Kesinlikle güzel bir kitap. Daha ötesi, düşündürücü bir kitap. Her ne kadar kurgu dahi olsa, D. Anadolu coğrafyasının ezelden beri terk edilmişliğini, kendi kaderine bırakılmışlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Dil çok keyifli. Okunması gereken, hoş bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
filmini izledikten sonra kitap yorumlarına baktım. farklılıklar olduğunu görünce okumam gerektiğini düşündüm.doğru karar verdiğimi kitabı elime alıp okumaya başladığımda anladım.
iki ayrı karakterden olaya bakması teknik açıdan ilginç.Televizyondada izlemiştim film de eserin aslına göre uyarlanmış günümüzde bir kesiminde dillendirdiği devletin dersime yol yapması nın farklı anlamalara yol açmasının demekki bir altyapısı olduğu düşüncesini edindim
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Memo ile Cemo'nun karşılaşmalarını Cano ile Memo ayrı ayrı anlatıyor ama olsun gaqyet güvel bir kitap. Dersimlilerin bir kısmının Selçuklulardan Kutalmışoğlu Süleyman beyden geldiklerini okumak bana ilginç geldi. Yöre insanlarını yaşayış tarzlarını adetlerini güzel anlatmış. Yöre yaşanan evler giyimler vs daha dertaylı tasvir etseydi belgesel tadında da olurdu. Güzel bi kitap 10 üğzerinden 9
O bir efsane.. Ama kocası Memo beni daha fazla hüzünlendirdi. İki güzel kadının arasında kalmış bir adam. O zamanın ağalık sistemini ve şimdinin ise ağa zihniyetlilerini çok iyi anlatan bir kitap. Müthiş akıcı bir dil, olaylar sürükleyici. Böyle yazarlarımız olduğu için gurur duymalıyız.
1967 TDK roman ödülünü alan kitap, doğunun yıllardır değişmeden gelen o kanayan yüzünü anlatıyor. Hem de sürükleyici bir dille, hem de gerçekçi betimlerle ve karakterlerle. Okunması gereken bir kitap.
Neden daha önce okumamışım dediğim, büyük bir zevkle kısa sürede okuyup Memo'sunu sipariş ettiğim, yazarı tanımama, diğer eserlerini de aynı istekle okuyacağımı düşündüren eser, coğrafyanın insan karakteri üzerindeki etkisini bir kez daha ispat edercesine sert, bir o kadar da sevgi ve aşk dolu bir doğu masalı.
Romanda başkahraman Cemo’nun yaşamı babası cano, kocası memo tarafından anlatılmış böylece roman iki farklı dille anlatılmış olay örgüsünden sonra da tamamlanmış. Akıcı ve sade fazla karışık olmayan cümlelerle kurulmuş olan kitabı severek okuyacaksınız
Cemo, Kemal Bilbaşar'ın akıcı dilinden, "köy edebiyatı" tanımının en güzel örneklerinden biri. Efsanevi kişiler ve olaylar, en yalın gerçekliklerle iç içe anlatılıyor: Ağalık düzeninnin baskısına maruz kalan köylülerin ezilmişliği, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi büyük badireler atlatmış bir toplumun kendi küllerinden doğma mücadelesi içindeki müthiş yoksunluğu ve her koşulda sınırları zorlayan aşk unsuru bu romanı adeta bir "efsane" bir "masal"a akıcılığına büründürüyor. Millî edebiyatımızın başarılı kalemlerinden Kemal Bilbaşar'ın bu güzel yapıtı, alanının en güzel örneklerinden biri olarak duruyor.
