Efendi 2 / Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı
Efendi 2 / Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı
169Yorum
Mhmtyavuz
31.10.2006
ben siyasi kitaplarla arası iyi olan biri değilim. fakat soner yalçının reis ve efendi kitaplarını okuduktan sonra bu alana ilgim arttı. okumak isteyenlere bu kitabı da mutlaka tavsiye ederim. ben biraz önce sipariş verdim.
usta812
27.10.2006
kitabı okuduktan sonra kendimden bile şüphe etmeye başladım.... Türkiyede sabetayist olmayan varmı acaba. Dergah şeyhleri, sanat dünyası, medya, sanayi dünyası, nerdeyse memleketi kuranlarında yönetenlerinde hepsi sabetayist. Kitabı okuyunca insan günümüz medyasının ve sanat dünyasının insanlarımızı kendinden uzaklaştırmak için niye bu kadar çırpındığını daha iyi anlıyor.
jacpascal
27.10.2006
Kitabın başlarında çok fazla isim olması nedeniyle insan okumakta zorlanıyor. İlerleyen sayfalarda taşlar yerine oturunca şaşkınlıkla ve keyifle okunan bir eser haline geliyor. Tarihimizle yüzleşiyoruz bir bakıma. Hayatımızda ki yalanları, yanlış bilinenleri öğretiyor bize. Herkese tavsiye ediyorum....
mihralibey
Kitapkurdu
11.10.2006
efendi 1 i okumuş şaşırmıştım efendi 2 yi okudum yine bilmediğim bir çok şey gördüm.. çoğu büyük işadamlarının sabetay olduğunu gördüm. Soner yalçını işte bu yüzden seviyorum. Kimileri çok zor anlaşılıyor, zor okunuyor diyor ama soner bey de bu kitabı çok zor yazıyor zaten araştırarak gecesini gündüzüne katarak yazıyor tebrikler<br />
imrahor
09.10.2006
bildiğim kadarıyla bu kitaba ciddi biçimde bir karşılık gelmedi. bu da yazılanların gerçekliğini ya da derinliğini ortaya koyuyor diye düşünüyorum. bende bir selanik göçmeni olarak bir ara kendimden bile şüphelendim. bu açıdan bakıldığında kitaptaki iddialı yorumlar insanı psikolojik zorlamara yöneltiyor
asavas54
06.10.2006
Arkadaşlar siz gazeteci ya da araştırmacı olsaydınız eminim siz de bu olguları bulduğunuzda bir an önce okuyucuya iletmek için can atardınız. Yani beni böyle bir konuya iten sebeplar olsa ben de şahsım olarak herkesten şüphelenirim. Zaten kendi de diyor. "Herkesin en doğru bildiği her şeyden şüphe ettik." diye. Zaten bir olguya rastladıktan sonra onu tam manasıyla anlayabilmen için onunla ilintili olanları da araştırmak gerekir. Lütfen! Sonuçta Soner Yalçın bir gazetecedir ve bunları göz ardı etmesi düşünülemez.
erysngl
05.10.2006
Soner Yalçın, Yalçın Küçük'le birlikte ısrarla Türkiye'nin Türkler hariç herkese ve özellikle de yahudilere ait olduğunu ve neredeyse Türkiye Cumhuriyeti'nin bir yahudi devleti olarak kurulduğunu ve hatta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bile sabetayist bir yahudi olduğunu ima edecek kadar ileri gitmiştir. Kitaplarında vermek istediği ana fikir budur.
meminonaran
01.10.2006
Soner Yalçın; "kitaplarım nasıl çok okunabilir ?" sırrını keşfetmiş, kaşıntıdan yorgandaki pireyi delil gösterebilecek yetenekte olan bir yazar. Canım belki adamın allerjisi var da kaşınıyorsa, öyle değil mi?
Neyse, kendince elbette tarih, kültür, siyasi ve ekonomik bilgiye sahip bir yazar. Bu bilgileri okuyucunun ilgi alanını farkederek manipüle edebilen ve kitaplarında iyi bir satış trendi yakalayabilen bir yazar. Bence bu kadar entelektüel (!) düşünebilme kabiliyetine sebep, tiraj edinme dürtüsündendir diyorum. Aslı esasında yazdıklarının gerçeklik payı %15 gibi geliyor bana. Böyle değilse o zaman, sayın yazarın bundan önceki bütün sülalesi de şaman olabilir ! Bu bizi ne kadar ilgilendiriyorsa, o kadar ilgilendirmelidir.
ırksal ve dinsel geçmişte iz sürmek ne kadar boş bir emekse, anı yaşamadaki ihlas bence daha önemli. ALLAH ihlasla tövbe edebilenin geçmişini sormuyorsa, bu arkadaşımıza ne oluyor ? sorulur efendim...
