Şah ve Sultan Hakkındaki Yorumlar

Şah İsmail ile Yavuz Sultan Aşk'a mı zemin olmuş, Aşk mı Şah ile Sultan arasındaki mücadeleye çeşni olmuş karar vermek zor. Ancak ne buna karar vermek ne tarih öğrenmek için (ki edebi bir eserin üzerine vazife de değildir tarih öğretmek, ya da tarih öğretmek misyonu da yüklenemez/yüklenmemeli edebi bir esere zira bu türden beklentiler edebiyatçının kalemine ağırlık yapacaktır) değil gerçekten keyifli zaman geçirmek yaşadığımız dönemde zamanı geçirmenin pek çok alternatifi olmasına rağmen neden kitap okumanın ısrarla tavsiye edilen bir eylem olduğunu bir kere daha anlamak için okunmalı. Akademik kimliğinin tüm kazanımlarını eserlerine mükemmel bir şekilde yansıtan, roman kurgusunun matematiğini çok iyi bildiğini/öğrendiğini düşündüğüm İskender Pala için okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sume53 10.12.2010
Anadoluda türk birliğini sağlayıp İlayi kelimetullahı şiar edinen koca cihan hükümdarı ile hayatı boyunca bir kez bile küffara kılıç kaldırmamış çapulcu iran şahı ismaili nasıl bir tutarsın. neyin peşindesin
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
''Divan Şiirini Sevdiren Adam'' bu romanıyla bizlere tarihi de sevdirecek.Okunabilecek en lezzetli tarih kitaplarından tutku ve tutsaklığın ikilemi arasında her anı ayrı heyecanlı bu kitabı divan şiirini sevenler de iki şair hükümdarın dizeleriyle ayrı bir zevkle okuyacaklardır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
İskender Palanın her kitabını zevkle okuyan bir insan olarak bu kitabını da bir solukta bitirdim..yazar hakkında bazı alevi dernekleri aleviliği küçük düşürdüğü için kitabın toplatılması için dava açtılar yanılmıyorsam..galiba onlar kitabı okumamış yada aşırı derecede taraflı gözle bakmışlar..kitabı baştan sona dikkatli okuyan bir insan olarak şunu söyleyebilirim ki yazar bir şah taraftarı olmuş oturmuş masanın başına yazmış, bir sultanın tarafında olmuş oturmuş masanın başına yazmış..o kadar objektif bir şekilde yazmış yani.tabi ki alevilikle sunnilikle ilgili tüm bilgileri bu kitapta bulamazsınız ama gerçekten okunması gereken bir kitap..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
erdinçp 08.12.2010
Reha Çamuroğlu'nun İsmail adlı kitabında da yine aynı dönem anlatılmasına rağmen Şah&Sultan'la arasında oldukça farklılıklar ve farklı karakterler var.Yazarın anlatımını çok beğendim,gerçekten güzel bir kitap,mutlaka okunmalı...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
snmkzlky 08.12.2010
Su gibi, bir solukta biten bir kitap. En çetin savaşların ortasında bile özlem, aşk ve sevgi arayışları.Padişah, şah, sultan, asker,kadın, erkek fark etmeksizin insani duyguların ortaya çıkışı...Okunması ve bulundurulması kesinlikle gerekli.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ÖZLEMYANIK 07.12.2010
İskender Pala'nın katıldığı bir tv programında dinlemiştim ŞAH VE SULTAN'ın konusunu ve yazılış öyküsünü,dinlerken bile sarıp sarmalamıştı beni,kitabı okumak ise ayrı bir heyecan.
Bence herkes okumalı bu kitabı,çünkü herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dil ve akıcı bir anlatım ile yazılmış,aynı zamanda kısa bilgiler vermesi açısından da önemli
