Yaban Bütün Eserleri 1
Yaban Bütün Eserleri 1

Kitapyurdu Fiyatı: 270,08TL

Ürüne Git
1231Yorum
mduran
Kitapkurdu
Köyü işgal eden Yunan Subayı’nın “Siz Türkler, dövüşmekten başka bir şey bilmez misiniz?” diye hakaret dolu sorusunu cevapsız bırakarak bizi bir daha şaşırtır. Halbuki bakınız bu kolay soruya Nihat Sami Banarlı ne güzel bir cevap veriyor:
“Biliriz. Tecavüze uğramadığımız veya ders vermek zorunda kalmadığımız zamanlarda işte sizin haydutça yağmaladığınız şu güzel sanat eserlerini yapmasını biliriz. Hatta bunları şimdi sizin her türlü zulmü reva gördüğünüz şu köylülerimiz yapar” (Kitaplar ve Portreler sf.76)
Topluma yaban, marazi bir tip olan roman kahramanının gözüyle yazar toplumun örf, adet, inanç ve değerleriyle alay eder ve aşağılar.
cimbombombom
Kurtuluş savaşı öncesi yaşanan olaylar Kurtuluş savaşının nasıl bir ortamda yaşandığını gösteriyor. Halkımızın ne kadar cahil olduğuna şahit olan yazar bunu satırlara dökmeden edememiş. Vatalnı uğruna kolunu kaybeden yazarı bile yaban yapan köy halkı onu kabul edemez ama düşman askerlerinden korkularına tüm mallarını kendi istekleriyle verirler. Acınası bir durum... Hazin bir aşk öyküsü ve mutsuz bir son...
....EsiLa ...
Romanın kahramanı Ahmet celal bir osmanlı padişahının oğludur. Ancak savaş esnasında kolunu kaybettiği için dünyadan elini eteğini çekerek subaylık yaptığı dönemde kendine emirer olarak hizmet eden m.alinin köyüne gider. daha önce istanbulda yaşadığı için köylü ona yaban adını takar. Köyde bir kıza aşık olur ancak o kız bir başkasıyla evlenir. Savaş başlar ve köyde işgal edilir. Köy halkı bu esnada çok cahil ve saf davranışlar sergiler. Kendi türk askerlerine vermedikleri herşeyi yunan askerlerine korkudan verirler. Yaban sevdiği kız olan emine ile bu telaşe de kaçar ancak ikisi de vurulduklarından yolda ayrılmak zorunda kalırlar. Kurtuluş savaşını ve halkın askere olan tutumunu anlatan roman yakın tarihimizdeki yurdumuzu ve sosyal yaşayışımızı da mercek altına almış.. Güzel bir kitap...
dilek35
Kitapkurdu
bilgi ile bilgisizlik arasındakı catısma bu kadar ıyı aktarılabılır. kurtuus savasının nı buyuk etkısı altında farklı tutumdakı ınsanlar bu kadr net yansıtabılırsdı bence . ayruca kıtapta bas karekterın sevgılısının sadece ayak bilegini görüp ona asık olması o donemdekı saf duygukarıda cok ıyı yansıtıyor. kitabı okumanızı tavsıye edrim.
everekli
Savaş sonmrası bir köyde geçen ve cahilliğin işlendiği roman Yakup Kadrinin ve Türk edebiyatının klasiklerinden. Yazar hissederek yazmış.
ahmetyaman
karaosmanoğlunun yaşayıp,hissettiklerini yazdığı çok açık..çünkü kitabı okumaya başladığınızda sanki sizde sakarya savası döneminde yaşımış hissi veriyor..ve de en büyük belamız olan cahilliği gerçekten harika bir dille anlatmış..tavsiye edilecek kitaplardan..
