Cinnet Müstatili (kod2)
Cinnet Müstatili (kod2)

Kitapyurdu Fiyatı: 193,44TL

Ürüne Git
138Yorum
KY-153821
01.08.2008
Üstadın hapishane anılarını içeren akıcı,ibret dolu ve insanı şaşırtan bir eser.
ilturco
19.02.2008
cezaevi gunlerini anlatıyor necip fazıl. zaten "zindandan mehmed'e mektup" isimli şaheseri bu kitabın bir nevi cekirdegi gibi...okudukça anlayacaksınız...
mustafa6685
28.11.2007
Üstadın mükemmel kitaplarından biri bence dili en hafif olan kitaplardan NFK yı yeni okumaya başlayanlar için müthiş bir kitap olabilir dili çok sade müthiş tasvirler ile üstadın yanında gibisiniz sanki vede hapisanede onla aynı koğuşta kalıyorsunuz bütün arkadaşlara tavsiye ederim
redrevil
redrevil 14 Haziran 2009
bence maddi dili çok hafif, ilk okumaya başlayanlar için uygun olsa da manevi dili çok ağır..kitabı okumaya başladıktan sonra sürekli anlam veremediğim düşünceler türedi.Yani söylemek istediğim şudur ki Üstad'ı yeni okumaya başlayan okuyucu biraz sonraya ertelemeli bu kitabı okumayı..tabi takdir yine okuyandadır.
Z.T.
16.11.2007
"..."- Hiçbir nefse takatından fazla yüklemem!"
Buyuran Hakka ne diyebilirdim?.. Çekiyordum, çekecektim. Halimden sadece (fizyolojik) bir iki tezahür kaydedeyim: Sinirlerim o hâle gelmişti ki, dört köşe meydanın pencerelerinden gözüme çarpan Malatya ışıklarını sarımtırak beyaz değil de, kırmızı, kan rengi kırmızı görüyordum. Süt beyaz kara baksam yine o renk... Ve dehşetler içinde görüyordum ki, yatağımda veya dışarıda ve daima herkesten gizliyordum ki, gözyaşları, artık gözümden, (firijider)den çıkmış gibi, buz gibi gelmektedir. Katiyen insanı kandırmıyan ve cümudî bir bünyeden sızdığı hissini veren bu soğuk, buzdan soğuk göz yaşlarını, 40 küsur yıllık hayatımda ilk defa olarak, Malatya'da görüyordum. Bir müddet sonra, Kâinatın Efendisine, Peygamberlerin Başbuğuna ait bir düstur olarak öğrendim ki, en makbul gözyaşı, ruhanî gözyaşı buymuş; gözden buz gibi gelen yaş...
(11 Mayıs 1953 Pazartesi akşamı, Ankara Hapishanesi revirinde dişçi odası, saat 7.30)..." diye anlatıyor üstad ızdırabını ve "çile"sini.
sanki benim malatya hapishanesi'ndeki. sanki benim o ızdırapları çeken. okurken ızdırap çekmemek elde değil. ızdırabıyla olgunlaşan üstad. mekanının cennet olması dileğiyle...
KY-138843
14.01.2007
Necip Fazıl'ın ilk mahkumiyet yıllarının anıları,düşünceleri,ızdırapları... Ancak 27 Mayıs ihtilalinden sonra girdiği cezaevinde yaşadıklarının dışında kalan mahkumiyet günleri öyle aman aman acılarla geçen mahkumiyet günleri değil. Bunu dramatize etmenin anlamı yok. Kendi ağzından, ona duyulan hürmetin hatrına diğer mahkumlara nazaran küçük iltimasların olduğunu okuyoruz. Ben Necip Fazıl'ın bu eserinde, sürekli gözyaşlarına boğulduğunu ifade ettiği satırlardan sıkıldım diyebilirim. Bu eser diğer okuduğum Necip Fazıl eserlerindeki samimi ızdırapları hissettirmedi bana. Üstadın tespitlerine sözüm yok. Tavsiye ediyorum ama, ilerleyen yıllarda kaleme aldığı eserleri beni çok daha fazla etkiledi üstadın...
kitapkurdu144
Kitapkurdu
11.07.2006
Neicp Fazıl'ı tam olarak bu kitapla tanıdım. Gerçekten çok etkileyici ve çok müthiş bir kitap. Kitabı okurken sanki onunla birlikte yaşamışım gibi hissettim. O kadar etkilendim. Necip Fazıl severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
foncu
03.03.2005
FAKÜLTE YILLARINDA OKUDUĞUM BU KİTAP, BENİ USTADIN EN ÇOK ETKİLEYEN YAPITLARINDAN BİRİ OLDU. TASVİRLERİN BÖYLESİNE NET VE EDEBİ YAPILDIĞI ESERLER PEK AZDIR. EĞER BU ESERİ OKUMADINIZ İSE LÜTFEN OKUYUNUZ. ( HAA BEN Mİ BENDE TEKRAR OKUMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BENİM KİTAP OKUMAK İÇİBN VERDİĞİM BİLMEM KAÇINCI ARKADAŞLA ABD'YE GİTTİ YENİSİNİN SİPARİŞİ YOLDA)
Hasan Özer
Kitapkurdu
20.11.2004
Üstad bize bu eserinde sadece mukaddes davası uğruna içtiği çile şerbetlerini değil aynı zamanda benzer zorlukalrı şimdi çeken bizlere hangi kapıdan medet umup sığınmamız gerektiğini gösteriyor. Allah mekanını cennet eylesin!
