146Yorum
bayturx
29.04.2011
ali şeriati'nin tüm kitaplarındaki tesbitler gibi buda çok güzel ama belli kalıplara alışkın kafamızı bir tarafa bırakarak okumak lazım
muluturk
07.04.2011
Ali Şeriati'nin kitaplarında ilk sayfalar sıkabiliyor, konuya giriş yaptığı bölümler. Ama kitabı bitirdiğinizde ise bu sefer de kitap bu kadar kısa olmamalı diyorsunuz. Bence gayet güzel bir kitap.
Derindüşünce
01.04.2011
Eger kalıplarınızı bir kenera bırakabilirseniz ve oylece okuyabilir iseniz, bu kitap hayata farklı bakış açılarıyla bakma imkanı sağlayan ve mutlaka okunması gereken, kişisel gelişim kitaplarından biri olarak cıkıverir karsımıza. Sosyolog Ali şeriati'nin insanı sınırlandıran dört zindan betimlemesi oldukça ilgi çekici ve vaybe dedirtecek turden. Kitapta yazılmıs olanlar Ali seriatinin bir konferansında üniversitede gerceklestirigi konusmaya ait. Ve Prf Dr. Huseyin Hateminin gercekten iyi anlasılması adına emek ve caba sarfederek bizleri sunulmus bir cevrisi.

Tavsiye ediyorum. Mahrum kalmayınız.
M Hamza Alkan
Kitapkurdu
29.12.2010
İnsanın özgürleştikçe daha bağımlı olduğu gerçeğini müthiş bir hikayesel dille anlatan eser.Okunmalı.
KY-711829
22.11.2010
İnsanın dört zindanını (tarih, doğa, toplum ve "kendim") ve insanın bu zindanlardan nasıl kurtulacağını anlatan fikirler var. Fikirlerin çoğunun zaten Kur'an-ı Kerim'le örtüştüğünü göreceksiniz. İnsanın ufkunu genişletiyor.
mervekaya
17.11.2010
yolculuk sırasında elime aldım ve bir okuyuşta bitti. zaten çok ince bir kitaptı. tavsiye ederim. ali şeriati'ye başlamak isteyenler varsa bu kitapla başlasınlar
Veysel Zülfü Akarsu
Kitabı elinize aldığınızda incecik ama kapağını araladığınızda dopdolu olduğunu göreceksiniz...!
nicomedian41
11.10.2010
Gerçekten insana yeni bakışlar katan, en azından kendinizi sorgulamanızı sağlayan muhteşem bir eser.
ayasophia-ayasofya
02.10.2010
Okuduğum kitaplar arasında,okuyucuyu en yavaş ilerleten, bir konular bütünü olarak algıladığım kitap bir konferansın sessiz sıkıcılığında dışarı çıkmak isteyipte yerinde oturmaya mecbur kalınması gibi bir duygu uyandırdı bende...
Kemal Duran
23.09.2010
Farklı ve derin bir bakış açısı..
KY-402406
12.08.2010
Seriati'nin bir konusmasinin metni aslinda bu kitap.Insanin asmasi gereken dört zindana dikkat cekiyor Seriati.Hatta iddiasi o ki,günümüz insani ücünü zaten asmis halde ve lakin sonuncusunda hala mahpustur. Bu arada ceviriyi yapan Hüseyin Hatemi Hoca'nin da ellerinden öpmek gerek.Harika,akici bir tercümenin yanisira doyurucu,aciklayici dipnotlarla -haddimiz degilse de- takdiri hak ettigi kanaatindeyim.Sonsözü de kesinlikle okunmali. Seriati'nin diger eserleri gibi basta odaklanmakta sorun yasayabilirsiniz,fakat sizi sarinca birakin,o yolu göstersin.Kolayca sarmasi da cabasi. Konuyla alakali bu kadar yalin bir dille bu kadar kisa ve net bir analiz bulmaniz da mümkün degil sanirim.Mutlaka edininiz.