...!!!...
yazdığı döneme sosyolojik olarak yaklaşmış yazar bu kitapta.Yazarın olaylara gerçekçi yaklaşması güzel olmuş ama daha hareketli bir roman yazmalıydı fazla durgun geçiyor ve sonunda da ilginç bir son beklemeyin gayet sade bir son
Kalender Güvenç
Bence ortaokul müfradatinda kesinlikle okutulmasi gereken bir eser. Yakup Kadri Karaosmanoglu, kurtulus savasi yillarinda asker ve koylu, cahil ve bilgili, bencil ve yurtsever arasindaki ayrimlar1 cok guzel ortaya cikarmistir. Bir tarafta savasta kolunu kaybetmis ama tekrar savasabilmek vatan icin birseyler yapmak icin can atan Ahmet Celal, diger yanda da oglunu tarla isleri nedeniyle askere gondermek istemeyen bir anne...<br />Gerisini sizler dusunun. Her annenin ulus bilincini gelistirmesi icin cocuguna, her ogretmenin aydin bir gelecek icin ogrencilerine okutmasi gereken bir kitap.
suzii_86
yakup kadri karaosmanoğlunun bu naif eserini herkes okumalıdır. müthiş tasvirler var. insan okurken anlatılan krakterleri etiyle kanıyla canıyla yanındaymış gibi hissediyor.sanki tüm kahramanları tanıyormuş gibi zannediyor. türk edebiyatının bu büyük üstadının kitapları mutlaka okunmalı değeri anlaşılmalı bu yazarların. büyük yazarlarımızın farkedilip değerlerinin anlaşılması dileğiyle. saygılarımla<br />
khasankrks
Kitapkurdu
aslında bu roman hakkında yorum yapmaya bile gerek yok. 1nci dünya savasında kolunu kaybedip memleketi olmayan bir yere arkadasının memleketine yerlesen bir anadolu evladı. ve orada gecirdiği zamanı cok guzel bir dille yansıtan yakup kadri. türk edebiyatının vazgecilmezlerinden olan bu eserin herkesin kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum. gelecek nesiller içinde harika bir birikim. bu ulke için canını verenlerin cektiklerini anlamıs olurlar boylece..
kemal-ist
Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup KAdri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeler, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri'nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920'lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasş ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati'den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama"dır.
keif
Kitapkurdu
Eskimeyen bir "eski" daha..Orada da yalnız, burada da yalnız. Belki Türk aydınının kaderi hep yalnız olmak, iki arada bir derede kalmak. Bazen insan "aydın olmasam mı acaba" diyor. Şu aidiyet duygusu ve ihtiyacı çok önemli. Hepimizin huzuru bulabilmek için bu duyguya ve tatmine ihtiyacı var. Roman savaş sonrası yaşamı ve duyguları çok iyi ifade etmiş. Gerçeklerle tanışmak isteyenlere...
dante-c
YABAN TÜRK EDEBİYAT TARİHİNİN EN ÖNEMLİ ESRLERİNDEN BİRİ. TÜRK AYDINI VE TÜRK KÖYLÜSÜ ARASINDAKİ UÇURUM,AHMET CELAL'İN İÇİNDE BULUNDUĞU PSİKOLOJİ ANCAK BU KADAR GÜZEL ANLATILABİLİR.AHMET CELAL'İN HER TASVİRİ HER DÜŞÜNCESİ HER DUYGUSU,İÇİNDE BULUNDUĞU YALNIZLIK VE ÇARESİZLİK SİZİ DERİNDEN ETKİLİYOR VE UZUN SÜRE ETKİSİNDEN KURTULAMIYORSUNUZ.
zekiye..
Türk Edebiyatında çok önemli bir yeri vardır bu eserin. köylü ve aydın arasındaki derin uçurum...<br />Ahmet Celal iyi bir eğitim alarak , İstanbul'da yetişmiş bir ağa oğludur. Ama yinede içinde yaşadığı toplumnun kültürüne ait olamamanın getirdiği sıkıntıları anlatıyor ünlü üstad kitabında. Tartışmasız olarak süper bir kitap diyebilirim.
öğretmenVEneyzen
Kitapkurdu
Aydınlar ve köylüler...İkisi arasındaki farkı çok iyi vurgulayan,çok dokunaklı anlatan bir roman.Çanakkale’de kolunu kaybeden ve İç Anadolu’da bir köye yerleşen bir subayın kaleme aldığı notlardan yola çıkılarak Kurtuluş Savaşı’ndaki Anadolu köylüsü resmedilmiş...
Yazarın sanatına hayran kaldığımı belirtmeliyim...

“...Utanç,bir yara gibi yüze yapışır ve alnımızın ortasından kanımızı emmeye başlar...”
