Ahmet Ümit'in araştırmacı ruhunu çok güzel anlattığı kitaplarından biri.Ayrıca kitaptan yazarı ne kadar dolu bir insan olduğu da çok rahat anlaşılıyor. Bence Patasana'dan sonra en güzel romanı. <br /><br />Ama Malik'in o kadar pis işlerle uğraştıktan sonra imana gelmesi bana biraz saçma geldi. Yine de çok güzel bir polisiye. Ahmet Ümit bence Agatha Christie'den iyi yazıyor. Tebrik ediyorum kendisini.
kitap güzel... başkomser nevzat , komser ali ve komser zeynep in ilk romanı... bu muhteşem üçlü: agatha nın anahtarı(çıplak ayaklıydı gece), şeytan ayrıntıda gizlidir ve bu kitapta varlar...bir de iki çizgiromanda: çiçekçinin ölümü ve tapınak fahişeleri...
kitabın girişini çok seviyorum... tam bizim polisleri anlatıyor...küfürler falan... hani sıkıldığımız amerikan filmleri furyasından değil... konusuda karakterleri de süper...
dili zaten sade...kolay anlaşılır...kapağı etkileyici...
ama şunu belirmeliyim ki ; ahmet ümit her zaman yaptığı yanlışı bu kitabında da yapıyor... katil kitapta üzerinden geçilen karakterlerden biri çıkıyor... katili öğrendiğinizde biraz hayalkırıklığına uğratıyor... çünkü okuyorsunuz ve bir süpriz bekliyorsunuz kitaptan...
ama yine de çok çok iyi...
ahmet ümit ''insan ruhunun haritası'' gibi edebi şeylerle uğraşacağına başkomser nevzat ın polisyelerini yazmalı...başkomseri dizi haline getirip; sanki toplumu eğitmek kendisine düşmüş gibi sosyal mesaj vermeye kalkışmamalı...(atv deki diziden bahsediyorum...trt deki; çetin tekindor ve nejat işler in oynadığı şeytan ayrıntıda gizlidir iyiydi...)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez Ahmet Ümit okuyorum . Çok etkilediğimi belirtmek isterim .Uzun zamandır bu kadar sürükleyici ve okuru kitapı elinden bıraktırmayacak kadar etkileyen bir kalem okumamıştım
kitabın sonuna kadar katilin kim olduğunu anlayamıyorsunuz.insanın sürekli kafası karışıyor.sonunu çok değişik bağlamış.çok heyecanlı ve sürükleyici.sabırsızlıkla okudum.tavsiye ederim.
Kavim'i okurken sadece polisiye bir roman okumuyorsunuz. Kendi topraklarınızda, kendi coğrafyanızda çok farklı kültür ve uygarlıkların birer mozaik oluşturduğu kültürel zenginliği de görüp anlıyorsunuz. Çok ciddi bir araştırma yapıldığını düşünüyorum kitabı okurken...Çünkü Hıristiyanlık, Yahudilik, Suryanilik gibi dinsel ritüeller kitabın ve kitapta işlenen bir dizi cinayetin altyapısını oluşturuyor...Genel olarak kitabın kurgusu muhteşem...bir dizi cinayeti aydınlatmaya çalışırken, o cinayetin izini süren teşkilatın da yapısını, yaşanan çarpıklıkları, didişmeleri,çekişmeleri gözler önüne seriyor. Bu arada cinayeti çözmeye çalışan Başkomiser Nevzat'ın da mesleği ve gündelik yaşantısı hakkında bilgiler ediniyoruz ve mesleğinin üzerinde yarattığı psikolojik gerginlik ve sıkıntı yüzünden sevdiği kadının gidişine dur deme cesaretini bile gösteremediğini...çelişkiler duygusal karışıklıklar yaşadığını, mesleğini çok sevdiğini ama mesleğe ilk başladığı günkü gibi heyecan duymadığını, sadece olgunlaştığını ve mesleğine sadakatle devam ettiğini, yardımcılara Ali ve Zeynep'i de bir baba şefkatiyle sevdiğini görüyoruz... Cinayetler çözülmeye çalışılırken karşımıza kısmen de olsa PKK gerçeği de çıkar...Orda yaşananlar aslında çoğu zaman kimsenin bilmediği sümen altı yapılmış olaylardır...ve hepsinin de kendine göre gerçeklik payı vardır. Bunu en güzel PKK itirafçısı Bingölü Kadir öldürüldüğünde şu şekilde açıklar:"...Haksızlıklara isyanla başlayan, öfkeyle şiddetle büyüyen, korku ve pişmanlıkla dolu bir öykü...diye bitirir düşüncelerini... Teşkilattan sevdiği ve güvendiği amiri Cengiz'in de olayların örgüsü ilerledikçe kirli işler ve cinayetlerle