Ses ve Öfke Hakkındaki Yorumlar

chjxjlhn
26.04.2019
Kurgunun tarihsel arkaplanını anlamadan okumak verilen birçok referansı ilişkilendirme bakımından zor olacaktır. O yüzden iyice o dönemi, tarihini ve Faulkner'ın tutumu hakkındaki bilgileri öğrenip okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
rety
15.04.2019
Kitabın ilk bölümünde cümleler oldukça devrik ve okunması zor. Bu sebeple akıcı değil. İkinci bölümde ise cümle yapısı normalleşiyor ve daha akıcı bir hal alıyor. Kitabın tek handikabı bu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
SİYAHveBEYAZ
28.09.2018
100 temel eser içinde yer almaması gereken, okunmasa da olur dediğim bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
jfks1103
29.04.2018
Kitabın başında bilinç akışı okuru yorsa da son 2 bölümde roman tam anlamıyla akıyor. Sabırla devam etmeniz gerek, bitirdiğinizde eserin gücünü kesinlikle yakalacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
John Berger
21.04.2018
Takip etmesi zor bir roman, ama yazarın baş yapıtı dense yeri. Bu kitabın tadını çıkarmak için sonralara bırakmak lazım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Okumayı iple çektiğim kitaplardan biri en yakın vakitte bu güzel kitabı okuyacağım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Belli bir olay örgüsü yok, her yerden karakterler çıkabilir karşınıza, eminim ilk kırk sayfa zorlayacaktır, sonrasında aslında kitaba karakter gözünden bakmayı, alt metni değilde, sadece söyleneni idrak etmenin önemli olduğunu hissettiricek faulkner, çünkü karakterleri fazlasıyla canlı, faulkner bilinç akışı tekniği ile işlemiş (karakterlerin düşüncesini olduğu gibi anlatma biçimi) normalin dışında bir klasık, ya çok sever, yaa kenara koyarsınız, benim fikrim elinize aldığınız anda, okuyabıldığınız kadar uzun okuyun, durağanlaştığınız anda kitaba adapte olmakta güçlük çekebilirsiniz . (Yazarın Sonsözünde kitabın genel olarak karakterlerle ilgili zihninizi aydınlatacak bilgileri var)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Bu kitabın bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştim. Kitap 4 bölümden oluşuyor. ilk bölümü neredeyse hiç anlamadım diyebilirim. 2 ve 3. bölümlerde olaylar biraz netleşmeye başladı. 4. bölümdeyse nihayet tam olarak anlayabildim. bazı satırları, cümleleri tekrar tekrar okumak gerekiyor. sakin kafayla okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yeninesil2222
12.07.2016
Kitap bilinçakışı şeklinde yazılmış, okuması yorucu ama farklı bir tat veriyor.Karakterler çok sahici aksettirilmiş. Belirli bir süre okuyunca alışıyor okuyucu. İlk 20 sayfayı baştan okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
tinan
02.03.2016
Başından konuyu bir türlü yakalayıp kendimi veremiyorum malesef.Rafımda duruyor ısrarla birkaç defa alıp okumayı denedim ama olmuyor.Konuda ilgimi çekmedi değil.Alışık olmadığım bir tarz.Bende ilk etapta çeviri diye düşündüm ama değil.Tamamen anlatım farkı
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
HİDİŞKO
28.09.2015
Zor başlanıp kolay ve akıcı giden bir kitap.Bilinç akışı tekniği ile yazıldığı için sindire sindire okunmasında fayda var.Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerindeki toplumsal yapı ,yerel halkın yaşantısı ve düşünce tarzını anlamada harika bir eser.Herkese öneririm...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
readr 02.03.2014
Herşeyden önce şunu söylemek gerekir ki,şekerleme tarzı, çok akıcı roman sevenler için değil bu kitap.Kitapkurtları ve değişik tarzları denemek isteyenler için.Klasik romanlarda bulunması greken kurallar bu romanda geçerli değil;örnek olarak kronoloji yok,romanın bir kişi tarafından anlatılması kuralıda yok,4 kişi anlatıyor romanı,kendi bakış açılarıyla..önsözünü okumadan ki çok uzun bir önsözü var,kitabı anlamanız neredeyse imkansız.Ve tüm bunlardan sonra diyebilirimki;okuduğum en müthiş kitaplardan biri,şiddetle tavsiye ediyorum..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kitabın özellikle ilk 70 sayfası çok sıkıcı, çünkü sadece karşılıklı konuşmalardan oluşuyor, geri kalan kısım daha okunabilir ancak olay kurgu ve cümleler çok kopuk, belki de çeviri olduğundan böyledir, sabırla okudum ama yazar ne anlatmaya çalışmış ben anlayamadım, bu ödüllü kitabı üzülerek sevemedim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
...!!!... 27.12.2012
