Da Vinci Şifresi
Da Vinci Şifresi

Kitapyurdu Fiyatı: 414,70TL

Ürüne Git
1534Yorum
Ümit Özcana
29.04.2004
Henuz bitirdim ve coook begendim. Kitabin en begendigim tarafi hissettirmeden insani bilgi bombardimanina tutmasiydi. Cok basarili. Beni yeniden okumaya baslatan kitap olarak kitapligimda yerini alacak...
İBM
Kitapkurdu
26.04.2004
Beğenmedim.İnsanların bu kitabı neden bu kadar göklere çıkarığını anlamış değilim.Okuduğum en kötü kitap demek belki haksızlık ama kesinlikle en kötüler listemde.<br />Çok yavan,çok kolay...Sonun tahmininde %100 başarılıyım.Sonuçta zevk meselesi ama benim için zaman kaybıydı maalesef.
drgokselb
23.04.2004
Foucault Sarkacından sonra beni en fazla heyecanlandıran kitaplardan biri oldu.tapınak şövalyeleri ilgimi oldukça fazla çekiyor ve bu konudaki kitapları yer gibi okuyorum.Fakat final çok parlak değil.Yine de kitabın geneline bakarsak oldukça heyecanlı ve akıcı bir üslubu var.Hoşça vakit geçirmek ve Tapınak şövalyeleri kutsal kase hikayeleri için okunabilecek bir kitap.Ayrıca Sion tarikatı tabii ki .Kitabın içinde geçenlerde ceviz kabuğu programında tartışılan altın oran ( fi sayısı ) hakkında da bilgiler mevcut.okumanızı tavsiye ederim.....
seldem35
22.04.2004
Yazarı keşke daha önce tanısaydık. Valla bu kalitede bir kitabın yazılması herhalde büyük bir ustalık ister. Kitabı okuduktan sonra isteyen arkadaşlarıma verdim. İnanır mısınız (çoğu beğenmese de) 15-16 kişi okudu, elden ele gezdi. Ama şu da var, eğer tarih okumaktan hoşlanmıyorsanız, gizli örgütlerin dünyasına hiç adımınızı atmadıysanız boşuboşuna 15-20 milyon vermeyin.
ginza
22.04.2004
İsmi ve yazarının pek tanınmamış olması nedeniyle sırf hakkında çok konuşuluyor diye aldığım ve ummadığım kadar sürükleyici çıkıp, konusu hakkında son derece merak uyandıran bir kitap. Üslup güzel, her yaştan okuyucunun zevk alması mümkün. Herkes kendine göre faydalanabilir bu kitaptan; kimisi yalnız güzel bir kitap okumanın zevkini alır (ki sadece bu bile yeterlidir bence), kimisi yeni bir araştırma konusu çıkarır bu kitaptan. Ki bu konunun önümüzdeki yıllarda dünyayı bayağı da meşgul edeceğini zannediyorum.
KY-113829
21.04.2004
İlk kripteksin şifresinin çözüldüğü yere kadar mükemmel, sonrası biraz yavan, finali ise görece başarısız. Son tahlilde çok başarılı bir kitap. Kutsal Kase hakkındaki ana fikri süslü bir spekülatif palavra ama altın oran, tapınakçılar, Da Vinci, şifreleme vs. üzerine güçlü bir bilgi yumağıyla harmanlanmış çok zekice bir olay örgüsü var. Kitabın müslüman dünyası için ilgi çekici sayılacak bir yönü de hristiyanlığa karıştırılan pagan imgeler ve Hz. İsa'nın haşa uluhiyetinin hristiyanlarca 325'teki İznik Konsili'ne kadar tartışmalı bir konu olmasından da sözetmesi..
