ya kardeşim vazgeçin şu adamı olumsuz eleştirmekten artık.adam süper kurgu yazıyo.siz ne sanıyosunuz ki adam robert langdon ın hayatını anlatmıyo ki.robert langdon üzerinden süper bir araştırma kurgu sentezi yapmış.bundan önce kaç tane bu kadar güzel gerilim okudunuz düşünün bakalım.bu kadar sürüklendiniz mi.olaya bi de bu açıdan bakın derim ben.
dan brown'ın kitabı blogda belirtildiği gibi, gerçek örgüt ve ayinler üzerinden kurmaca yapıt olmasına rağmen, kendisine tevrat ya da kuran şifrelerini çözenler gibi muamele yapılmasını şiddetle kınıyorum. bahsi geçen kitabın öncesinde yazdığı kitapta da (demons and angels) benzer sularda, bana göre daha sağlam olarak, yüzmüştü.
simgebilim, göstergebilim minvalinde ancak dan brown'ın kitabına ilgi duyanların, kanımca, paganizm hakkında çok sağlam 16 sayfalık bir diyalogu barındıran umberto eco'nun baudolino (ya da sapkın hristiyan mezhepleri konu ettiği herkesin bildiği gülün adı), imprimatur, templar şövalyeleri gibi kitaplara da bir gözatmaları gerekir.
dan brown (amiyane tabirle) daha pop kalıyor umberto eco ustanın yanında. başarısı ise, müthiş kurgu yeteneği tabii ki.
Bazı kitaplar vardır insan eline alır bırakmamak için elinden geleni yapar. Tüm işini gücünü bırakır elinde ki kitaba yoğunlaşır. Sayfaları çevirdikçe içerisinde merakı, okuma isteği giderek artar. Yarın iş varmış, akşama yemek hazırlanacakmış, bügün arkadaşlarla buluşacaktım, ev temizlenecekti, bulaşıklar yıkanacaktı gibi dunyevi zorunlulukları ortadan kaldıran dünya ile insanın çekim gücünü azaltıp kendi dünyasına okuyucu alan bir kitap. Öyle bir kitap işte konusu nedir diye sorarsanız; biraz karışık polisiye ve mit karışımı bir kitap diyebiliriz. Hepimizde yakından biliyoruz ki kitap Vatikan'ın baya ağırına gitmiş anti Da Vinci kitapları piyasa sürülmüştür. İnsanın bazen inanası geliyor. Nedense??? Bence okumalısınız arkadaşlar, emin olun okuduğunuz için pişman olmayacaksınız. Buyrun Kitapyurdu olanaklarıyla gayet iyi bir fiyat. Ne demiş; OKUMAK, OKUMAK, OKUMAK...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bildiğim kadarıyla bazı islami eserlerde en büyük kıyamet alametlerinden birinin insanlığın son ve yüce yaratıcı katındaki tek din olan islam dini etrafında toplanacağıdır.insanlar arasında bunun nasıl olacağı hakkında farklı farklı fikirler beyan edenler olabilir.fakat bana göre bu kitapta anlatılanlar bunun nasıl olacağı hakkında bazı fikirler veriyor.kitapta kilise hakkındaki sölenenler,kendi peygamberleri hakkında anlatılanlar ve o büyük şahsa yöneltilen küçültücü sözler...demekki gerçekten hristiyanlık dinine mensup olupta samimi insanlar,birgün en aydınlık ve şüphe götürmez dinin,ayrıca kendi peygamberlerine kendilerinden büyük önem veren dinin islamiyet olduğunu anladıktan sonra bu alemetin gerçekleşmesi çok normal geliyor bana.bunu söledikten sora,kitap gerçekten farklı ve güzel bir kitap.anlatılanlar hiçte yabana atılacak şeyler değil....
