Romanın merkezindeki kadının mahremini (geçmiş yaşantılar, bilinçaltı, özel hayatı, düşünceleri vs.)zaman ve mekanlar arası gidip gelmelerle kurgulanan öykülerle sentezleyerek oluşturulmuş bir psikolojik roman.. elif şafak, romanında geçen olaylar ve kavramlarla "mahrem"in yaptığı çağrışımlara hayat vermiş denebilir. Kitap ancak kavramsal bir çerçeveden bakıldığında okunulası hale geliyor.
MAHREM insanların psikolojik sorunlarını korkusuzca irdeleyen ve bundan ürpertici sonuçlar çıkaran ,oldukça başarılı psikolojik tahlillerin yapıldığı bir kitap.. Okuyucunun merakını ve heyecanını hiç yitirmeden bir sokulta okuyacağı bu roman başarılı kurgusu ve akıcı uslubuyla oldukça başarılı.Tavsiye edilir.
Çok hızlı okumama karşın E.Ş’de zorlandım. Bunda kullandığı eski dil kelimelermi yoksa çizdiği karışık ve zor betimlemelerin oluşturduğu imgelerin zaman alması mı , yoksa her ikiside etkilimi oldu tam bilemiyorum. Bu kitabında Rusya, Fransa ve İstanbul’da geçen bir fantastik öyküyü anlatıyor. Zaman zaman kolay bazende zor okunuyor ama kitab sizi avucunun içine kesinlikle alıyor. Ama şu bir gerçek ki Elif hanım, genç yaşına karşın (1971) oldukça birikimli ve yaratıcı biri. Zaten bir öykü dört roman kitabıda bunun kanıtı değil mi?
Kitabın ilk sayfalarındaki ailenin "içsel monolog"undan hoşlanmış ve kitap boyunca bu tarzda bilinç akışı görmeyi ummuştum.Ayrıca Elif Şafak’ın da bazı yerlerde olaylara müdahale edebileceği hayaliyle okudum Mahrem’i."Nazar Sözlüğü" orjinal.Bir de,kitabın olay örgüsü sanki tarihi bir roman yazmak için başlanmış,ama daha sonra yeni şeyler deneme ihtiyacı hissedilmiş gibi.Bunu Elif Şafak röportajlarında da belirtiyor zaten...
Elif safak genc bir romanci, ama yasindan beklenmeyecek olgunlukla eser veren bir sanatci. mahrem kitabi da elif safakin b u yonune verebilecegimiz en guzel orneklerden biri.Elif Safak'in tasavvufla olan ilgisi bu kitapta kendisini hissettiriyor.Ayrica kitap icindeki mini bir nazar sozluguyle sizi kendine hayran biraktiriyor.Hani romanci icin derler ya 'cok sey bilmesi lazim ama bunu okuyucuya hissettirmeden gostermeli' isteElifSafak'in en hosuma giden yonu ise bu. tasavvufi bilgilerini oyle ustaca serpistiriyor ki tek kelimeyle hayran oluyorsunuz.Tasvirlerirn ilgincligi sizi hayrete dusuruyor yuzunuzde tatli bir gulumseme olusturuyor. Ayrica ElifSafak'in bir ozelligi olan karmasa icindeki duzen, ve duzen icindeki karmasa kitabi okunur kiliyor.Eger modern hikayeden hoslaniyorsaniz ve gelecegin meshur romancilarinin eserini simdiden okumak istiyorsaniz daha fazla durmayin bu kitabi okuyun.
'Aç Gözünü-Yum Gözünü-Sobe've işte 'Ben O'nun sözlüğünün bir harfiydim sadece...Bu iki cümle bile tüm romanın ne kadar vurucu olduğunu anlatmak için yeterli.Sıradan bir insanın abartılı takıntılarının, alelade günlerinin uzun tasvirlerinin arasında bazı satırlarda rastlayabileceğiniz cümleler okuyucuları şaşırtmak için üstelik rastgele yerleşmiş olarak çıkıyor karşınıza. Romanda olay örgüsünden çok,karakterlerden önce,zaman-mekan sınırlamasına girmeden üzerine intikam yemimini edilmiş kötü hatıralar evrenine takılıp kalıyorsunuz. Bu dünyadan altında asla sevişmemeniz gereken ceviz ağaçlarını,alfabenin hatırla(ma)mak istediğiniz harflerini alıp yolda 'ay' için bir hikayecik molası vereceksiniz. Orada vefaya, çoşkuya yer olmayacak, intikam evreni her kelimede biraz daha kızışan bir cadı kazanı gibi siz söyledikçe ve asla anlaşılamayacağınızı bildiğinizden olacak hep yanacak.İstediğiniz kadar başka başka insanların yerinde olmaya çalışın, bir minibüsün koltuğunda uyuya kalan karakter misali rüyanızda karabasan olarak çıkacak karşınıza o aldanışınız. Kimsenin görülmesini istemediği ancak acısıyla,anlatamamanın verdiği saçma sıkıntısıyla ve beyninize yapışan arsız birkaç kelimeyle mahrem yaralardan bir parça kan tortusu kalıyor ellerinizde.Kafanızı gömmek isteyeceğiniz şarap şişeleri,darmağınıklıktan kurtulmak için içebileceğiniz güzel bir mekan ,ayıldığınızda kafanızı nereye çarptığınızı anlatacak arkadaşlara ihtiyacınız olacak bu kitaptan sonra.Bir daha ne zaman Elif Şafak okumak isteyeceğinizi bilemeyeceksiniz.
Sanatçı, tabiatı ve eşyayı sıradan ınsanlardan farklı olarak gören ve gösteren, onu adeta kendi bakışıyla yoğuran insandır. Bence bu kitap, bu sözün bir kanıtıdır. Hem de onikiden vuruyor; görmek ve görülmek üzerine kurgulanmış. Son devir romanlarının vazgeçilmezi olan iç seyahat, geriye dönüşler, anlamlı tekrarlar Elif Şafak'ın üslubunun ve romanın temel taşları. Büyük zevk aldım. "İnsanlar yalnız olmadıklarını bilmek için okurlar" diyordu bir yazar. Kitabı okurken yalnız olmadığımı öğrendim. Bu büyük bir zevk gerçekten. Elif Şafak'ı ve romanlarını seviyorum.