Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
134Yorum
Fuat Yeşilyurt
01.04.2010
bir kitabın adı ile içeriği bu kadar mı farklı olur anlamış değilim..hoş içerikte de bir konu bütünlüğü yakalayamamış ya neyse.benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Şuayip 70
Şuayip 70 22 Nisan 2010
Kitabı alırken çok heycanlanmıştım kitabı okudum içeriğinin farklı olduğunu düşünüyorum açıkcası umduğumu bulamadım.
Mesut Korkmaz
31.03.2010
akp gercegini ve aşırı dincileri gözler önüne seren bir kitap tavsiye ederim
reis_adem
28.03.2010
BEN SONER YALÇININ TAM OLARAK NASI BİR KARAKTERDE OLDUĞUNU ANLAYAMADIM.TAMAM YERİ GELİNCE GÜZEL ELEŞTİRİLER YAPIYOR AMA NEDENSE SANKİ BU KİTABI TAMAMEN CEMAATİ VE İKTİDARI ELEŞTİRMEYE YÖNELİK YAZMIŞ GİBİ.OYSA KİTABIN İLK BAŞINDA RAHMETLİ NURETTİN TOPÇUDAN BAHSETMİŞ VE İNSANA TARAFSIZ BİR KİTAP OKUYACAKMIŞ GİBİ BİR İZLENİM SUNMUŞ, AMA TAM TERSİ DİNLE ALAKALI OLMAYAN ŞEYLERİ YAPANLARI BU KİTABINDA TAM ANLAMIYLA DİNDAR BİRİ OLARAK GÖSTERMİŞ.YANİ KİTABDAN TAM ANLAMIYLA BİRŞEY İSTİFADE EDEMEZSİNİZ.
HİDİŞKO
15.03.2010
Oldukca emek ve araştırmayla yazılmış bir eser.Konuları dağıtmadan,duru bir akıcılıkla sunulmuş.Bildiğimiz çoğu şeyi net bir şekilde ortaya sunarken,kıyıda köşede kalmış çoğu şeyi de açıklıkla bize anlatıyor.Örgütlü cemaatlerin işleri,dinimizin ülkemizde getirilmek istendiği hali ibretlik.Çok güzel şiir gibi okunur bir eser...
Ahmet Erdemli
Kitapkurdu
08.03.2010
Soner Yalçın artık gitgide kimsenin yapmaya cesaret edemediği iktidar ve cemaat eleştirilerini olayın tarihsel boyutlarını da ortaya koyarak açık,anlaşılır, net bir şekilde anlatmış.Bugün ve geçmişte ülkemizde oynanan özellikle ABD eksenli oyunları başka ülkelerde yaşananları da örnekleyerek anlama sorunu olmayanların rahatlıkla anlayabileceği hale getirmiş.Özellikle 1980 sonrası doğumlu depolitize edilmiş kuşakların okuyup öğrenebileceği çok şey var kitapta.Sıkılmadan zevkle okunuyor. 12 Eylül 1980 öncesinde Allahsız solcular propogandasının nasıl haksız olduğunu da solcu müslüman örneklerinde gözler önüne seriyor.Bugün artık kavramların nasıl içinin boşaltıldığını görüp üzülüyorsunuz. Kitapla ilgili eleştirilerim ise, hiç kaynakça belirtilmemiş olmasını ve son 2 bölümün (özellikle babalar ve oğullar ve bazı sanatçıların uyuşturucu alışkanlıklarıyla igili kısımlar) neden bu kitapta yer aldığını anlayamadım. Kitabın adıyla ve içeriğiyle bağlantısını kuramadığım bu bölümler keşke bu kitapta değil de ayrı bir kitapta yer alsaymış. Yine de kitabı her yaştan okuyucuya öneriyorum.
met1907
Kitapkurdu
04.03.2010
Soner Yalçın'ın hangi kitabı kötü ki? Okurken " Yok artık, inanamıyorum. Ne? Oda mı? " gibi şaşkınlığınızı belirten ifadeleri sık sık tekrarlayacaksınız. Günümüzün siyasetini ve oyunları daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.
denizege74
03.03.2010
