Bu kitap çok orjinal bir kitap. Münekkidliğinde herkesin hem fikiriz. Çok değişik yaklaşıyor. Ben severim Mustafa Hoca'yı aklı katleden duygusallıktan, indirgemeciliğin her çeşidinden bizi sakındırıyor. Gerçekten üstünde durulması lazım bu kitabın yani İslamcıların en büyük entellektüeli ya Gülen ya İslamoğlu'dur bu kitabı okuyun müslümanlar İslamoğlu şiir gibi yazıyor. çok bilgiyle dolu bir kitap bu yonüyle biraz akademik bir yanı var kelime tanımları veriliyor mesela bazen. Tuhaftır Mustafa Hoca içinde tasavvurlar var indirgeme var! Ben bunlara inanmıyor ve meyve veren ağaç taşlanıyor diyorum. İyi bakınız ve iyi yerlerini alınız kardeşlerim. İlim yitiğimdir olduğu yerde almalıyım de!
mustafa islamoğlu gerçekten kanayan yaraya parmak basmış denilebilir. Çağın gereksinimine uygun bir kitap 2 peygamber tasaavvuru ve gerçek peygamberi konu edinmektedir.
Allahımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir.. kitap yazarın dediğine göre "peygamberimiz bir" sözünün hasılatıdır. bu söz yazarı düşündürüyor gerçekten peygamberimiz bir mi? diye..toplumun onu farklı şekillerde tanıdığını söyleyen yazar bu algılayışları anlatıyor. bence süper bir araştırma kitabı. her rivayet kaynaklandırılmış. yazar rivayetlerin sahihlik ölçüsüne çok önem veriyor. anlatılagelen nice hurafeyi kafamızdan temizliyor. pek akıcı bir üslubu yok ama olsun.<br />
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazar Mustafa İslamoğlu ise o eseri okumak herhalde bahsi geçen konunun ilgilileri için bir zevk olsa gerek. "Üç Muhammed" aslında ikisi Kur'an-ı Kerim'debildirilen aslına uygun olmayan ve "uydurulmuş" olan peygamber anlayışıdır. Özetle Yahudi ve Hıristiyan peygamber temayülü vurgulanmakla kalmayıp örnekler verilmiştir. Peygamberleri hayatın her türlü kulvarından atmak için ortaya sürülen ifrat ve tefrit boyutları gözler önüne serilmekte. Evet hıristiyanlar için peygamber örnek alınamayacak kadar yücedir, melektir hatta tanrı'nın oğludur(!). Yahudileri için sıradan bir insan dahi değildir ve örnek alınmaya layık görülemez ki; ne kadar peygamber gönderilmişse çoğunu öldürmekle bile azgınlıklarını frenleyememişlerdir. Peki İslam anlayışında peygamber neyi ifade eder? Bunun da cevabını okuduğunuzda çok çarpıcı sünnet ve hadis örnekleriyle bu kitapta bulabilirsiniz. Eserden isterseniz çarpıcı bir alıntı da yapmak isterim: "Bir insanı öldürmek iki yolla mümkündür. Birincisi fiziki olarak hayatına son vermek. Diğeri ise misyonunu bitirmektir. İlkini o insanın düşmanları gerçekleştirir. İkincisini ise onu çok sevdiğini zannedenler gerçekleştirir". Başka söze ne hacet!
Efendimizi daha iyi anlamamız için yazılmış bildiğimiz bazı yanlışların düzeltilmesi kaleme alınmış güzel ama hocamızın dili biraz üst seviyeden olduğu için biraz yavaş okumak gerkli yerlerde altını çizerek okumak lazım.Bir de baskıda yazılar kitaba çok küçük basılmış insanın gözlerini bozacak şekilde
Kitap üç farklı peygamber tasavvurunu gözler önüne sermekte birincisi aşırı yüceltmeci tasavvur; bu gruba girenler peygamberin misyonunu unutmuş,getirdiği ilahi mesajı değilde peygamberin kendi şahsını ön plana almıştır.Peygamber onların nezdinde hatasız ve kusursuzdur.Onlara göre Hz.Peygamber bizler gibi bir beşer değildir,beşer üstü bir varlıktır ve nerdeyse meleklerle eş tutulmaktadır...
ikincisi indirgemeci tasavvur; bu gruba girenler peygamberin görevinin vahyin tamamlanmasıyla bittiğini,getirdiği bir takım uygulamaların çağlara hitap edemeyeceğini,tarihin tozlu sayfalarında kalması gerektiğini savunanlardır.Onlara göre Hz.Peygamber bir postacıdır yani vahyi Cebrail (a.s.) aracılığı ile ALLAH'tan alıp insanlara sunan bir postacı/taşıyıcıdır.Ayrıca sünnet ve hadisi kabul etmeyip,"Kur'an bize yeter" diyenlerde yine kitabın bu bölümünde anlatılmakta.