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
AnEsTeK 07.12.2010
"okumayan pişman olur" diye düşünenlerdenim. herzaman söylerim aşkın o ulaşılamayan ve sihirli büyüsüne bir tek PALA nın kitaplarında rastlamak mümkündür.TARİH-VE AŞK başka yazarın kalemınden okunmaz!ellerine sağlık hocam. bir muhteşem yapıt daha bıraktın arkanda... diğer kitaplarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-78457 07.12.2010
İskender PALA Bey gerçekten bu işi biliyor. olayları tarihi gerçekleri kişilerin seçimi tarafsız olarak yorumlanması harika İnsan zaman da bir nevi yolculuk yapıyor...her zaman kendimce sorardım yavuz sultan selimin padişahlığı çok kısa sürmüş lakin bu kısa zaman diliminde de yaptıkları harika da ama perde arkasında asıl gerçeğin babasına karşı mücadelesinin neticesinde bir babanın kalbinin kırılması ve bunun neticeleri... hülasayı kelam İskender hocam peşindeyiz....yeni eserlerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz....
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
gncim 06.12.2010
Şiirsel namelerle Şah&Mat ilişkisi.Taçlı'nın & Gülizar'ın bitmeyen aşk & sadakat salınımı.Babaydar'ın sevgi yorumu,ümide sarılan sözleri.Güvenin hançere vurduğu son darbeyi.Devletin o günü bu güne denk vuruşu.Hasan & Hüseyin farklı yollarda ama tek atan kalbi.Selim ve İsmail'in hayat ve ölüm için serdiği toprağa akan kanların aynı hızla çevirilen sayfalarda buluştuğu bakışları sizde göreceksiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sahin34 06.12.2010
iskender hoca divan edebiyatının büyük üstadı.ama tarih konusunda daha önce okuduklarımızın çok daha derininde bilgiler vermiş kitabında. şah ismail fazlaca abartılmış.yavuz sultan selimin eli kanlı bir katil olduğu izlenimi veriyor kitap. yavuz selimin cihangirlik ve devletin bekası davaları kızılbaşlık ve sunnilik konularının gölgessinde kalmış.ama üslup olarak ve akıcılık açısından harika bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Vuslat Toprak 05.12.2010
İskender Pala'yı tek gecerim geçmişe yönelik romanları yazmada onun uslubuna, kalemine yetişecek biri yok bence...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
zeynep bilge 02.12.2010
katre-i matem kadar etkilediğini söyleyemeyeceğim gene de büyük bir sabırsızlıkla okudum.bu kitap ve katre-i matem tarihe tarihteki şahsiyetlere biraz daha farklı bakmamı sağladı.sanki tekrardan ete kemiğe büründüler.
eline sağlık yazarım.iyiki bu ülkenin evladısın.kalemin daim,ömrün uzun olsun..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
definya 02.12.2010
İskender Pala,bu kitabında kendini aşmış bence.Olaya yaklaşımı,romanın akışı ,kurgusu oldukça güzeldi.Reha Çamuroğlu'nun İsmail isimli kitabından hemen sonra okudum kıyaslayabilmek için.Tavsiye edeceğim bir kitap kesinlikle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
laedri88 02.12.2010
"İskender Pala"... Bu sefer nasıl bir sürpriz hazırlamış acaba diye merak ederek aldım kitabı elime... Her bir satırını, acaba bir sonraki satırda neler var diye merak ederek okudum. Olayları bu kadar enfes bir üslupla anlatmak, ancak bir edebiyat ustasının işi olabilirdi. Sevgiyi, tutkuyu, devletler yönetmeyi muhteşem bir kurguyla anlatmış üstad.