Uzun zamandır kitap okumuyordum. Belki daha sık okumamı sağlar diyerek böyle popüler bir kitabı okumak istedim. Fena da olmadı. Şimdi yeni bir kitap okumak için geziniyorum buralarda... Böyle heyecanı yüksek eserlerin kaderi midir bilmiyorum, olayların çözümlenme kısmı beni hayâl kırıklığına uğrattı. Çünkü ilk sayfalardan beri okuyucuya büyük bir final vaad ettiği yönünde hisler uyandıran yazar bu şatafatlı, heyecan verici sürecin altındaki gerçeği o kadar ikna edici bir havaya sokamamış. Bilmiyorum belki de İngiltere, Fransa gibi halkının çoğu Hristiyan olan bir ülkede büyüseydim romanın açıkladığı o "büyük sır" vurucu bir etki yaratabilirdi. Burada ilk yorumları yapan arkadaşlara katılıyorum... Ama çoğunuzun belirttiği gibi de sıradan birinin yazamayacağı bir kitap... Sonuç olarak bu kitabı okumam bana edebî yetilerv kazandırdı diyemem ama kitap okumayanları okumaya teşvik etmek içişn kullanılabilir.
Bu kitabin neden revaçta oldugunu tartisacak degilim nedeni belli merak unsurunu kullnamis yazar.Bati kendi tarihine senaryolar uydurup bir önem katiyor kendi gencligine tarih suuru verib tarihte bilinmeyenleri zeka oyunu olarak sunup sanli bir tarih c1karmiyor mu?Nedersiniz.Nitekimde öyle olmustur Rönesans dönemi ve Isa dönemleri bizim tarihimizden bile üstün tutan ayd1nlarimiz yok mu ?Ben kitab hakkinda bir set demiyecegim mükemmel islenmis bir kitab;kitab1n sonunu yinede begenmesemde iyi islenis bir kitab ama ben isterim ki bizim tarihimizede önem verilse inanin tarihimiz hakkinda böyel kitablar bizi daha üstün yapacag1na inaniyorum.Hele ki Fatih dönemindeki bilgiler degil da vinci sifresi binlerce harkulade kitablar yazilir yeter ki su tarihimizi kötülemekten vagecelim.Bizde batililar gibi yüceltelim.Bizim sifreleride cözeriz bunu sayesinde...
Okuyali 1 sene oldu ama görüyorumki hala televizyonlar dahil gündemde bir kitap..Niye peki? Suna dikkat etmemiz gerekiyor bence, bu kitap, çok akilli bir taktik ile yazilmis ve çok çesitli yönlerden insanlari çekiyor, çektiriliyor. Örnek vermek gerekirse, hristiyanligin temeline dayandirilmis ve milyonlarca kisinin manevi degerlerine dokunuyor. Belki de bir çok kisi bildiklerinin eksikligi ile ilgili süphe duydu ve bir kavram karmasasina girdi, çünkü malum, dini inanis insani en çok sarsan degerdir. Buna benzer yönlerden diger inanislari meraklandirirken, bir yandan da inanilmaz bir misyonerlik çalismasi yapiyor. Konunun geçtigi yerler, hristiyanligin en önemli dini merkezleri ve kitabi okuyanlar bu yer ve eserlerle ilgili inanilmaz bir bilgi, merak ve heyecan içerisinde kaliyorlar. Bir soru sormak isterim, kaç kisi islami eserler hakkinda bu kadar bilgi sahibi? Ya da diger inanislar.. Baska bir yönden bakarsak, bu kitabin ardindan yapilan elestiri yayinlari, sanki her ana basliga bir kitap yazilmis gibi geliyor bana..Onlarca tapinak sovalyesi, onlarca mona lisa, onlarca da vinci kitaplari..Saniyorum ki beynimize yeterince isledi ve cogumuzun artik en az bir fikri var bu konularda. Acaba kaç kitap bu kadar göz önünde tutuldu? Televizyonlarda belgeselleri çekildi, suan da filmi yapiliyor. ilginç derecede bilinçli olarak bu yolda gidiliyormus gibi sanki...