üçüncü ve son tasavvur Kur'an'ın bize anlattığı peygamber tasavvurudur; bu tasavvur vahyi alıp insanlara uygulamalı bir şekilde anlatan,Resul,örnek,önder,baba,dede,dost ve eş olan peygamber tasavvurudur.
Kitapta yazar üç değişik peygamber tasavvurundan bahsediyor.Birincisi indirgemeci yaklaşım, diğeri melekleştirerek hayatın dışına çıkaran yaklaşım ve son olarak Kur'ani yaklaşım örnekler verilerek anlaşılır bir şekilde ele alınmış.
Çalışmasında yazar, müslümanların peygamber algılarını masaya yatırıyor.Bunu yaparken de müslümana yakışır bir uslupla,yanlış düşünce sahibi alimlere hürmetsizlik etmeden olabildiğince delillerle ve tarihi şahsiyetleri değil onların -varsa-fikirlerini eleştirmeye,delillerle çürütmeye gayret ettiğini söylemek doğru olur. Yapılan yorumlara bakıldığında beğenmediğini ifade eden kardeşlerimizin delillendirilerek ortaya konan fikirleri yine sahih delillerle çürütmeleri beklenirken,kitaba ve yazara atıp-tuttukları görülmektedir.Halbuki yanlış olduğuna inanılan bir şey hakkında o şeyin neden yanlış olduğu ortaya konarak eleştiri yapılması daha müslümanca olacaktır.
Bu kitabın içeriğinde ehli-sünnet çizgisine göre oldukça hatalı,yanlış ve maksatlı bilgiler<br />bulunmaktadır.Peygamberi(sav)çok abartıp övmeyin,bizden farkı yok der gibi bir mantığa sahip.Bu kitabı kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Değerli hocamız Mustafa İslamoğlu’nun yine çok değerli bir eseri ile karşı karşıyayız.Mustafa hocanın daha önce bir çok kitabını okudum.Yahudileşme temayülü,vahhabilik,İmamlar ve sultanlar,İslami hareketler ve kıyamlar tarihi bunlardan bazıları.Şimdi ise Mustafa hocanın “Üç Muhammed “ adlı eserini okumuş ve bitirmiş bulunuyorum.Hakikatten çok emek sarf edilerek ve üzerinde uzun,uzun düşünülerek kaleme alınmış bir çalışma olduğu belli oluyor.Ben bu kitaptan çok istifade ettim ve Rasulullah’ı (s.a.v) doğru anlamak isteyenlere de okumalarını tavsiye ederim.
Kitap,Rasulullah’ı üç kategoride ele alıyor.Daha doğrusu onu üç kategoride ele alanların bir tahlili yapıyor.Zaten Mustafa hoca bu metodu sürekli kullanan bir insandır.Mesela bir ara vakit gazetesinde ve Cuma hutbelerinde de “üç üstat” başlığı altında Bediüzzaman said Nursi’yi ele almıştı.Mustafa hoca burada hangi üstat ? sorusunu soruyordu.Yerin dibine sokulan mı ? Tam tersi göklere çıkarılan mı? Yoksa adı geçenin gerçek kimliği ve kişiliği mi? İşte bu kitapta da buna benzer bir şekilde Rasulullah’ı aşırı yücelten bir grup ve bunun tam zıddı olan aşırı indirgemeci bir grubun peygamber tasavvurlarını ortaya döküp eleştiriyor.Ve en sonunda da olması gerekeni yani Kur’an’ ın tanıtmış olduğu peygamberi gözler önüne seriyor.Bunu yaparken de sadece Kur’an-ı Kerim den deliller almıyor.Sahih hadis ve tarih kaynaklarından da yararlanıyor.Aslında uzun lafın kısası kitabın ismi her şeyi ortaya koyuyor “Üç Muhammed-iki tasavvur bir gerçek”