Ne diyebilirim ki enfesti tek kelimeyle...

Yazar, divan edebiyatı ile tarihi bütünleştirmiş ve ortaya her zaman olduğu gibi muhteşem bir eser çıkarmış.

"Kişi seviyle varlığını, ama aşk ile hakikatini tanıyordu"... Böyle bir cümleyi kaç edeviyatçı kurabilirdi ki zaten...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Sevgi neydi? Hasan’ı ikizinden yani Hüseyin’den ayrılmayı göze alıp Şah’a götüren his miydi? Yoksa Hüseyin’in Sultan yolunda, yurt aşkı için savaş meydanında kardeşiyle yüz yüze gelmesi mi? Peki o zaman kardeşi kardeşe kırdıran neydi?
Sevgi sultan mıydı şah mıydı yoksa bir hadımın nazarında aşk mıydı?
Mısır’da bir cariyenin titreyerek verdiği can mıydı, Sultan’ın gözlerinden akan yaş mıydı?

Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-646236 01.12.2010
tarihi roman yazmak her yazarın harcı değildir elbette. Ama İskender Pala bu işin üstesinden öyle ustaca geliyor ki hayran kalmamak mümkün değil. Kitabın muhteşem bir üslubu var ve sizi kendisine bağlıyor. Şah ve Sultan' da edebiyatla tarihin mükemmel uyumunu göreceksiniz. Kitabı okumamış iseniz ve "tarihi roman, muhtemelen okurken sıkılırım" şeklinde düşünceleriniz varsa hiç ama hiç endişeniz olmasın derim. Katre-i Matem'le kıyaslamak gerekirse Şah ve Sultan'ın bir adım önde olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kelemek 01.12.2010
Popüler bir kitap olmuştur birçok köşe yazarının da yorumlarını merak ettiğim için alıp okudum.gerçekten okunmaya değer bir kitap. İskender palanın yorumu zaten tartışılmaz.toplumumuzu ilgilendiren bir konuyu ince ince işleyerek okuyucunun beğenisine sunmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suzan Soydan 30.11.2010
tek kelimeyle mükemmel bir kitaptı.İskender Pala'nın üslubu kelimelerinin gücü ve inceliği tartışılmaz.Divan edebiyatı,o dönemin kültürü,yaşayışı ve anlayışını o kadar güzel anlatmışki tadı damakta kalan bir eser ortaya çıkartmış. Bir tarafta Anadolu kültürünü Aleviliği-Kızılbaşlığı eski Türk kültürüyle harmanlayan bir şeyh-şah!öbür tarafta yiğitliği ce cesaretiyle kalplere korku salan ama saygı uyandıran önünde el,pençe divan durulmak istenen Sultan Selim!zaman zaman hüzünlendiren bazen isyan ettiren bir kardeş kavgası.. yüz yıllardır süregelen bir iktidar mücadelesi.kesinlikle okunması tavsiye olunan bir edebi eser Şah&Sultan.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cbd 30.11.2010
Yavuz Sultan Selim'e neden yavuz lakabının verildiğini bu kitabı okurken anlıyorsunuz. kitabı okurken hem gurulanacak hemde üzülecek bir tarimiz olduğunu anladım.Dünyaya hakim olmak isteyen iki hükümdarında Türk ve müslüman olması bu uğurda birbirlerini ve kandaşlarını kıyasıya öldürmelerinin korkunçluğunu hissediyorsunuz. Kitabın en güzel kısmı Çaldıran'dan sonra başlıyor . O kısımdan sonrada Kambere üzülmeye başlıyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Erdem Azman 27.11.2010
İskender Pala'dan yine akıcı ve sürükleyici bir üsluba sahip o zamanları bugünde hissedebileceğimiz bir roman... İskender Pala bunu hep yapıyor her yıl yeni bir tane daha yazması ümidiyle Hocamızın yüreğine sağlık...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Okan Sen 26.11.2010
İki deha İsmail ve Selim, iki sanatçı Hıtayi ve Selimi, iki hükümdar Şah ve Sultan... Onlar kardeştiler ama kardeşçe yaşayamazlardı çünkü bir dünyaya iki hükümdar olamazdı. Ve bir savaş Çaldıran kazanan Yavuz oldu kaybeden Hatayi. Bu kitap bir film olsa fragmanı da böyle olurdu herhalde. Tavsiyem kitabı okuyanlar bir daha okusunlar, okumayanlar en az bir defa okusunlar, okumayı düşünenler ise çabuk olsunlar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Serkan Göker 24.11.2010
Aynı konuyu başka yazarlardanda okudum amam İskender PALA bambaşka. Anlatım o kadar etkileyici ve sürükleyici ki kendinizi olayların içinde buluyorsunuz. Kesinlikle tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
murat doğan 21.11.2010
Kitabı okuyup bitirdikten sonra ne anladığıma karar veremedim. Ne devşirmiştim bu eserden, ya da müellifi bu eseri kaleme alırken hangi amacı gütmüştü. Ne vermek istiyordu talibe? Yoksa sadece süsleme sanatını mı kullanmıştı? Elime tekrar kitabı aldım genel başlıklarına baktım, birkaç isim ve yine kitabın sayfaları sağ elimden sol elime kayıverdi.

