Eğer kafanızda devlet düzeni nasıl olmalı tarzı sorular varsa ve onunla ilgili kitaplar arıyorsanız ustasını okuyun önce.Tomas More'dan Ütopya'yı da öneririm.
Kesinlikle İktisadi ve İdari Bilimler öğrencilerinin okuması gereken bir kitap. Binlerce yıl önce yazılmış olsa da hala günümüz devlet yapısıyla ilgili çok önemli bilgiler içeriyor.
mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu vurgulamakla beraber platon'un görüşlerine katılacağınızı söyleyemem. yalnız "diyalektik" sanatına karşı bir ilgi uyandırabilir sizde. ayrıca kitabın başı ve sonu ilgi çekici, ortalarında biraz sıkılabilirsiniz. kitapta, özetlerinde bulacaklarınızdan çok daha fazlası var....
bugüne açık seçik ışık tutan,mutlak iyiliği mutlak güzeli mutlak adaleti savunan ve bunların sonunda insanın hep iyiye ulaşacağını düşünen ve okurken bazen sıkıldığım bazen içine girdiğim mükemmel bir kitap.şunuda söylemden edemeyeceğim eğer peygamberimiz zamanında yaşasaymış tereddütsüz müslüman olacak düşünce tarzına sahip bir kişi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sonunda bitti, fakat devlet yapısı işleyişi sistemi hakkında kafa yoran ilgilenen ,bu keşke böye olsa veya böyle yapılsa daha iyi olur diyenlerin okuması gereken, binlerce yıl önce yaşamış bir kişinin devlet yapısının evrensel kurallarını merak edenlerin okuması gereken bir kitap.
Genel olarak aristokrasiyi savunmakla birlikte günümüz koşullarında biraz ütopik fikirleri barındıran bir eser, ancak olması gerekeni açıklaması yahut bugünkü devlet anlayışındaki sıkıntıların en aza indirilmesi bakımından kılavuz niteliğinde bir başyapıt.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitap hakkında yorum yapmak çok güçtür...<br />sadece ve sadece şunu söyleyebilirim;<br />her kitaplıkta mutlaka olması gereken başyapıtlardan biri...
Önyargısız okununca doğru ve eğrinin hayatımızı hem devlet bazında hem de sosyal çevremizde nasıl da derinden etkilediğini anlamamak mümkün olmuyor. Diyaloglardaki ispat yöntemi o kadar etkileyici ki insanın büyülenmemesi olası değil. Kitabın muhtevasına bakmadan, bu soru cevap mantığı yaklaşımı bile takip edip anlamaya çalışmak ve düşünerek uygulamak harika bir meziyet olmalı. Ne de olsa insan düşündüğü sürece felsefi olabilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Devlet'ten kasıt bireysel huzur ve doğruların otuşturacağı aile ve sonrasında organize olmuş toplum anlamında hayal edilen medeni bir yapılanma anlamında devlet olsa gerek. Bireyler doğruyu bulmaz ise toplumun olmazsa olmazı aile, aile doğruyu yaşamazsa da organize bir devlet ve huzur olmaz.