Burada benim Mustafa hocaya bir eleştirim olacaktır.Yalnız benim bu eleştirim bir düşmanlığın ürünü değil de onu seven bir insanın eleştirisidir.Zaten Mustafa hoca bunu sürekli yapmaktadır.Onun en beğenmediğim huyu da budur. Hocamız indirgemeci peygamber tasavvuru bölümünde Gulam Ahmet Perviz örneğini anlatırken (sayfa 186) onun ve onun gibi düşünen insanları “Müslüman aydın” olarak nitelemektedir.Hoca bunu sürekli yapmaktadır.Sadece kurancılar akımı değil başta tarikat çevreleri ve Şiiler içinde aynı üslubu kullanmaktadır.Tamam hocamıza bazı konularda katılabiliriz.Müslümanların bölünmemesi için gayret sarf etmektedir,bu konuda bazı korkuları vardır,bunlara belli bir noktaya kadar katılmak mümkün.Fakat hoca bu konuda çok aşırı gitmektedir.Aman kimse dışarıda kalmasın diye bir çok şeye göz yummaktadır.Bütün İslami yorumlara çok soft bir biçimde yaklaşmaktadır.Oysa aynı çevreler hocayı sürekli eleştirmekte ve onu tekfir etmektedirler.Mesela bu son zamanlarda Cübbeli nam şahsiyet hocayı çok rencide etmektedir.Onu alenen tekfir etmekte ve onu kimsenin dinlememesi gerektiğini söylemektedir.Hoca ise hala ısrarla adamın iyi bir adam olduğunu söylüyor.Pes vallahi bu kadar olur… Hocam sen bırak ümmetin birliği meselesini,ümmeti bir yapacağım diye didinip duruyorsun.Sen gerçek Müslümanlara bak.Onlarla yoluna devam et,şüphesiz ki;sen doğru bir yoldasın.Ümmet bölünmesin diye sapıklara,şaşırmışlara sahip çıkma,yarın huzur-i ilahide bunun hesabını veremezsin.vesselem..
Sayın İslamoğluna bu eseri yazdığı için Teşekkür ediyorum... Eserde indirgemeci peygamber tasavvuru ve yüceltmeci peygamber tasavvuru incelenmiş peygamberi ya postacı mesabesine indirip hayattan çıkarıyoruz yada yücelterek buharlaştırıp hayattan çıkarıyoruz ve örnek alınacak bir peygamber modeli olmuyor... Fakat yazarın yüceltmecilere kızarken peygamber mucizelerini reddederek fikirlerini inşa etmesi onuda zamamn zaman indirgemeci yaklaşıma doğru itiyor fakat genel olarak eksik kalınmış bir çalışma tebrikler
Uzun bir kitaptır,bazı yerleri çok sıkabilir, kitabın özü şudur ki (yazara göre) 2 tane gerçek dışı peygamber algısıyla, 1 de gerçek peygamber algısı vardır. doğru olmayan algılar, aşırı yüceltmeci ve indirgemeci tasavvurlardır, doğru olansa Kur'an ve Sünnet'le sınırları çizilmiş bir peygamber düşüncesidir. Ancak her konuda böyle değil midir zaten diyebilirsiniz, bir şey ya küçümsenir ya abartılır ya da hak ettiğine layık bir değer görür. Okunmasında faydalar olabilir, okuyanına göre zararlar da olabilir, ama bu zararlar yazarın art niyetinden kaynaklanıyor da denemez. En doğrusunu Allah bilir... Baskı kalitesi güzel bir kitaptır, kapağı falan da hoştur, üç tane arapça "Muhammed" yazısı, biri düzgün, diğer ikisi yamuktur...
Kitabın ilk iki bölümü; İslam ümmetinin peygamber tasavvuru ile ilgili düşebileceği yamuklukları irdeliyor. Üçüncü bölüm ise bu yamukluklardan kurtulmanın, arınmanın tek yolu olan Kur'ani bakış açısını ele alıyor. Kitabın bu son bölümü konulu bir tefsir mesabesinde...<br />Okuyucuyu bilgi bolluğundan dolayı biraz sıksa da; peygamber tasavvurlarını yeniden inşa etmek isteyenler için bulunmaz bie eser.
