Kürk Mantolu Madonna
Kürk Mantolu Madonna

Kitapyurdu Fiyatı: 42,90TL

12673Yorum
Behmen Ergin
23.10.2007
türk edebiyatında önemli bir isim sabahattin ali bize aşkı ve ayrılığı beraber anlatıp aslında varolan yaşantıların sade bir dille naıl yazılacağını gösteriyor. fatklı bir dille ben arkadaşıma yazdım. türkçe yazılmış ama değişik dillere hemen çevrilebilir olması eserin biyüklüğünü gösterir nitelikte.
ozgur05
Kitapkurdu
21.10.2007
"Ah Raif Efendi, hayat bir oyundur; doğru hamleyi yapmamak değil, doğru bildiğin hamleleri yapmaktan kaçınmak bizi senin hallerine düşürecek…

Son sayfaların yaklaştığımda okuma hızımı yavaşlattığımı gördüm. Bu kitabın bitmesini istemiyor ve yeni bir maceraya atılmak istemiyordum. Hep o büyünün içinde yer alarak sarhoş kalmak istiyordum. O melankoli bana tatlı bir sarhoşluk vermişti. Lirik bir akıcılıkla Raif ve Maria’yı çok sevmiş, kitap bittiğinde hayatımdan çıkacaklarını hissediyordum. Hâlbuki ben onlara o kadar bağlanmıştım ki… Sonu buruk bir aşka hikâyesiydi Kürk Mantolu Madonna… Belki bir Yeşilçam klasiğinde görmüş belki de kendimiz yaşamıştık. Ama Sabahattin Ali onu öyle bir üslupla anlatmıştı ki bu hikâye bizden birinin hikâyesi oluvermişti. Bunu biz bile yaşamışsak farkında değildik. Yazar:” Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?” diyor. İşte bizdeki gerçeklere ayna tutan da Sabahattin Ali olmuştur.

Sıradan gördüğümüz, hiçbir özelliği olmadığını düşündüğümüz insanların içinde nasıl yaşamların saklı olabileceğine dair mükemmel bir bilgelik ve samimiyetle bana ders verdi bu eser.

