Kızıl Pençe / Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
Kızıl Pençe / Karabekir'in Gözüyle Kuruluş Yılları (1922-1933)
264Yorum
öncelikle şunu belirteyim kitabın kapağında güzel bir çalışma dikkat çekiyor.türkiyenin kuruluş süreci bir günlük tarzında dile getirilmiş.içinde Atatürk ün halife olmak istemesi,musula karşı harekat gibi ilginç,dikkat çekici bölümler var.karabekir in iddiası olan kızıl pençe örgütü gerçek mi bilinmez ama günümüzde ki örgütleri düşününce haklılık payını ister istemez veriyorsun.''istiklal harbimizin esasları''kitabının başından geçenler ise tam filmlik malzeme,belki kızıl pençenin filmi de yapılır.
Kazım Karabekir üzerinde bir sis perdesi varmışçasına tam anlamıyla bilinmeyen bir şahsiyet. Aslında kitabı okuduğunuzda şunu çok daha iyi anlıyorsunuz: Kendi günlüklerinde anlattığı gibi aslında bu ülke için çok fedakarlık yapmış bir PAŞA:
Mustafa armağanın usta kaleminden yine çok beğeni getirecek bir eser. Kendinizi olayları akışı içinde bulacaksınız.
Mustafa Armağan gizlenen tarihi gerçekleri açıklamaya devam ediyor. Yazarın bütün kitapları kütüphanemde mevcut. Gerçekleri delilleri ile birlikte açıklıyor. Kitap yurdu ile Mustafa Armağan kitapları sayesinde tanıştım ve halende almaya devam ediyorum yazarın kitaplarını. Bir ara imzalı kitapları geliyordu. Tekrar bekliyoruz.
Tarihe farklı pencerelerden bakmak istiyorsanız ve sadece Milli Eğitm diye öğretilen kitaplara bağlı kalmak istemiyorsanız okumanızı öneririm.
yeni aldı uzun zamandır taki ediyodum ve gerçekten okunmaya deger bilginizi tazalemek için bulumaz bir fırsat...DAHA NE BAKIP DURUYORSUN AT SEPETE..
Bu kitabı şiddetle tavsiye ederim.Dili gayet güzel ve anlatımı sade.Konu itibariyle de çok ilgi çekici.Bu güne kadar cumhuriyet tarihimize bakılan bir pencerenin dışından başka bir noktadan bakarak farklı gerçekleri göz önüne seriyor.
Kesinlikle okunması gereken ve bildiğimiz tarihin tam tersini anlatan bir kitap. Alt bilgilerdeki kaynakçaları araştırıp baktığınız haklılık payınında olduğunu görebilirsiniz.
Kazım Karabekir'i anlamak belki de milli mücadeleyi ve sonrasını anlamaktı... Kitabın başında herşey normal gidiyor meslektaşlarıyla ve arkadaşlarıyla fikir alışverişinde bulunan bir paşa ve üstelik Kazım Karabekirin söylediklerini sürekli dikkata alan bir isim. Ortalarında yavaş yavaş şaşırmaya başlıyorsunuz. Hilafetin durumu ve Kazım Karabekir'in deyişiyle devletin din devrimi ismiyle yaptığı veya yapmaya çalışığı şeyleri görünce ilk şoklar beliriyor tek adam efsanesinin doğuşu ve Kazım Karabekirin Ankara'dan ayrılıp Erzuruma gittiğinde arkasından çevrilen o oyunu yeni öğrendiğinde Karabekirle beraber asıl şoku geçiriyorsunuz ve sonrasında belki de bunlara alışıyorsunuz diyebiliriz. Bence karabekir araya kendi yorumlarını da koysa olayı sadece izlemiş ve aktarmış tarih kitaplarındaki gibi taraf seçerek değil. Ve kendinize kitap bittiğinde şu soruyu sorma ihtiycını hissediyorsunuz. Bize bunlar neden söylenmedi? Daha doğrusu neden doğru söylenmedi? Milli mücadelemizde bize onca hizmet etmiş paşaları biz neden bilmiyoruz, neden bize bunları anlatmadılar? Ve kitap bittiğinde kuracağınız cümle mutemelen şu olur; Yalan söyleyen tarih utansın....