Kitabın iki kahramanı İsmail Şah ve Sultan Selim niçin savaşmıştı peki? Rutin bir iş miydi ki savaşmak? Tarihin tozlu ve küflü sayfalarında yad edilmek için mi, yoksa inançları uğrunda mı savaşmışlardı? Şia( ya da Kızılbaşlık, Alevilik, Bektaşilik) ya da Sünni akım mı inancı uğruna bir müslümanı katletmeyi emrediyordu. Sahi iki taraf karşıdakini Müslüman olarak görüyor muydu ki? Müslümanlık ama gerçek Müslümanlık hangisinin inandığıydı? Kutsi Nebi ve yıldızlar gibi parlak olan sahabisi ve kutublardan sonra kim katıksız Müslümanlığı yaşıyordu da herkes birbirini sapkın olarak ilan ediyordu. Kerbelaya kim daha çok üzülüyordu Kızılbaşlar mı Sünniler mi?

Yazar bu muamma karşısında hayrete düşmüş kendisi de bu muamma içinde gidip geliyordu. Zira kendi kahramanı olan Hüseyin Can Kızılbaştı ama Sultan’ın yanındayken Şah’ı, Şah’ın yanındayken Sultan’ı düşünüyordu. İskender Pala’da Şah’ı anlatırken Sultan’ı, Sultan’ı anlatırken Şah’ı önceliyordu. Kimin yanında olduğumda doğru yapmış olacağım diye ikilem yaşanıyordu, kitapta.

Ya İsmail Şah’a sadakati gün gibi aşikâr olan Begüm Hatun yerine yine ikilem ya da daha fazla git gel yaşayan Bihruze(Taçlı) Hatun’un aşkının bütün esere yayılmasına ne demeli. Evet, biteviye eserde yazar ikilem üzerinden hakikatin kanatlarını çırpıyordu. Tek kanatlı değildi hakikat kuşu. Bir bülbül kadar narin bir kartalın kanatları kadar genişti hakikat kuşu kanatları. Adildi bu kanatlar. Tebriz’de Şah İsmail’in Sünnilere reva gördüğü zulümler de Sultan Selim’in Çaldıran’a varasıya kadar Kızılbaşları yaftalaması da payını alıyordu kınanmaktan.

Kitapta sürekli bir vurgu vardı esasında. İkisi de Türk ikisi de Müslüman ne gerek vardı ki bu kıyıma. Ne gerek vardı Çaldıran’a diye. İhtiras ve insan nefsinin dünyayı yutsa “daha yok mu?” yaratılışı. Doymamak. Yazar bu nedeni de heybesinde tutarak sürekli soruyordu ne gerek vardı?

Bazen kitabı okurken bu çelişkiyi unutup ikileme gönlünü kaptıran bütün çelişenlerin ve ikilemdekilerin gönlünü kaptırdığı Taçlı’nın gönül serüvenine kapılıyordu insan. Aşk her yerde vardı, savaşlarda bile. En güzeli de dünyevi bir kavuşmanın değmediği aşklardı galiba. Sahi aşk neydi ki kavuşamamak mı yoksa gönlüne taş bastırıp ebedi bir kavuşmaya adanmak mı!?

Romandaki yer tasvirleri beni tekrar acem mülküne götürdü. Bu sefer hikâyesini bilerek gezeceğim oraları dedim. Gök Mescit’i, Heşt Behişt’i, Çihel Sütun’u, Mehran Nehri’ni.

Sultanın ya da Şah’ın yaverlerinin ağzından da olsa yapılan zulümleri Hükümdarlığın gereği olarak görmek sanırım kitapta beni en çok rahatsız eden şeydi. Kamber Can’ın “Saltanat sürmek için acımasız olmak lazım gelirmiş” sözü gibi.