Memo, bir destan Dersim’de... Dersim dağlarının kokusunu, destanını, tarihini buram buram bize veren mükemmel bir eser. Ya Cemo... Cemo ile Memo kardeştirler zaten roman olarak. Memo, Cemo temeli üzerine kurulur. Cemo’da üç bölüm var: Cemo’nun babası Cano’nun anlattıkları, Cemo’nun anlattıkları, Memo’nun anlattıkları... Ama durum Memo’da değişir. Memo’da sadece Şıh Kızı Senem anlatır olanları. Memo iki aşk arasında kalır. Bir tarafta ilk sevdalandığı Sinem, diğer yanda da Cemo’su. Ben Cemo’yu daha çok sevdim Sinem’den. Ama Memo, Sinem ile birlikte kalır. Cemo’yu bulduğunda Cemo, Sinem’i öğrenir ve kendini dağlara vurur. Ayaklanmaların arttığı sıralarda Sinem, oğlunu Cemo’ya teslim eder ve erinin yanına döner.
Kemal Bilbaşar’ın bu güzel romanını öncelikle çok farklı açılardan ele almak gerektiği önemli bir gerçektir. Cemo ile bağlantısı, tarihsel olaylara bakış açısı, yörenin kültürünü ve dilini yansıtışı, Dersim bölgesi insanının olaylara yaklaşımı... Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, yazar; Dersim için yapılmak istenenleri Memo’nun ağzından bize haklı olarak gösteriri. Yıllardır şıh, seyit, ağa düzeniyle kanı emilen halkın artık kendi toprağının efendisi olarak daha rahat ve özgür yaşayacağı üzerinde durulur. Halktan cer, öşür, evlilik kirası, otlak kirası gibi adlar altında alınan paraların halkı ağalara mecbur kıldığı; halkın ağasız yaşamayacağı olgusunun onlara aşılanması bölgede yenilikleri engellemiştir. Ayrıca yapılmak istenenler ne kadar da iyi niyetli görünse de uygulanma aşamasında devlet görevlilerinin gösterdiği becerisizlikler de halkı yıldırmıştır. Ve sonunda da ayaklanma olmuştur.
Memo, bu ayaklanmalara karşı hep direnci sembolize eder. Oba oba dolanıp halka sözüyle, sazıyla gerçekleri anlatmaya çabalar ama iftiraya kurban giderek en sonunda o da asılır. Gerçekten de mükemmel bir roman. Elimde sayfa sayfa erirken bitmesine üzüldüm. Anadolu sevdalısı bir okura Anadolu’yu bu kadar güzel anlatan birkaç yazardan biridir Kemal Bilbaşar.
Lise yıllarında türk edebiyatı içinde büyüdük diyebilirim okuduğumuz eserler de dolayısıyla böylesine başarılı geçmişten ve küçük ama bir okada r mutlu yaşantılardan esintilerle yüzümüze esen ayrıca tarih kokan eserler oldu çoğu zaman ...cemo da böyle bir eserdi benim için her zaman da öyle kalacak sanıyorum...konusu erkek gibi yetişen ancak güzelliği de bir o kadar nam salmış cemo adındaki bir genç kızın çıngırak yapan bir marabaya karşı duyduğu tutkulu aşkın zor günleri ayrıca köy ağasının genç kızın bulunduğu köye ve genç kıza ettiği zulümler anlatılmaktadır...eserin mutlu son ile bitişi çok hoş bana göre...sadece şivesi pek hoşuma gitmedi diyebilirim bazen küfürler sınırı aşıyor çünkü....ama yine de çok beğenerek okuduğum bir eser...bütün okuyuculara da tavsiye ederim...
Kitap bir solukta okunabilecek bir türden.Her sayfada olayların akışı değişiyor.Kitabın şiveyle yazılması ayrı bir olay.Cumhuriyet ve Milli Mücadele döneminde Doğu'nun durumunu çok güzel anlatıyor.Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaman bir coğrafyada, yaman törelerle, yaman yaşam şartlarıyla yoğrulmuş, erkek gibi, yiğit bir kadının öyküsü. Sevdikleri için ağaya bile başkaldırabilen, herşeyini ortaya koyabilen bir kadın. Cumhuriyetin yeni kurulduğu dönemlerdeki ağalık sistemini, insanların ağalara bağlılıklarını ve bağımlılıklarını, aşiretleri, göçleri çok güzel anlatan bir kitap. Okuyun derim.