Ismail YİYİT
19.04.2004
Böyle gerçeklerin gerilimli bir roman tadında anlatılması gerçekten çok hoş.Akıcı bir üslup.Parisi ayrıntılı anlatması sanki orada geziyormuş hissi veriyor insana.Bazı mesajlar verilmiş.Almak istemeyen almaz tabi.
asterios
15.04.2004
insanın tüm dünya görüşünü ve olaylara bakış açısını değiştirecek bir kitap, içindeki olaylar belki daha önce başka yazarlar tarafından da dile getirilmiş veya ilk defa açıklanmış olabilir ki bu çok önemli değil, ilk defa duyanların, bize öğretilen tarihin aslında güce sahip olanların öyle hatırlanmasını istedikleri tarih olduğunu belirten, tarihe eleştiren yaklaşımı destekleyen bir kitap. Ayrıca gerçeklere dayanması ve yüzyıllar süren ve insanların canı pahasına korudukları ya da yok etmeye çalıştıkları büyük bir komploya ilişkin olaylar zinciri insanı dehşete düşürüyor, sürükleyici, ilgiçekici bir eser, okumayanlara şiddetle tavsiye ederim.
Erdem Kaya
13.04.2004
ilk aldığımda başlarda sıkılmış okumak istememiştim, ama ilerledikçe önyargılı davrandığımı itiraf etmeliyim, son yıllarda okuduğum en ilginç ve başarılı kitap, okumayı seven herkesin zaman kaybetmeden elde etmesini dilerim
vhpkr
26.03.2004
Kitabı bir solukta okudum.Özellikle Hıristiyanlık,Kutsal Kase ve komplo teorilerinden hoşlananlara tavsiye ederim.Bu arada özellikle Hz. İsa'nın saklanan bir karısı var mıydı ve tapınak şövalyeleri neyi koruyorlardı bilen varsa (kitap da önerebilirler) yardım ederlerse memnun olurum.
vey-zen
25.03.2004
çok çarpıcı bir eser dinlerin bazı sırları neden sakladıkları bu kitapla netliğe kavuşuyor...
tearaway
15.03.2004
Kitabı soluk kesen heyecanını yaşamak,kurgusundaki mükemmellik ve anlatımındaki akıcılık yüzünden bir çırpıda okuyup bitirmek isteyebilirsiniz.Sakın ola bunu yapmayın;)Bu şaheseri sindirerek hatta mümkünse notlar alarak okuyun.Emin olun bitirdiğinizde buna pişman olmayacaksınız.
kitabın sonlarına yaklaştığımda kendi kendime hayır dedim bitmemeli,bir ihtimal sofia'nın büyükannesindeki gül ağacından yapılmış ikinci kabartmalı kutu bizi başka şifrelere,bulmacalara götürebilir mi?diye düşündüm,gerçi kalan sayfalara göz attığımda hayal kurduğumun farkına vardım ama yinede son bir ümitle belkide yazar ikinci kitap için bir açık kapı bırakmıştır diye umut ettim.Kısacası doyamadım:) Şiddetle tavsiye ederim..
Kesinlikle usta ellerde beyaz perdeye de uyarlanmalı diye düşünüyorum...
KY-76459
13.03.2004
bir iki günde bitirilecek kadar sürükleyici bir kitap.okurken ilgi alanlarınız değişiyor, sanata daha meraklı hale geliyorsunuz.her sayfasının heyecan dolu bir kitap olduğunu duyduğumda pek inanmamıştım.500 sayfa kitap söylenildiği kadar değildir diye düşünüyordum ama kitabı bir solukta okudum.kesinlikle herkese tavsiye ederim..
Meliha Atalaysun
10.03.2004
Kitabın sonunda ortaya çıkan esas kötü kişi karakteri biraz abartılı olmuş, Agatha Christie tadında hiç beklenmedik bir kişi olacak diye bence biraz lüzumsuz bir kişi seçilmiş, ama yine de her sayfasından ayrı bir kültür ve bilgi akan, çok sürükleyici muhteşem bir kitap. Parfümün Dansı'ndan sonra okuduğum en iyi kitap, bence filmi de çekilmeli.
murgan
08.03.2004
daha türkiyede piyasaya çıkmadan ingilizcesini okuduğumda best seller olacağını düşünmüştüm. türkçesini 4 ay önce bitirdiğimde aynı şeyleri hissettim. Olaylar, kurgu ve muhteşem final bana Grange'ın kitaplarını hatırlattı. gerilimi, polisiyeyi ve tarihi sevenler mutlaka okumalı
RAMAZAN ERASLAN
Kitapkurdu
06.03.2004
''Bu kitabı anlayarak oku'' dedi bir kız arkadaşım..Okudum ve başım döndü.Müthiş bir kurgu ve süprizlerle dolu..meğer ne çok bilmiyormuşuz.İnanın 2günde bitirdim o500 sayfayı ve hiç sıkılmadım..Ben böyle bir ramanı J.C.Grange yazar sanıyordum ama onu aratmadı..Bir çok yeni şey öğrendim bildiklerimi değiştirdim.İnsanın başı dönüyor okudukça.Yeni süprizler,bilmeceler,şifreler..İnanın arkasından yetişemedim..Böyle bir kitabı daha önce hiç okumamıştım.Alın ve okuyun.Pişman olmayacaksınız..2 gün etkiside kalıyor insan.Kalbi olanlar:Siz sadece özetini falan yada arkadaşınızdan kısacasını dinleyin..
Ibrahim cem Özkök
05.03.2004
GERÇEK İLE KURGU ARASINDAKİ SINIRIN ZAMAN ZAMAN AYRIŞTIRALAMADIĞI, SÜRÜKLEYİCİ BİR ESER. İNSAN OKURKEN ARA BİLE VERMEK İSTEMİYOR.GİZEM VE MACERA SEVENLERE TAVSİYE EDİLEBİLİR.
yesevihan
Kitapkurdu
02.03.2004
Dan Brown imzalı bu kitap, kurgusu ve yazım kalitesi ötesinde dayandığı belgesel zemin ile dikkati çekiyor. Hrıstiyanlığın temel öğretisi olan "tanrılaştırılmış" İsa öğretisini yerle bir eden yazar, kilse hiyerarşisinin temellerini de sarsıyor. Çok iddialı gelebilecek bu cümlelerimin kitabı okuduğunuzda az bile kaldığını kabul edeceksiniz. Hz. İsa'nın havarilerinden Maria Magdelana'nın aslında Hz. İsa'nın eşi olduğunu ve Hz. İsa'nın soyunun bu kadından dünyaya gelen çocuklar vasıtasıyla "kilise"nin İsa soyunu imha cinayetlerine rağmen bugüne kadar ulaştığını okumak benim için son derece çarpıcı oldu. Bu durum, "ilah" haline getirilen İsa Mesih'in tam da İslam öğretisinde olduğu gibi etten-kemikten bir "insan" olduğunu kanıtlıyor. Şimdiye kadar İslami çevrelerde "babasız" olarak bakire "Meryem"den dünyaya gelmesi ile tartışılan Hz. İsa'nın tevhid anlayışını sürdüren evladları olduğunu öğrenmek tüm Hrıstiyan ideolojisini kökünden yıkıyor. Katolik kilisesinin bu kitabın araştırma döneminde yazarın Vatikan arşivlerinde çalışmasına izin vermesi ise şaşılacak bir şey. Kitapta anlatılan radikal-nefse eziyeti esas alan Opus Dei organizasyonu da İslami zühd ve takvayı esas alan tasavvufi yolları anımsatıyor. Kitabda anlatılan tüm mekanların ayrıntılı fotoğraflarını içeren albumun de yer aldığı yazarın websitesini incelediğinizde eserin Batı Hrıstiyan dünyasında nasıl bir etki oluşturduğunu görmeniz mümkün olacaktır. ( bakınız http://www.danbrown.com ) Leonardo Da Vinci, İsaac Newton, Botticelli gibi cins sanat ve bilim adamlarının "teslis" gibi akıldışı bir öğretiye inanmadıklarını ve tevhidi İslam anlayışına yaklaştıklarını okumaktanm büyük bir keyif aldım.