Daha önce birkaç kitapta alıntı yapıldığını gördüğüm içim William Faulkner'in kitaplarına yöneldim ama akıcılık anlamında çok da aradığımı bulamadım. Kitap edebi anlamda gerçekten başarılı ama tüm roman boyunca büyük bir çoğunlukta konuşmalar yer alması beni sıktı. Ruhsal analiz yapılan diğer romanlardan farkı bu analizi yaparken konuşma metinlerini kullanması olmuş. Kitabın en başarılı yönü ise altını çizebileceğiniz, gerçekten vurucu cümlelerin yer alması olmuş ama kendi adıma konuşmam gerekirse kitabı zor bitirdim diyebilirim ve incelediğim kadarıyla yazarın diğer kitapları da bu tarzda yazılmış. Bu yüzden William Faulkner'ın kitaplarını okumayı tercih edeceğimi zannetmiyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
EKİM1917 02.07.2012
Kullandığı bilinç akışı yöntemi akıcılığı bozuyor.Bu yüzden yalnızca, kitap okumayı alışkanlığın üstünde bir uğraşı haline getirenlere tavsiye edebilirim.Hem kitabın gerçek değeride ancak böyle ortaya çıkar.Her kelimesinden ustalık akan bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-652307 18.04.2012
okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi. çevirisi oldukça başarılı ilk 2 bölüm bilinç akışı tekniği ile yazıldığından üst düzey bir dikkatle okunmayı gerektiriyor. özünde dönemin aile yapısını ve ilişkilerini irdelese de içinde bulunduğu siyasal kültürü de başarılı aktarmış bir kitap. hasılı ses ve öfke'yi okuduktan sonra edebiyat beğeni kıstasınız son derece yükselecektir. okuyun, okutun.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
yaslibaliknine 03.04.2012
modern edebiyatın başyapıtlarındandır.ilk iki bölümde romanın kurgusunu anlamak pek de mümkün değil. hatta bu kitabı ele alan çoğu kişinin ilk iki bölümü bitirmeden kitabı okumaktan vazgeçmesi muhtemeldir. mamafih üç ve dördüncü bölümler okunup kitap bitirildiğinde etkisi uzun süre okuyucunun üzerinde kalacak dev bir eserin parçaları tamamlanmış olur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
MichELL_10 07.03.2012
Edebiyat ve modernizm kavramları biraraya geldiğinde "Bilinç Akışı" tekniğini, "Bilinç Akışı" ise J.Joyce, V.Woolf ve W.Faulkner'ı akla getirir. Bilinç akışı tekniği ile yazılmış kitaplar zoru seven okurun kitaplarıdır. Ses ve Öfke kahramanlarından, zihinsel özürlü Benjy'nin bilinç akışını okumak unutulmaz deneyim olacaktır. Ayrıca dünyanın en iyi yüz kitabı arasında yer alır Ses ve Öfke.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
t.s.eliot 22.04.2011
büyük bir hevesle başlayıp hayal kırıklığıyla elimden bıraktığım bir kaç kitaptan biri ses ve öfke.kitaba başlamadan önce bir ön araştırma yapmıştım üstelik.ve bunlara dayanarak heyecanla kitabı okumaya başladım.ancak itiraf etmeliyim ki daha ilk 20 sayfadan itibaren bitmesini istedim.ya ben eseri gözümde fazla büyüttüm ya da gerçekten eser çevirinin azizliğine uğramış.ve umarım sorun benden kaynaklanıyordur.çünkü bir daha ne zaman william faulkner okumaya cesaretimi toplarım bilmiyorum.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-865783 18.12.2010
ilk modernist eserlerdendir. ama bence en etkilisidir. bu kitapla birlikte faulkner edebiyata bir sürü yeni teknik getirmiştir. mesela stream of consciousness tekniğini amerikan edebiyatında en etkili kullanan yazardır. aynı zamanda multiple narration(olayların farklı karakterlerin gözünden verilmesi tekniği) çok çarpıcı bir şekilde kullanılmıştır. modernist bir kitabın taşıması gereken bütün özellikleri taşıyan bir kitap. bazı bölümlerde farklı zaman kalıplarını kullanarak okurun uyanık kalmasını sağlamak istemektedir yazar. örneğin geniş zaman kalıbıyla kullanılan cümleler bir anda değişiyor ve geçmiş zaman kalıbı kullanılmaya başlıyor.bunlar teknik özellikler. ama bir de içerik var tabi. bence endüstriyel çağın amrerikaya yarardan çok zarar getirdiğini söylemeye çalışmaktadır yazar. toplumdaki yozlaşmayı ve insanların nasıl da yalnız kalmaya mahkum edildiğini anlatır. kitaptaki topluma aykırı alkolik baba, hastalık hastası anne, herhangi bir iş edinemeyen kardeş ve tabiki hayat kadını olmaya itilen baş karakter aslında toplumun nasıl da yozlaştığına dair yoruma pek de mahal bırakmıyor.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
KY-694555 21.10.2010
yazar nobel ödüllü ama yorumcular değil.bilinç akışı tekniği içrek(ezoterik) bir yöntem değildir. tekniği bilmeden de(-aynı yöntemle yazılmış diğer kitaplara göre özelikle göndermelerin azlığını da düşünürsek) kitabı rahatlıkla okuyabilirsiniz. Bir kovboy filminde dekor olabilecek insanların çelişkileri, basit insanların hayatlarındaki zorluklar (trajik) cok güzel anlatılmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
safer 21.09.2010
Yazar Nobel ödüllü. ama çevirmenler değil. kitap o kadarda karmaşık değil. ama çeviri berbat olunca okuyucu doğal olarak yanılıyor.