Kitap için emek harcanmış . Ama okurken beni çok sıktı. Kitabı okuyan kişide " Peygamberimizin gözümüzdeki ve kalbimizdeki yerini sarsan" bir kitap... bence okunmamalı. Yazarın kendi yorumları gerçek gibi algılanmamalı. Pazarda alırveiş yapan Muhammed ile Efendimiz Muhammed arasındaki bağ tam anlaşılamamış. Kendisine meleklerin bekçilik yaptığı mübarek ile bir arapla at pazarlığı yapan Zatı görünen ile yargılamak dğru değildir. Hata yapmamak için başımızı kaldırıp O'nun nurani şahsiyetine bakmak gerekir. "Meselâ bir hurma çekirdeği var. O hurma çekirdeği toprak altına konup, açılarak koca meyvedar bir ağaç oldu. Hem gittikçe gelişir, büyür. Veya tavus kuşunun bir yumurtasına uygun sıcaklıkta bekletildi , bir tavus civcivi çıktı. Sonra tam mükemmel, her tarafı kudretten yazılı ve yaldızlı bir tavus kuşu oldu. Hem gittikçe daha büyür ve güzelleşir. Şimdi o çekirdek ve o yumurtaya ait sıfatlar, haller var. İçinde incecik maddeler var. Hem ondan hasıl olan ağaç ve kuşun da, o çekirdek ve yumurtanın âdi küçük keyfiyet ve vaziyetlerine nisbeten, büyük âlî sıfatları ve keyfiyetleri var. Şimdi o çekirdek ve o yumurtanın vasıflarını, ağaç ve kuşun vasıflarıyla bahsetmekte lâzım gelir ki; her vakit insan aklı, başını çekirdekten ağaca kaldırıp baksın ve yumurtadan kuşa gözünü yöneltip dikkat etsin. Böylece işittiği vasıfları onun aklı kabul edebilsin. Yoksa "Bir gram çekirdekten bin kilogram hurma aldım." ve "Şu yumurta, gökyüzündeki kuşların sultanıdır." dese, yalanlanır ve inkar edilir. Bu örnekte olduğu gibi Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın insanlığı; o çekirdeğe, o yumurtaya benzer. Peygamberlik göreviyle parlayan mahiyeti ise, Cennetteki Tuba ağacı gibi gibi ve Cennet'in en mükemmel kuşu gibidir. Bu mükemmellik ümmetin dua ve salavatlarıyla gitgide artmaktadır. Onun için çarşı içinde bir bedevi ile pazarlık eden o zâtı düşündüğü vakit; Refref'e binip, Cebrâil'i arkada bırakıp, Kâb-ı Kavseyn'e koşup giden Zât-ı Nuranîsine, hayal gözünü kaldırıp bakmak lâzım gelir. Yoksa ya hürmetsizlik edecek veya nefs-i emmaresi inanmayacak. (Bediüzzaman S.N., 19. Mektup dan sadeleştirilmiştir.)"
Kıymetli Hocamız büyük mütefekkir Mustafa İslamoğlu Üç Ana konudan bahsetmiş eserinde..<br /><br />* Aşırı yüceltmeci Peygamber tasavvuru<br />* İndirgemeci Peygamber tasavvuru<br />* Kur'an'daki Peygamber tasavvuru<br /><br />Bir çırpıda okunup bitirilmesi çok güç...Çok dikkatli okunması gereken bir eser.
mustafa islamoğlunun bence günümüz sorunlarıdan en önemli sorununu ele aldığı bir eseri ve gerçekten eser çok faydalı zira efendimizi ne kadar yanlış anladığımızı anlıyor insan. onu en doğru anlamanın ancak kur'an la olabileceğini anlıyor insan çok güzel bir eser<br />
Yorum yazan değerli arkadaslar:burada yazdığınız fikirler sizin dusuncelerinizdir saygı duyuyorum;FAKAT kitap hakkında,okursunuz kendinizce fikirlerinizi söylersiniz.ama hoca hakkındaki fikirlerinizde daha dikkatli olun bu insanı nekadar tanıyorsunuz.BAZI ARKADASLAR tasavvuftan bir haber diye itham ediyor peki hocanın nerden geldiğini biliyormusunuz.kuranı kerimi 15 yılda tefsir ettiğini ve suan devam ettiğini.600 bin hadisi 2 defa okumadan hadis hakkında konusmadığını ve daha bir çok sey.bunları hocayı övmek için söylemiyorum sadece birilerini elestirirken daha dikkatli olalım.husnu zan mümine çok zarar verir.ALLAHA EMANET OLUN