Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
eee 80 yıldır hep aynı teraneyi dinliyorduk.gercekler anlatılınca birileri kabullenemiyor.mustafa sabri o dönemde yaşamış ve olayları tahlil etmiş birisidir.onu eleştirenler acaba o dönemde yaşamışmıki..hep ısmarlama tarih anlatıldı bizlere."GERÇEKLER ÖĞRENİLİNCE ZANNETMELER BİTERMİŞ" eh artık bitsin bu zannetmeler..ve gerceği görün.bugün bölük pörcük olmuşsak oda halifeliğin kaldırılmasından dolayıdır.eleştirenler bu kitap uydurma olduğunu söylüyor.peki bize 80 yıldır anlatılanlar doğrumu? kitap HARİKA...MUHTEŞEM....ENFES
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Sabri kendi içinde çelişkidedir.Atatürk için İngiliz ajanı ve ingilizlerle anlaşması olduğunu söylüyor daha sonrada ''Atatürk topyekün savaşa bizi soktu soyumuz yok olabilirdi'' diyor(İngilizlerle anlaşmalıysa soyumuz neden yok olsun olay danışıklı dövüş olurdu)Daha bunun gibi bir sürü çelişkili yalan yanlış,uydurma ve Kurtuluş savaşı gazi ve şehitlerinin yüreğini incitçek kelimelerle dolu .Kaldı ki Mustafa Sabri Yunanitan a sığınmış onursuz bir insandır.Ona yakın zamanda Yunanistana karşı savaşmamıza rağmen.(Kurtuluş savaşı)
Atamız bu yazıları görseydi sanırım bir kez daha İstiklal Mahkemeleri kurulurdu.Bence çok da iyi olurdu. Birileri bizleri yine o kara günlere döndürmek istiyor.Ama biz Atamızın izinde aydınlık geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz.Şimdi bu savunduğunuz insan sıfatındaki şahsiyet şunları yapmıştır: *Ulusal Kurtuluş Savaşı'na katılanları 'Kudurmuş haydutlar' diye nitelemiş ve onlara karşı savaşırken öleceklerin 'cennete gideceğini' söylemiş; *Mustafa Kemal için 'Hilafet ve saltanatı kaldırarak padişahın makamına geçmek isteyen kişi' demiş; *İngiliz Muhibleri Cemiyeti'ne girerek dönemin düşmanları ile işbirliği yapmış; *Damat Ferit'i, Anadolu'da kurtuluş savaşı başlatan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına karşı sert önlemler almadığı için 'aciz, bilgisiz, beceriksiz' diye eleştirmiş; *Türkiye'yi parçalayan Sevr Antlaşması'nı imzalayan hükümette yer almış; *İşgalci devletlerin kurdurduğu ve Kuva-yı Milliye aleyhine bildiri yayımlayan 'Teal”-i İslam Cemiyeti' nin başkanlığını yapmış; *Türk ordularının İzmir'i kurtarıp, İstanbul'a yönelmesi üzerine Padişah Vahdettin'den 'sadrazamlık' isteyerek' Müslümanlardan ve Ermenilerden kuracağı bir ordu ile Türk ordusuna karşı savaşma arzusu göstermiş; *Bu kişi; Ulusal Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşınca da oğlu, kızları ve damatlarıyla yurt dışına kaçmış; ölünceye kadar yurt dışından Atatürk ve Laik Türkiye Cumhuriyeti devleti aleyhine çalışarak yapılan tüm devrimlere karşı çıkmıştır. *Adına Tokat'ta vakıf kurulan bu şahıs, Yozgat bölgesinde Ermenilere karşı önlem alan Yozgat Vali Vekili ve Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in idama mahkum edilmesine fetva veren kişidir. 8 Nisan 1920'de idam edilen Kemal Bey'in günahı da bu kişinin boynundadır. Cenab-ı Hak ona ahiret gününde bu yaptıklarının hesabını elbet soracaktır. Ölen TÜRK evlatlarının kanında boğulacaktır.
