kitaba 3 kez 200. sayfada bıraktım ve 4.denememde zorla bitirdim. amin maalof yazmamış sanki kitabı. ama yinede bu kitabı bitirmek zorunda kalıyorsunuz.
Romanın konusu Ortadoğuda- Lübnan'da bir ailenin bireylerinin; hayellerinin peşinde koşup ,dünyanın değişik ülkelerinde bunları gerçekleştirme mücadelesinde kurgulanmış.Bu büyük aile aslında yazarımız Amin Maalouf'un içinde yetiştiği ailesinden başkası değildirRoman,.Maalouf''un (yazarımız o yıllarda daha küçüktür) amca ve halalarının, çağdaşlığa ve hatta Atatürk'e hayranlıkları, Atsnın Türkleri kurtardığı gibi onlarıda karanlık ortadoğu taasubundan gelip kurtaracağına inaçlarını, umutlarını duygusal bir örgüyle işlemektedir. Kısaca insanın elinden bırakamayacağı bir edebi bir çalışma olduğunu söyleyebilirim.
Kitabın arka kapağını okuduğumda Osmanlı İmparatorluğu ve Atatürk hakkında derin bilgiler vermiş olabileceğini düşünmüştüm ama maalesef beni bu konuda hayal kırıklığına uğrattı..
Dünyaya uyanık gözle bakan kişi, yaşamın çürüyüp giden bir tohum olduğunu, gözler kuşkusuz... Yalnızca özgür bir ruh, üstünde mutsuzluktan başka bir şey bitmeyen çayırlardan vazgeçip, sonsuzluğun kokusunu içine doldurmayı bilir..
Bu kitapla birlikte yazarın serisini de tamamlamış oldum. Ama yazarın diğer eserlerindeki o tadı alamadım , açıkçası sıkıldım. Maalouf'u okumaya başlayacaksanız bu kitabı ilk sıraya koymayın derim . Yoksa diğerlerini okumak istemeyebilir ve çok şey kaçırmış olursunuz .
Bana göre içerik bakımından karışık bir yazım şekli seçmişse de ilginç bir kitap ve okunmalı. Bir Hristiyan gözü ile Osmanlı ve Atatürk'e bakış açısını bilmek için en azından...<br />
Hayranı oduğum bu yazarın beni hayal kırıklığına uğratan tek eseri. Ve bitirmeden sıkılıp bıraktığım nadir kitaplardan biri. Tavsiye edemeyeceğim için üzgünüm.
amin maalouf inanılmaz araştırmacı bir yazar. Kurgulamasının iyi olmasının yanında, çözümlemelerindeki inadı, yorulmadan safettiği emek ve tabi geceli gündüzlü uğraşıları... Sanki akrabalarının yaşadıklarını birlikte aradık merak ettik en sonunda çoğunu çözüp, çözemediklerimizi olduğu gibi bir kenara bıraktık. Sır sandığına... çözülmek üzere başka kuşaklara... ben de hep derdim keşke büyük büyük dedelerimin hayatlarını sorsaydım büyük anne ve büyük babalarıma... olmadı... ama bu heyecanı amin maaloufla yaşadım... sonsuz teşekkürlerr sana...
diğer kitapları ile karşılaştırıldığında eksiklik hissediyorsunuz.sıkı bir Amin Maalouf takipçisi olarak yine de tavsiye ediyorum... ama Semerkant ve Uygarlıklarımız Tükendiğinde'deki sürükleyiciliği beklemeyin...
amin maalouf'un hayatını öğrenmek isteyenler için okunacak bir kitap. Lübnan'dan Fransaya sonra tekrar kendi topraklarında bir parçasını arayan bir yazarın hikayesi diyebiliriz.