“...Yalnızlık dinmeyen bir sızı gibidir...”
“...Hayat bizi bir deniz üzerindeki arızî pislikleriyle,dalgalarıyla ite ite nasıl bir kuytu sahile atarsa öylece bu ıssız tepenin eteklerine atıp bırakmıştır...”
“...Katı yürekli toprak!Bir gün cesedim bir daha kalkmamak üzere üstüne düştüğü vakit,kim bilir,beni bağrına ne vahşi bir huşunetle bastıracaksın...”
“...Ateşe atılmış bir adamın yüzüne akıtılan bir damla suyun değeri nedir?Bir gece yarısı,bir çölde yolunu şaşırıp kalmış adama,uzaktan görünen bir ışığın değeri nedir?...”
“...Ölüm,belki cismanî hazların en büyüğüdür...”
“...Meğer,bir cadı kazanı gibi kaynayan kafamın biricik ihtiyacı böyle bir dize yaslanmaktan ibaretmiş...”
Fahri Kaplan
Kitapkurdu
Bu kitap milletimizin yabancıya hoş bakmadığını değil - çünkü milletimiz gayet misafirperverdir - Yakup Kadri'nin Anadolu insanına hoş bakmadığını gösteriyor aslında. Çünkü yazar Anadolu insanını vatan elden giderken bile kendi bencilliğine hapsolmuş, nasıl kurtulurum diye düşünen biri olarak tasvir ediyor. Bu nasıl bir bakış açısı! Biz Çanakkale'yi, Sakarya'yı genci, yaşlısı, kadını, erkeği, çocuğu bu Anadolu insanıyla kazanmadık mı? Ayrıca Y.Kadri Anadolu insanına öyle tepeden bakmış ki divan şairlerini halktan kopuk gören bazı eşhasın bu tip romanları görmezden gelmesi düşündürücü geliyor bana.
AbidinDinoo
Kitapkurdu
Yakup Kadri bu eserinde 1 dünya harbi sıralarında tek kolunu kaybetmiş bir komutanın bir arkadaşının tavsiyesi üzerine bir köye yerleştiği günleri anlatıyor...Ahmet Celalin köylüler tarafından pek sevilmediği görülüyor kitapta...Yani umduğunu bulamamışlığın üzüntüsü var kahramanda... Buda milletimizin önyargılı oluşunu yabancıya hoş bakmayışını gösteriyor...
ttrçpl
Bu roman Birinci Dünya Savaşı’nda bir kolunu kaybeden Ahmet Celal’in anılarından meydana gelmiştir.Emir eri Mehmet Ali’nin ısrarı üzerine onun köyüne yerleşir.Ahmet Celal savaşta kaybettiği kolunu kendisi için bir gurur kaynağı olarak görmesine rağmen köyde kimse ona özel bir önem vermez.Köylü için o sadece bir yabandır.<br />Yazar,romanda Anadolu halkının yaşadığı geri kalmışlığı ve itilmişliği bütün acı ve çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir…<br />
Dikkat !!!
Bu romanı 8.sınıftayken tavsiye üzerine okumuştum ancak edebi açıdanda, ordaki insanların ruhi tablolarının çizim şekliylede mükemmel bir kitap özellikle bazı yerlerdeki haykırışlar ve betimlemeler insanın düşünce dünyasını harekete geçirerek benliklerde kuvvetli bir ilaç tesiri yapıyor(hiç olmazsa kendimde bunu gözledim ve her okuduğum Yakup Kadri kitabı gibi bana çok şey kattı sizlerede iyi şeyler katmasını umarım)<br /> <br />
ketermalkhot
Kitapkurdu
bir aydın olamayan Karaosmanoğlu'nu bu eserde çok iyi gözlemleyebilirsiniz, tüm eser boyunca halkı aşağılayan, halkın tam anlamıyla sürü diye adlandırıldığı bir eser. Kadri Karaosmanoğlu'nun halktan kopukluğu ve devleti kutsamış olması aynı zamnda sürekli devletin kolları altında büyütülmüş yüceltilmiş olması gerçekten insanın zihnini çok kurcalıyor. Bu eseri okuyanlar unutmamalıdır ki Yaban'ları biz büyütmüşüz, hala da büyümekteler.