Bilindiği gibi Mustafa Sabri efendi Osmanlı devletinin son Şeyh-ul İslamıdır.1 kasım 1922 yılında saltanatın kaldırılması ile sultan Vahdettin ve etrafının yurt dışına çıktıklarını biliyoruz.İşte o zaman Mustafa Sabri efendide Mısıra yerleşmiş ve 1954 yılında vefat edene kadar orada yaşamıştır.Bu süre zarfında ise 5 yıl Yunanistana giderek orada bir gazete çıkarmış ve Türkiyede kurulan yeni hükümetin icraatlarını eleştirmiştir.Hatta kısayısa bir matbuat mücadelesi vermiştir diyebiliriz.Daha sonra Ankara hükümetinin Yunanistana yaptığı baskılar nedeniyle tekrar Mısıra dönmüştür.Mustafa Sabri efendi,vatan haini olarak ilan edilmiştir.Günümüze kadar da bu safsata sürdürülmeye devam ediyor.Tabi olarak Cumhuriyet Türkiyesinden başka bir şey beklenemezdi zaten.Binlerce Alimi ve hafızı İstikal mahkemelerinde!!! katleden bir Cumhuriyettten.Şapka giymedi diye binlerce insanı asan Cumhuriyetten.Geçmiş ile bağlarını tamamen koparmak için alfabesini değiştiren Cumhuriyetten.Din eğitimini yasaklayıp,dinsiz bir millet hatta putperest bir millet oluşturmaya çalışan Cumhuriyetten.Kadınları soyup açarak dünya güzellik yarışmalarına gönderen Cumhuriyetten.Muhalif sese dayanamayan ve İzmir suikastı meselesinde hasımlarnı asan Cumhuriyetten.Ankaradan oturduğu yerden mebus atayarak oluşturulmuş bir Cumhuriyetten.Camilerin Ahır ve depo olarak kullanıldığı hatta gayri müslim kişilere kiraya verildiği Cumhuriyetten.İçki masalarında kanun yapan ve halka zulmeden Cumhuriyetten.Mernemen provakasyonu ile onlarca insanı haksız yere idam eden Cumhuriyetten.Başka ne beklenirdi ki.Bütün bunlar bu anlattıklarım aslında deve de kulak kalır.Bu yapılanları görmemezlikten gelipte hala nasıl Mustafa Sabri gibi İnsanlara dil uzatılıyor.Bunu anlamak elbette mümkün değil.Mustafa sabri efendi basireti ile olacak olan olayları önceden nasılda görmüş ve anlamış.İşte bu kitap bu ve benzer konuları ihtiva ediyor.Tarafsız bir gözle okunursa eğer,çok istifade edilecek bir kitap.
Kendisini " Es-seyfü'l-meslûl fevka rikâb-ı a'dâyi'l-İslâm fi Ankara " (Ankara'daki İslam düşmanlarının ense kökündeki, kınından sıyrılmış kılıç) olarak tanımlayan Mustafa Sabri Efendi merhum, bu kitabında Peygamber Efendimizin vefatından beri İslam’ın cevheri olan Hilafetin ilga edilmesi felaketini anlatmaktadır. Hilafet düzeni, Raşit halifelerden sonra gereği gibi uygulanmamasına ve zayıflığına rağmen, tarihin en karanlık dönemlerinde dahi Müslümanların vahdetini gerçekleştirebilmekteydi. Mustafa Kemal’in, iman ve şeriat bütünlüğü oluşturan bu güce karşı gelen bir tavır sergilediğini; siyaset ve idarede İslam’ı ölçüler yerine Batılı ölçüleri toplumuna kabul ettirdiğini görmekteyiz. M. Sabri Efendi, M. Kemal’in bu faaliyetinin Avrupalı devletlerin arzularıyla at başı gittiğini, Yahudi dönmelerin de buna arka çıktığını söylemektedir. Osmanlı üzerinde oynanan oyunlar ve yapılan saldırılar neticesini vermiş, sonunda Hilafet ortadan kaldırılmıştır. Mustafa Sabri efendi, Hilafetin tükenmez gücünü göstermek için şu satırlara yer vermektedir : " Kısaca Hilafet düzeni, son dönemindeki zafiyetine rağmen Haçlı bağnazlığı ve sömürü emellerinden kaynaklanan Avrupa saldırılarını püskürtebilirdi. Halifenin cihat ilan etmesiyle ümmet hemen saflarını sıklaştırır ve halifenin kalbi üzerine birleşir, onun vereceği emirleri beklerdi. " Sabri efendi aynı zamanda Hilafet karşıtı yazarlara da yer vererek onları eleştirmektedir. Şeyhin, önünden perdeyi çektiği en önemli ve ilginç sırlardan biride, Birinci Dünya Savaşının galibi devletlerin her nasılsa M. Kemale yenilmeleri hususudur. İngilizler dahice bir plan tasarlayarak M. Kemal’le anlaşıp İzmir’den çekildiler. M. Kemal muzaffer komutan ilan edilmişti. İngilizler ise bunun karşılığında birçok kazançlar sağladılar. Mesela Hilafetin ilgası gibi...
Bütün bu olaylar olurken siz neredeydiniz? Hayır sanki tam merkezindeymiş gibi anlatıyorsunuz da ondan soruyorum. Eski yazı biliyor musunuz? Herhangi bir arşiv belgesi gördünüz mü? Mektup, hatırat v.b. diğer alternatif kaynakları KARŞILAŞTIRMALI olarak okudunuz mu? Hilafet olsaydı, teknoloji devrimini biz Müslümanlar yapar hatta ABD'den önce uzaya da giderdik deyin de tam olsun bari.
MUSTAFA SABRİ'NİN GERÇEK YÜZÜ!!!<br /><br />Mustafa Sabri, SEVR Antlaşması'nı imzalayan Damat Ferit Paşa kabinesinin şeyhülislâmıdır. Aynı zamanda Damat Ferit'e de vekalet eden Mustafa Sabri, Kurtuluş Savası sırasında, milli mücadele ve Mustafa Kemal aleyhinde yürüttüğü faaliyetlerle tanınır. İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi olan Mustafa Sabri, Ermeni iftiraları sonucunda idam edilen Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey'in idamı konusundaki 'fetva'nın da sahibidir. Mustafa Sabri, Kurtuluş Şavaşı'nın başarılı olacacağını anlayınca 1922 yılında Mısır'a kaçtı ve 1954 yılında Kahire'de öldü. <br />