir yerde ve çok zengin.Tabi anlayana...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
wakinyan 19.10.2007
Kitabın içinde,okurken altını çizeceğiniz birçok yerden biri:"Göstereceğiz size dünyanın dörtten fazla bucağı olduğunu..."
Bunu bilmeyenlerin,belki de "Tutunanlar"ın anlayamayacağı bir kitap.Bitirdikten sonra,sadece sizin hissetiğinizi sandığınız "şey"i,daha açık,daha net,daha yüksek sesle ve sizin asla itiraf edemediğiniz,edemeyeceğiniz kadar acımasızca söylediğini anlıyor,sarsılıyorsunuz,gerçekten sarsıyor bu kitap,bu hikaye.öyle sarsılıyorsunuz ki sanki anlatılanları görmüşsünüz,yaşanılanlar bir bir gözünüzün önünde olmuş gibi...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-96098 15.10.2007
tutunamayanlar oldukça zor bir kitap. herkesin keyifle okuyabileceği türden bir kitap değil. oldukça sıradışı, bazı bölümleri noktasız virgülsüz, cümleler birbiri içinde,bazı bölümler insanı boğuyor sanki ama genel olarak gerçek bir edebiyat şöleni. fakat okuyup bitirdiğinizde yüzünüzde mutlu bir tebessüm yerine, içinizde derin bir boşluk duygusu ve sebepsiz bir iç sıkıntısı bırakıyor...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
okesim 14.09.2007
Oğuz Atay'ın belkide en iyi romanı.Romanın ötesinde bir başucu kitabı.Eser kelime oyunlarıyla dolu olmasının yanı sıra fizik, kimya, matematik gibi bilim dallarıyla ilgili kuram ve kavramlara referanslar yapar.Romanın esas kahramanı hayata tutunamadığı için yaşamına son vermiş olan Selim ışık karakteridir.Ve hepimiz bu karakterde kendimizden bir şeyler buluruz.Selim ışık Karakteri genel olarak içedönük bir karakter olmakla birlikte sıkılgan iç sıkıntısı yüksek hayatı boyunca başkalarının istedikleri gibi kendine yön vermiş,utangaç,sosyal ilişkileri düzensiz ve hatta zayıf bir karakterdir.Yaşamın ilerleyen bölümünde ise çocukluğundan bu yana getirdiği bu özellikleri onun kitaplardan öğrendiği ve hayran olduğu düşüncelerle çatışmaktadır.Şöyle ki selim ışık önceleri kendi kişiliğinin ötesinde sorunun diğer insanlarda olduğu iddiasında ise de daha sonraları şiddetli bir şekilde kendiyle toplum arasındaki uyumsuzluğun sorumlusu olarak kendini göstermiştir.Ciddi şekilde kişiliğinin ideal bir hayat yaşamasına engel olduğunun vurgusunu yapmaktadır.Bunu kimi zaman ailesine bağlar.Sıkı bir edebiyat meraklısı olan selim aynı zamanda matematik,felsefe,sosyoloji,tarih,psikoloji gibi alanlarada meraklıdır.Bu merakı hayatı sorgulamasını tetiklemiş hayata tutunamamasını hızlandırmıştır.

"Bir silgi gibi tükendim ben. başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım : mürekkeple yazmışlar oysa. ben, kurşunkalem silgisiydim. azaldığımla kaldım.