Yanıtla
7
2
Destekliyorum 
Bildir
İç içe geçmiş, karışmış, birbirinden dağınık ama kalbi toplayan bir kitap.Kronolojik olarak kitapta olduğu üzre bir karmaşa var ve kolay bir şekilde kendini ele vermeyen bir yapısı.
Kitap yazar tarafından defalarca baştan yazılmış ve en önemli kitabı olarak görmektedir.Dramatize edilmiş bir sosyoloji ile darma duman bir aile yapısını paye ediyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Scorpion4646 14.12.2009
Bu roman diğer romanlardan çok farklı.Romanı anlayabilmek için baya bi çabalamak gerekiyor.Basit anlaşılır bir roman değil.Anlaşılması güç yani...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
selahattin_ay 07.05.2009
yazar nobel ödüllüymüş.bu da en önemli romanı.birçok kişi “ hadi canım sende “diyordur eminim.
Bu romanda parçalanan bir aile var.herkesin başında da bir bela.
.”Yahu şunu doğru düzgün yazsana be adam,amma kafa karıştıyorsun.Anlattığın da ne ki sanki?” sorusunu kim bilir kaç kişi sormuştur yazara?
diyelim romanın konusunu anlamaya başladınız kitabın ortalarına doğru.bu sefer size keyif verecek garantisini de veremem.Modern şairlerin üstü kapalı ifadelerini seven,ne demek istiyor deyip bir şiiri tekrar tekrar okuyan kişilerin çoğu, bu romanı eninde sonunda az çok beğenecekler gibi geliyor bana.ama normal bir okur , bu romana katlanamaz herhalde.
ve hiçbir okurun yazara ve romana ısındığını sanmıyorum.
İlk bölüm 100 sayfa kadar.”zihinsel özürlünün aklından geçenler kağıda ancak bu kadar aktarılır” demek istiyor yazar bize belki de. Yer yer yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz,kimine hoş,kimine boş gelen cümleler istemediğiniz kadar.(Aklıma nedense t.s.eliot’un şiirleri geldi.)bu bölümde yoğun bir sis var.
(demek kurt dumanlı havayı sever)
İkinci bölümü üniversiteye giden oğul anlatıyor.burada da karmaşık bir anlatım var ama ilk bölümdekinden daha az.”içinde kimseyle paylaşamayacağı yoğun duygular taşıyan bir gençten , kendisini anlaşılır cümlelerle ifade etmesini nasıl beklersiniz ki” mi demek istiyor bize yazar bu bölümde. sis yavaş yavaş dağılmaya başlıyor ama.
bundan sonra –yani kitabın yarısını geçince- yazar anlaşılır bir dil kullanmaya başlıyor artık.
Üçüncü bölümü üçüncü oğul anlatıyor. Neredeyse dünyadan elini eteğini çekmiş anasına, kendisini kuzu gibi gösteren kurt demiyelim de hayata tutunmaya çalışan bir i…..
Artık sis kalktı.
