Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultanımızın İstanbul'u fethetmesinden önce ki fetih sebepleri,fethetmesinden sonraki yaptıkları siyasi bir dille anlatılmış. Kitabın dili bana biraz ağır geldi. Zeki insanlar uzun cümleler kurar ama kitabı her alanın da yazar kadar zeki olmaması da muhtemel. Anlamakta zorlandım.Bazı yerlerinde sıkıldım. Ama fetihin ne demek olduğunu ve niçin bu kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anladım. Hatta şu anda bile İstanbul'umuzun ne kadar önemli olduğunu anladım.Kitap destansı bir dille yazılmamış.Peygamberin müjdesine erişmiş bir padişahın kitabı kütüphanede bulundurulmalı.Sultanımızın karizması bile yeter. PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!!!
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tarihi, asıl bilen yazarlardan okumak çok güzel ve keyifli. "Ya İstanbul beni alacak, ya ben İstanbul'u" diyen Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'u almakla kalmamış aynı zamanda Peygamberimizin iltifatlarına da mazhar olmuştur. tahminimce onun için bu iltifat İstanbul'u fethetmekten daha önemliydi. kitabın sloganı kitabı en iyi tanıtıyor bence: "Kitapta bugünün içinde bir geçmiş nefes alıp verirken, geçmişin içindeki bugünü de kımıldanır bulacaksınız"...
fatih sulatan niye istanbulu feth etmiş sadece islama mı yoksa teknolojı hizmeti yapmış mı osmanlının ozaman ki durumu bunun gibi merak edilen konulara cevap verilmiş uslübünde akıcı olması kitaptan sıkılmamamızı sağlıyor <br />yazar geçmişi bugüne bağlamış ve çok güzel bir eser meydana gelmiş <br />yazara teşekkürü kendime borç biliyor ve teşekkür ediyorum
Mustafa Armağan diğer eserlerinde (Osmanlı –İnsanlığın Son Adası-, Kır Zincirlerini Osmanlı, Osmanlı’nın Kayıp Atlası) olduğu gibi burada derin tarih bilgisini İstanbul’un fethine sadece Top, gülle ve kılıçla kazanılan bir zafer ve mekan (toprak parçası) değil Dünya ve İstanbul’un yeniden inşa ve imarı olarak görülmesi gerektiği fetihle birlikte yeni bir şehir ve yeni bir medeniyetin temellerinin atıldığını göstermiş. Tarihimize savaşlar ve bunların sebep ve sonuçları bağlamında değil medeniyetin inşası, sultanların güzellikleri ilmi yönleri ve daha bir çok cihetlerden bakılması gerektiğini salık vermiş. Bu bağlamda Fatih’in İlmi yönüne sadece bir komutan değil aynı zamanda bir akademisyen bilim adamı hem bir şair, hem bir alim, fazıl zahid vs. yönleri olduğunu göstermiş. Ve Fatih’in gerçekten FATİH (gönülleri, yürekleri, ilimleri fetheden) olduğunu İstanbul’un imarı ile göstermiş. Her zamanki gibi Mustafa ARAMAĞAN’ın kalemine ve kalbine sağlık. Yeni ve faydalı eserlerinin arkasının kesilmemesi temennisiyle…
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Armağan son dönemde tanıdığım ve oldukça sevdiğim bir yazar. "Osmanlı İnsanlığın Son Adası" ve "Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı" nı okudum. Özellikle 2. Abdülhamid'le ilgili çalışması benim göğsümü kabarttı. Bu yüzden kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.
Ufukların Sultanı ise gerçekten Fatih'in Sultanlığına yakışır bir eser olmuş. Sadece bir Padişah değil; bir alim, bir sanatkar, bir insan ve bir devlet adamı... O'nu bir insan olarak incelemiş ve o insanın giyebileceği bütün giysileri, bütün güzellikleri O'na giydirmiş. Bunu da sırf O'nu yüceltmek için yapmamış. Olanı olduğu gibi göstermeye gayret sarfetmiş. Kendisine Osmanlı için yaptığı bu yararlı çalışmalardan ötürü teşekkür ederim. Türkiyemizin Mustafa Armağan gibi araştırarak ilmi eser veren yazarlara gerçekten çok ihtiyacı var. Kaleminin mürekkebi bol olsun....
Ufukların Sultanı'nda; bir Türk düşünürü, bir Türk dahisi, bir Türk alimi, bir inkılapçısı ve bir TÜRK FATİHİ olan Fatih Sultan Mehmed'i her şeyiyle tanıyoruz. Onunla ilgili aklımıza takılan ne kadar soru varsa, kitapta verilen cevaplar hem aklımızı hem de ruhumuzu yeterince tatmin edici nitelikte. Ayrıca yazar Mustafa Armağan Fatih'in İstanbul aşkını hikayevi bir tarzda okuyucuya sunmuş.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitap Fatih hakkındaki bildiklerimizi yeniden gözden geçirmemizi sağlayan, onun sadece Fetihçi yönünü değil de diğer yönlerini de düşündürmeye yönlendiren önemli bir kitap. fatih'in çok yönlü kişiliğine sadece Türk yazarların değil Avrupalı yazarların da önemli derecede katkılarının da olduğunu; kaynakları, sayfa numaralarına varacak kadar veren değerli bir çalışma. bize bize ait değerlerle bakan güzel bir çalışma.
"Papa Fatih'e Hıristiyan olmayı teklif etmiş miydi? Kardeş katli maddesi Fatih'in midir? İstanbul'un fethi hangi 'tarihte'dir?, Gemiler karadan mı Haliç'e indirildi? Fatih'in vasiyetnamesi nasıl bulundu?" Fatih Sultan Mehmet dönemine dair bu sorular günümüzde de hâlâ tazeliğini koruyor ve tartışma mecralarına taşınıyor.
