245Yorum
altıntan
Kitapkurdu
İnsanlar ikiye ayrılırlar : iyi insanlar ve kötü insanlar. İyi insanlar insanlık onurundan taviz vererek en temel ihitiyaçlarını karşılamak zorunda kaldıkları zamanlarda bile bunun ne kadar acı bir durum olduğunu anlarlar ve içsel olarak bunu asla kabullenemezler, kötü insanlar ise en zor durumlarında bile çevrelerine zarar verebilirler. Körlük bu acı gerçeği müthiş bir kurgulama ile çok çarpıcı bir şekilde anlatmıştır. Oldukça sürükleyici bir kitap. Fakat insanoğlunun bazen ne kadar kötü olabileceği o kadar etkileyci bir şekilde anlatılmışki okurken zaman zaman dehşet içinde kalıyorsunuz.
Tevhid Kızılkaya
Kitapkurdu
Sıkıcı buldum diyebilirim. Yazarın vermek istediği mesajı tam manasıyla algılayamadım.Fakat sonuna kadar sabırla okudum. Pek tavsiye edebileceğim bir kitap değil açıkçası.
hulubik
Liberalizm işte böyle birşey dedirtiyor kitap, ancak bu kadar dolaylı yollardan ama bir o kadar da çarpıcı bir şekilde anlatılabilirdi bu durum..Camus nün derin derin düşüncelerinde ve eleştirilerinde, ben de aynısını yapardım heralde deyip utanıyor insan zaman zaman.. Körlük olgusu tamamen soyut bir zemine oturtularak, insanların yaşam tarzlarındaki bencil tavırların görüş alanlarından nasıl da çıktığı tokat gibi sayfa sayfa çarpıyor yüzümüze..<br />Düşünmek lazım daha çok üstünde...
KY-1397805
Akıcı ve güzel kurgulanmış bir kitap, insan okurken sıkılmıyor ve çarpıcı konusuyla insanı düşünmeye itiyor
draroz
Romanın yazarını ve çevirmenini tebrik etmek gerekiyor çünkü eserin her satırındaki duyguyu okuyucuya hissetirmeyi başarmışlar. Harika bir anlatım, harika bir konu. Eserde körlük metafor olarak kullanılmış. Körlük kullanılarak insanın özü sorgulanmış. Eserde körlük bir anda ortaya çıkıyor ve enfeksiyöz bir hastalık gibi yayılıyor. Kör olmayanlar körlüğün yayılmasına engel olmaya çalışıyor. Eserde körlük, bencillik, ikiyüzlülük, açlık-tokluk, sıcak, soğuk, sevgi, aşk vb. duygular çok başarılı şekilde verilmiş ben çok beğendim.
korayyalçın
Kitapkurdu
Kapitalizmin insanı nasıl vahşi ve sığ bir yaratık haline getirdiğini sembolist bir ifade ile anlatan olağanüstü bir roman. Kitabın 2008 yılında beyazperdeye aktarıldığını ve Saramago'nun filmi izlerken gözyaşlarını tutamadığını belirtmek gerek.
oM3y
Kitapkurdu
“Ölecek olan zaten şimdiden ölmüş ama o bunu bilmiyor.Ölmeye yazgılı olduğumuzu doğduğumuzdan beri biliyoruz.İşte bu yüzden, bir bakıma hepimiz ölü doğmuş sayılırız.”
km7072
Fantastik bir kurgu ile insanlığımızın zor koşullar altında nasıl şekiller alacağını çok iyi betimlemiş bir roman. Kitaptaki detaylı anlatımları düşününce kitabı okuduktan sonra seyrettiğim filmi hiç çekici gelmedi.
baskanemre
Kitapkurdu
Körlük üslubu itibariyle okunması zor bir kitap. Roman karakterlerinin diyaloglarının yazılış tarzı ve neredeyse yarım sayfa tutan uzun uzun cümlelerin bolluğu yazarı benim gibi ilk kez okuyacaklara ilk anda farklı gelecektir. Ancak pes etmeyip kitabın üstüne üstüne gittiğinizde başta zorlayan o anlatım tarzı kısa bir süre sonra doyumsuz bir lezzet vermeye başlıyor. Saramago’nun sık sık hikayeyi kesip olaylar ve karakterler üzerine okuyucuyla yaptığı konuşmalar benim çok hoşuma gitti. Bunu öyle güzel yapmış ki yazarla sohbet ettiğiniz hissine kapılıyorsunuz. Bu üslup okuma anında dikkatinizi hep üst seviyede tutuyor, başka alemlere dalıp kitaptan uzaklaşmanıza izin vermiyor.

