"her hareket bir nevi ızdıraptan kaçış hamlesidir" ve insan her en küçük hareketinde dahi mutlak özgürlüğe,mutlak güzelliğe, mutlak aşka, hür ve müstakil hareket edebileceği,öncesiz, sonrasız,endişesiz var olabileceği sonsuzluğa ulaşma gayretinde..farkında olsada, olmasada...ancak bu mutlağa ulaşma serüveninde insanın hareketini akim bırakan onun mutlağa ulaşmasına mani olan bir takım engeller mevcut.. en başta kendi korkuları, endişeleri..sonra toplum..kemikleşmiş değer yargıları, birlikte yaşama adı altında korkular ve çıkarların ördüğü kaideler duvarı.. işte bütün bunlara isyan etmeli insanoğlu.. sonsuzu isteyen hareketini akim bırakan, kendi var oluşunu gerçekleştirmesine mani olan her türlü engele isyan.. Allah'a giden yolda pusu kuran putları h.z. İbrahimin yıkışı gibi.. "ben bir damlayım, içimde umman gizli" diyen yunus gibi kendi içindeki kendi mutlak varlığına ulaşabilmek için yine kendi aklıyla inşa ettiği yalanı, var olduğunu zannettiği varlık yanılsamasını yıkarcasına isyan.. ancak ne çare ki "o mahiler ki derya içredir deryayı bilmez" demiş bir başka şair..ve geride kısır hamllelerden sonra yanılgı ve yanılsamalarından ibaret kendi küçük varlıklarına geri dönen, var oluşunu gerçekleştiremeyen insan sürüsü.. hasis çıkarları,arzuları peşinde sürüklenen, ne var olanın ne de kendi yok oluşunun farkında olmadan..avunan..