“Ezelden harekete geçen eşya (…)”[1] sözü de kulakları tırmalayan başka bir sözdü.

Roman çok akıcı bir üslupla insanı alıp götürüyor. Ve hiç bırakmıyor. Şah ve Sultan’dan öte Taçlı’nın aşkı arayışı ya da bulamayışı belki de asıl aşkı buluşu tüm satırlarda yüreğinizi dilinize yoldaş ediyor.

Galiba su akıcılığında bir üslup ve su azizliğinde bir aşk hikâyesi demek lazım kitaba.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
umut4628 21.11.2010
İskerder Pala'nın muhteşem eserlerinin yeni bir tanesi. belkide aşkın bütün şekillerinin anlatıldığı,son derece hassas noktaları muhteşem betimlemeler ile anlatılması harika bişey. kitabın bitmesine öyle üzüldüm ki, keşke hep devam etsin istedim.Taçlı Hatun'un zümrüt gözlerini hayal edip, Şah ismail küçük yaşta olan hakimiyetine imrenip,Yavuz'un cihan mertliğine hayran olmamak mümkün mü?böyle tarihi bilgilerin bu şekilde anlatılmasına çok ama çok ihtiyacımız var, umarım İskender hocamız bunlara devam eder.bir sonraki kitabını şimdiden merakla bekliyorum...Yüreğine ve ömrüne sağlık İskender Hocam...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
srdrk_88 21.11.2010
yine harika bir iskender pala kitabı.elinizden bırakmak istemiyorsunuz bir yandan da bitmesin istiyosunuz.iki lideri,iki mezhebi,iki şairi ve bir güzeli anlatan aşk ve tarih kokan mükemmel bir eser.okurken hem tarihi öğrenecek hem de aşka doyacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sayaralem 20.11.2010
Kitap Divan Edebiyatı lezzetinde yazılmış bir roman. Romanın o kurgusal yapısından ziyade Tarihi bir kitap olarak da okuyucunun önünde. Divan şiirindeki mazmunlar romanın içine inceden inceye yerleştirilmiş. Elinize aldığınızda bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yasin özcan 19.11.2010
Aslında hiç roman okumam,alışkın değilim ve kurgu bana biraz tuhaf geliyor doğrusu.Fakat bu kitabın oldukça fazla reklamı yapıldı diyebilirim.Yazarın birçok tv programına katılarak hem kitabını tanıttığına hem de bu konu ile alakalı görüşlerine şahit olduk.İskender Pala’nın okumuş olduğum ilk kitabı ve romanlarla da fazla alakadar olmama rağmen,bende iyi bir etki yaptığını söyleyebilirim.Fakat tarihle ilgilenen bir insan olarak da kitabın tarihe fazla bir ters düştüğünü de söylemek mümkün değil.Kamber gibi tiplemeleri hariç tutarsak eğer.
Eleştiri yapmam gerekirse;yazar aşk ve sevgi gibi konuları çok fazla işlemiştir.Bazen bu bıkkınlık verecek kadar da uzatılmaktadır.Sanki yazar,aşkı veya sevgiyi tarif etme derdine düşmüştür amma ben şunu çok iyi biliyorum ki;aşk anlatılamaz sadece yaşanır.O kalpte bir duygudur.Bunun eğitiminin olacağını ise mümkün görmeyi bırakın oldukça komik bulurum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
hayatacayip 14.11.2010
Çok akıcı bir kitap. Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmailin ya da şöyle diyelim sünniliğin ve aleviliğin bir arada işlendiği hem tarihi hem de azcık da olsa tasavvufi sayılabilecek, kurgu bakımından bir nevi gerçek tarih gibi, dil bakımından anlaşılır sade, fevkalade bir kitap...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ibnul-vakt 13.11.2010
farklı bir kitap.. usta bir kalemin ürünü olduğu her cümlesinden belli oluyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
trkyasmin 12.11.2010