Batı’da uzun yıllardır okuyucunun en çok ilgisini çeken kitaplar arasında “Kutsal Metinlerdeki veya Yerlerdeki Şifreleri Simgeleri Gizli Anlamarı” anlatan yayınlar revaçtaydı. Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Gök Yakut Kitap, Lotus Çiçeği gibi eserleri Türk okuyucusu yeni tanıyor. Burada bu kitapların edebi kalitesini, kurgusunu, olay örgüsünü, karakter tahlillerini yapmaya gerek yok. Sade şunu söylemekle yetineceğim, ortaya koydukları heyecan ve gerilim, gizemli mekanlar, anlamsız sembollerin gizli manaları, çözülemeyen şifreler okuyucuyu kitabın başından sonuna kadar elinden düşürmemesini sağlıyor. Bu heyecan fırtınası içinde gerilimin doruklarına çıkmış okuyucunun çözüm ve rahatlama bekleyen savunmasız kalmış beynine kabul ettirilmek istenen “kanaat” kolayca yerleştiriliyor. Yazarlar hem konularına hem de dillerine gerçekten hakim. Asla bir fantezi yazarı değiller.Bu tip kitapların ana temasının ortak olması ilginçtir. Şöyle ki, günümüzde dünya üzerinde bir çok din ve inanç sistemi bulunmakta. Her bir inanç sisteminin kendine göre ibadet şekilleri, usulleri, itikat sistemleri var. Neredeyse 1000 yıldan fazladır aynı şekilde inanıp ibadet ediyorlar. İnsanoğlunun kendinden çok güçlü bir varlığa tapma güdüsüyle.1500-2000 sene önceki müminlerle (herhangi bir dine inananları kastediyorum) aynı tanrıya tapıyor, aynı şekilde ibadet ediyorlar. Böylece “kul” olmanın rahatlığıyla gönülleri huzur duyuyor. Tüm bunların ardından malum kitapların verdiği mesaj şu: “Siz her ne kadar şuanda inanmakta olduğunuz dinlere inanırsanız inanın, aslında tanrının göndermiş olduğu bir “gizli gerçek” var. Mensubu olduğunuz dinlerin uluları ve mevcut siyasi otorite (sultanlar, krallar, imparatorlar) toplum üzerindeki kendi saltanatları devam etsin diye bu gerçeği saklamışlar, gizlemişlerdir. Bu “asıl-mutlak doğru”ya inanları ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Halihazırda da çalışmaktadırlar. Bu gerçeğin dışında insan yapımı tamamen başka bir din oluşturarak ilahi kitapları kendi arzularına göre değiştirip yeniden yazmışlardır. Tanrı, aleyhine olan bu durumu değiştirmek için ne zaman elçi göndermişse, yine aynı hakim güçler onun üzerini örtmeyi başarmışlardır. Fakat samimi bir avuç insan bu gizli gerçeği ve daha nice bilgi ve belgeyi koruyarak gelecek nesillere aktarmayı kendilerine görev bilmiştir. Bu amaç doğrultusunda çeşitli isimler altında teşkilatlanmışlardır. Ama hakim siyasi otorite ve onu yönlendiren dini otorite sürekli bu organizasyonların izini sürmüş ve dünyayı onlara dar etmiştir. Sırf kendi saltanatları sürsün diye.Bu nedenden ötürü tüm dinler “insan” yapısıdır. Gerçek tanrı bilgisinden uzaktır. İnsanlar olmayan bir tanrıya, olmayan bir dine yalnızca ve yalnızca dini/siyasi otoritenin menfaatine uygun olan “Doğru ve Yanlışa” inanmaktadır. Tüm dinler en başta tanrı kaynaklıdır. Ama şuanki konumları bundan uzaktır. O halde tüm dinlerin mensuplarının ortak noktaları vardır. Hepsi “kutsal gerçek”, “ mutlak doğru” etrafında birleşmeliler. Ayrıntıları bir kenara koyup, temelde bir araya gelmeliler. Asıl önemli nokta ise: “Şimdiye kadar duyduğunuz tüm gizli tarikatların varlığı gerçektir. Bu tarikatların mensupları toplum içinde seçkin ve tanınan insanlardır. İyi bilinen, zengin, güçlü insanlar olması çok önemlidir. Bu vesileyle asıl kimliklerini ve tarikatın mevcudiyetini korurlar. [Mason olan Şeyhülislamları, Sabetaycı Tarikat Şeyhlerini, Tapınakçı Üstadı Devlet Adamlarını unutmadık. Günümüzde ise kim bilir kimler asıl kimliklerini gizleyerek inanan insanları kandırıyorlar. (F.S)] Bu tarikatlar hangi ülkede teşkilatlanmışsa, o ülkenin hakim dinine girerek dindar bir mümin gibi davranmışlardır. Böylelikle kimse onlardan şüphelenmez.” Bu