Daha öce Bay Pipo ve Efendi gibi titizlikle araştırılarak yazılmış kitaplarını okuduğum Soner Yalçının bu kitabı tamamen bir hayal kırıklığı.Şu an içinde bulunduğumuz kaotik durumu açıkladığı iddiası olan bu kitapta yazarın Basit olaylardan yola çıkarak büyük çıkarımlar yapma çabası,son derece zorlama yorumlarda bulunmasına neden olmuş. Özellikle çok az sayıdaki marjinal topluluklara yönelik yayın yapan Dinci gazetelerdeki çıkan haber ve makalelerden bir sonuç bulma uğraşı ise kitabın okunabilirliğini olumsuz olarak etkilemiş.Sadece tarihi olaylar ve kişilerle ilgili bilgiler Yakın Türkiye tarihi ile ilgili okurların ilgisini çekebilecek nitelikte,Sonuç olarak; vasatı aşamayan okunduğu taktirde insana pek bir şey vermeyen bir kitap.
Tarik ALŞEN
25.02.2010
Soner YALÇIN akıcı uslubüyle kendini okutan bir yazar ama kitap bittikten sonra aklında kalan ne dersen hiçbirşey....Tarihi magazin kitabı...
antitartar
15.02.2010
Kitabın iç sayfalarında Soner Yalçın "acaba kitabın ismini "deşifre"mi koysaydım" diyor.bence de deşifre daha uygun düşerdi,bazı noktalarda "dinciler"den çok uzaklaşılıp belli olayların iç yüzü hakkında bilgi veriliyor.ufuk açması açısından okunabilecek bir kitap.
uyanıyorum
12.02.2010
Arkadaslar yorumlarda daha soner yalcın ın ne demek ıstedıgını bıle anlamamıslar!Bu olayları anlatacaksan ınsan,ancak bu sekılde gırıs gelısme ve sonucla bitirebilir, gercek olan muslumanları,muslumanlıgın nasıl ıstısmar edildigi,sonra yavas yavas yesil in ıcıne gıre gıre devam edıp yapılan ısbırlık ve satılık ulke manasında yaptıgı işleri anlatıp,sonuna dogruda butun dunyadan ve kendı ulkemızden unutulmaya yuz tutmus yazarlarımızı,unutturulmak ıstenen,kendı tarıhıne uzak yetıstırılen bızım gıbı genclere gecmısı ogreten soner yalcın a tessekkur edıyorum...Soner Yalcın ın ana fıkrı sonunda prtaya cıkıyor,bızı,genclerı,kendımızı bu narkoz etkısınden uyandırmak!
derviş54
04.02.2010
objektif davranamayan yazar önyargılarından da kurtulamamış. Yazdığı bir çok fikir çoğu zaman sataşma ve çirkefleşmeden öteye gitmiyor. Kitabın baskı kalitesi güzel ama içerik olarak ve hayatınıza kattığı değer düşünldüğünde kitap çok pahalı değil.
dream_cry
04.02.2010
Soner Yalçının Subjektif bakış açısıyla yaklaştığı bu kitap tam anlamıyla hayal kırıklığı. İçi boş, edebi metinlerden yoksun, sıkıcı ve yoz-bağnaz bir bakış açısı. Benim için tam anlamıyla zaman kaybıydı. Önceki kitapları ile hiç ilgisi yok, sırf iş olsun diye yazlmış.
onur0013
03.02.2010
yazar kitaba özeleştiriyle başlayınca olaylara objektif bakabileceğini düşünmüştüm ancak daha önce okuma şansı yakaladığım Alev Alatlının "aklın yoluda bir değildir" de sözü geçen safsata çeşitlerine örnek olabilecek önermelerin çoğunluğunu oluşturduğu bir araştırma! yazısıyla karşılaştım. her ne kadar yazar kitabında objektif olamamışsada, hayatı sağdan yada soldan değil bütünüyle görmek isteyenlere azda olsa katkısı olacağını düşünüyorum. ama öğretilerine göre fiyatının fazla olduğu kesin.
ttardutigin
08.01.2010
kitabın başında bizim müslümanlar diye müslüman portresi çizmiş. soner yalçın'a göre bütün müslümanlar "bizim müslümanlar" dediği müslümanları örnek almalıymış. soner yalçın, kitabında gösterdiği örnek alınması gereken müslüman tipine üç tane örnek göstermiş. bunlar; nurettin topçu, cemil meriç ve nezihe araz imiş.

