Çalıkuşu
Çalıkuşu

Kitapyurdu Fiyatı: 473,97TL

Ürüne Git
1350Yorum
Umut Sasoglu
kitap gerçek bir anadolu öyküsü. artık anadolu kızı sayılabilecek bir öğretmenin mücadelesini anlatıyor. idealist bir genç kızın öyküsünü izliyoruz. reşat nurinin her zamanki akıcı anlatımı bu kitapta da var. bence sadece popüler olduğundan okunmamalı. defalarca okunduğunda ne kadar büyük bir eser olduğu anlaşılacaktır çünkü her okuyuşta farklı şeyler öğreniliyor kitaptan
Ecmel Pasin
Reşat Nuri'nin eserlerini sanat anlayışı olarak ikiye ayırabiliriz.Bireylerin duyguları ile ilgili olup,toplumsal sorunlara değinmeden yazdıkları,bir de toplumu yakından ilgilendiren olayları ön plana aldıkları(Yaprak Dökümü,Yeşil Gece).Çalıkuşu da R.N'nin Dudaktan Kalbe veya Akşam Güneşi gibi duyguların üzerinde durduğu romanlarından biri.
Çalıkuşu romanında ;kaybettiği sevginin yerini doldurmak için hayatını Anadolu insanlarına (öğrencilerine)adayan idealist bir öğretmen anlatılmaktadır.
Ayrıca R.N. ilk defa Çalıkuşu romanıyla Anadoluyu okuyucularına tanıtmıştır.Bunda da yeterince başarılı olmuştur.
muratdereli
Kitapkurdu
Reşat Nuri Güntekin bu romanında diğer romanlarında olduğu gibi inandığı düşünceleri edebiyat yoluyla okuyucuya aktarmak istemiş. Romandaki Feride karakteri, aydın bir öğretmen karakteridir. Reşat Nuri adeta aydın bir öğretmenin tarifini Feride tiplemesinde vermiştir. Anadolu'yu çok iyi bilen yazarın mekan tasvirleri de övgüye değer niteliktedir. Okunması gereken bir eser olduğu kanaatindeyim fakat bu kitabı defalarca okuyanları anlayamıyorum.
Çiğdem Gözlü
Hayatımda okuduğum en güzel kitaptı.Beni çok etkiledi.Filmi vardı, konusu aşağı yukarı herkes tarafından biliniyordu vs. ama önemli olan kendini o dünyada hissedebilmektir.Hiçbir film bunu hissettiremez o yüzden kitabı filmini izledim ne gerek var diye okumayanları şiddetle kınıyorum.Reşat Nuri Güntekin hafife alınacak bir yazar, eseride asla küçümsenecek bir kitap değildir.Herkesin mutlaka bir kere okuması gerektiğine inanıyorum.Muhteşem bir eser...
Mevce Dikmen Sen
Çalıkuşu çocukluğumdan beri sayısız kez okuduğum, her seferinde de daha çok beğendiğim bir eserdir. yazar mesleği gereği Anadolu'yu ve buranın insanını iyi tanıyor. Anadolu'da yaşamın zorluklarını, eğitimin problemlerini çok güzel gözlemlemiş ve çok hoş ele almıştır. <br />Ancak romanın eğitici olmaktan ziyade eğlendirici olduğunu düşünüyorum. Feride'nin ruh halleri, duyguları, davranışları herkesin kendisinden bir parça bulabileceği, sıcacık sözlerle anlatılmış. Zannımca okumakla arası olmayan çocuklara muhakkak tavsiye edilmeli...