Bütün günüm tedirgin bir beklemeyle geçiyor; gelecek mi, gelmeyecek mi? ne gelecek? bilmiyorum. adını koyamadığım bir şeyden korkuyorum. soyut bir korku içimi dolduruyor. bu korkuyla uyanıyorum ve bekliyorum. belki korkularım sayılamayacak kadar çok"
Yanıtla
9
0
Destekliyorum 
Bildir
ada_cey 29.08.2007
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar Bütün Eserleri 1 bazı yorumcuların dediği gibi darma dağınık zor okunan bir eser. Kitabı okumayı kolaylaştırmanız için çok hoşlandığınız şiir kitabıyla dinlendirerek okuya bilirsiniz. bazı yerlerini tekrar yapmadan anlamakta zorlana bilirsiniz. bütün bu eleştirilere rağmen bütün kitaplıklarda bulundurulması ve parça parça da olsa okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
ismail_atan 19.08.2007

"Size Selim diyebilir miyim Oğuz Bey?" diye sesleniyordu adını bilmediğim yazar. Adını bildiğim ve simasıyla yüzümde gülümseme uyandıran Hakkı Devrim ise "Meşhur olmayan; ama ciddiye alınan çocuk." diyordu onun için. Başta ciddiye almamışlardı oysa. Biz o yaşlarda kısa donla sokaklarda bilinçsizce gezerken, o yedisini bile doldurmadan kendisine ayrılan masanın başında yazılar yazıyordu durmadan, bıkmadan ve usanmadan. Tutunamayanlar baştan beri Türk edebiyatının en iyi romanlarından biriydi. Değeri şimdi şimdi anlaşılır oldu. Gidişler hep yarım bırakır bir şeyleri. Onun gidişi de yarım bıraktı. Oysa üzerinde çalıştığı diğer eserini tamamlayabilseydi belki Tutunamayanların üzerinde bir şahaser daha duruyor olacaktı elimizde. Bir defada okumakla anlayamadıysanız bir kez daha okuyun ve anlamaya çalışın. Eminim pişman olmayacaksınız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Deeds 14.08.2007
Bu kitaba tam üç kez başladım. İlk ikisinde yaklaşık yüz sayfa okuduktan sonra bu işkenceyi kesmem gerektiğini düşündüm. Aradan bir yıl kadar geçtikten sonra tekrar elime aldım ve sayfaları çevirmeye başlamamla kitabı bitirmem arasında farklı bir dünyada hissettim kendimi. Oğuz Atay'ı önce anlamayıp sonra onun yazdıklarını her harfine kadar hisseden biri olarak. Oğuz Atay'ı anlamayan birine asla kızamam. Oğuz Atay okumak için hazır olmak gerek, insanın kendi kendine konuşurken düşüncelerin daldan dala konmasını bilmek gerek. Düşünürken kuştan gökyüzüne, gökyüzünden uçurtmaya, uçurtmadan çocukluğa, çocukluktan yaşlılığa, yaşlılıktan ölüme, ölümden cinayete, cinayetten intahara, bir salisede geçebilmek demek. Saygılarımla.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
hz12345 20.07.2007
başlarda ne oluyoruz yahu dedim, tam nüfuz etmekte zorlandım kitaba, am şu an gerçekten ne kadar övgüye değer bir kitap olduğunu anladım. sadece " gerçekle düş birbirne karışıyor, yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz." sözleri yeterli diyorum bu kitabın kaynağını sorduğumda...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
aneske 27.04.2007
"" inanmıyorlar ki... elle tutulur deliller istiyorlar. ''yok canım, o kadar da değil..'' diyorlar her zaman...''ölmezsin''diyorlar...''bu da geçer...'' olaylar hakıl çıkarıyor onları çoğu zaman... milyonda bir de olsa yanılma, ağır ve elim yanılma sessizce belirince...'' milyonda bir için hayatı zehir etmeye değer mi? '' diyorlar..onlar..biz..hepimiz...



elimdeki 700 küsür sayfalık kitabı görüp, yüzüme garip ama garip olmaktan çok garipsin diyerek bakmayıp heyecenlanan bir iki insanla karşılaştım bugune dek....geri kalan insanoğulları kitaptan ürktüğü gibi benden ve kitabı tutan ellerimden de ürktü...anlatamadım...700küsür sayfadan uzun sürmesi gereken bu kitabın bir dost olduğunu... gerçek dostluktan..konuşmaya paylaşmaya değer sözcüklerden kaçan kanlı canlı ayaklı sesli kallavi oğul ve kızlarından insanlığın ..daha dost olduğunu binlerce kelimenin...

