En Uzun Gece Hakkındaki Yorumlar

q6Lii 11.10.2005

Ahmet Altan'ın "Yalnızlığın Özel Tarihi"nden sonra okuduğum ikinci romanı.Yazara karşı duyulan tüm önyargı ve olumsuz eleştiriler bu kitapla son bulur herhalde.Çünkü kitap gerçekten de, ben bir sanat eseriyim diyor.Okurken sadece gözlerimize değil, kalbimizin derinliklerinde varlığını hissettiğimiz aşk duygularımıza da hitab ediyor.Başarılı tasvirler ve akıcı bir üslupla süslenmiş mükemmel bir anlatım.Okurken kendinizi dünya yaşamından kopmuş, sayfaların derinliklerine yolculuk yaparken buluyorsunuz.Çünkü o sayfalarda anlatılanlar sizlere dünya yaşamının monotonluğundan uzaklaşma fırsatı tanıyor.Ve kitap bitince kendinizi uyanmak istemeyeceğiniz bir rüyadan uyanmış gibi buluyorsunuz.
Yazar dediğin eserleriyle okuyucunun kalbine temas etmeli, orada olup bitenlerden uzaktan da olsa haberdar olmalı ve eserlerini buna göre ortaya koymalıdır.Ahmet Altan, "En Uzun Gece" ile bu söylediklerimi tamamen gerçekleştirmiş.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Karalaca 09.10.2005
Bir kadın ve bir erkek arasındaki aşkın, ihanetin, tutkunun, bağlılığın, yalanın, vazgeçilmezliğin hikayesi... Okurken kendinizi de onlardan biri göreceğiniz, kadının aşkın yanında hissettiği beklentisiz sevginin de yüreğinize işleyeceği, kayıpların sizin de içinizi parçalayacağı bir hikaye... Onların masalı... Ama böyle bir sonu hak etmeyen bir masal...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-40655 01.10.2005
Ahmet Altan kesinlikle okumam diyen kişilere bile tavsiye edebileceğim bir kitap.Bu kitabı lütfen okuyunuz.
Ön planda kadın-erkek ilişkisinin hastalıklı halleri arka planda Kürt sorununun anlatıldığı bir kitap.Kitap bittiğinde keşke doğu ile ilgili sorunlar biraz daha anlatılabilseydi (başka bir kaynaktan okuduğum bilgiye göre yazar bu kitabı yazmadan önce bölgeye sık sık gidip gelmiş ve araştırmalar yapmış) en az baş karakterlerin duyguları kadar diye düşündüm.Yinede çok beğenerek okudum;oldukça sürükleyici,sürprizlerle dolu.Ama hala sonu böyle bitmeseydi demekten kendimi alamıyorum.
Yanıtla
34
7
Destekliyorum 
Bildir
nehirsel 16.09.2005
Kadının ve erkeğin iç seslerinin yansıtılması.Yaşamda kaybedildiğinde, çağırılmayacak,çağırılsada geri gelmeyecek değerlerin,düşüncelerdeki yorumları.Bir insanın yokluğunun bütün dünyayı bomboş yapması... Düşünceyle yaşam arasında kurulan bağdan kopmanın imkansızlığı, yaşadığı ortamdan kopmak, düşüncelerden koparmıyor insanı. Bir masalın başlangıcından sonuna dek kendi masalıyla yaşadığı etkileşim yada çelişkilerin sorgulanması.Her yaşam bitimli her masal gibi. Ama bu masal böyle bitmemeliydi...
Yanıtla
14
3
Destekliyorum 
Bildir