Kitaptan bazı bölümler vererek kitabın içeriği ve yoğunluğunu size anlatmış olalım:
*Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz. (s:15)
*Her şeye hazır bulunan ve kimden ne geleceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür? (s:23)
*İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.(s:33)
*Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat bu hep böyle değil midir? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz? (s:88)
*Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.(s:110)
*Hayat beni kaybetmekle hiçbir şey ziyan etmeyecekti. (s:127)
*Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. (s:153)"
KY-480210
11.10.2007
İsmini duymama rağmen hep önyargılı baktığım ,çok da beğenmeyeceğimi düşündüğüm bir eserdi.Taki başlayana kadar.Bitmesini istemedim.Halbuki bir solukta okunabilecek bir eser.Sabahhattin Ali Raif Efendi'nin yaşadığı kırık yarım kalmış aşkı o kadar güzel anlatmış ki .İçinde çok can alıcı cümleler var.Ezberlenmeye değer." Hayat en az bir kere oynanan bir kumardır.Ben onu kaybettim ve ikinci defa oynayamam"Kısacası okuyanları hiç pişman etmeyecek S.Ali'yi sevdirecek bir roman.
cesur yalçın
08.10.2007
almanya'ya giden ve maria puder 'a aşık olan raif efendi döndükten sonra kabuğuna kapanır. sorunlu ve zorunlu bir evlilik yaparak eş ve çoluk çocuk sahibi olur.
bundan sonra trajedisi başlar.hiç bir heyecan duymaz ve sadece yaşar. kendisine kızan patronunun karakalem resmini çizerek ondan sert çizgilerle intikam alır.
hiç kimseyi (eşi ve çocukları, mesai arkadaşları da dahil) evrenine sokmaz. ölene kadar ve defteri açığa çıkana kadar.
raif efendi; mersault'tan, selim ışık'tan, aylak adam b. 'den ve adını sayamadığım tüm " tutunamayanlar ansiklopedisi " kahramanlarından daha fazla tutunamayandır.
sanemcan07
26.09.2007
Bir arkadaşımdan alıp okumuştum bu kitabı. Sabahattin Ali içimizden birilerini öyle akıcı anlatıyorki kendinizi hemen onun yerine koyuveriyorsunuz. Her kişilik farklı ama sanki hepimizde birer biz var. Ne hoş bir anlatım ne kadar zarif bir aşk. Böylemi olmalı aşk veya bu kadar olmamalımı? Kitaptan bir tanede benim kitaplığımda var artık.
ETekkanat
24.09.2007
Sabahattin Ali'nin bu kısa romanında tekrar tekrar okunmaya değer yaşama dair tespitler, çıkarımlar yer almaktadır. Bunlardan bir tanesi de: <br />"Bir kadın, tren penceresinden dışarı bakabilir, bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar, o ehemmiyet vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini hadise dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi. göz mü mühim, kömür parçası mı? asıl hayat teferruattan ibarettir. bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyor. "
ayden
09.09.2007
Raif bey karakteri ne kadar da iyi işlenmiş,çok etkileyici ve hüzünlü.ilk kez okudum Sabahattin Ali'yi tek solukta..Çok beğendim..
miraydemirkol
11.08.2007
toplumcu bir yazardan etkileyici bir roman. akıcılığına hayran kaldığım Sabahattin Ali beni bir kez daha etkiledi.
Ahmet BoRuCu
19.07.2007
Kitabı okuduktan sonra şöyle bir kitaplığıma baktım... Raflardaki tüm aşk kitaplarını buldum ve tekrardan inceledim.. Ve hepsinin üstüne "Kürk Mantolu Madonna"yı koydum..<br />Bu kitabı okuduktan sonra diğerlerine bakamaz oldum..<br />Kitaptaki Raif Efendi sanki aynı bendim.. Birbirimize o kadar benziyorduk ki!.. Onun "içe bakış"ı sanki benim "içe bakış"ımdı..<br />.....<br />"Mükemmel bir sevdanın hüznü..." diyebiliyorum bu kitap için...<br />Rahmetli Sabahattin Ali'ye binlerce teşekkür bu kitabı bizlere hediye ettiği için...<br />
Nida Boz
25.06.2007
uzun süre etkisini üzerinizde hissettiren, ve bir insanın yıllar süren kırgınlığı ve sabrını idrak sürecinde insanın iç yapısını tekrar tekrar düşünmeye sevk eden , son derece başarılı tasvirlerle dolu bir roman.
katapult
15.06.2007
Okunduktan sonra, yaşanılan ayrılıklarda, hep görünenden ve bilinenden farklı bir sebep aramaya ve peşin hükümden ölesiye kaçmaya neden olmak gibi kötü (belki de iyi) bir yan tesir bırakması ile, Sabahattin Ali'nin öykücülüğünün gerçekçi tarafının ispatlandığını gördüğümüz eser. <br />Kesinlikle kendisinin baş yapıtı.
otan35
09.04.2007
Hani bir yazar demiş ya, "Beni herkes tanıdı, ama kendi istedikleri gibi tanıdı". Bu kitapta bir insanın bir görünen ve bir de görünmeyen dünyasının çalkantılarını okurken, aşka dair düşüncelerimizi de yeniden gözden geçiriyoruz. Sabahattin Ali'nin bu en önemli yapıtını yıllar önce okuyan varsa, lütfen bugünlerde bir kez daha okusun. Bugünlerde böyle bir kitaba daha çok ihtiyacımız var.
filizden
Kitapkurdu
19.03.2007
Okuduğum pek az kitaptan bu kadar çok etkilenmişimdir. Bazen aklıma Raif Efendi ve Maria Puder düşer, açarım kitabı tekrar tekrar okurum. Bence bir aşk, bu kadar ince duyarlılıkla, bu kadar dokunaklı ve yalın işlenebilirdi. Bu bağlamda kitap, bir şaheser niteliğinde. <br /><br />Her insanın bir görünen, birde görünmeyen yüzü vardır. Raif efendinin görünmeyen yüzünü, bu kadar ustaca gün yüzüne çıkartabilen bir yazarın; hunharca katledilmesi, ne acı! Bir Sabahattin Ali okuru olarak; Kürk Mantolu Madonna bana öksüzlügü anımsatır aynı zamanda...<br />
milanoshe
13.03.2007
Sabahattin Ali'nin kitabı olduğu için okunmaya değer buluyorum. O'nun anlatımı, hikayeyi yaşatması, gözümüzde canlandırması, ve kullandığı cümlelerin güzelliği için...ama bunlar dışında hikaye sıradan. Okurken anlatılan hikayeden büyük bir keyif aldım diyemem. Bu romandaki aşk hikayesini de ben çok etkileyici bulmadım gerek sıradan bir konu oluşundan, gerek başka sebeplerden... insanları tanımadan etiketleyen kişiler için belki farklı bir bakış açısı kazandırabilir diyebilirim konusuna dair...bana göre Sabahattin Ali'nin "hikayesiyle" en etkileyici romanı "KUYUCAKLI YUSUF". "Kürk Mantolu Madonna"dan sonra okudum onu ve bir haftadır hala etkisindeyim. "Kürk Mantolu Madonna"yı da tavsiye ederim, ama "Kuyucaklı Yusuf"u daha çok.
yarenimx
Kitapkurdu
27.02.2007
kitap zevkine güvendiğim bir arkadaşımın ısrarlı tavsiyeleri üzerine okumuştum bu kitabı...şimdi ise çevremdeki herkese ısrarla tavsiye ediyorum Raif beyle Maria hanımın hikayesini...Tahsil için yurt dışına giden raif beyin kürk mantolu madonnasını tanımadan önceki,tanıştıktan sonraki,ve ayrılık sonrası ruhsal çözümlemesini okurken sanki raif bey oluyoruz,ona öfkeleniyoruz yada bazen bende oyle yapardım diyoruz..bu denli içine çekiyokitap..babası ölünce memlekitene geri donen raif beyin umutsuzluğu,acısı....ve finalinde trende ilk ve sonkez gordüğü o çocuk....ve sabahattin ali nin dili muhteşem..erken ve haksız kaybettiğimiz büyük bir yazar olduğunu anlayacaksınız kitabı okuyunca...ısrarla tavsiye ediyorumefendim..
coetzee
Kitapkurdu
14.02.2007
bu romanı okuyunca insan,etrafındaki, hatta en yakınındaki insanlara bile ne kadar sığ gözlerle baktığını,ne kadar yüzeysel verilerle yargılamalar yaptığını anlıyor.
KY-397743
05.01.2007
bir gecede bitirilmeden bırakılamayan kitap. oğuz atay'ın tutunamayanlar'ını ve dostoyevski'nin beyaz geceler'ini okuduysanız size çok tanıdık gelir anlatılanlar. satır aralarında kimi zaman oğuz atay'ı görürsünüz, kimi zaman dostoyevski'yi. raif efendi'de bazen selim ışık'ı hissedersiniz, maria puder'de ise nastenka'yı.
raif efendi'nin maria puder'le tanıştıktan sonra şu anlattıkları insanın önce içini aydınlatır, "ben bu duyguları çok iyi tanıyorum," dersiniz. ama sonra siz de yanarsınız raif efendi gibi:

