Dişi Kurdun Rüyaları - Cengiz Aytmatov
Yazar olayları kurgularken sürekli iyi-kötü, inanç-inançsızlık, kader gibi konuları ele almış. Zamanla insanların gittikçe artan hırsları, tabiata verdikleri zarar ve soykırım ile dişi kurt Akbar’ın acı günlerinin başlaması okuyucuyu romana dâhil ediyor. Merakla ve acıyla okumaya devam ettiğim eserde beni en çok etkileyen sahnelerden biri Abdias’ın başına gelen korkunç durumlarda, hayal dünyasında, bizi Hz. İsa’nın çarmıha geriliş hadisesine götürdüğü bölümdür. Abdias doğruları söylemekten ve bu uğurda başına gelecek felaketlerden dolayı fikrinden caymayan, vicdanlı, kendini ateşe atmaktan çekinmeyen bir insandır. Hz. İsa’nın çarmıh hadisesinde cefa ve sıkıntılara katlanması ile Abdias’ın düşünceleri çok güzel harmanlanmış. Burada tarihi gerçeklikten ziyade işaret edilen duruma bakmak gerekiyor… Yazar, eser boyunca tabiatın dengesinin insan zoruyla nasıl bozulduğunu çok etkileyici bir üslupla örneklendiriyor. Toplu hayvan katliamları, maden yataklarına ulaşmak için ağaçların-sazlıkların kesilmesi, yakılması ve uyuşturucu kaçakçılığı bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca eserde siyasi rejimin çıkmazları ve insanlar üzerindeki baskı ile yılgınlık getiren uygulamaları da iyi bir gözle anlatılmış. Toplumdaki inanç düzeyinin yıpratılması, insanların sadece çalışan makineler ve üretim gücü olarak görülmesi üzerinde sıkça durulmuş… Ve zavallı Akbar… Yitirdiği yavrularını, eşini ve özlemini, duyduğu sevgiyi bir insan yavrusunda bulur ama… Zaman zaman gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınız, tabiat karşısındaki acımasız ve hükmedici tavırlarımızı sorgulamamız gereken, hüzünlü bir roman. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.