Kitabdan öğrenilecek o kadar çok şey var ki: Da Vinci'nin Son akşam yemeği tablosundaki sır, son Fransa Cumhurbaşkanlarından sosyalist Mitterand'ın "kutsal kase" tarikatı bağlısı olduğu, Louvre müzesinin önünde inşa edilen cam piramidin hikmeti, PHI (fi) -1.618- sayısındaki ilahi gizem... (Phi sayısının Leonardo Da Vinci'nin eserlerinde "insan"daki ilahi ölçülerin şifresi olan Phi sayısına sadakatini okurken "insan"ın yaratılışındaki muazzam sanatı anlamamak olur mu hiç?) Bu eseri okuduktan sonra Hz. İsa ve Hrıstiyanlık hakkındaki hemen tüm fikirleriniz değişecek. Bir de son yıllarda ülkemizin maneviyatına saldıran Hrıstiyan misyonerler karşısında bir müslüman olarak kendinizi çok güçlü hissedeceksiniz. Opus dei'nin kadın-erkek cinsinin audiovisual olarak ayrıştırıldığı New-York'daki görkemli merkezinin fotoğrafına bakarken "harem" uygulaması yüzünden yıllardır Osmanlı sultanlarına demediklerini bırakmayan özüne yabansılaşmış aydınalrımız acıyla hatırlamaktan kendimi alamadım. Bu kitabı okumak çok kolay şu sıralar tüm korsan tezgahlarında 3-5 milyona satılıyor. Fırsatı kaçırmayın, hem zihin egzersizi yapın, hem de muhteşem bir edebi esere tanık olun... en önemlisi de hayatının her safhası kayıt altına alınmış, tüm hayatı, tüm sözleri bize kadar iletilmiş ve yaşadığı mekanlar ortada olan Hz. Muhammed gibi bir örnek Rasul'ün ümmetine mensub olmanın zevkine varın. Bu zevke paha biçilir mi?
Gökhan Moray
01.03.2004
Tapınakçılar, tapınak şövalyeleri, sion tarikatı, kutsal kase, kutsal kan, masonlar gibi günümüzün sık işlenen konularını zeka oyunları ile süsleyen, mantıklı, sürükleyici olaylar dizisine dönüştüren bu kitabın yazarı kadar, türkçeye çeviren sayın Petek Demir'i de tebrik etmek gerekiyor. İngilizce anagramları dilimize aktarabilmek bu kitabın ülkemizdeki başarısını sağlamıştır kanısındayım. Bir başka yorumda belirtildiği gibi kitapla ilgili benim de aklımda kalan anektodlardan biri "tarihi kazananların yazdığı"dır. Bu güzel tanımlamanın Umberto Eco'nun benzer bir konu üzerine yazdığı "Foucault'un Sarkacı"nda geçmesi de ilginç bir raslantı diye düşünüyorum.
Elif Gezgin
27.02.2004
Bir süredir kitabevlerinin vitrinlerinde Da Vinci Şifresi ile ilgili reklamları görüyordum. Fakat inceleme fırsatı bulamamıştım. Dolayısıyla kitabı elime alana kadar sadece belgesel bir eser olduğunu düşünüyordum (aslında çok da yanılmamışım). Ancak okumaya başladığım anda ikinci bir J.C.Grange fırtınasına tutulduğumu farkettim. Grange'dan farklı olarak, bu kitabın arasında pekçok post-it bulunmakta. Eminim çokça defa içindeki bilgilerden faydalanmak amacıyla kitaplıktaki yerinden inecektir.
Bu arada ilgimi çeken bir nokta daha var; kitabı okuyan ve yorum yazan kişilerin çoğunu benzer davranışlara -internete girip tabloları, konuyla ilgili/bağlantılı site ve kitapları incelemek vb.- sevketmiş.
(Tekrar hatırlatmak isterim: Bu kitabı okuyanlar bir de Jean Christophe Grange'ı okusunlar. Çok yabancılık çekmeyecekler)