okurken elinizden bırakamayacağınız , üzüleceğiniz , kızacağınız ,bu kadar da olmaz iki kardeş nasıl böyle karşı karşıya kalır dediğiniz bir milleti ,bir dini anlatan zaman zaman şaha zaman zaman sultana kızdığınız insanlık adına içimizi sızlatan olayların anlatıldığı tarihe ışık tutan muhteşem bir kitap .....bence arkadaşlarınızdan ödünç alıp okumayın kesinlikle kitaba sahip olun ve kütüphanenize yerleştirin
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-3682 11.11.2010
reha çamuroğlunun şah ismaili ; şah ve sultandan onlarca kat daha iyi ve başarılı bir kitap...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
mgüney 11.11.2010
Kitapda her iki hükümdar ile ilgili iyi ya da kötü hareketleri anlatılmış.Yazar tarafsız kalmaya çalışsa da ,Şah için öznel eleştirilerde bulunulmuş. Ama Yauz Sultan Selim'de eleştirilerin yapılaçağı yerlerde düz yazı olarak geçmenin tercih edilmiesini,bir anktod olarak yazmak isterim.
Sonuç olarak;
tarih için okunulması ve o dönem ki olaylara insanların daha yumuşak bir gözle bakmasına olanak sağlayan bir kitap olmuştur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ozankolbas 10.11.2010
bir yazar gerçek tarihi ancak bu kadar usta ve estetik bir şekilde yansıtabilir.İnsanın üzerinde büyük bir etki bırakan ve bir seferde okuyup bitirmek istenilen bir kitap. Tek kelimeyle harika...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
kaan_ozk 09.11.2010
İktidar katında geçen bir savaşın hikayesi. İçerisinde divan edebiyatı anlatımıyla Aşk hikayelerine de yer verilmiş. İskender Pala yine kalemini konuşturmuş anlayacağınız. Bana göre diğer romanlarına kıyasla okuması daha kolay bir eser olmuş. Zaten 5 gün içerisinde bitirdim. Umarım Yavuz Sultan Selim le başlayan bir seri haline gelirde diğer padişahlarımızın da anlatıldı İskender Pala romanlarını daha sık okuyabiliri.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
can007 08.11.2010
Herkes iyi(!) demiş, güzel(!) olmuş demiş. Toplumsal belleğimizin zayıfladığını düşünüyorum. Zira Osmanlı fetvalarında sapkın, rafîzi, iflah olmazlar diye nitelenenler burda nasıl bir aşka araç olabilirler!? Resmi tarih yazıcıların kaynaklığında objektif(!)liği kendinden meçhul bir kitap. Aleviler cemde yani aşk halinde, esrime, vecd halinde nasıl olurda bir barda salkım saçak kendini dağıtınlar gibi ayrı ayrı köşelere geçer kulis yaparlar! Nasıl?
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
aralıkoz28 06.11.2010
dili biraz ağır olmuş fakat sonuçta kitabı yazan iskender pala..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
pavaldini 06.11.2010
Hikaye çok tanıdıktı çünkü bunu okumadan önce YAVUZ'u okumuştum ama kesinlikle zaman kaybı olmadı ,çok keyif aldım , şahın tarafından da olaylara bakma imkanı buldum, bence de güzel bir kitaptı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
plt51 04.11.2010
Anlatımı gayet hoş,sürükleyici ve akıcı.İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı.Diğer kitaplarını da bir an önce alıp okumaya başlayacağım.İki müthiş liderin yaptıklarını ve iki dindaşın arasındaki savaşı anlatan muhteşem bir kitap.Aralardaki şiirler de oldukça ilgi çekici.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Gerçekten çok akıcı ve güzel bir roman. Şah ismail ve Yavuz Sultan Selimin arasında olan ve adeta ölüm kalım savaşı diyebilecegimiz Çaldıran Savaşı ve o dönemle ilgili olayların romanlaşmış hali olan bir kitap mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