"Fatih'in hayatında karanlık nokta bulmaya çalışan bir tavır var." diyen Mustafa Armağan, son kitabı 'Ufukların Sultanı'nı bu sorulara cevap vermek amacıyla kaleme almış. Ciddiye alınması gereken tarih kitaplarının köşelerinde kalmış bu bilgilerin halk tarafından bilinmediğine değinen Armağan, "Popüler bir dille aktarılmadığı takdirde bu bilgiler insanlara kolay ulaşmıyor. Ben de bu alana girme ihtiyacı hissettim." diyor. Kitapta o döneme dair cevapların yanı sıra Fatih'in kişiliğine de vurgu yapılıyor. Devlet adamı, asker kimliğinin dışında âlim, şair, sufi, aydın yönlerine dikkat çekiliyor. Fatih Sultan Mehmet'in bin yıldır arzulanan fethin ardından bilimsel ve kültürel canlanmayı sağladığına değinen yazar, bunun Fatih'in içindeki fetih duygusu ile alakalı olduğu kanaatinde. Mustafa Armağan, bir sonraki kitabının Fatih'in romanı olacağını dile getiriyor.
Değerli yazarımız akıcı bir dili ve sürükleyiciliği ile zaman ve mekan değişimini profesyonelce yansıtmış. Aynı zamanda bir deha olan Fatih Sultan Mehmet Han'ı çok iyi anlatmış. FSM'yi anlayabilmemiz açısından çok iyi bir eser. Yazarımızı bu çalışmasından ötürü tebrik ediyorum.Bol okumlar...
Fatih olmak ve yüreklerde yer edinmek ve tarihin altın sayfalarına adını altın harflerle yazdırmak kolay değil...<br />Olmamalıydı da..<br />Fatih'i Fatih yapan neydi?<br />Hangi ülkü, hangi ideal ve tefekkür ufkuna sahipti?<br />Hangi yollardan ve nasıl geçti, geliştirdi kendini...<br />Çağını yakalamakla kalmayıp çağlar ötesi bir ufku yaşayan ve yaşatan Fatih'e ait güzel man,idar ve gerekli bir çalışmaya imza atan Mustafa Armağan'ı kutlamak gerek..<br />Fatih'e yakın olmak ve Fatih gibi olamk adına önemli bir eser kazandırdığı için okuyucusuna...
FATİH SULTAN MEHMETİ ANLATAN BU ESERDE GENELLİKLE AKILLARA TAKILAN ŞU SORU BENCE ÇOK ÖNEMLİ.ÇOK YÖNLÜ OLARAK KENDİNİ GELİŞTİREN FATİH SULTAN MEHMET GAZALİ DEN VE HOMEROSOUN ESERLERİNDEN FAYDALANARAK KENDİNİ ÇOK YÖNLÜ DÜŞÜNMELERE SEVK EDEREK BAŞARMAK İÇİN SAATLERCE DENİZ KENARINDAN OTURARAK İSTANBUL HAYALİ KURMUŞ.DEMİŞ YA İSTANBULU BEN ALIRIM YADA İSTANBUL BENİ DEKEN EFENDİMİZİNDE SÖZLERİNE MASHAR OLMUŞ BİR KİŞİLİK MUSTAFA ARMAĞAN ANLATIRKEN DİĞER ESERLERİNDE OLDUĞU GİBİ O DÖNEME GÖTÜRÜYOR BİZİ...
Mustafa Armağan'ın kaleminden UFUKLARIN SULTANI’NA, bir elinde Homeros’un, öbür elinde Gazâlî’nin eserini okuyan, Doğu'nun ve Batı'nın hükümdarı Fatih Sultan Mehmet'e dair bilmedikleriniz bu kitapta... Bosna’nın fethinden önce, Mayıs 1463’de tebdil-i kıyafet ederek bir derviş kılığında Fransisken rahibi Fra Angel Zuizdovic’le görüştüğü söylenen Fatih’in portresi, her şeyi açıklıyor. Bu görüşmeden, bildiğimiz meşhur ahidname çıkmıştır. Hani şu, “Hiç kimse ne Hıristiyanlara, ne de kiliselerine dokunmayacak, kaçanlara özgürlük ve güvenlikleri verilecek, geri dönebilecekler ve manastırlarında, hâkimiyetim altındaki topraklarda yaşayabilecekler” diyen ve bugün Fonitsa’daki manastırda saklanan altın değerindeki ferman... Fatih’in gayesi, insanlığın yüzünü Doğu’ya veya Batı’ya çevirmek değildi. Önemli olan, insanlığın yüzünü yerlerin ve göklerin yüce yaratıcısına çevirmekti. Onun görevi, toprağı gübrelemek, çapalamak ve aşılamak, velhasıl zemini hazırlamaktı. Ama bunun için de uygun bir toprağın olması gerekiyordu ve fetih işte tam da bunu sağlıyordu. Okuyucusunu her yeni kitabıyla bir kere daha ‘tarihle birlikte düşünme’ye çağıran Mustafa Armağan, Ufukların Sultanı’nda detektörünü Fatih Sultan Mehmed’e çeviriyor ve onu Ufukların Sultanı olarak görmemizi istiyor; yalnız geçmişin ufuklarını değil, bugünün ve yarının ufuklarını da belirleyen bir proje adamı olarak konumlandırıyor onu. Kitapta bugünün içinde bir geçmiş nefes alıp verirken, geçmişin içindeki bugünü de kımıldanır bulacaksınız.