kitapları okuyan insanlara yutturulması hedeflenen en önemli kanaat ise “Aslında bu tip gizli tarikatların (İlluminati, Tapınak Şövalyeleri, Malta Şövalyeleri, Masonluk, Yahowa Şahitleri v.b.) şimdiye kadar bilinen şekliyle “şer odakları” oldukları gerçek dışıdır. Bu tarikatlardan herhangi bir kötülük gelmez. Bunlar gerçek tanrının sırrını koruyan masum kullar olmuşlardır. Merak etmeyin kutsal sırlar ve emanetler bu gizli tarikatlarda emin ellerde”. Bu tür kitapları okur ve okuturken üzerinde durduğumuz noktalara önemle dikkat edilmeli. Beyinlerin önüne konulan masum tuzaklara düşülmemelidir. (soruları olanlar:[email protected])
bahsedilen bütün örgütlerin, ritüellerin ve inanışların gerçek olaylara dayandığı kitap. o kadar zamanlık tampliye şövalyesiyim foucault sarkacı üstüne tanımam diyordum ki bu kitabı okuma şerefine nail oldum. pagan inanışları hakkındaki düşüncelerimi değiştirdi. cinselliğe bakış açımı değiştirdi. satanizm, katoliklik çekişmesinin sebebi aşikar oldu. kutsal kase (ki bunun maria abla olduğunu sanki yeni ve gizemli bir bulgu imiş gibi önümüze koyuyor, bir iki kitap karıştırmış olan bu hipotezi en azından bir kere duymuştur. kitaptaki sorun birçok şeyi sanki yeni bir şeymiş gibi ısıtıp önümüze koyuyor, halbuki 1980 ve hatta daha önceki tarihlerde yazılmış olan holy blood holy grail gibi kitaplar bütün da vinci code'un anlatmak istediğini kat kat daha detaylı bir şekilde anlatmaktalar. hatta bütün hz isa soyunun detaylarını ve ortaçağ sinclair ailesinin tarihini dökmektedir. bu vesileyle rahatlıkla eleştiri konusu oluyor) olayının derslerini çıkardık. kutsal feminen ve dünyamızdaki yeri güzel anlatılmış.
nefis bir kitaptı. foucault sarkacına nazaran çok kolay okunabilmesi ve daha sürükleyici olması ama daha az kapsamlı olması, buna rağmen yeterince detaya inebilmesi ile takdir üstüne takdirimi kazandı, takdir kare verdim.
ha, olaylar ve örgüt liderlerinin fictional olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. o kadar da inanmayın yani kitaba.
Kitabın Hristiyanlardan büyük tepki görmesinde , ortaya attığı iddaların büyük payı var.Bu iddalar bir yana kitabın alt konularındaki ilişkilerin bağlantıları, yazarın bu bağlantılara olan bakış açısı gerçekten ilgiyi canlı tutuyor. Yazar okuyucunun kendi bakış açısından bakabilmesini sağlayarak bir anlamda bizi şaşırtma noktasına hazırlıyor. Dan Brown 'un kitaplarını ilginç kılanda bu. Konu birden tahminimizden sapıyor ve zaten temposu yüksek olan roman bu noktada bizi gerçekten sarıyor. Nevarki süprizini erken açıkladığından ya da böyle bitirmekten hoşlandıpından romanda bitiş bölümü o tempolu gelişmeden sonra çok yavan kalıyor. Son söyleyebileceğim okumaya başladıktan sonra bırakamayacağınız bir roman olduğu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitaba ilk başladığımda sıkıcı bulup bırakmıştım.Daha sonra tekrar başladığım zaman nasıl sıkıcı bulduğumu bir türlü anlayamadım :) O kadar sürükleyici bir dille yazılmış ve kahramanlar o derece özenle işlenmiş ki son satırı okuyup kitabı kapatırken kendinizi dostlarınızdan ayrılmış gibi hissedeceksiniz.Ayrıca kitapta hristiyanlıkla,da vinci ile ilgili çok ilginç bilgiler de var.bu kitabı okur okumaz dan brown ın gidip bütün kitaplarını satın aldım.eğer onlar da bunun gibilerse pişman olmayacağımdan eminim.çünkü da vinci şifresi tek kelimeyle tadı damakta bırakacak bir kitap.
ilk önce böylesine çok sayfaları olan kitap nasıl biter diye düşündüm ama sonra elime aldığımda 1 hafta da bitirdim kitabı.çok sürükleyici ve insanın beynini yormayan bir yönü var kitabın.Cinayetle başlayan öyküde insanlara sanatsal ipuçlarıda veriliyor.ayrıca şifreler kriptolar ....bence okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap...