"halbuki şimdi her şey değişmişti. bu kadının resmini gördüğüm andan beri geçen birkaç hafta içinde, ömrümün bütün senelerinden daha çok yaşadığımı hissediyordum. her günüm, her saatim, uyuduğum zamanlar bile dopdoluydu. bana sadece yorgunluk veren uzuvlarımın değil, ruhumun da yaşamaya başladığını, içimde haberim olmadan bekleşen üstü örtülü derin tarafların da birdenbire meydana çıkarak bana fevkalade cazip, kıymetli manzaralar arzettiklerini görüyordum. maria puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu."
bekiraker
27.12.2006
kitabı okumaya başladığımda beklentilerim yüksek değildi. fakat raif efendi karakteri sayesinde sabahattin ali' ye hayran kaldım. o dönemin türkiyesinde sanata bu denli önem veren, bir tablonun hayatını değiştirdiği insanların olması beni gerçekten çok şaşırttı. sabahattin ali, hayata ve o doneme cok farklı bir açıdan yaklaşmış. bence herkesin okuması gereken bir kitap.
dicto
06.11.2006
"Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?" cümleleriyle aslında herşeyi özetliyor Sabahattin Ali. Ne mutlu bize ki Sabahattin Ali o siyah kaplı defteri yakmayıp bize ulaştırmış, ne mutlu bize ki bu aşka tanıklık edip etrafımızda nice Raif efendilerin aslında neden bu halde olduğunu tahmin edebiliyoruz.Kuyucaklı Yusuf'unu 10 yıl önce okuyupta bu kitabı nasıl bu kadar geç okuyabilmişim hayret ediyorum. İki kitabında Türk edebiyatındaki yeri paha biçilmez. Mutlaka okunmalı ve hatta okutulmalı.
Ecmel Pasin
23.09.2006
Yazarın okuduğum tek kitabı ve ikinci kez okuduğum tek kitap..<br />Aşk,yaşam,ruh ikizliği,hayatın anlamı, aile yaşantısı hakkında insana çok şeyler katan ve insanı yine birçok konuda düşünmeye sevkeden bir kitap. Vecize niteliği taşıyan, altı çizilecek bir çok cümle var kitapta. Ve hemen hepsi lafı dolandırmadan etkili ama basit sözcüklerle vuruyor insanı. Kitabı bitirdikten sonra insan yazık oldu diyor birçok şeye. Ancak sonra defteri okuyanın şansı olur belki diye avutuyoır kendini.Tavsiye ediyorum..