adriyatikli 03.11.2010
Bu kitap vesilesi ile de anlaşılıyor ki alevilik sünnilikten öte savaşların gerçek nedeni ekonomi ve hükmetme.İki kardeş ve iki sultan üzerinde şekillenen olay örgüsü bugünlere mesaj veriyor;Düşman halklar yoktur birbirine düşman olmuş devletler vardır ve bu coğrafyamızda halklar içiçe ve kardeşçe yaşarken farklılıklar düşmanlık nedenleri olarak önümüze konuyor.Ne alevilikten ne de sünnilikten,ne kürtlük ne de türklükten feragat etmeden kardeşçe yaşamak mümkün...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ZE_KA 03.11.2010
toplumumuzun bugün dini temelli kabul edilen en hassas noktalarından biri olan alevi-sünni ayrışmasının ilk ortaya çıkışını, iki hükümdarın kullandığı psikolojik savaş argümanlarının nasıl olup ta dini birer algıya dönüştüğünü çarpıcı bir biçimde ifade ediyor kitap. bize uzak kalmış bir dönemin bu güne yansımalarını farklı bir pencereden sunmuş bize: tabii aşk hikayesine takılıp ta sadece bir aşk romanı okumazsak.. birde şahın dünya, devlet, din algılarını, ruh dünyasını çok yakından tanıma imkanı bulurken kitapta, sultan biraz şah ile ilişkisi ve iktidar azmi perdesinin altında kalmış.. sultanın dünyasında da daha derinlemesine bir yolculuk yapmak güzel olurdu.. her şeyi ile tadı damağımızda kalan harika bir eser.. hocamızın yüreğine ve kalemine sağlık
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
eba 02.11.2010
şah ismail'in, uzun hasan'ın kızı olması nedeniyle, sünni olan öz annesi alemşah begüm'ü,
şii olmayı kabul etmediği için öldürttüğünü iddia eden bir yapıt.
yazar bu kitap için prof.dr.abdülkadir özcan ve doç.dr.erhan afyoncu'dan yararlandığını kitabın önsözünde dile gitirmiş.
dün habertürk tv'de yayınlanan tarihin arka bahçesi adlı programda
murat bardakçı konunun uzmanlarından olan konuğu doç.dr.tufan gündüz'e konuyu sordu.
tufan gündüz'ün yanıtı; "şah ismail'in annesi sonuna kadar oğlunun yanında yer almış en büyük destekçisiydi ve hep birlikteydiler" "öldürme kesinlikle söz konusu değildir" diye konuştuktan sonra
murat bardakçı,"erhan bu bilgiyi sen vermişsin iskender pala'ya" deyince.erhan afyoncu'nun susmayı yeğlemesi ise gözümden kaçmadı.
tarihi değerlendirmelerinde genellikle subjektif,yanlı bir kişi olduğunu gözlemlediğim erhan afyoncu'nun yine kendinden beklenen katkıyı yaptığını düşündüğüm kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
grandorient 01.11.2010
İskender Pala'dan alışılmışın dışında bir eser! Tarihi roman yazılmıyor diyenlere bir cevap niteliğinde kaynağa dayalı bir roman. İçinde aşk, iktidar ve eleştiri barındıran mutlaka okunması gereken bir başucu kitabı. Araya serpiştirilmiş şiirler ise esere renk, heyecan ve mana katan inciler olup dizilmişler. Kardeşin kardeşi vurduğu bir hikaye. Ortak kaderleri cihad etmek iken birbirlerine gaza eden doğunun hükümdarlarını okurken kendinizle yüzleşecek, mutlaka bir özeleştiri geliştireceksiniz. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sr_e_bilgic 31.10.2010
