Sodom ve Gomore Bütün Eserleri 11
Sodom ve Gomore Bütün Eserleri 11

Kitapyurdu Fiyatı: 311,26TL

Ürüne Git
262Yorum
Çöküş zamanlarında toplum değerlerinin ne derece kıymetli olduğu anlaşılıyor. Bu değerlerin kaybolmaya başladığı yerlerden olan İstanbul'un hali ise çok acı bir dille tasvir edilmiştir.
güzel kitaptı ama Yakup Kadri'nin daha başka başarılı eserleri var. bu Yakup Kadri okumak için başlangıç olabilir.
İşgal yılları sırasında Türk elitinin ya da kaymak kesiminin çürümüşlüğünü, ahlaki çöküntüsünü anlatan bir kitap. Tanzimat sonrası İstanbulda yaşayan Türk "münevverleri"'nin halka yabancılaşması ve avrupa özentiliği üzerine ağır eleştiriler getiriyor Yakup Kadri. Bence ilk yayınlandığı tarih olan 1928'de yeri göğü inletmiştir diye düşünüyorum. Bence en az Yaban kadar etkileyici bir kitap. Bu arada Yakup Kadri'nin hem Türk köylüsünü hem de Türk elitini bu kadar iyi gözlemleyip yazıya dökmesi bence muazzam bir başarı.
Yakup Kadri yaşadığı döneme ışık tutuyor.
işgal altındaki istanbul Adeta günah şehrine döner. insanın ruhu işgale uğramasın yeter ki herşeyi toptan kaybeder yoksa
Işgal dönemi istanbulu. Anadolu kurtuluş icin mucadele ederken İşbirlikçiler yabancı hayranları neler yapıyordu, çok sarsıcı bir roman.
Işgal dönemini en iyi anlatan kitaplardan. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun tüm eserleri başyapıt niteliğinde
Yakup Kadri’nin anlatım gücü muhteşem. Dönemi çok güzel göstermiş.
Son Osmanlı İstanbulunun ahlaki çöküntü süreci...
Bir döneme ışık tutan harika bir başyapıt. Okunmayanlar acele etsin derim. Saygılarımla..
Kuruluş yıllarını en iyi okuyabileceğimiz yazardır Yakup Kadri
Yakup Kadri kuruluş yıllarını anlamak okunması gereken bir yazar.
Ya arkadaş değişen bir şey olmamış.Osmanlının son demlerinde İstanbul hayatı.Kimin eli kimin cebinde belli değil.
işgal altındaki istanbul. şerefini yitirmiş insanların durumu.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu okudukça Türkçe'nin zenginliğini daha da iyi anlıyorum. Bu eserinde, güçlü bir etki altında zayıf karakterlerin nasıl değişime uğrayabileceğini, herkesin ve her ülkenin kendi sodom ve gomoresinin olduğunu, işgal altındaki bir başkenttin efkarıyla anlatıyor.
Milli Mücadele döneminin ruhunu çok derin hislerle anlatan, şimdilerde de 100 yıl önceden yansımalarını görebileceğiniz önemli ve hayli etkileyici bir Türk romanı.
işgal yıllarını bir istanbullu aydın gözünden görmek için mutlaka okunmalı
tarih seven bunu da sever
Yazar öyle bir yazmış ki sanki bir sonraki sayfada kıyamet kopacak, çok merak ettiren bir yazım şekli var, acaba şu mu, bu mu olacak diye okudum bitirene kadar. Kafanızı çok yormayacağını düşündüğüm bir kitap. Çok kızdığım karakterler oldu; özellikle Necdet'e çok kızdım. *spoiler* Leyla'nın karakteri belli, kendi varlığını inkar etmeyen biri, beğensek de beğenmesek de o bu şekilde, anlamadığım Necdet'in tavırları.
Bir taraftan bakıldığında sadece İstanbulun işgali esnasında yerli işbirlikçilerle işgalciler arasında yaşanan bayağı ilişkiler anlatılıyor gibi görünse de yazarın kitabın bir yerinde de belirttiği gibi Tanzimat dönemiyle beraber başlayan,özellikle İstanbul'un zengin,elit ve aydın denebilecek kesiminin bu ülkeye,değerlerine yabancılaşmasını,bunlardan nefret etmesini gösteren bir kitap.