bağlantılı olduğunu gördüğünde hiç şaşırmaz ve şöyle düşünür:"Kömür taşıyanlar mutlaka kirlenir" ama bu onu haklı gördüğü için değil, sadece teşkilatın yapısını ortaya koymak için yaptığı bir tespit... ...veee adaleti sağlamak uğruna bildiği gerçeklerden ve araştırmalardan vazgeçmeyen, bu konuda kendisine yardım eden iki genç ve dinamik yardımcısı Ali ve Zeynep'le en sıkıntılı koşullarda bile büyük fedakarlıklarla çalışan Başkomiser Nevzat ve çözülmeye başladığı sanıldıkça karmaşıklaşan cinayetler dizisi, PKK bağlantısı, kaçakçılık, milliyetçilik gibi olguların çok güzel işlendiği muhteşem bir roman... Ben bu kitabı büyük bir merak ve heyevanla okudum ve 2 günde bitirdim...Okudukça merakınızı artıran garip ve sürpriz olaylarla dolu bir kitap...Asla sıkmıyor, ama kitap boyunca ve cinayetlerin çözüm aşamasında her yeni bilgi insanı şaşırtıyor ve katil kim? sorusunu sorduruyor size... Okumak büyük bir keyifdi diyorum son olarak...
ahmet ümitin en güzel kitaplarından biri.kurgusu harika ve akıcı sıkmayan bir anlatımı var.zevkle okuyacağınız bir polisiye roman olmasının dışında suryanilik hakkındada bilgi edinebileceğiniz güzel bir kitap.herkese tavsiye ederim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Ümit severlerin mutlaka alıp okuması gereken bir kitap..tasvirler ve olay yeri anlatımları yine çok başarılı..sanki cinayetleri komiser nevzatla birlikte çözüyormuşsunuz hissi veriyor insana..Sadece finali 3-5 sayfa daha uzun olabilirmiş gibi geldi bana..
ustanın elinden çıktığı belli bir bakıyorsunuz beyoğlunda kalabalığın içinde yürüyorsunuz , bir bakıyorsunuz o süryani kilisesinin içindesiniz, bir bakıyorsunuz burnunuzda şapelin içinde yakılan tütsünün kokusu.cinayetin işlendiği o eski evin taban döşemeleri siyah beyaz iri taşlarla döşenmiş eski tarz koltuklar ve ortada küçük bir halı döşemeler koltukların kenarlarından görünüyor.Ahmet ümit bunları yaşatmasını biliyor.kurguda iyi olunca çok etkileyici şey çıkyor ortaya.üstelik benim kitabı okuduğum dönemde bir de rahip santaro cinayeti vardı türkiyenin gündeminde bundan dolayı beni çok etkileyen bir roman oldu.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitabı Beyoğlu Rapsodisiyle karşılaştırmaya kalkmayın çok büyük hayal kırıklığına uğrarsınız.Zaten karşılaştırmaya gerekte yok.Beyoğlu Rapsodisi arkadaşlık teması üzerinde cinayetlerle ilgilendiren bir kitapken,burada konu adalet.. Ahmet Ümit'in kalemine,üslubuna verdiği mesajlara diyecek hiçbir sözüm olamaz. (sadece benim değil kimsenin olamaz!) Olaylar yine her zamanki gibi çok sürükleyici ve açık anlatılmış..İnsan kesinlikle zorlanmıyor.Ama bazı yerlerde 'hadi artık çıksın şu katil de görelim' denileceği kesin. Ayrıca dikkatimi çeken bir nokta..Kitapta okuyucuya katili tahmin etme fırsatı verilmemiş.Bu da bir cinayet romanı için büyük bir kayıp olsa gerek.. Ne olursa olsun AHMET ÜMİT hayranlarını memnun edicek bir kitap daha var karşımızda ee almadan olmaz! ;)
Yazarın el izi aynı. Yani kurgu güzel. Kahramanlar yerli yerinde. Akıcı bir dil. Tasvirler derin ve etkileyici. Ama bu kitabı okuduktan sonra içimi rahatsız eden bir his kapladı. Önceleri ne olduğunu pek çıkaramadım. Sonrasında gözlerimi kapatıp kitap üzerine düşündüğümde yazarın bir öğretmen edasıyla tahtaya geçip beni de karşısına alarak onun öğrencisiymişim gibi fırsat bu fırsat Hıristiyanlık üzerine şunu da bildiğimi görsünler, bunu da anlatayım, şurayı da bilmezlerse bu dersi görmenin bir manası yok diyormuş gibi geldi bana. Okuyucunun düşünmesine hiç fırsat vermemecesine, tek taraflı monolog şeklinde bir yaklaşım sergilenmiş. Rahatsız oldum, garipsedim doğrusu.