Dikbaşlılığı marifet sayan ahlaksız kızlar,elinden bir şey gelmeyen bir ana,alkolik bir baba, artık ailenin bir parçası olmuş zenci hizmetçiler,maddi sıkıntılar…of ki of…( bu kişilere ait özellikleri şimdi söylediğime dua edin.yoksa bu özelliklerini kimbilir hangi sayfada , belli belirsiz söylendiğine şaşarsınız.yazar bu gıcıklığı niye yapar,anlamam?)
bir de yazarın ,olaylar karşısındaki duygusuzluğu mu desem tarafsızlığı mı desem okuyucuda bir hissizlik uyandırıyor.romandaki kişilerin dertleriyle dertlenemiyorsunuz, ağlanacak hallerine ağlayamıyorsunuz.taş kesiliyorsunuz.heykel gibi..ama üstünüzde bir ağırlık,bir sıkıntı,sormayın gitsin.nasıl bir anlatım tarzıysa artık kalben,fikren romandan uzaklaşıyorsunuz.yine de romanın lanet havası,kokusu belli bir süre üstünüze bulaşıyor.
Rahatsız oluyorsunuz.
Mantığınız ,meraktan başka herşeye benzeyen o uyuklayan merakınızı son bir gayretle dürtüklüyor :
“şşşşt,kendine gel,sona yaklaştık , ne olacak dur bakalım”
Dördüncü bölümü yazar anlatıyor.
Kısa bir süre sonra da bitiyor.oh be,kurtuldum,diyorsunuz.üstünüzde acaip bir tatsızlık…

Son bir şey söyleyim :
Türkiye’de bir yazar böyle bir roman yazsaydı,ömrü boyunca yayınlatacak bir yayıncı bulamazdı herhalde.sebebini öğrenmeye gitse alacağı cevap aşağı yukarı şöyle bir şey olurdu :
Önce eski usta yazarları bol bol oku,hikaye anlatmasını ,yazmasını öğren…!
Ne tuhaf di mi? Ama orada bir yazar buna benzer bir düzine roman yazıyor.ve koskoca nobeli alıyor.(diğer roman yorumlarına da bakarak söylüyorum
Yanıtla
7
6
Destekliyorum  1
Bildir
KY-659562 01.04.2009
Romanın kahramanı Beny’nin hayatının anlatıldığı kitapta olaylar biraz karışık verilmiş. Ama karışık olmasına rağmen anlamada sıkıntı yaşamıyorsunuz. Roman benim olduğu gibi okuyan herkesin ilgisini çekebilecek bir eser
Yanıtla
2
7
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
mustafakoray 10.07.2008
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar William Faulkner'in 1929 yılında basılan üç yılda beş defa yeniden yazarak hazırladığı dördüncü romanıdır.

Ses ve Öfke, bilinç akışı tekniğinin en iyi örneklerinden biridir. Romanda olay örgüsü karmaşıktır; ayrı parçalar ayrı zaman dilimlerine aittir, genel bir bakışla romanın sondan başa doğru olduğu söylenebilir. Kitap dört bölümden oluşmaktadır; ilk bölüm zihinsel özürlü olan olan Benjy nin ağzından anlatılmıştır, ikinci bölüm ise Benjy'nin kardeşi Quentin'in intihar ettiği gün aklından geçenlerden oluşmaktadir, üçüncü bölümde 6 Nisan'da olanlar diğer erkek kardeş Jason'ın ağzından anlatılmıştır, dördüncü bölüm ise her şeyi bilen hikayeci tarafından anlatılmıştır. ilk iki bölümde şimdiki zaman için geçmiş zaman kullanılır ve diğer bölümlere göre okuyucuyu yorucudur.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Bülent Sürme 01.06.2008
çoğu klasik yapıtın olduğu gibi bu kitabın da zor bölümleri mevcut. Benjy bölümünde epey zorlandıktan sonra kitabın kalanı çok güzel yazılmış. Hatta Quentin bölümü yazıp duvara asacağınız epigraflarla dolu. ilk bölüm çok edilgen Benjy yaşadıklarını hiç duygu katmadan nesnel ve başkasının başından geçer gibi anlatıyor. Quentin idealist ve gururlu. Jason'u ise sevmemiştim içten pazarlıklı güç ve para düşkünü. Para çaldığı ve Benjy'i hadım ettirdiği için hikayenin sonunda başına gelenleri hakediyor.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
KY-491553 10.12.2007
İnsanı herşeyi üstünde tutan nobelli yazar ve onun beş kez yazdığı unutulmaz eseri
Yanıtla
4
6
Destekliyorum 
Bildir
Her ne kadar kitabın arka kapağında 'yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman' yazsa da bu kitap bence bu değerlendirmeyi hak etmiyor. Tamamen bir film senaryosu havasında yazılmış. Akıcılıktan çok çok uzak. Hiç bir şekilde çok çarpıcı bir konusu yok. Bitirmeyi de başaramadım. Arka kapağına kanmamanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
12
17
Destekliyorum 
Bildir