içlere yüreklere sığmaz tutunamamak hikayesini (anlatılması en güç hikaye belkide...)Atay''ın özkurmaca tekniği ile deha isteyen romanlaştırma çabası elbette sevilmedi... elbette bu çaba sevilemezdi... elbette tutunamamak mefhumunun insanlığı dünyayı apaçık gözlerle gözlemleme yetisi elbette çıkarlarıyokmuşgibi yaşayan ve çıkarlarını apaçık ortaya koyan ve tutunamamayı düşülen köşede kıpırdamamacasına kalkmamak ve yok olmak olarak addeden dimağlara haddinden fazla fazlaydı...ayakta tutulması gereken bir dünya vardı öyle ya...üretileni tüketmesi gereken ama anlamsızca...ne isteyip ne istemediğinin ayrımına varabilmiş yalanı silmiş insan kendi kendini imha etmeliydi...hiç delilsiz..hiç silahsız...evet en kusursuz cinayet kişiyi kendi elleriyle yoketmek değil miydi öyle ya?

ve hala öyle...ezelden ebede kadar değil lakin ezelden ölüm e dek de öyle olacak... şaşırılacak birşey yok... tutunamayanlar çıkışsız köşelerde ölümü bekleyecek..selim gibi...haklı çıkaracak ölümler onları...birbirlerinin varlığından bi haber gözlerini sıkıca kapamış görmekten bi tap düşmüş hisseden ender gönüllerin yıkılışı haklı çıkaracak diyenleri...''ah bu diyenler...dermansız bırakıyor beni...'' dediği gibi selim''in...


tutunamayanlar;
tutunamamayı idrak edebilmiş...her bir sayfayı heyecanla çevirip hazmederek okuyabilmiş... karamsarlaşmak yerine bizzat şahitliğini yaptığı yaşamın içinde bulduğu dost ile umutlanabilmiş... köşelerde ölümü seçmek yerine köşelerde ölümü seçenlere el uzatabilmiş...dünyayı görüp selim in hazin hikayesine göz yaşı dökebilmiş ... ayağa kalkıp... ne için yaşaması gerektiğinin farkına varıp... yalandan değil gerçekten insan olmanın..insan gibi yaşayıp...huzurla ebede kavuşmanın umuduyla yürüyenlerin romanıdır...


ve öyle kalacaktır...
canım oğuz...canım selim...duyarlılığıyla...
"
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-33759 27.03.2007
gerçekten farklı bir kitap. hem yazılış şekli hem anlattığı konu itibariyle. eğlenmek ve zaman geçirmek için değil düşünmek , sorgulamak , sarsılmak için okuyanlara tavsiye edebileceğim bir kitap. bu hayata katlanabilmesi için insanın bir şeylere tutunabilmesi gerek , işine , eşine çocuklarına veya toplumun ona biçtiği role . peki ya tutunamayanlar ne olacak. kör bir rüzgarın insafında dalından vakitsiz kopmuş bir yaprak gibi oradan oraya mı sürüklenecek.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
bilirkişi 10.03.2007
Bizim edebiyatı modernleşmenin eşiğine getirmiş bi kitaptır.Kendinden öncekilere pek benzemez . Kişisel çözümlemeleri çok kullanan ve yaratıcı kullanan bir yazar.kitap kalın olmasına rağmen kolaylıkla okunur.Deneysel sayılacak ufak tefek teknikler denemiştir onlarda romanı özgün kılacak biçimdeler. boş günlerinizin birinde bitirebilirsiniz o zaman daha kaliteli bi zevk alırsınız kitaptan . ben bunu okurken yazarın üslubunu çok beğenmiş ve diğer bi kitabını da okumuştum.yani seveceğiniz bir kitaptır bu diyorum.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