Kitap Baştan sona kadar uyumlu ve sürükleyici yazılmış.<br /> Ayrıca kitapta anlatılan konu dünyada son yıllarda en çok tartışılan gizli kalmış cemiyet ve tarikatlarla ilgili olması kitabın okunulabilirliğini arttırmış ve merak uyandırmıştır.<br /> Sonucunun kestirilebilinememesi çok güzel bir roman olmasına ve son sayfaya kadar okunmasına neden oluyor. <br />
Macera, heyecan, gerilim, cinayet, aşk, tarih, bilim. bu kitapta ne ararsanız var.Başlayınca bitirene kadar elinizden bırakamayacaksınız.Okuyucunun kendisini romanın kahramanının yerine koyması da yazarın ayrı bir becerisi.
kitap tamamen hayal ürünü olsa bile öyle bir işçilik ve birikim ürünü olduğu belli ki,eminim bir sanat tarihi dersi almış olsam bu kadar sanat tarihi öğrenmem (bu kadar zamanda) mümkün olmazdı.benim en büyük şansım,hasbel kader,kitabı okurken elimde da vinci'den bahseden bir dergi ve sanatçının kitapta adı geçen eserlerinin olmasıydı.sayın yazarı tebrik eden milyonlar arasına ben de katılmak istiyorum.tebrikler.
gerçekten çok güzel ve öğretici bir kitap. iyi bir araştırma yapılmış. genel kültürünü genişletmek isteyenlere fayda sağlayacağını düşünüyorum. dan brown akıcı anlatımıyla sizi hiç sıkmadan sürükleyecek...
Elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir kitap. Kitapın tamamına serpiştirilmiş ince ayrıntılar, kitabı dahada ilginç kılıyor. Tam doruk noktasına çıktığında beklenmedik bir şekilde sona eren bir roman. Tarih kitabı olarak değil roman olarak değerlendirdiğim için anlatılan konuların gerçekliliğini hiç düşünmedim ve bu konudaki tartışmalara katılmak istemiyorum. Bu kitaptan hoşlananların, Yazarın "Dijital Kale" isimli kitabınıda okumasını tavsiye ederim. Kurgu aşağı yukarı aynı, gizemli olaylar, çözlmesi gereken şifreler, insanlar arasındaki çapraşık ilişkiler, birbirine benziyor.
Haçlı Seferlerinden başlayıp günümüze kadar Sion Tarikatı dolayısıyla Masonluğu onu alan bir kitap. Dan Brown'un hoş ve her detaya dikkat eden uslubuyla yakından tanıyacağınız bir kitap. İnce ayrıntıların serpiştirildiği bu kitap gerçekten elinizden bırakamıyacağınız Roman edasıyla okuyacağınız gizli kalmış gerçekleri öğreneceğiniz bu kitap okunmaya değer bence.Ama dikkat edin kitabı bıraktığınızda bunun mutlak devamının olması gerekiyor diye düşüneceksiniz çünkü çok kopuk bir yerde bırakılmış yada tam olarak kendinizi kitabın kahramı yerine koyduğunuz ve zafer kazanacakken bırakılıyor. Bu kitaptan sonra DİJİTAL KALE kitabını mutlaka okuyon.
Gerçektende çok güzel sürükleyici ve akıcı bir dille yazılmış, her sayfayı okuduktan sonra acaba bundan sonra ne olacak dedirten bir kitap.Tasvirler , şifreler ve kitabın gerçekçiliği kitabı daha güzel kılıyor.Herkese şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap, zaten yazılan bunca yorumdanda anlaşılıyor kitabın büyüsü.
Çok akıcı bir kitap, tapınak şövalyeleri kimdir? Amaçları nedir? bunları bir çırpıda öğreniyorsunuz. Hristiyan dini ile ilgili bilgiler kitapta fazlasıyla yer almış. Haliyle kitap tarikat ile ilgili olunca din bağlantısı göz ardı edilemezdi. Hz. İsa ile iligli çok çarpıcı iddialar bulnuyor kitapta, iddia diyorum çünkü bu konuda anlaşamayan taraflar olduğu kitapta belirtiliyor. Kısa sürede okunabilecek, sürükleyici bir hikaye...