125Yorum
coldbreeze
Kitapkurdu
29.09.2008
kitabı okuyalı uzun süre geçti ama unutulmayan bir kitap ki bir çok farkındalık kazanmama yardımcı oldu. tavsiye ediyorum.
Yasemin Karakaya
Kitapkurdu
03.09.2008
Dili çok akıcı , insan okurken hiç sıkılmıyor . Bir sonraki sayfada ne olacak diye beklediğim , hiç bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum bir kitap .<br /><br />Görünüşte Julius hastaydı ama kendi hastalığı tedavi edilirken Phillip'e de çok şey öğretti .
KY-145560
02.08.2008
Muhteşem bir grup terapi süreci romanı! Romandaki terapi süreçleri, kişilerin terapi sonunda aldıkları yol ve vardıkları nokta... Gerçekten tıpkı grup terapi sürecinin gibi duru, açık ve kurgusunun içinde gerçek duyguları hissettiren bir roman.
KY-543674
01.08.2008
her insanın içinde kendinden bi parça bulabildiği sayılı eserlerden biri. felsefe ve psikolojiye meraklıysanız okumanızı öneririm.
yukoo
Kitapkurdu
15.07.2008
irivin yalom un çok farklı ve akıcı güzel kitaplarından yalnızca biri...Arkadaş tavsiyesiyle okuduğum oldukça zevk aldığım ve terapilerin insan üzerindeki etkisini etkili biçimde anlatan güzel bir kitap ayrıca bu etkilerinin yanında bize Schopenhauer'ide anlatan güzel bir kitap ....
memet291
09.05.2008
Yalomun bu kitabını herkese tavsiye ederim.
memoryremainss
Kitapkurdu
11.04.2008
yine güzel ve mutlaka okunması gereken bir Yalom eseri.
ahmetur
Kitapkurdu
11.04.2008
Bu Irvin Yalom'un okuduğum ilk kitabı, Psikolog bir arkadaşımın tavsiyesi ile aldım. Kitap Psikoloji ile Felsefe'yi birleştirmiş. Sadece Felsefe'den bahsedilen bölümler biraz sıkıcı olsa da genel olarak kitap akıcı ve sürüleyici. Bu kitap üzerinde tartşılması gereken çok fazla mesaj veriyor. Ama bana göre en önemli mesaj kitabın adında saklı.<br />Ben bu kitaptan ve Irvin Yalom'un tarzından gerçekten çok ekilendim ve diğer kitaplarını da alıp okumayı düşünüyorum.
gokceasa
20.02.2008
Bu kitabı alacağım inşaallah yalom'un divan ve nietzhse ağladığında kitaplarındaki tadı bulabilirim...
koksalca
18.02.2008
daha kitabı bitirmedim fakat şöyle bir eleştirim olacak. kelime hataları ve anlatım bozuklukları ile karşılaştım.bu biraz kitabı okuyan için şevk kırıcı olabiliyor.
ftmtncl
12.02.2008
psikoloji kitaplarını sevenler ve mesleği psikolojik danışman olanlar için çok hoş bir kitap
anisiz
22.01.2008
hayatıma yön veren kitaplardan biri diyebilirim, her ne kadar felsefe ve de psikolojiyle ilgilenmesem de kitap harika bir tadda devam ediyor
turan bektaş
11.01.2008
psikolojik danışmanlık öğrencisiyim. bu kitabı okuyalı fazla olmadı. yalom un ilk gurup terapisi kitabı. ve ilginç hikayelerle dolu.çok akıcı ve gerçek.
Esen Türker
Kitapkurdu
03.01.2008
Felsefe ve psikolojiyi seviyorsanız şayet bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Yalom' un çok akıcı, duru ve sade bir dili var. Okuyucuyu hiç sıkmıyor. Felsefe ve psikoloji arasında geçişler çok iyi. İki alanı birbirine zincirleyen, sorgulayan etkileyici bir kitap.
anastasia
26.12.2007
Irvin Yalom, terapi sürecini roman tadında anlatmış. Psikoloji ile yakından ilgilenenler değil, herkesin zevkle okuyacağı bir kitap...
merzer
14.12.2007
diğer kitaplar kadar olmasada cekici bir kitap. hem psikoloji lanında okuyan calışan bireylerin faydalanacagı bir kitap iken bu lanla ilgisi olmayanların da akıcı bir roman tadında okuyacakları bir kitap tavsiye edilir:)
alperenkartal
20.11.2007
Grup terapisini derinlemesine irdelerken insansevmez ve kötümser filozof Shopenhauer'ın hayat öyküsünü (etkileyici bir yaşam öyküsü ve neden kötümser olduğunu çok iyi kavrıyorsunuz) ve ölüm gerçeğini yadsımamanın gerekliliğini bizlere yalın bir dille aktarıyor.
Bir grup insanın kalplerini sonuna kadar açıp,üzüntülerini,takıntılarını ,ruhlarının en karanlık kuytularını grup arkadaşlarından sakınmadan sorgulamaları beni çok etkiledi.Okurken beni çarptı ve herkesin kendisiyle ve ölümle yüzleşmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha tüm çıplaklığıyla gösterdi.