umutseyhan75 05.01.2007
"Düşerken değil, düşmemek için tutun!" Bu kitaptan çıkarabildiğim en önemli sonuç bu oldu. Tutunamayanlar ı okumak için öncelikle ruh sağlığınızın yerinde olduğu bir dönem seçin bence. Çünkü romanı okurken ya düşmeye ya da daha sıkı tutunmaya mahkumsunuz. Bu bir romansa, diğer okuduklarımın çoğu nedir acaba diye sordum kendime son sayfayı kapadığımda. Sadece 7 sene eser verebilmiş muhteşem bir Türk yazarı ve onun en önemli romanı.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
minstrel 25.12.2006
Okurken nedense hep Tanpınar’ı çağrıştırdı.Belki de ikisinin de ironi ustaları olmaları nedeniyledir. Diğer arkadaşlar yeterince edebi eleştiri yapmışlar.Benim değinmek istedğim, neredeyse 30 YTL olan kitabı,artık korsan mı bilmem,bir sokak sergisinden 5 YTL ye aldım. Kitapyurdu gibi ucuza ve taksitle kitap temin edebileceğimiz siteler de olmasa bazı yayınevlerinin hiç yanına yaklaşamayacağız.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Edebî 04.11.2006
Aklınıza gelen bütün edebiyat tekniklerinin tek bir yerde toplandığı tadından yenmeyen adeta yeme de yanında yat tarzı, "tutunanlar"ın anlayamadığı en fazla 80 sayfa tahammül ettikleri bunalım tiplerin kutsal kitabı haline gelen kitap. 3 kere okudum.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
musticann11 09.10.2006
Çok önemli bir eser.Bir Edebiyat öğretmeni olarak şiddetle okunmasını tavsiye edebileceğim bir roman.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-335669 16.06.2006
TUTUNAMAYANLAR ÇOK FARKLI VE ÇOK KEYİFLE OKUNAN BİR KİTAP. TUTUNAMAYANLAR'IN KİTABI OLDUĞU KADAR TUTUNABİLENLERİN DE KİTABI. YANİ KİTABI OKUYUP DA "KAFANIZIN NET OLDUĞU BİR ZAMANDA OKUYUN, BUNALIMA GİRERSİNİZ" TÜRÜNDEN YORUMLAR YANILTICI OLABİLİYOR. BU TÜR YORUMLAR YÜZÜNDEN BEN DE KİTABI OKUMAYI UZUNCA BİR SÜRE ERTELEDİM AMA OKUMAYA BAŞLAYINCA ASLINDA YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİĞİMİ ANLADIM. ÇÜNKÜ KİTAPTA ÇOK KEYİFLİ VE EĞLENCELİ BÖLÜMLER DE VAR. ÖRNEĞİN DANDİNİ DANDİNİ DASTANA...KÖYLÜLERİN TARİHİ MEZAR TAŞLARINI SÖKÜP İNŞAAT YAPMALARI GİBİ BÖLÜMLER... İÇİNDE ABDÜLHAMİT DÖNEMİNİN ANLATILDIĞI KASVETLİ BİR RÜYA VE ROMANIN KAHRAMANININ BABASIYLA OLAN (YANİ OLMAYAN DA DİYEBİLİRİZ) İÇ BURKAN İLİŞKİSİ. ROMANIN EN İLGİNÇ YÖNÜ DE 40 SAYFA BOYUNCA NOKTA KULLANILMADAN NOKTALAMA İŞARETLERİ KOYULMUŞ OLAN UZUNCA BİR BÖLÜM. ÇOK ÇARPICI BİR KİTAP. TUTUNSUN, TUTUNMASIN HERKESİN MUTLAKA OKUMASI GEREKEN VE EMİNİM Kİ DE OKUYUNCA ÇOK SEVECEĞİ KALİTELİ VE DEĞİŞİK BİR KİTAP...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sanemcan07 05.10.2005
Hayattan çıkarı olmayanlar unutulacaklardır! ...” der Oğuz Atay...