amin maluf diğer kitaplarında yaptığı gibi bu kitabında da keyfli bir yolculuğa çıkardı beni.mutluyum bu yolculuktan.kitap belgeselvari özellikler barındırıyor.yazar kitabında Lübnandan başlayıp amerikaya kübaya.ingiltereye,avustralyaya, mısıra ,suriyeye götürüyor okuyucuyu.Büyükdedesi ve büyük amcası Cebrailden hareketle zihin dünyasının,kişiliğinin düşüncelerinin meydana çıkmasına kaynaklık teşkil eden atalarına ve hayatlarına dair çözümlemelere gidiyor.okumaktan zevk alınabilecek,okununca niye okudum ki diye sordurtmayacak bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
amin maalouf söz konusu olduğunda tüm kitapları okunur ve sürükleyicidir derdim ancak bu kitap fikrimi biraz değiştirdi. yazar ailesinin geçmişini anlattığı bu kitapta kendi tarzından uzaklaşmış ama yine de okunabilir..
söz konusu amin maalouf olunca okunuyor ama ben bu kitabında kopukluklar yaşadım.kötü bir kitap anlamını çıkarmayın.yüzüncü adı bir solukta okumuştum ama bu biraz uzun sürdü. yine de okumanız için tavsiyede bulunuyorum amin maalouf ve tarzını seviyorsanız eğer.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Amin Maalouf tarzının dışına çıkmış biraz, sonuçta ailesi hakkında yazılmış bir kitap. O yüzden, almadan önce diğer Maalouf kitaplarındaki tadı yakalayamacağınızı peşinen bilin, şahsen ben söz konusu Maalouf ise her türlü okunur diye düşündüm, ancak kitap beni zorladı. Gene de okunabilir. En başta dediğim gibi, Amin Maalouf tarzının dışında.
Yazarın romanlarında her zaman bir serüvene katılan, bir idealin peşinden kaderine razı olacak şekilde seyahat eden, bunu yaparken de tarihin önemli kişi ya da olaylarına tanıklık eden karakterlere tüm Maalouf okurları aşinadır; bu kitapta ben bu karakter çözümlemelerinin ailesinden geldiğini anlamış bulunmaktayım. Hiçbir malvarlığı yokken Beyrut'tan Küba'ya giden büyük amca, yirmi yıllık bir sürede büyük bir servetin sahibi oluyor, o dönemin siyasetcileri ile yakın dostluklar kuruyor. Ayrıca, ailesinde sayısını kendisinin de bilmediği kuzenleri hep dağılmış durumda; kimi Küba'da, kimi A.B.D.'de, kimi Fransa'da, pek azı da ana vatanları Lübnan'da ikamet etmekte. Kendisi bile, kitapta belirttiği gibi, çoğuyla yaşlılıklarında tanışmış ve bir şeyler paylaşmış.
Kitabın, bir Türk okur olarak gururumu okşayan kısmı da, dedesinin doğacak çocuğunu erkek varsayıp, Mustafa Kemal Atatürk'e hayranlığından dolayı adının Arapça karşılığı olan 'KAMAL' ismini takmak istemesi, daha sonra da hesapta olmamasına rağmen kız çocuğuna da bu ismi vermesi.
Yazar kitabını 2000-2003 yıllarında karakterlerin yaşadığı yerleri gezip derinlemesine inceledikten sonra yazmış. Araştırmacı ruhunu bir kez daha saygıyla andırıyor okura Amin Maalouf. Ayrıca, köklerinde bir İstanbullu'nun olmasını bilmek te güzel bir şey.
Kitap aslında çok sürükleyici olmayabilirdi çünkü konu ilginç değil; eğer Amin Maalouf gibi usta bir yazarın elinden çıkmasaydı. Hemen hemen hiç olduğu kesin olan bir olaydan bahsedilmiyor, kitap tahminle ve mantıkla yapılan bağlantılardan oluşuyor. Ama okuması çok zevkli. Yalnız Amin Maalouf ne derse desin, ben yine de kendisini hiç bir yere bağlı, hiç bir ülkenin insanı gibi hissetmeyenlere üzülürüm...Aidiyet duygusu insana güç veriyor.
Kitap çok akıcı bir dille anlatılmış Yazarın bütün kitaplarını okumuş biri olarak anı ve araştırmanın romanla buluştuğu kitabı bu olsa gerek diye düşünüyorum. Yazarın dedesinin karakterine bakıp etkilenmemek mümkün değil...