İsyan Günlerinde Aşk
İsyan Günlerinde Aşk
107Yorum
KY-12853
20.08.2001
Kitapta geçen olayların yaşandığı tarih hakkında pek bilgim ve ilgim yoktu. son günlerde meraklandım. o tarihlerle ilgili kitaplar okumaya başladım. Okudukça da ilgimi çekti. o dönemde yaşayan halk, siyaset, iktidarlar ve entrikalar bana hiç yabancı gelmedi.günümüzle kıyaslayınca. bu nedenle kitap hoşuma gitti. ancak araya uzun uzun konulan neredeyse porno denilebilecek aşkı anlatan bölümleri bu kadar çok olmasaydı daha iyi olurdu. çünkü sırf bu nedenle çocuklarıma ve başkalarına tavsiye edemiyorum. bu kadar ince ayrıntılara bu konularda girmeye ne gerek vardı?
BuBaSTiS
Kitapkurdu
11.08.2001
Beni en çok etkileyen tabii ki Ahmet Altan'ın o kendine özgü,farklı tarzı...Tarihle aşkın iç içe geçtiği müthiş sürükleyici,şaşırtıcı ve etkileyici bir roman.Bazı bölümleri beni şaşırttığında okuduklarımı sindirebilmek için kitabın arkasını çevirip Ahmet Altan'ın resmine baktığımda;"yaa ben yazdım mı işte böyle yazarım"der gibi bakıyordu...Normalde insanı sıkıcak derecede uzun,karmaşık ve adeta oyunlu cümleler Ahmet Altan'ın kaleminden çıkınca tadı bir başka oluyor kesinlikle ve aslında en etkileyici sözleri de bu cümlelerde gizli bana göre...Ayrıca romandaki şahısların canlılığını da unutmamak gerekir;insanların karakterleri çok güzel,çok gerçekçi anlatılmış.Ben bütün kitabı elimde kalemle okudum,o etkileyici cümlelerinin altını çizip sonradan bir daha,bir daha okumak için...
pnar81
Kitapkurdu
10.08.2001
acı, teslimiyet, yenik umutlar, şehvet, pişmanlıklar, utanç, dorukta zevk... kör kuyularımızda gizlediğimiz bu duyguları yaşamayı ne koca hilafet devrinin sona ermesi, ne havada uçuşan kelleler ne de kan engelleyebildi. bir imparatorluğun çöküşünü aşk umursamadı, umursamayacak. yazarın bize bunu anımsatmasının yanı sıra, ölüm, kader, tanrı, ahlak ve tabi ki aşk üzerine yazdıkları, zevkle okunan, ilgi çekici satırlar. kafa karıştıracak derecede uzatılmış kimi cümlelerinin sıkıcılık serpiştirmesi kitabın sayılabilecek tek olumsuz yanı diyebilirim. buna rağmen yazar, okuyucunun merakını gıdıklamayı, yapıtına sıradışı heycanlar ekleyerek okuyucuyu sürüklemeyi iyi biliyor. kitapta, tarihe dair kimi ayrıntıları bilinenden farklı görmek kitabı okumak için başlıbaşına bir neden oluşturuyor. öneririm...

"kaderle ilgili pazarlık yapacak birinin olmasını istiyor insan bazen , Tanrı pazarlığa yanaşmadığına göre pazarlık yapacak şeytandan başka kim kalıyor?"

"herkes bir başkasının kaderiydi. hepimiz kendi kaderimizden çok bir başkasının kaderi üzerinde etkili oluyoruz, ne garip değil mi? bazen düşünüyorum da başkalarının müdahale edemediği bir hayatı ve kaderi yaşayabilseydik herhalde hepimizin hayatı çok değişik olurdu ama ne yazık ki bu mümkün değil, yaradan sanki hepimizi birbirimize bağlamış, birimiz kıpırdayınca hepimiz kıpırdıyoruz."
Murat Tuncer
17.07.2001
Oldukca hoş bır kıtap. Ahmet Altan'ın tüm romanlarını okuyan birisi olarak kendisini her romanında biraz daha gelıştirdiğini çok iyi gözlemleyebiliyorum. <br />Yalnız Isyan Günlerınde Aşk Kılıç Yarası romanı ıle aynı çizgide kalmış. Biraz da onun devamı niteliğinde... Okudukça tarihin tekerrürden ibaret olduğunu görebiliyorsunuz.. Ayrıca işlenen aşk teması kitabı sıkıcı tarıh kalıplarından çıkartıp sürükleyici bir hava katıyor...<br />Okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap...
Hale Uyar
13.07.2001
Kitabın henüz 127. sayfasındayım ve Ahmet Altan'a bir tebrik maili atmak için adresini arıyorum. Kadın ile erkek arasında yaşanan ama hiç söylenemeyen düşünceleri öyle güzel anlatmış ki diğer tarih konuları konusunda ahkam kesemem ancak nefis bir kitap gibi geldi bana henüz başındayken
Son Kitap Kurdu
Kitapkurdu
04.07.2001
Kitap genel konusuyla itibarşyle çok güzel değil. Tarihin eski sayfalarıyla birleştirilip ortaya resmen böyle bir kitap çıkarılmış. Kitabın konusu genelde aşk üzerine. Bence bu kitap sizi bayağı bir sıkacaktır. Tabi bunlar benim görüşüm...
KY-5796
18.05.2001
31 Mart yahut Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesi...Memleketi kurtarma bahanesiyle memleketin nimetlerinden fayladalanmanın nefsani hesabını yapan İttihat ve
Terakkicilerin oyunları...Hala sızlayan vicdanlar...Bu atmosferi yansıtırken, kendisini aşkı anlatmada cinsel tasvir ve aktiviteyi ihmal etmeyen Ahmet Altan,vicdanımı sızlatan satırları da ihmal etmemiş.Hem neden benim vicdanım bundan rahatsız oldu ki? Ben düzenlemedim ona o kumpası, ben girmedim romanda anlatılan "iki" kişinin arasına.Benden de çalınan bir şeyler yoktu kadının yüreğinde.Altan'dan itirafa yaklaştığı bir gerçeği daha açıkça anlatmasını beklerdim: Bu aşkı, kopuşun dilinde ağlatmayı denedi de kopuşun aşka olan oyunlarına neden yer vermedi? Bu yürek sızlatan, tarihten başka kaldırıcı güç bulunmayan bu sırrı biraz daha ele verseydi keşke!