Tarihin en çok ilgimi çeken bu kesitine dair göz önünde bulunan bir kaynak göremiyordum,aslında benim tembelliğim de var ama yine de diyorum bu kadar önemli ,tarihimizde dönüm noktası bir zaman dilimini ve benim açımdan çok önemli gördüğüm bir şahsiyeti Yavuz Sultan Selim'i ele aldığı için teşekkür ediyorum İskender Hoca'ya.keşke daha çokaraştırmalar yapılsa ve kitaplar yazılsa bu konuda.iki günde bitirdim.o kadar sürükleyiciydiki anlatamam.Yavuz ile Şah arasında geçen bir çok anektod a açıklamalarıyla yer verilmiş,soru işaretlerini ortadan kaldırmıştır benim açımdan.Objektifliği elden bırakmadan bakmıştır olaylara ve şahıslara..ve siyasi olayların yanında belki kitabın bel kemiği olacak etraflı bir aşk veyahut aşklar yumağını sindirmiştirkitaba.O kadar ki siyaset ve aşk birbirinden ayrılmaz bir bütün olmuşlar bu kitapta.Tarihe ilgi duyan yada duymayan herkesin ilgisini çekeceğini iddia ediyor ,şiddetle tavsiye ediyorum..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ismail_atan 31.10.2010
"Gittiğini sanan delidir." der Tezer Özlü. Öyle ya! Kolay değildir gitmek. Kendinden, kendi benliğinden, kendi yaşamından, çocukluğundan... Hatta damarlarında akan kandan, sana öğretilen inançlarından... Hiçbir şeyden gitmek kolay değildir. Adına ne denirse densin, Şii, Sünni, Alevi, Rıfai... Aynı coğrafyanın bağrında doğmuş, aynı sudan yudumlamış, aynı güneşte ısınmış ve aynı gölgede soluklanmış insanlar. Kavga neden ve bu gidemeyiş neden? diye soruyor İskender Pala. Muhteşemdi. En az Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk kadar muhteşemdi. Osmanlı'nın kendisi kadar muhteşemdi. Safevi Devleti'nin kendisi kadar soluksuz... Şu an en çok ihtiyaç duyduğumuz konu: Kardeşilik. Kardeşi kardeşe kırdırtmanın anlamsızlığı... Sadakatin, bağlılığın ne denli önemli olduğu. Var mı kendinden kaçabilen? Kendimizden kaçamıyoruz; ama kaderden de kaçılmıyor ki! İskender Çelebi'ye sonsuz teşekkürler. Her okuyuşumda dimağımda muhteşem bir tat bırakıyor.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
canxx 28.10.2010
Uzaklardan, çok uzaklardan gelen; fakat etkileri hala süren halen yürekleri acıtan sorgulanan bir savaş, Çaldıran Savaşı.Türkün türke kıydığı, müslümanın müslümanı zulmettiği bir savaş Çaldıran Savaşı. Peki ya Aşk?O zaten hep acıtmadı mı yürekleri, hep dağlamadı mı bizleri ..
Değerli kalem İskender Pala'dan yine gözü kapalı okunması gereken bir kitap Şah & Sultan ..
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
mussaru 28.10.2010
Türüne ender rastlanacak çok sürükleyici bir kitap. Uykusuz kalmayı göze alıyor insan okurken. Mutlaka okunmalı. Savaş ve aşk gibi iki zıt tema ancak bu kadar güzel birleştirilebilir aynı kitap altında. Belleklerdeki tarih bilgisine ayrı bir cila atmış bu kitapla Sn İskender PALA.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
yeniceli__ 23.10.2010
bu kitabı okuyacak olanlara bir de reha çamuroğlundan ismail adlı kitabını okumalarını tavsiye ederim aynı konuda yazılmış farklı mezheplere sahip iki yazarın eseri olaylara farklı bakmayı gösterebilir bizlere.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
FBengu 22.10.2010
kitabı biraz korkuyla elime aldım abzı tarihi romanlar gerçekten kötü oluyor tarihi sevmeme rağmen fakat beni yanılttı. İçindeki sevgiyi arayan o çocuk Kambercan beni çok etkiledi. Ayrıca Yavuz Sultan Selim'e bir kez daha hayran oldum. Her bölümün başındaki şiirler de ayrı bir etki yarattı üstümde. Kitap alevilikle ilgili aleviler kesin okumalı diyorlar ama sünnilerle de ilgili sadece aleviler değil herkes okumalı. Bence bazı gerçekleri ögrenmek için bu kitabı okumak gerek sonuç olarak boş sözlerden hurafelerden değil araştırılmış gerçeklerden bahsediyor kitapta.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir