Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl
Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl

Kitapyurdu Fiyatı: 126,50TL

Ürüne Git
114Yorum
native83
25.08.2010
Amin Maalouf'un klasik romanlarından farklı ama bence bir o kadar da başarılı bir kitap...
betush86
18.08.2010
konusunun güzel olmasına rağmen, belki de diğer kitaplarından farklı olduğu için, ilk defa bir amin maalouf kitabını sıkılarak okudum.
shadowen2626
15.01.2010
usta yazarın diğer eserlerine nazaran biraz yavan kalan bir kitap. bununla beraber farklı bir konuya değinmiş olması kitabı özel kılıyor. nüfus konusu özellikle ilerleyen on yıllarda sorun yaratacak bir konudur. yazar bu sorunu ustaca bir hikaye ile betimlemiş.
sevgulumm
Kitapkurdu
05.10.2009
yazar,yazım uslubu ile okuyucu kendisine bağlayabilir,seçtiği konular da değişik ve de bakış açısı da farklı.
Levent Akturk
02.10.2009
Kitap anlatım olarak güzel denilebilir. Ama konusu bence daha önemli ve aslında güzel bir konuya değinmiş yazar.<br />
semtor
Kaşif
16.06.2009
Değişik ama hoş bir kitap.Okunabilir.
mehmet1774
16.01.2009
bir roman ancak bu kadar romansal dille tarihi anlatır
F_T_H
14.11.2008
Amin Maalouf bu kitabıyla beni yine şaşırttı. Okadar yakın tarihten bahsetmişki, o tarihlerde yaşamamış olsam kesinlikle inanmıştım bu hikayeye, çok ilginç ve gerçekçi bi kitap. Amin Maalouf sevenlerinin bu kitabıda okumasını tavsiye ederim.
luku
01.07.2008
konusundan dolayı biraz uzak durdugum bir kitap acıkcası tarih yazarıyla futurist bir romanı bagdastıramadım.gerçi gelecek de tarihin bir parcası tarihi iyi sentezlemiş basarılı bir yazarın bir utopya olusturması da gayet dogal.
erkinnn
01.05.2008
iyi sayılabşlecek bir kitap
zeika
Kitapkurdu
12.01.2008
Dünya'da kaç insan bir dudağı mısır fresklerinden uzaklara açılmış koyu kızıl sandallara benzetebilir ki? Bu ciddi soruya aynı ciddilikte verilebilecek cevap "bilmiyorum" olabilir. Ama bu betimlemeyi görmek isteyenin bu kitabı okuması yeterli. Betimlemenin bir sınırının olmadığını hissettiriyor insana.
gokays
04.11.2007
Amin maalouf'tan çok değişik bir ütopya. Daha önceki kitaplarında gördüğümüz tarzdan daha değişik bir tarz görüyoruz bu eserinde. Karamsar bir dünya var. Bilimin kötüye kullanıldığında nelere mal olacağını çok iyi anlatmış yazar.
Tayyar Paşa
Kitapkurdu
18.04.2007
yazar konuyu çok güzel kurgulamış , belki de ileride dünya tarihini etkileyebilecek olayları şimdiden görmüş olabilir. Kim bilir ! Neredeyse her erkeğin kalbinde soyadını yaşatma içgüdüsü var ve bunu kimse inkar edemez.Yazar da bunu görmüş olmalı ki (zaten kendi de doğu kültürü ile büyümüş) çok güzel bir hikaye ortaya koymuş
Edebî
20.12.2004
Roman, bir böcek bilimcinin röportaj sırasında tanıştığı Clarence ile arkadaşlarının, dünyayı ileriki yıllarda tehdit edecek erkek nüfusu fazlalığına (çoğunluğun erkek çocuk sahibi olmak istemesi nedeniyle) ve erkek çocuk doğumunun fazlalaşmasını sağlayan biyolojik ilaçlara( skarabe baklası vb.)karşı verdiği savaşı anlatır.
Böcek bilimci anılarını anlatırken ilkgençlik yıllarından beri kız evlat sahibi olmak istediğinden bahseder. Béatrice, Clarence ile onun kızıdır. Kızının doğumunda dünyada olup bitenleri bir deftere kaydeder. Defterde anlatılanlar romanın fabl zamanını oluşturur. Hikâye zamanını ise böcek bilimcinin bir ya da birkaç gün boyunca( zamanı belli değil) defteri tutmasına sebep olan olayları ve bu olaylardan önce meydana gelen olaylar oluşturur.
Bana göre roman ilerledikçe asıl konudan uzaklaşıyor. Romanda, dünyada erkeklerin fazlalığından doğan nüfus dengesizliği vb. sorunlar değil de siyasi görüşler sonucu ortaya çıkan bir savaş hali veya savaş benzeri bir durumdan bahsediliyor. Yani roman bir tür doğu-batı( Hristiyan-islâm) çatışması içine itiliyor. Yazar da, her ne kadar mantıklı sebepler sunuyor görünse de açık açık taraf tutuyor. Bu da en çok "gökyüzü gemisi" projesinin anlatıldığı kısımda görülüyor(İslâm ülkelerinin geri kalmışlığı, İslâm ülkelerinde kız çocuklarının durumu vb. durumlarda arka planda Batı(Hristiyan) dünyasını övme vardır.Kötü gidişe örnek gösterilen ülkeler arasında Türkiye'ye de yer verilir).
Baba ile kızının ilişkisini direkt olarak anlatan cümleler çok azdır(Yani aradaki sevgi bağını okuyucunun yaşanan olaylar sonucu kendisinin çıkaracağı cümleler).Oysa romanda hep babanın dile getirdiği bir çeşit tek taraflı sevgi vardır.Bu da baba-kız ilişkisini geri plana atmıştır. Yaşanan olaylarla anlatılan sevgi hem romanı monotonluktan kurtarır hem de romanın uzamasına yardımcı olurdu.