Evren Atak
Kitapkurdu
09.08.2010
Kitap benim , alışılagelmiş islamcı aydınlardan çok farklı bir düşünür ile tanışmamı sağladı.<br />yani vaaz verir gibi değil, neden sonuç ilişkisi içerisindeki olayları çözümleme çalışmaları ve avrupalı filozofların fikirlerine karşı çıkarak kendi savlarını en güvenilir kaynak ile açıklaması güvenilir ve çok değerli . <br />
gencakıncı
Hezarfen
26.07.2010
Okuğunuzda etkileneceksiniz.Gerçekten güzel tespitlerde bulunulmuş.ön görülerse harika
Hasan Kösmez
09.06.2010
yaratılış baksadı ve insana verilen özgür iradeyi anlatan herkesin kitaplığında bulunması gereken bir kitap
nezan_13
19.05.2010
insanların bu dört zindandan kurtulması sadece akıl ve bilim değil bunun yanında ilahi aşkıda bulunması gerektiğini anlatan güzel bir kitap
Abdullah Tosun
27.04.2010
Akıl ''beşeri'' insan yapan önemli bir ''araçtır.'' Bu önemli araç insanı beşerden de beter hale de getirebilir.(Esfeli safilin) Akıl tek başına hareket ettiğinde dünyayı zifiri zindanlara çevirir. Aklın öncelikli görevi nakıs olduğunun idrakine varmak ve gönlün kılavuzluğuna başvurmaktır. Bunu yap(a)mayan akıl sahibini yazarın bahsettiği zindanlarda bir ömür boyu süründürür. İşin enteresan tarafı insanı zindana düşüren de zindandan kurtaran da aklın kendisinin olması. Zindandan çıkaran akıl gönülle iş birliği kurmak zorunluluğunu akleden akıldır. Şurası muhakkak ki laf, kelime çoğaldıkça anlam muğlaklaşıyor, müphemleşiyor; yazar hacim olarak kısacık kitapta bir hayatın, ömrün amacını ve kurtuluşunu muştuluyor. Zaten sade ve yalın olan hayat ve insan ''sonradan'' kalabalıklaşıyor.
Kitap hakkıyla anlaşıldığında zindanlarımız saraya dönebilir. Bu da ancak yine yazarın hitam'ül misk olsun diye kitabın sonunu bağladığı ''aşk''la mümkün olabilecektir. Aşkı tatmayan, anlamayan akıl ''kör ve topaldır.'' Aklı munis bir binek, sonsuz mutluluğa eriştiren bir mürşit yapan da yine ''aşk''tır. Bugün aşkı ayağa düşüren de ''aşk''tan bîhaber olan kuru akıldan başkası değildir.
Kitap mutlaka okunmalı; okunmalı ki nice zatların, ''Allah bizi insan eyleye!'' niyazı hakkıyla anlaşılsın ve zaman kaybetmeden insan olmak için yollara düşülsün. Muhabbetle...
macunx
06.02.2010
insanın kendini hapsettiği ve içinde kıvrandığı yüksek duvarlı dört zindanı açık bir dille anlatan bu kitapta ali şeriati insanın kendi çizdiği sınırların farkına varmasını gayet iyi sağlıyor.
Göktürk Öztürk
30.01.2010
İnsanın kendi zindanlarını, yani iş, çevre, doğa ve düşünce alanında, bilmesine-tanımasına yönelik yazılmış muhteşem bir kitap, bir açılım. İpucunu yakalama açısından değerlendirilmesi gereken bir kitap.
weirdo
14.08.2009
dört zindanın yanında insan ve beşer arasındaki farkı çok iyi belirginleştiren ve anlamamızı sağlayan bir eser.
KY-96098
11.07.2009
Ali Şeraiti’nin düşünceleri hiçbir zaman tam olarak anlaşılamamış ve hatta çoğunlukla yanlış anlaşılmıştır. Aslında Şeriati’nin yapmak istediği de budur, silkelemek,bozguna uğratmak düşünceleri,tabuları,inançları. İlmi ve felsefi alt yapısı olmayan, kapalı anlatımlara ve teşbihlere aşina olmayan kimselerin Şeriati'nin eserlerindeki derinliği anlamaları olanaksızdır.
Şeriati’nin “insanın dört zindanı” isimli küçük hacimli eserine gelince söylenecek çok şey var/yok aslında. Eser, İnsanın tutsağı olduğu dört zindanı ve bu zindanlardan kaçış ve kurtuluş yollarını anlatıyor. Yazar, satır aralarına serpiştirilmiş büyük düşünce adamlarının, feylesofların ve yazarların ifadelerine/görüşlerine sık sık başvurarak ve onlara atıf yaparak içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş/renklendirmiştir. Keza doğu-batı düşüncesindeki farklılıklara da yer vermiş ve savunulan düşünceleri çok yönlü eleştiriye tabi tutarak nihayetinde cevabı da yine kendi vermiştir.
Çeviriye gelince, sayın Hatemi güzel bir tercüme yapmış, fakat eserin Türkçe’ye kazandırılmasında hem farsça hem de almanca baskısından yararlanıldığından olsa gerek, parantez içi açıklamalara çokça yer verilmiş. Bu da haliyle okuyucunun dikkatini zaman zaman dağıtan bir etken. Fakat burada, diller arasındaki anlam kaymalarını önlemek amacıyla yapılan bir zorunluluk söz konusu olduğu da göz ardı edilmemelidir. Mesela ben “ insan imek” diye bir fiil daha önce hiç duymadım fakat dipnotlarda gerekli açıklamalar yapılmış.
Sonuç olarak, bu küçük hacimli eser, Şeriati’ye bir mukaddime yapmak isteyen okurlar için iyi bir tercih olacaktır.
Şeriati, “beşer” den “insan” oluş yolundaki ummana kulaç atmış ve bir süre sonra gözden yitmiş yüce bir şahsiyettir…