Hakki Duzce
Kitapkurdu
29.09.2006
evet belki herkes din değiştirebilir.günümüzde sonradan(kitaptaki anlatımla DÖNMELER) müslüman olanlara nasıl saygıyla yaklaşıyorsak aynı saygıyı müslümanlıktan çıkanlar içinde göstermeliyiz.yorumlar da çok güzel bir konuya değinilmiş: dedesinin dedesi dönmeydi.burda asıl irdelenmesi gereken bu şahısların ellerindeki sermayelerini ne şekilde ülkemiz için harcadığı yada hangi oranda ülkemiz aleyhine harcadığıdır.din burada sadece gizlenilmek üzere bu şahısların sığındığı bir liman olabilir.
mayar
20.09.2006
ilk kitapda (EFENDİ) yazdıkları inandırıcı geliyordu. ama ikinci kitabı okuyunca ilk kitapta yazdıklarını birkez daha düşünmem gerektiğine karar verdim. Soner YALÇINa göre herkes dönme. hadi öyle olduğunu farzedelim. bunların hiçbiri mi gerçekten müslüman olmamış. imkan olsa da herkes atalarını araştırsa muhakkak başka bir dinden dönüp islamiyeti seçen akrabasıyla karşılaşır. kimsenin ataları islamiyet geldikten sonra yoktan var olmadı. yüzyıllar öncesine gidip dedesinin dedesini araştırıp bunların torunlarınında islamiyetten önceki eski inançlarını koruduklarını söylemek çok abartılı geliyor bana. Hz.Muhammed döneminde de dinini değiştirenler ve münafıklar oldu ama birkaç münafık var diye münefıkların akrabaları dahi töhmet altında bırakılmadı. vurdum duymazlık kadar herşeyi abartmakta doğru değil. insan dengeyi bulabilmeli.
Eraybs
15.09.2006
Bir doğruya üç yanlış ekleyerek, belirli bir amaç doğrultusunda yazılmış bir kitap. Belgeler yanlış, bağlantı kurmalar ise tam bir komedi. Birilerini karalamak çok kolay hale gelmeye başladı ve bu karalamayı da Soner Yalçın çok iyi yapmış. İddiaları tek tek çürütülüyor ve kendisi özür dahil dilemiyor. Fantastik bir kurgu eser olarak okunabilir.
aselki
Kitapkurdu
12.09.2006
Soner Yalçın, <br />Büyük araştırmacı gazeteci çok ünlü bir dizinin senaryo danışmanı..Bundan evvelki kitapları çok büyük rakamlar sattı.Tüm bunlar doğru fakat birde Soner Yalçının menşeini araştırmak gerekiyor.Doğu Perinçek ile arasındaki yakın ilişki Evrensel gazetesinin fikir önderlerinden biri olan Soner Yalçın,sizce ne kadar haklı olabilir bu iddialarında.28 Şubat sürecinde kimlere ne taşlar atıldı hepimiz cok iyi biliyoruz.%80 nin yalan olduğunuda.Belgelerin fotoğrafların kasetlerin dahi yalan olduğu teknik ve bilim çağında yaşıyorken.Soner Yalçın'nın iftiralarına inanmıyorum...
emirbey
Kitapkurdu
10.09.2006
soner yalçın Türkiyede hiç İnsan bırakmamış ki sebatayist yada dönme olmasın. bence bu şüphecilik bir saplantı olmuş efendi I. deki gibi sıkı bir araştırma ve kitap beklerken sapla samanın karıştırıldığı çorba yapıldığı bir kitap
ALPSAR
08.09.2006
Dönme ya da değil,sabetayistmiş değilmiş.Ne önemi var ki, İsimlerin şu an nerelerde olduğu önemli kardeşim.Sen ocu bucu ayrıntısında boğuşurken atı alan Üsküdar'ı yüz kere geçmiş.Sana da bunun gevezeliğini yapmak kalmış.Ve halende akıllanmıyoruz.Bence bu tür kitapları bu yönden değerlendirmek lazım.
kursad_ank
05.09.2006
efendi kitabı ve yazarı <br />kendini aştı<br />memlekette kendi dahil namuslu adam <br />kalmadı <br />bu kadar olmaz <br />bu adam yazmayı bırakıp inşaat işleri yapsın , okadar çamurla başka neiş yapılırki<br />bi mevzuda bu adamı gündeme getiren , hortlatan şahıs yani doğu perinçek imana gelmeye başladı <br />yani efendi 3 te herkez müslümanmı olacak yoksa
zulcenahayn
Kitapkurdu
30.08.2006
Yazarın bu kitabındaki sayın Erbakan hakkındaki görüşlerinin hiçbirisine katılmıyorum.Aslını astarını tam olarak bilmediği konular hakkında Erbakan'ı suçlamış.Bir takım saçma iddalar da bulunmuş.Üstelik oldukça da subjektif. Bir yazar etraflıca araştırmadan,delil ve belgeye dayandırmadan bir kişiyi nasıl böyle acımasızca itham edebilir aklım almıyor.Örneğin yazar,kitabında "Türkiye-İsrail askeri eğitim işbirliği antlaşmasını" Erbakan'ın imzaladığından bahsediyor.Halbuki bu antlaşma 23 şubat 1996 tarihinde yani erbakan hükümeti kurulmadan dört ay evvel Çiller ve Yılmaz koalisyonlarınca yapılmış bir antlaşmadır.Yine bu antlaşmayı 54.Erbakan hükümetinin imzalamadığının bir başka ispatı da sabah gazetesi köşe yazarı M.Ali Birand'ın 22 haziran 1996 tarihinde yani Erbakan hükümeti kurulmadan altı gün önce bu antlaşmayı haber yapmış olmasıdır.