bu kavım benım ahmet umıtle ılgılı okudugum ılk kıtabıydı.kıtabın konusu oldukca ılgımı gectı.kıtabın son 163 kalana dek normal bır sekılde okudum ancak son163 sayfada duraksamadan okudum cok gusel bır sekılde bıttı kıtap.bundan sonra ahmet umutunde kıtaplarını okumaya baslıycam.kavımı okumayanlar ıcın mutlaka okumalarını onerırım
konusu gereği gerçekten değişik bilgilere yer verilen romanda, son her ne kadar tahmin edilebilir olsa da güzel kotarılmış..<br />gereğinden uzun süren son kısmın insanda uyandırdığı sürpriz beklentisi ve heyecan beklenen sonu daha etkileyici kılıyor..<br />ahmet ümitin konuşur tarzdaki anlatımı, doğal betimlemeleri sayesinde sürükleyiciliği iyice ivme kazanan roman belki beyoğlu rapsodisi gibi bizim kültürümüzü vurgulamıyor ama polisiye bir romanda olması gerekenden fazla içerdiği bilgi ve sade edebiyatıyla türü sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.<br />
Ahmet ümitin bir numaralı romanıdır bence 2. si ise beyoğlu rapsodisi bunlar bir dehşet ya. resmen vahşet. yani çok çok çok güzel ya. olamaz böyle bi şey. okumanızı şiddetle tavsiye ederim...
"Kavim" çok güzel yazılmış sürükleyici bir polisiye roman.<br />Süryanilik hakkında aktarılaran bilgiler ile romana daha bir gercekci hava verilmiş. Karakterler, mekanlar güzel anlatım sayesinde gözünüzün önünde canlanıyor. Kurgu oldukça iyi.<br /><br />Sonuna kadar kitabı büyük bir merakla okuyacağınızdan eminim. Bence iyi bir polisiye filmi olur.
Ahmet Ümit'i Sis ve Gece romanıyla tanıdım... bu romanın da çok güzel olduğunu bilerek almıştım zaten... 2 günde bitirdim... Sis ve Gece'den daha güzel,daha etkileyici ve derindi... yazarın hayran olunası üslubu,eserin didaktik yapısı,karakterleri derinlemesine hissettirmeyi becerebilmesi bu kitabı mükemmel tabiriyle yorumlamak için yeterli... Ahmet Ümit gibi bir yazara sahip olduğumuz için gurur duyuyorum... diğer eserlerini de listeme aldım okuyacağım... bu arada asıl filmi çekilmesi gereken eser bu bence... Sis ve Gece'nin filminde,romanda aldığım tadı alamamıştım... yani tatmin olamadım... sözün özü ; kesinlikle kusursuz ve harika bir kitap,herkese tavsiye ediyorum...
son sayfayı okuyup kıtabı elımden bırakır bırakmaz kitapyurduna yorum yapmak istedim.şu an hala kitabın etkisindeyim.mükemmeldi tek kelimeyle.başından beri masum görünen, hiç ama hiç tahmin edemeyeceğim kişi katil çıktı ve bu beni çok şaşırttı.ayrıca kitabın ortalarında çıkan katılde gerçekte aranan katıl degıl..tamamen süprizlerle dolu bir kurgu.olayların birbirine bağlanışı enfes.son sayfalarına kadar temposu eksılmıyor romanın.olayların oluşumu hep şaşırtı beni.aslında kitap okadar hayatın içinden olmuşki; karakterler arasında geçen dıologlar günlük konuşmalar kadar inandırıcı, mekan tasvirleri,kentin,trafiğim,adaletin eksik yönlerinede az da olsa gönderme yapmiş yazar..okurken hırıstıyanlık hakkında da bilgiler edinebilyorsunuz .Ahmet Ümite gelince tanıdıgım bırının tavsıyesıyle, ilk defa bir türk yazarından polisiye cınayet tarzı bır roman okudum ve beni şaşırttı diyebılırım..grange den başkası benı bu kadar etkılyecegını sanmazdım doğrusu.tebrik etmek istiyorum Ahmet Ümiti edebiyatımıza böyle bir eser kazandırdıgı ve bızımde bu şekılde eserler yapabılecegımız gosterdıgı ıcın.okumayan arkadaşlar hala okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz inanın.