Çalıkuşu
Çalıkuşu

Kitapyurdu Fiyatı: 473,97TL

Ürüne Git
1345Yorum
KY-39124
29.01.2002
Çalıkuşu,günümüzde çoğu kişi tarafından önyargı ile karşılanan ve değerli bir eser olmasına rağmen ikinci plana atılan bir kitap.Reşat Nuri Güntekin'in dili birçok okuyucuya ağır geliyor fakat bu kitap en sade dille yazdığı eserdir.Konu olarak çok orjinal değil,mekanlar da fazla ön planda değil ama karakterler çok iyi işlenmiş ve Güntekin bütün yeteneğini kullanmış.Güntekin bu dönemde anlaşılmıyor fakat biz gençler de bu klasiklere ilgi göstermezsek Türk edebiyatı yok olur.
bilmez
06.11.2001
Türk edebiyatının en önemli yazarlarındandır Reşat Nuri Güntekin ve bu kitabında da bunu birkez daha kanıtlamıştır. Bu sefer kaybeden Ali Rıza Bey, Ayşe yok onun yerine dönemine göre büyük işler başaran Kamuran vardır.
Hazerfen İlhan
28.08.2001
Çalıkuşu türk edebiyat tarihinin en önemli kitaplarından biridir. Büyük bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Kamran ile Feride'nin. Olaylar Feride'nin düğünden bir gün önce Anadolu'ya kaçmasıyla başlar. Feride Anadolu'da hayatın gerçek yüzüyle karşılaşır ama geri dönmeyi gururuna yediremez. Çeşitli yerlerde çeşitli şekilde çalışır ve yaşar. Bir gün ona iyi davranan bir doktorla karşılaşır. Bir müddet onunla yaşar. Doktor birkaç yıl sonra hastalanır ve ölür. Feride'ye de vasiyet olarak geri dönmesini söyler. Gerisini siz okuyarak öğrenmek zorundasınız. Herkese tavsiye ederim.
camel
06.08.2001
Yakup Kadri'nin yaptığı da bu iki şehri 1920-1923 arası İstanbul'unda canlandırmak. Kitabın 1927-1928 arasında yazılmış olması da önemli; ayrıntıların canlılığını bu pek geçmemiş zamanın izlenimleri sağlıyor. Evet, mütareke yılları. İngilizler, Fransızlar, Ruslar memlekete doluşmuş. İki üç ABD'li de var. Bunlar yabancı arkadaşlar. Türklerde Sami Bey var, kızı Leylâ var, Leylâ'nın nişanlısı Necdet var. Necdet Almanya'da okumuş bir genç. İşgalcilere nefretle yaklaşıyor. Yaklaşmıyor hatta. İşte balolardır, çay partileridir, içkili ortamlardır derken böyle bir eğlence düşkünü meclis ortaya çıkıyor. Hani savaş ortamının içinde aşk hikâyesi de olsun tipinde bir roman. Bu gönül işleri boyutunun bence tek işlevi, ecnebi askerlerin ve bazı Türklerin ne kadar ahlaksız olduğunu falan göstermek. O kadar. Ülke uçuruma sürüklenirken ortalığı boş bulanlar... Ya Yakup Kadri'nin bu tip olayı sıkıntılı. Karakter değil, tip yaratıyor. Yakup Kadri'nin ta kendisini, Necdet'in okuduğu bir kitaptan etkilenip şekillendirdiği düşüncelerinde de buluyoruz bir noktada: "Bu tamamıyla hicivci bir duygulanma değildir. Hicivci gülen, kızan veyahut hatalarımızı, kusurlarımızı acı bir dille yüzümüze vuran adam demektir. Lakin ben, bu manzara karşısında sadece iğreniyorum ve bir leş önünde burnumu tıkayıp gözlerimi kapayarak kendimden geçmek istiyorum ve bu toplulukta hâkim olan tesir de asıl budur." Yazar bölmemiş ama romanın iki farklı bölümden oluştuğu söylenebilir. Birincisi; bu bahsettiğim leş İstanbul. İkincisinde Türk ordusunun İzmir'e doğru ilerlemeye başlamasıyla ortadan kaybolan veya Türk dostu kesilen insanların hayatları var. Böyle. Güzel tabii, klasik.
Ezgi
18.04.2001
Kitabı bana sevdiren hem bir aşk hikayesinin hem de Feride'nin öğretmenliğinin anlatılmasıydı.Birçok olay birarada yaşanıyor.Harika bir kitap.