Ne güzel söylemiş, anlayana! Hayattan beklediği çıkar, kuşkusuz maddiyat değil. *Her olayda kenara çekilenler, kendini saklayanlar, gerçektende kenarda kalacaklardır. Kimse onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. Gazetedeki ölüm ilanı bile, yedinci sayfadan verilecek, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Cennetteki muhallebicide bile garson onlarla ilgilenmeyecektir. Ağız tadıyla keşkül yiyemeden, masadan kalkacaklardır. Kendini beğenmişliğin cezasını, daha bu dünyada çekmeye başlayacaklardır. Duygu alışverişinden nasipleri olmayacaktır. Hayatlarıyla yanlış olanların, ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? Bir şeyler yapın sizi hatırlatacak. Anıt mezarlarda güller, menekşeler biterken, sizin mezarınızı otlar bürümesin. Hayattan çıkarı olmamak, hem tanrının hem insanların gözünde affedilmez suçtur. “ Ben çıkarıma bakarım, ”diyeceksiniz, bunun için “ babamı bile tanımam” diyeceksiniz. Kimseyi tanımayacaksınız: Hele hayattan çıkarı olmayanları hiç! Ölürken bile delice hareket yapın sizleri hatırlatacak diyor Oğuz Atay.
Değerli yazarımızın, kitabını okuduktan sonra, etkilenmemek mümkün değil. Benimsediğim hayat felsefeme, birebir denk düşen fikirleri beni sürükledi. Bir kitabın, insanın hayata bakış açısını değiştirebileceğini gördüm. Siz de hayattan çıkarı olmayanlardansanız. Lütfen Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” adlı kitabını okuyun.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
SEREF Aydin 12.06.2005
"Tutunamayanlar" Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı ve tarzı çok hoşuma gitti. Çok kalın olması yüzünden aslında bir ara kitabı okumaya ara vermiştim. Yaklışık 400 sayfaya yakın bir kısmını okumuştum ama, geride bir o kadar daha vardı. Uzun bir aradan sonra en baştan tekrar başladım ve kitabı bitirdim. Atay'ın anlatımı, farklı teknikleri çok güzel. Hayal gücünü kullanarak anlattığı ilginç destanlar, masalsı hikâyeler romana ayrı bir hava katıyor. Şimdi şunu düşünüyorum; acaba televizyondaki bir dizide canladırılan (ismi Heredot Cevdet'ti yanlış bilmiyorsam) kahramanı çizenler bu kitaptan esinlenmişler midir? Dandini'nin hikayesi müthiş. Hem keyif veriyor, hem meraklandırıyor. Göktürkleri ve Kül Tigin'i anımsatıyor başka bir hikaye. Sonra yine hayalden gerçeğe dönüyorsunuz. Toplumsal buhranlarımızı dile getiren romanda insan kendini buluyor inanın. Siz de kendinizi Tutunamayangillerden hissediyorsanız bu kitabı mutlaka okuyunuz.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 29.05.2005
İnsanlık öldü...
Uzun kaçamaklardan sonra okuduğum ama neden bu kadar geç kaldığıma üzüldüğüm müthiş bir roman. Hayalle gerçekliğin, bilinçle bilinçdışının birbirine karıştığı anlar. Belki de gerçekliğin korkutucu yüzü. Hani bazen hayal bile etmekten korktuğun düşüncelerinin izdüşümü. Sıradanlığın her tarafımızı sarması gibi ve bunun farkındalığı. En önemlisi de insanlığın bu kadar insanlıktan uzaklaşması belki de. İnsanlık maskesi dışında bütün maskelerimizi kullanma hissi. Korkunç bişey değil mi?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
kirec 05.02.2005
Tutunamayanlar tutunabilenlerin ironisini anlatan bir başyapıt.İlk defa Oğuz Atayla bu kitap sayesinde tanıştım ve bir daha da peşini bırakmadım.Turgut sayesinde bizlerde "tutunanların"dünyasından kopuyor ve "tutunamayanların"dünyasına geçiyoruz.Bu tehlikeli yolculuğumuzda da yanımızda yol gösterinimiz oluyor ezelden beri tutunamayan Selim...
Tutunamayanlar iç,dış ve hayali monologlarla,ironilerle ve son yılların post-modern anlayışının tüm teknikleriyle süslü bir şaheser.Okunulması gereken bir başyapıt.Tutunamayanları okuduğunuzda tutunamayan olmadığınıza üzüleceksinizi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Cumhuriyet yazınının YABAN ( Yakup Kadri ) dan sonraki en yetkin, özgün ve ironik insan, toplum eleştirisi.
Yanıtla
4
3
Destekliyorum 
Bildir