KY-39124
Çalıkuşu,günümüzde çoğu kişi tarafından önyargı ile karşılanan ve değerli bir eser olmasına rağmen ikinci plana atılan bir kitap.Reşat Nuri Güntekin'in dili birçok okuyucuya ağır geliyor fakat bu kitap en sade dille yazdığı eserdir.Konu olarak çok orjinal değil,mekanlar da fazla ön planda değil ama karakterler çok iyi işlenmiş ve Güntekin bütün yeteneğini kullanmış.Güntekin bu dönemde anlaşılmıyor fakat biz gençler de bu klasiklere ilgi göstermezsek Türk edebiyatı yok olur.
bilmez
Türk edebiyatının en önemli yazarlarındandır Reşat Nuri Güntekin ve bu kitabında da bunu birkez daha kanıtlamıştır. Bu sefer kaybeden Ali Rıza Bey, Ayşe yok onun yerine dönemine göre büyük işler başaran Kamuran vardır.
Hazerfen İlhan
Çalıkuşu türk edebiyat tarihinin en önemli kitaplarından biridir. Büyük bir aşk hikayesi anlatılmaktadır. Kamran ile Feride'nin. Olaylar Feride'nin düğünden bir gün önce Anadolu'ya kaçmasıyla başlar. Feride Anadolu'da hayatın gerçek yüzüyle karşılaşır ama geri dönmeyi gururuna yediremez. Çeşitli yerlerde çeşitli şekilde çalışır ve yaşar. Bir gün ona iyi davranan bir doktorla karşılaşır. Bir müddet onunla yaşar. Doktor birkaç yıl sonra hastalanır ve ölür. Feride'ye de vasiyet olarak geri dönmesini söyler. Gerisini siz okuyarak öğrenmek zorundasınız. Herkese tavsiye ederim.
camel
Yakup Kadri'nin yaptığı da bu iki şehri 1920-1923 arası İstanbul'unda canlandırmak. Kitabın 1927-1928 arasında yazılmış olması da önemli; ayrıntıların canlılığını bu pek geçmemiş zamanın izlenimleri sağlıyor. Evet, mütareke yılları. İngilizler, Fransızlar, Ruslar memlekete doluşmuş. İki üç ABD'li de var. Bunlar yabancı arkadaşlar. Türklerde Sami Bey var, kızı Leylâ var, Leylâ'nın nişanlısı Necdet var. Necdet Almanya'da okumuş bir genç. İşgalcilere nefretle yaklaşıyor. Yaklaşmıyor hatta. İşte balolardır, çay partileridir, içkili ortamlardır derken böyle bir eğlence düşkünü meclis ortaya çıkıyor. Hani savaş ortamının içinde aşk hikâyesi de olsun tipinde bir roman. Bu gönül işleri boyutunun bence tek işlevi, ecnebi askerlerin ve bazı Türklerin ne kadar ahlaksız olduğunu falan göstermek. O kadar. Ülke uçuruma sürüklenirken ortalığı boş bulanlar... Ya Yakup Kadri'nin bu tip olayı sıkıntılı. Karakter değil, tip yaratıyor. Yakup Kadri'nin ta kendisini, Necdet'in okuduğu bir kitaptan etkilenip şekillendirdiği düşüncelerinde de buluyoruz bir noktada: "Bu tamamıyla hicivci bir duygulanma değildir. Hicivci gülen, kızan veyahut hatalarımızı, kusurlarımızı acı bir dille yüzümüze vuran adam demektir. Lakin ben, bu manzara karşısında sadece iğreniyorum ve bir leş önünde burnumu tıkayıp gözlerimi kapayarak kendimden geçmek istiyorum ve bu toplulukta hâkim olan tesir de asıl budur." Yazar bölmemiş ama romanın iki farklı bölümden oluştuğu söylenebilir. Birincisi; bu bahsettiğim leş İstanbul. İkincisinde Türk ordusunun İzmir'e doğru ilerlemeye başlamasıyla ortadan kaybolan veya Türk dostu kesilen insanların hayatları var. Böyle. Güzel tabii, klasik.
Ezgi
Kitabı bana sevdiren hem bir aşk hikayesinin hem de Feride'nin öğretmenliğinin anlatılmasıydı.Birçok olay birarada yaşanıyor.Harika bir kitap.