kebikec34
Kitapkurdu
21.10.2004
duvar katil duvar yolumu biçtin kanla dolu sünger beynimi içtin <br />bu iki mısra yusufiye medresesinde çile doluduran fikir adamının ruh halinin güzel bir şekilde özetliyor.<br />madi hürriyetini kaybetmiş ama kul olmayı tecih ederek gerçek hürriyeti kazanmış.sürekli rabbiyle başbaba ve tefekkür halinde ümit ve korku arasında sürgit bir zindan hikayesi
Selim Boz
17.07.2004
üstadla birlikte sanki hücresindeki puslu ortamı soluyor gibiyim. sadece solumakla kalmayıp derinden bir sızı duyuyorum şu sol yanımda. biz yeni nesil senin eserlerinden çok faideli bilgiler alıyoruz. Ruhun şad olsun. iyi okumalar
Arzu Tezer
15.06.2004
Bir edebiyat üstadı acılarını böyle anlatır. Belki bu acılarıdır, edebiyatımıza kazandırdığı muhteşem eserlerin ilhamı....
YörükoğluSerkan
25.09.2003
Hüseyin Üzmez' in Şu Bizimkiler kitabını evvel zamanda okumuştum. Cinnet Müstatili 'ini okuyunca onun ne kadar sığ ızdıraptan yoksun bir kitap olduğuna kani oldum. Üstad ayağının altında bir nohut tanesi gibi küçülen dünyadan müzdariptir ve ten libasından sıyrılıp varlık denizine katılmak ister.Ten kafesi zaten onu mengene gibi sıkmaktadır birde üstüne mahpusluk eklenince cinnet günleri kapıdadır. O nu anlamak onun gibi fikir çilesi çekmeyen bizim gibi insanlar için çok zordur.Her an beyni zönkleyen üstad yeterince(onun kabı na mütenahi geniştir) ferah bir vaziyettedir şu an, niyazımız budur.Ama beklediği özlediği günler gelmeden o da kesinlikle rahat olamayacaktır .
muratdereli
Kitapkurdu
15.08.2003
Üstadın hapishanede geçirdiği tükenmek bilmeyen,birbirinden zor günlerin anlatıldığı bu kitabı en çokta sadece gözaltına alınıp yaşadığı olayları kitaplaştıran(hiçbir yazarlık deneyimi olmamasına rağmen ve yazdıklarında hiçbir edebi yön bulunmayan)insanların okumasını isterdim.İsterdim ki çile nasıl çekilirmiş bir görsünler...
hsntndgn
22.06.2003
Cinnet Mustatili ismini verdiği hapishane ve Hilton koğuşu... Üstadın hayatını paylaşan duvarlar... Herşey muazzam biçimde anlatılmış, üstada yakışır akıcı bir üslub kullanılmış. Yüzeysel yaklaşan fakat okuduğunu, düşündüğünü söyleyen zatların okuması gereken, insanın ruhuna işleyen bir eser...
ufunett
05.09.2002
Cinnet Mustatili; Üstaddan nefis bir tasavvufi eser. kitab üstadın hapisane sıkıntılarını anlatır gibi görünse de asıl sıkıntılar üstadın ruhundadır. O Sevgilisi Hz. ALLAH'a ulaştıkça derdi çoğalmakta derdi çoğaldıkça ALLAH'a yaklaşmaktadır. Üstad bu mihval içindeyken aynı zamanda devre ilişkin bizi bilgilendirmektedir. Örneğin cezaevleri için suçtan ıslahı değil suçu öğretmekte tespiti bu gün bile geçirliliğini korumaktadır. Bir de bence bu kitaptan sonra Zindandan Mehmedime Mektup değil de Çile şiiri okunmalıdır.
Necmi Çoban
15.01.2002
Üstad Necip Fazıl'ın Cinnet Mustatili, ya da daha sade ifadesi ile "Çıldırma Dörtgeni", kendi hapishane hayatını okuyucusu ile paylaştığı eseri. Adından zaten konusu da belli olan eser üstadın hapishanede çektiği sıkıntıları ve buhranları bize aktarması bakımından üzerinde durulması gereken bir eser. Üstadı sevenlerin okumadan edemeyeceği bir eser.
KY-4748
17.10.2001
necip fazıl severlerin, "zindandan mehmede mektup" şiirini sevmemesi, üstadın sesinden dinlememiş olması hatta bir çoğunu ezberinde tutmamış olmaması mümkün değil. işte "cinnet mustatili" o zindanın düz yazın hali. bu kitabı okuduğunuzda, "zindandan mehmede mektup" şiiri sizin için daha çok bir anlam ifade edecek.
KY-5796
11.05.2001
Hüseyin Üzmez'in kültürümüzde Malatya Suikasti olarak ünlenen eylemini gerçekleştirmesiyle( Din ve Dindarlara, kültürel dokumuza amansız saldırılarıyla malum Gazeteci Ahmet Emin Yalman'ı Başbakan Menderes'in gözleri önünde vurması) başlayan tutuklama ve sorgulma olaylarının Üstad cephesindeki görüntüsü... Hüseyin Üzmez bir gençtir, onu ancak Necip Fazıl yönlendirmiştir! Yorum budur ve tutuklanır.Yatağına sığmayan bir nehri cezaevine tıkar sanız, cinnet yaşatırsınız ona. Cinnet Mustatili, cezaevidir.Onda Üstad'ın, yorulmayacak kadar dar bir alanda git-gelleridir.Volta alanıdır hadiselerin kendisine çıkardığı. Necip Fazıl'ı, kendi bakışıyla tarihin bu karanlık olduğu kadar gülünç deminde izlerken trajik bir soluklanma geçiriyorsunuz.