Venedik'te Ölüm Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
emre89 22.05.2009
bu kitap nasıl ödül almış şaşırdım doğrusu. çok saçma bir kitap.100 sayfa olmasına rağmen 4 günde ancak bitirebildim.kimseye tavsiye etmem bu kitabı okumalarını.
Yanıtla
2
12
Destekliyorum 
Bildir
Sevil Koçak 05.08.2008
İnce bir kitap olmasına rağmen ilk başlarda oldukça sıkıldığım sonlarına doğru kendini açan,alışılmışın dışındaki aşkı bize sunan,bol tasvirli yine de okunmaya değer bir trajik öykü..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
ginza 03.01.2008
Son zamanlarda tesadüfen aşkı ve acısını çok güzel anlatan yazarları okuyorum. Ya da belki ben bahsedilenleri daha iyi anlıyorum. Ama bu kadar aykırı aşk hikayelerine arka arkaya denk gelmem mutlaka tesadüf. Bu kitabın filmi de vardı-ben tamamını seyretmedim ama yaşlı ve hasta bir adamın genç ve güzel bir erkek çocuğa olan tutkusunu anlattığını hatırlıyorum. Thomas Mann en hüzünlü olayları bile biraz sivri ve alaycı bir dille anlatıyor ama bu kitap hakikaten muhteşem. Kısa bir öyküye bu kadar felsefenin, böyle akla ziyan bir aşk hikayesiyle sığdırılması ilginç. Okuduğum usta yazarların kitaplarında ister kadın olsun ister erkek, 20 yaşında veya 80 yaşında, ister karşı cinse aşık olsun ister hemcinsine, aşık olanı anlıyorum ve yaşadıklarını yadırgamıyorum, acı çekiyorsa onun kadar üzülüyorum. Dünyada bir kaç duygu var galiba, aslında hepimizin yaşadıkları aynı. Kahramanlar değişiyor. Okunası bir kitap.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Erdem Simşek 29.06.2007
Orta yaşın üzerinde bir yazarın ergenlik çağında bir oğlana platonik aşkı diye kestirmeden tanımlayabileceğimiz bir roman.Başladığımda çok sıkılacağımı düşündüm ama 2. bölümden sonra kitap gitgide güzelleşti.eşcinsel bir durum sözkonusu kitapta ama eşcinsellik olumlu veya olumsuz eleştirilmiyor,irdelenmiyor ve hatta cinselliğe vurgu da minimum düzeyde.daha çok oğlanın tanrısal güzelliği ile adamın içsel hazzı sözkonusu.adam sürekli izliyor oğlanı,izledkçe de oğlan her şeyiyle,bedeniyle,hareketleriyle adamın içine işliyor.en büyük korkusu oğlanın(kitapta sıklıkla çocuk olarak bahsediliyor) bir gün kaldıkları otelden ayrılması.bir başka nokta da oğlanla adamın tek bir tebessüm ve bakışmalar dışında hiç diyaloğunun olmaması.yani thomas mann öyle bir roman yazmış ki;cinsellik vurgusu olmadan,eşcinsel eleştirisi olmadan,diyalog olmadan bir oğlana aşık olan bir adamın hikayesini yazmış.eldeki veriler buyken daha iyisi yazılamaz diye düşünüyor insan.bir şeylerden kısmak başka şeylerde yoğunlaşmayı sağlamış tabii.Thomas Mann'da ince ve yoğun bir kitap yazmış sonuçta.Çok kişiye sıkıcı gelebilir ama ben çok beğendim kitabı.finali de bence süper olmuş.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Marek 15.06.2007
Bu kitap, orta sınıftan bir entellektüelin, geç yaş bunalımlarının bir anlatımı değildir. Öyle görmesi bedavadır ama Venedik'te Ölüm'ün verebileceği tüm hazları kaybetmek gibi bir bedeli vardır. Alman yazar Aschenbach'ın penceresinden, yaşamdaki anlam kaybının yarattığı boşlukta; ideal ve tanrısal güzelliği keşfetmeyi, bu güzelliğe aşkla farklı bir anlam bulmayı gözlemleriz. Bu kişisel değişim süreci, öyle yalın ve ustaca betimlenmiştir ve sonunda ölümle öyle hoşça bir koşutluğa bağlanmıştır ki "Venedik'te Ölüm" novellaların en devleri arasında sayılmıştır. Ayrıca Visconti gibi bir sinema ustası tarafından, 1971'de sinemaya uyarlanmış; bir edebiyat başyapıtı oluşunun yanısıra, bir sinema basyapıtı haline de gelmiştir.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum 
Bildir
jeanpardaillan 17.04.2007
İnce bir kitap bir aksamda okuyabilirsiniz.
Betimlemeleri çok uzun, bazen sıkıcı olabiliyor.Islenen konu ile anlatmak istenilen cok ustu kapalı bir sekilde belirtilmiş.Gereksiz ayrıntılar çok.Yazarın iç dünyasının karmaşıklıgı okurken sizi yorabilir.
Yanıtla
4
6
Destekliyorum 
Bildir