Daha önce İskele Yayınları'ndan çıkan Devlet kitabına yorum yazmıştım. Tevafuken buradaki yorumları görünce şaşırdım, birkaç noktaya açıklık getirmek istiyorum: 1. Devletten çok doğru eğri tartışılmış, üşenmeden bu kadar yazmaya gerek yokki gibi yorumlar yazılmış. Biz Türkler, hayatımızda o kadar çok hata yapıyor, sonra tekrarlıyor, aynı zamanda hiç kitap okumuyor, bolbol tv seyrediyor (abd ile yaklaşık aynı seviyede, dünyada en fazla tv seyreden ülkelerden birisiyiz, bayan başına ortalama günlük 5,5-6 saat) ve futbol ve dedikoduya o kadar çok dalmışızki, doğru ve eğrinin en fazla okunması gereken toplum olmuşuz. Ne kadar çok okusak o kadar iyidir. Ama, en önemli konu şudurki: Devlet dediğimiz zaman aklımıza başbakan ve bakan gibi makamlar değil, kainatı yaratan Allah'ın dünyada adalet ve gelir konularında bir nevi elçiliğini yapacak kurum gelmeli. Bu kurumun ilk görevi doğru ile eğriyi tanımlamaktır. Ama ben size hak veriyorum, Türkiye'de bugün 600 yaşında yaşayan birisi de olsa diyecek ki: ben devlet göremedim henüz. 1400'den sonra dağıtmışlar. 2. Platon/Sokrates'i hiyerarşik sistemin kurucusu olarak tanımlamak büyük bir küfür olur. Dünya tarihine baktığımızda hiyerarşik sistemi kuranlar hep bundan çıkar sağlayanlar olmuştur. En önemli örneği Fransız Devrimi olarak bilinen, gücü elinde tutmak isteyenlerin halkı galeyana getirerek kurdukları yeni dünya düzenidir. Platon/Sokrates sadece geleceğe yönelik akıllı/mantıklı bir tahmin/forecast'de bulunmuşlardır. 3. Çok tanrılı bir inanç sisteminde tasavvuf benzeri bir yaklaşımlarının olduğu yazılmış. Hz. Musa (A.S.)'dan yaklaşık 500 yıl sonra yaşadığı varsayılan Platon/Sokrates'in o dönemin en önemli 2 bilgi merkezi olan İskenderiye ve Atina'da o zaman değiştirilmediği savunulan Tevrat'ın bilgisine sahip olabilecekleri düşünülmektedir. Olmasalar da akıllı/mantıklı bir insan, tek başına bile dünyaya gelse tek bir yaratıcı olduğunu görmesi için kısa bir süre düşünmesi bile yeterli olacaktır. 4. Devlet hayal dünyası denilmiş. Bu kitap dünyadaki insanların nasıl yaşayacaklarına, bazı milletlerin zengin olduktan sonra devam eden yöneticilerin eğlenceye dalarak çöküşe neden olacakları (örneğin Osmanlı İmparatorluğu, 1400'den sonra bitmişiz) gibi basit mantıkla açıklanabilecek değişimleri yazmaktadır. Örneğin, İş Bankası tarafından yayınlanan Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri adlı kitap gibi kitaplardaki hemen her şeyi milattan önce öngörmüştür. Ancak, hayal kurduğu değil de tasarladığı sistemin uygulanabilmesi için ana husus herkesin aynı amaç için çalışmasıdır. Bireysel zevk ve hazlar sadece Platon'un çizdiği sistemi değil, dünyadaki her sistemi çökertmiştir. Osmanlı İmp. ve SSCB bunun en acı örnekleridir. Türkiye'de din eğitimi verilmiyor, insanlar düşünemiyor, dolayısıyla biz kendimizi kurtaralım geri kalanlar umrumuzda değil diye yaklaşıyoruz bütün olaylara. Trafikteki garip davranışlarımızdan kutuları açtıran yarışma programlarının çok fazla izlenmesi, milli piyangoya sayısal lotoya olan talebimizin artmasına kadar pekçok gösterge bunun ispatı. Biz Kemal Sunal filmlerinde bize empoze edildiği gibi şansa çok inanıyoruz dersek yanlış olmaz. Tevekkül ve Hak Gözetme bize uzak kavramlar oldu maalesef. Bu gibi değişimlerin nedenini de doğru okunduğu zaman Devlet'te bulabilirsiniz.
Son olarak, ABD anayasasının ilham aldığı bu kitabın, bugün Türkçe olarak satılan kitaplar arasında bir insanın ufkunu açacak en önemli kitaplardan ikincisi olduğunu düşünüyorum. Ve bu kitabı, hayatta akıllı karar almak isteyen, milyarlarca insan gibi bu dünyaya herhangi birisi olarak gelip göçmek yerine, yaşadığı aileye, çevreye, topluma ve dünyaya pozitif bir etki yapmak isteyen özellikle 25 yaş altı yeni nesile (30 yaş üstü olan bizim nesil, bu eğitimsizlikle hiçbir değer katamayız) şiddetle öneriyorum. Genç nesil bu kitabı ezberlesin, futbol topu ve şans yerine bilgiye, öğrenmeye ve dünyaya artı değer katmaya inansınlar inşaallah.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyi güzel hoşta kimsenin bu kitaptan umduğunu bulduğunu sanmıyorum. Devlet'te devletten çok doğru ve eğri tartışılmış. Savunulan düşünceler düz mantık önermeleriyle de "hayli mantıklı" bir şekilde de ortaya konulmuş. Bu kitabı okurken çok sıkıldım.