Kitap, “Beyaz Felaket” olarak adlandırılan bulaşıcı bir körlük hastalığının tüm topluma yayılmasını konu edinir. İşte Körlük’ün bir diğer ve esas zorluğu ise bu içerikte saklıdır. “Yaratılış harikası” olan insanın yaşam koşulları değiştiğinde hayatta kalmak için nasıl vahşileştiğini, bencilleştiğini, onurunu bir kuru ekmekle ikame edişini Saramago’nun eşsiz anlatımıyla okudukça zihninizin zorlandığını ve yüreğinizin daraldığını hissedeceksiniz. Kadının kurtarıcı rolünü göreceksiniz.

Körlük’ü okuyunuz, okutturunuz.
Ülkü Ünsal
Bazı kitaplar vardır. Okuyunca etkilenmekten öte, adeta çarpılırsınız. Bu kitap onlardan biri. Çok çarpıcıı bir konuyu, çok cesur bir bakışla ve çok sıradışı bir teknikle anlatmış Saramago. Kitaptaki bazı sahneler haftalarca gözümün önünden gitmedi. <br />Bir toplum düşünün ki, önce görme yetilerini kaybeden insanlar, daha sonra onurlarını, vicdanlarını, kısacası insanlıklarını kaybediyorlar. Öyle bir duruma geliyorlar ki, onlara hayvan demek, insan demekten neredeyse daha mümkündür. Ve insan şu korkutucu soruyu sormadan edemiyor: İnsanlığımızla bağlarımız bu kadar zayıf olabilir mi?
serrchi
Romanlaştırmak için ilginç ve bir o kadar da zor bir konuya sahip bir kitap. İlginç konusu ve sürükleyici anlatımı ile kendini bir solukta okutan bir kitap oldu benim için. Anlatımındaki ufak durum komedileri ve mizah öğeleri ise bu kadar dramatik bir konu içerisinde benim için hoş süpriz oldu.
mesut cemil
Kitapkurdu
çok sıkıcı.. bir kısmını atladım. zorlama bir kurgu. yazarın dili kullanma kabiliyeti iyi. cümleler kıvrak ve akıcı. ama işte konu saçma ve sıkıcı. saramago sayfası benim için kapanmıştır.
derya24
Çok ilginç bir kurgu. Okurken insanı afallatan düşündüren bir kitap. Yazarın zekasına hayran kalmamak elde değil.
mervekurucuoglu
Anlatımı oldukça yoğun. Her bölüm ayrı güzel. Psikolojik çözümlemelere çok yer verilmiş. Ayrı ayrı bölümlerden oluşması da güzel. Çok beğendim tavsiye ederim.
Max_Kolesne
Kitap muhteşem bir liberalizm eleştirisi aslında. Yazarın yazım tarzı biraz ilginç olsa bile bence herkesin okuması gereken bir kitap.
gokimu
Çaresiz bir hastalık karşısında insan türünün ihtiyaç ve zaaflarına yenik düşerek insanlığını nasıl kaybettiğini, ama buna karşın bazılarının nasıl daha iyi bir insan olabildiğini anlatır Körlük. Ancak asıl bahsedilen bedensel değil, çağımızın hastalığı olan ve sonumuzu hızlandıran bilinçsel körlüktür. Kesinlikle okunması gerekenler listenizde bulunmalı...
çeriye
Kitapkurdu
jose saramago'nun isabetli ve farklı bir içerik seçimi var romanlarında..
bireysel bir körlüğü metafor olarak kullanıp bunun topluma nasıl yayıldığını anlatıyor kitap.. ve bu körlük sanıldığının aksine bembeyazdır.. toplumda kendini farkettirmeyecek kadar zararsız görünen ama tüm toplumu saran ahlaki ve vicdani problemlerin metaforu olan bu beyaz körlüe yakalanmayan tek kişi doktorun karısıdır.. tüm şehir kör olmuştur ancak o görmektedir.. çünkü toplumdaki vicdani sorumluluğunu yitirmemiştir.. çünkü hala insani bakış açısıyla bakabilmektedir..

ve ne zaman ki toplum birbirine duyarlı hale gelir işte o zaman şehre yayılan körlük geçer..
asıl görülmesi gerekene duyarsız kalmayınca nesneleri görme imkanı bulur insanlar..
özetle insan olmaya yerinde bir eleştiri getiriyor bu roman..
okunası..
m.bahar
Kitapkurdu
bu güne kadar okuduğum en sürükleyici kitaptı bir kavram bu kadar güzel anlatılabilir..
buzzinga
anlatılmak istenen bir konu ancak bu kadar farklı bir bakış açısıyla ve tarzla anlatılabilir.Gerçekten kusursuz .
trilay
okudugum en iyi kitaplardan birisi oldu.hatta 2 kez okudum..hic dusunmeden alin, okuyun, hazmedin derim.