"Tarihi, kahramanlar yapar; milletler yaşar." düşüncesine katılanlardanım. Ve şanlı geçmişimizde kuytu köşelerde kalmış bir kahramanın gün yüzüne çıkmasının kimseye bir zararı olmasa gerek. İşte o kahraman Kazım Karabekir Paşa Kızıl pençe'ye karşı. Tavsiye olunur.
Tarihte taşlar artık yerine oturmalı diye bağıran bir kitap olmuş. Şimdiye kadar öğrendiğimiz tarihe muhalefet dahi yapılamadığı için böyle sıradışı kitaplarda yazılanların doğruluğu da sorgulanacaktır. Ancak tek taraflı yazılan tarihin sorgulanması gerektiğini ve herşeyin bize öğretilen gibi olmadığını bundan sonrası için sorgulatarak dahi kitap vazifesini yapmış olacak, diye düşünüyorum.
Yazar Atatürk e çakmak için Karabekir paşanın hatıralarından yola çıkmış anlaşılan.Hatıraların ne kadar doğruyu anlattığı tartışılır.Karabekir paşa olayları anlatırken sonları hep yarım bırakmış (yada yazar).Mesela Musul meselesinde Atatürk ün bir savaştan yana olduğunu söylüyor ve kendisi ile beraber ordu müfettişlerinin istifası ile savaşı engellediğini söylüyor.Bu kadar basitmi yani Atatürk gibi güçlü bir lider ordu müfettişleri istifa etti diye Musul gibi bir meselede savaş şıkkından vazgeçebilirmi? kitapta yazılanları doğrulatmak o kadar zorki.
kitap istiklal harbimizi yapan 5 isminin 4 tanesini idama gönderilişini pek güzel yansıtmış.mustafa beye tekrar helal olsun<br />
Tarihi hafızaya sahip olmayan milletler, yok olmaya mahkumdur. Asırlardır Türkün yumruğuna maruz milletletlerin 1700 den bu yana neden ayaklar altında süründüğünü, bizi neyin geri bıraktığını Kazım Karabekir ve diğer silah arkadaşlarının hatıratlarından ağlayarak okuyunuz.
tarihi başka cepheden okuyunca insan daha anlıyor her türkiye cumhuriyeti vatandaşının okuması lazım
mustafa armağana teşekkür ederiz bu güzel eseri bizlere hazırladığı için. cumhuriyet dönemini öğrenmek isteyenler için bence düşünmeyin okuyun.
Arap oğlunun yaveleri..!!! Kuran-ı Kerim için söylenen söz..!!! (Yave=Saçma söz) Dini bakımdan ne hüküm ifade edeceği açık. <br /><br />Diğer skandalları söylemeye ne hacet.. Tebrikler onlara ki; bir milleti bu kadar zaman uyutmuşlar.. Sitemler Karabekir Paşa'ya ki; bu kadar saf olunmaz.. Nihayetinde atı alan üsküdarı geçtikten sonra çabalar beyhude oluyor.. Herşeye rağmen gerçeklerin birgün açığa çıkmak gibi kötü huyları olması ne güzel şey.. <br /><br />Nedense aklıma Ayasofya'nın vakfı için Fatih Sultan Mehmed'in yazdırdığı söz geldi.. Acaba bilmediğimiz neler var.?!
tarihi sadece ders kitaplarından okuduğumuz sürece yanlışlardan kurtulup doğruyu bulamayız
gerçekleri önünüze serecek ve kazım karabekirin bu ülke için değerini kıymetini bir kez daha anlatacak bir kitap. kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Tarihin yeniden ele alınıp sorgulandığı bir kitap. Gerçekliğine inandığınız şeylerin aslında çok farklı olduğunu kitabı okuyunca anlayabilirsiniz.