bu üç kişi hakkında bilgiler vermiş. özellikle nezihe araz hakkında yazdıkları soner yalçın'ın müslümanlıktan ve dindarlıktan ne anladığı konusunda fikir sahibi olmamıza yarıyor;

"nezihe araz dindardı, bir dergaha bağlıydı ama hayatı boyunca saçını örtmedi. beş vakit namaz kılmadı, oruç tutmadı.
erkek meclislerinden kaçmadı. kendini hiç ikinci sınıf görmedi. meyhaneye gidip rakı da içti. nesimi'den türkü de söyledi. kimsenin günlük yaşamına, hayat felsefesine karışmadı. siyasete ilgi duymadı; kendini hep partiler üstü gördü.
atatürk'e hayrandı. /.../ şimdi söyler misiniz nezihe araz kimdir?
nezihe araz türkiye'dir."

soner yalçın dindar olmanın tek şartının bir dergaha bağlı olmaktan ibaret sanıyor. nezihe araz'ı da bir dergaha bağlı olması ve anadolu evliyaları ile ilgili bir kitap yazmasından mütevellit dindar olarak gösteriyor. daha doğrusu dindarlığının tek ölçütünün bunları yapmak olduğunu gösteriyor. yani sen bir dergaha üye ol da istersen namaz kılma, rakı iç, oruç tutma önemli değil sen dindarsın ve bütün dindarlar seni örnek almak zorundadır. almazlarsa dinciler o müslümanlara benzemez. kesin bir iş vardır işin içinde.

soner yalçın'ın internet sitesini takip edenler bu kitapta fazla bir şey bulamayacaklar. orada yazılan bir çok yazıyı aynen kitaba almış.

okurlarından gelen bir mail vasıtasıyla v.gazetesi ve h.com'un israil bağlantısını ortaya çıkarmış. bu israil bağlantısı da şöyle oluyormuş; bu gazetelerin internet siteleri php ile bitiyormuş. php'nin de sahibi bir yahudiymiş. dinci gazeteler de hem israil düşmanlığı yapıyorlarmış hem de bir yahudinin malı olan php uzantısını kullanıyorlarmış ve dolayısı ile israil'le bağlantılılarmış.

mesela abdullah gül bir kere papyon takmıştı. bununla dalgasını geçiyor ve bu dinciler neden papyonu sevmezler ki filan diyor. sonra papyonun kravatın şeceresini çıkarıyor.
kalemimin ucu
07.01.2010
Şimdiye kadar okuduğum en kötü Soner Yalçın kitabıydı diyebilirim. Konular itibariyle çok fazla daldan dala konmuş. Hele hele kitabın dış tasarım ve ismiyle neredeyse alakası yok. Tamamen sağ gösterip sol vurma taktiği. İsmiyle ve kitabın tanıtımıyla başka mesaj verirken, içerik çok farklı. Özetle söylenecek olursa; Soner Yalçın bu kitabında genel kapsamıyla solcuları, özelde ise sosyalistleri (burada da Perinçek ve Aydınlık grubunu) aklamanın ve okuyucuya hoş göstermenin derdinde. Kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir kitap.
Marduk12
06.01.2010
Soner Yalçın'ın önceki kitaplarını da okudum.Genel olarak Soner Yalçın'ın ne anlattığı üzerinde dumayanlar aynı paralelde anlatılan benzer örneklerden herbirine geçişi daldan dala atlamak olarak nitelendirmişler.Bunu yapanlar emin olun,kaynak göstermeden zihninden sallayanların kitaplarını okurken bu sorgulamalarda bulunmuyorlar.
tegarut
03.01.2010
Soner Yalçın'ı bu kitapla okudum ilk defa. Artık ben de bir Soner Yalçın hayranıyım. Kitapta sıkıcı denilen bilgiler olayların net bir şekilde anlşılması için verilmiş. Ben mükemmel bir aydınlanma aracı olarak görüyorum çünkü, herşeyin belgesi var. Kişi isimleri gizli değil açık açık yazılmış. Gerçekleri görmek için mutlaka okuyun arkadaşlar. Soner yalçın ve tabiki de Kitapyurdu'na teşekkürü borç bilirim. Düşüncelerimin yanlış olmadığını bir kez daha Kitapyurdu sayesinde anladım...
Adalet Tunç
Adalet Tunç 23 Şubat 2010
Banu AVAR'ın kitaplarınıda tavsiye ederim,Soner Yalçın gibi kanıtlara delillere dayalı yazıyor,gerçekleri yazıyor.
KirKalbiniVerElime
Kitapkurdu
02.01.2010
her ne kadar hoşuma gitsede bazı yerlerde bilgi kopuklukları var ve çeşitli kısımlarda ise zorlama çıkarımlar yapılmış ama yinede okunabilecek bir kitap
m.ozan
31.12.2009
soner yalcının butun kitapları mutlaka okunmalıdır fakat her cıkan kitabı eski heyecanını yitirmektedir..bu hayecanın kaybolmasının nedeni soner yalcının yeni bir kitaba yeni bir konuya vakit ayıramadıgından gazete ve internetteki yazılarıyla kitaplarını olusturmasıdır.iyi bir gazete ve internet takipcisiyseniz belki cok fazla sey bulamazsınız fakat gundemi takip edemiyorsanız mutlak okuyun..
Atıl Taser
29.12.2009
soner yalçın klasiği olduğu bir gerçek.. ancak biraz konular birbirine karışmış sanki.. özellikle efendi serisindeki doyuruculuk yok. biraz döneme uygun olması sebebiyle zorlama olan tarafları var.