Tavsiye edilir....
Berrin GÜNDOĞDU
Kitapkurdu
07.09.2007
Nietzsche Ağladığında adlı romanına kıyasla daha az hareket, daha az heyecan, daha az merak uyandırma, daha fazla öngörünürlük var. Kitabı, bir roman olarak değil de; bilimsel veya akademik bir materyal olacak tarzda hazırlanmış, bir grubun psikoterapilerinde yaşanan fikir teatileri, tartışmaları, beyin fırtınası olarak kabul ederseniz, daha fazla şey alabilirsiniz.
DarkSense
Kitapkurdu
03.07.2007
Yazarın ismini "Nietzche Ağladığında" adlı eser ile duymuştum, ancak hiç okuma fırsatını bulamadım. Schopenhauer'un nerdeyse dilimize çevrilen tüm kitapalarını okudum. Schopenhauer Tedavisi adına sahip bir roman görünce de hemen okumak istedim. Tek kelimeyle muhteşem bir eser. Herşeyden önce nihilizmin babası olan Schopenhauer'in hayatı ve yaşamındaki anektodlar çok güzel bir şekilde anlatılmış.Bu kısımlar romanın aralarına serpiştirilmiş ve eseri dahada zenginleştirmiş. Diğer kitaplarda bulamıyacağınız cinsten detaya girilmiş. Diğer yandan bu eser aslında bir roman ve roman olarakta çok akıcı. Roman, grup terapisiyle ilgili aslında. Freudcu psikoterapiye eleştrilerde mevcut. Okunduğunda görüleceği gibi romanda, Schopenhauer filozof olduğu kadar psikoterapinin kurucusu olduğuda ön plana çıkarılmakta. Bence bu ekol Nietzche gibi dahi bir filozofu ve Carl Gustav Jung gibi büyük bir psikoanalizciyi yetiştirmiştir. Bahsettiğim iki büyük şahsiyet Schopenhauer'den etkilendiklerini eserlerinde sıklıkla dile getirirler. Batı toplumunun hezeyanına farklı bir bakış açısı getiren bu düşünce sistemine kısmende olsa değinilmiştir. Evrensel bi ahlak yasasının olmadığını savunan Schopenhauer, ahlakı red eden bir tutum sergilememktedir. Sadece insanın kendi benliklerine zulüm etmemek adına bazı hayvani duyguların ve nefsi aldatmacaların farkına varbilmesini öğütlemiştir. Bu öğütlerde çoğu toplumda ortak olan ahlak yasalarının içeriğini oluşturmaktadır aslında. Burada ilginç bir ironi sözkonusudur. Bu bakımdan Schopenhauer'in dünya hayatıyla görüşleri doğu felsefesiyle bilhassa budizmle önemi ölçüde örtüşmekteir. Bundandır ki köpeğine "Atman" ismini vermiştir. Roman hakkındaki düşüncelerime dönersek, Schopenhauer'e ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünmekteyim.
salih182000
11.06.2007
Usta terapist Irvin Yalom'dan dünyanın ilk gerçek grup terapisi romanı,iki insanın anlam arayışının büyüleyici hikayesi. Şu ya da bu zamanda hepimiz ölüm karşısında ne yapacağımızı merak etmişizdir. Her zaman ki sağlık kontrolünden sonra birden kendi ölümlülüğüyle karşılaşan saygın psikoterapist Julius Hertzfeld'de hayatını ve o ana kadar yaptığı çalışmalarını gözden geçirmeye başlar. Hastalarının yaşamlarında kalıcı bir farklılık yaratabilmiş midir? Daha bilge ve olgun birisi olarak onları kurtarabilecek midir? Julius eski hastası Philip Slate'i arayıp bulur. Philip için insanlarla ilişki kurmanın tek yolu sayısız kadınla yaşadığı cinsel deneyimlerdi ve Julius'un uyguladığı terapisi de bunu değiştirememişti. Şimdi ise Philip kötümser ve insdansevmez filozof Arthur Schopenhauer'i okuyarak kendisini iyileştirdiğini iddiaetmektedir. Ve hep olageldiği gibi kendini beğenmiş, diğer insanları umursamayan, kendi içine gömülmüş Philip gerçekten de ustası Schopenhauer'i anımsatmaktadır. Julius ve Philip en sonunda Faustvari bir pazarlık yaparlar. Philip, Julius'a Schopenhauer öğretecek, buna karşılık da Julius Philip'i terapi grubuna alıp insanlarla ilişki kurma yeteneklerini geliştirmeye çalışacaktır. Arayış peşindeki bu iki insan acaba birbirlerinin hayatlarını nasıl etkileyecektir?... Irvin Yalom bu son Romanında Schopenhauer'ın psikolojik hayatının gerçek hikatesini zarif bir biçimde Romanına dahil ederek felsefe ve hayatı sorguluyor..... İyi Okumalar....