Tutunamayanlar, Türk romanları arasında çok farklı bir üsluba ve çok özel bir yere sahip.Toplumdaki aksaklıkları ve gariplikleri iki tutunamayan (disconnectus erectus) Turgut ve Selim’in hayatlarını anlatarak dile getirmiş Oğuz Atay.
Kitabın başkahramanı Selim çok okuyan, çok düşünen her şeyin kendi istediği gibi olmasını bekleyen,biraz içe kapanık ama herşeyden önce çok farklı bir tip, farklı bir şahsiyet. Selim sonunda kendisini ve etrafındaki herkesi, en önemlisi hayatı gereksiz görmeye başlayıp intihar eder.(Not:Kitap Selim’in intiharı ile başlıyor) Son zamanlarında günlüğüne yazdıklarından ağır bir bunalımda olduğu anlaşılıyor.
Turgut ise Selim’in sınıf arkadaşıdır ve onun değerini ölümünden sonra iyice anlar.Zaman geçtikçe de Selim’im yaptıklarını düşünerek kendisini sorgular ve sonuçta ona hak verir.
Özellikle ruhsal tahlillerde yazar çok başarılı.Selim gibi Oğuz Atay da anlaşılan çok okuyan, geniş kültüre sahip birisi.Bu özellikleri kitapta rahatlıkla hissediliyor.
Genelde akıcı bir dille yazılmış ve insanı hiç sıkmayan bir kitap. Benim sadece Günseli’nin Selim’i anlattığı kısımları hoşuma gitmedi.Kitabın hacminden korkmaya gerek yok sadece biraz sabır gerekli.Farklı tarzda bir yerli roman okumak isteyen herkese tavsiye ederim.