Kusura bakılmasın ama bütün bunlar göz önüne alındığında ortaya bir art niyet çıkıyor.Bilgi ve kültürden yoksun bir art niyet. Daha önce Erbakan hakkında yazmış olduğu müstakil eserini hatırladıkça bu şüphelerim daha da artıyor.Sanki yazarın Erbakan'a bir garezi var gibi.Beni en çok endişelendiren şey de bu kitabı okuyan ve okuyacak olan kişilerin Erbakan hakkında yazılanlara tamamen inanmaları, en doğrusunun o olduğunu sanmaları ve aldanmaları.Ayrıca kitapta o kadar çok isim var ki insan kimin ne olduğunu karıştırıyor.İsimleri akılda tutmaya çalışmak bir süre sonra o kadar yorucu oluyor ki insan sıkıntıdan patlıyor.Bazı konuları ise fazla abartılı ele almış ve tabiri caizse adeta saçmalamış.Vel hasıl-ı kelam kitap pek iç açıcı değil.Akıcı hiç değil.Soner Yalçın'ı bu eserinden dolayı kınıyorum.
Zeynep Akinci
29.08.2006
Ben bu kitabı alıp neden okumalıyım ? bana ne Türkiye'nin sayılı zenginlerinden bilmem kimin gelini ? Sayın Soner Yalçın böyle saçma sapan şeyleri konu alıp kitap yazacağına oturup daha mantıklı şeyler için kafa yorsun !!! Ayrıca tarikat ,tekke vb şeylerle insanların kafalarını daha fazla karıştırmasın.
Vedat Sentürk
28.08.2006
merhabalar,<br />soner yalçın'ın yazdığı tüm kitapları okuyan birisi olarak merak ettiğim birşeyi sormak istedim hepinize.tarihin gizli kalan yerlerine fener tutmayı kendisine görev edinmiş s. yalçın,neden Atatürk'ün Selenik doğumlu olmasının dışında hiçbir bilgiyi paylaşmıyor.tabuları yıkmaya bu kadar sevmesine rağmen neden Atatürk-Selanik konusunda bu kadar muhafazakar?koyu bir kemalist olarak Atatürk üzerinde ki spekülasyonların da ortadan kalkmasına yardımcı olacak yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyoruz..
Orhan Cakmak
24.08.2006
Bu kitabı Efendi 1 gibi tek solukta okudum, bazı bölümlerinde doğrusu hayret ettim. Bence bu kitabın içindeki bazı sorulu yerlerin birileri tarafından araştırılıp yeni kitaplar yapılmasında fayda var. Zaten kitabın bir hayli sayfası kaynaklara ayrılmış. Bu kitaba şu-bu kesimin tepki göstereceğini sanmıyorum çünkü ben bu kitabın gerçekçi temeller üzerine oturduğuna inanıyorum. Her ne kadar Soner Yalçın bazı bölümlerde kişisel fikirlerini ön plana çıkarsa da okuyucunun bir şekilde araştırmaya tetiklendiği kanaatindeyim.
ketermalkhot
Kitapkurdu
24.08.2006
Soner Yalçın vb. güruhun işi söyledikleri şeyi velveleyle dile getirerek yankı yaratarak bol prim kazanmaktır. Kitapta anlatılanların bazıları iyi hazırlanmış çeşitli tarih kaynaklarında bulunabilir. geriye kalan bilgilerin bir kısmı çarpıtma ve daha da ötesinde sallama, bu kitapların salt amacı satıştır, bir araştırmacı gözüyle gözüyle bakılırsa kitabın ne denli boş olduğu anlaşılır. Ancak Soner Yalçın'ın gazeteci kimliğinin getirdiği önemli bir özellik var söylenecek şeyin hangi biçimde söylenirse satacağını ve taraftar bulacağını biliyor. çok açık bir lisan ile söylemek gerekirse S. Yalçın'ın yazdıklarının çoğu yanlış ve taraflı kaynaklara veya taraflı rivayetlere dayanıyor. birilerinin çığırtkanlığını yapmak iyi satış yöntemlerinden biridir.