Devlet kuramını, insanların devletden ne beklemesi gerektiğini irdeleyen bu konuda yazılmış ilk eser. Eser bazı bölümlerinde sıkıcı gelse de genel itibariyle tavsiye edilir
derler ki, sayet kuran i kerim gelmemis olsaydi, devlet ilahi bir kitab addedilirdi. buradaki vurgu, kuran i kerim in büyüklügüne kiyasen, devlet kitabinin ehemmiyeti. bir cok rivayete göre, sokrates hic yasamamis biri ve eflatun, onu yaratmis bir alim, mütefekkir ve arif. hepsi mechul, amma voltaire in devlet inanisiyle eflatun un devlet inancini mukayese etmek gerek diyenler icin devlet basucu kitabidir.
Düşünce tarihinin en önemli eserlerinden biri. Böyle bir devlete neden ihtiyaç var. Amaç herkesin mutlu olduğu bir düzen kurmak. Bu öncelikle değerli olanın yukarıda, değersiz olanın ise aşağıda olduğu bir düzen. En tepede akıl, onun altında güç, onun altında ise mal var. Böylece Filozofların yönettiği bir şehirle karşı karşıyayız. bu durum toplumun tüm katmanlarında adaleti sağlıyor. İnsanın insan olmak gibi bir derdi varsa bu çağrıya kulak kabartmalalı.<br />
<br />Devlette en iyi devlet düzeni herşey sırayla sorgulanarak bulunuyor. Ancak bu sorgulamalar sırasındaki soru-cevap usulünün kitap ilerledikçe eskiye göndermeler yapıyor olması beni yordu. <br /><br />Kitaptaki beni en çok etkileyen şey ise o dönemdeki çok tanrılı inanç sistemi içinde eflatunun tasavvuf benzeri bir dialektika anlayışını benimsemesi oldu. Bunu anlatmak için Allah'ı güneşe benzeterek, dünyayı güneş ışınlarının perde arkasından izlendiği bir yer olarak anlatmış.
Devlet bir anlamda hayal dünyası... Eflatun'un devlet hayali bir anlamda doğru insan... Keşke yazmak kadar uygulaması kolay olsa... Yada devleti oluşturacak bireyler Eflatun'un hayali gibi olsa...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eflatun Sokretes’in öğrencisidir ve Sokrates ölüme mahkum edildiğinde 28 yaşındadır. Sokrates’in ölümünden sonra Eflatun hocasının diyaloglarını toplamış ve kitaplaştırmıştır. “Kralı köleleriyle birlikte ıssız bir adaya koyarsanız” diyor Sokrates, “kralı önce kendi köleleri öldürür ve aralarında liderlik mücadelesi başlar.” Bu sözüyle Sokrates, devletin gücünün, kendi öz gücüden çok, aslında devletler arası ilişkilerden sağladıkları güç ile güçlü olabileceklerini anlatmaya çalışıyor. Devlet kuruluşu ve yönetimi hakkındaki diyologlardan oluşan bu eser 2500 yıl önce yazılmış olmasına rağmen bugünkü devlet yöneticilerimizin ve siyasetçilerimizin de önemle okuması gereketiği inancındayım. "Bir şehirde dilenciler varsa, o şehirde hırsızlar, katiller, dolandırıcılar da vardır" Sokrates böyle diyor şehir asayişi hakkında.
bence eflatun devlet falan anlatmamış... adam üşenmemiş oturmuş 284 sayfa boyunca doğru ile yanlışı yazmış!!! tabiki de hayat doğrulardan yanlışlardan ibaret ama bunun için bu kadar yazmaya gerek yoktu ki!!! okurken boğazıma doğru alevler yükseldi, sıkıldım, bunaldım... bu tarz hoşlananları bilemem ama bana göre kesinlikle değil.. sevgiler....
M.Ö. 427–347 yılları arasında yaşamış olan Eflatun düşlediği en iyi devleti, Sokrates’le birlikte, bu kitapta anlatır. Eser, 10 kitabın bir araya gelmesiyle oluşmuştur:<br />"Üç çeşit insan vardır Sokratese göre:<br />a. Bilgi sever<br />b. Ün sever<br />c. Para sever,<br />Bu üç zevkin en hoşu birincisidir. Filozof da en çok birinciyi sever."