Üç Muhammed & İki Tasavvur Bir Gerçek
Üç Muhammed & İki Tasavvur Bir Gerçek
164Yorum
jakobien
Kitapkurdu
07.12.2007
Musatafa İslamoğlunu okunmaya değer kitaplarında biri.Kitap aslında hemen hemen insanların her konuya yada her insana yaklaşım tarzı olan aşırı yüceltmek ,alçatmek ve tam olarak olması gerekeni görme tarzı olan bu üç düşüncenin asıllardır Peygamber efendimize (sav) insnların yada kitlelerin bu üç düşünce tarzıyla bakışlarını çok güzel bir şekilde açıklamış.Kitapta Peygamber efendimize (sav) ne aşırı yücelterek, nede bazıları gibi onu alçaltarak bakış tarzlarını örneklerle anlatarak ona gerçekten hakkettiği şekilde anlayarak nasıl sevileceğini çok güzel bir şekilde anlatmış.Bence kitap çok akıcı, hiç sıkılacağınızı düşünmüyorum okurken.Yazarın hataları varsa (benim okuduğum ve bilgim kadar yoktu) hatalarından Allah'a sığınırım.Allah'ın selamı hakkıyla yolunda yürüyen , yürümek için çaba sarfedenlerin ,sabredenlerin ve şükredenlerin üzerine olsun.
el_fecr
30.05.2007
İslamoğlunun en güzel eserlerinden biri diyebilirim.gerçekten günümüzün önemli bir problemi hz.peygamberi anlama daha doğrusu yanlış anlamaktır.Ve Hocam çok güzel bir araştırma yaparak bu kitapta gerçekleri yazmış.Aslında genelde Türkiye de indirgemeci kesimden ziyade yüceltmeci kesim daha fazladır.Eminim Peygamber Efendimiz de bu durumu görebilseydi bundan hoşlanmazdı.Allah razı olsun mustafa hoca bunu çok mükemmel bir araştırma ve delillerde bizlere sunmuş.
asfiya
26.03.2007
kitabı ve yazarı savunmak yerine,olumlu yorumlara katılmayanların ve olumsuz yorumlara katılanların sayısı birden dikkatimi çekti.şeyhlik-cemaat liderliği gibi iddiaları olmayan,iman davasına hapis yatmış bir alimin ne çok düşmanı varmış.Duruşu ve amelleri ortada olan muhterem birine böyle saldırmaktan ne kazanıyor bu din kardeşlerimiz.İslam yolunda eser ortaya koyan böyle tüm alimlere hatta
diğer müslüman kardeşine eleştirinin bir adabı ve ölçüsü olmalı.Böyle bir kitabı okuyan insanların kalburüstü olması beklenirken eleştiri tarzı insanı şok ediyor.Ayrıca öyle ahkam kesenler var ki kendilerinin mükemmel eserleriyle müşerref olmak isterdik doğrusu.
Ben ne bu yazarın avukatıyım.ne eleştirenlerin düşmanıyım.
Yaklaşım tarzı ve amellerindeki tutarlılık nedeniyle İslamoğlu Hoca'nın bir okuyucusuyum o kadar.
Lütfen övgülerde ve yergilerde insaf...
NADİR GÜNGÖR
14.02.2007
Kitabın adı insanı meraka sevkediyor. Fakat içeriğinde okudukça anlatılmak istenen seylerde yazarın kendisinin kullandığı gibi zorla soyletmek gibi bir hissiyat olurşuruyor insanda. Kitap insanı biraz sıkıyor bu nedenle uzun süre bitiremedim.<br />
Sinan Argüz
Sinan Argüz 14 Kasım 2010
kitap çok faydalı bilgiler sunmaktadır. bu bilgileri kapabilmek için tek başına okunmaması gereken bir eser olarak görüyorum. biz bir grup arkadaş bu kitabı okuyarak kritiğini ve çok faydalandık.
KY-375858
09.11.2006
Ankara'da öğrenciydim. Çocukluk arkadaşımı Mamak'taki askeri birliğinde ziyarete gitmiştim, elimde de bu kitap vardı. kapıdaki rütbeli bana "sen bizim askerimizin beynini yıkamaya gelmişsin. çünki bu adamı (İslamoğlu) tanıyorum. bu yazarı okuyanlar devlet düşmanı oluyorlarmış" dedi. İlginç bir olay olarak zihnimde yer etmiş. <br />Bu eser gerçekten mükemmel bir inceleme- araştırma sonunda ortaya çıkmış ve her sayfası her satırı tetkik edilmeye değer, her zaman el altında bulundurulması gereken bir eser. kişinin birikimini ölçmesine de yardımcı oluyor. yazarı tebrik ediyorum...
maliorak
15.09.2006
Daha çok Yeni Şafak yazıları ile bazı TV programlarından ( Yaşar Nuri Öztürk'ün Ramazan Sohbetleri ) tanıdığım Mustafa İslamoğlu'nun bu eserini tavsiye eden bir dostumun ricası ile okudum. Aşırı yüceltilen mistik " Muhammed" ve postacı rolüne indirilen "Muhammed" tanımlamaları ile yazarın "ortayolcu-arabulucu" rolü ile ( yazara bu rolü oynaması için kimin yetki belgesi verdiğini merak etmedim desem doğru olmaz !) tanıttığı "öz-hakiki Muhammed " tanımlamalarının herbirisi için yazar bazı literatur desteklerini sıralamış. Ancak İslami literatüre az-çok hakim bir "meraklı" böylesine sığ analizlerle 3 değil 33 ayrı Muhammed tablosu da çizebilir. Mesela : "asker Muhammed" ; "eczacı Muhammed" , "doktor Muhammed" ; "yargıç Muhammed" ....ilaahir.. Bu tabloları çizmek için gerekli lojistik desteği de hem Kuran-ı Kerim'den ; hem de yazarın lutfedip değer verdiği "Sahihayn" dan çıkartabiliriz.
Ben sadece bu kitabı alarak "tasavvuf"un tanımladığı Muhammed bölümü nedeniyle kafası karışacak ; sufiler hakkında sû-i zanna kapılacak okuru uyarmak için şunu yazmak zorundayım. Yazar "Kur'an- Kerim bilgisi"yle ölmedikleri mübin olan şehidler ile Hz. Rasulullah'ı nasıl değerlendirir ? "Ölmeyen şehidler"e Kurani bilgisiyle inanmak zorunda olan bir mümin "bilemediğimiz bir şekilde hayatiyetleri devam eden şehidlere göre" Hz. Muhammed Mustafa'nın hal-i hazırdaki durumunu nasıl değerlendirir ? Eğer Hz. Muhammed'i bırakın rüyada görmeyi ; yakazaten veya açık açık görüp konuşan bir kişi varsa bunu da yüzyıllar boyu eserlerine kaydetmişlerse "hezeyan" mı diyeceğiz bu müşahede sahiplerine ? Pekala ya bu müşahede sahipleri Ak Şemseddin gibi ; Ahmed Yesevi gibi ilmi-irfanlarını Mustafa İslamoğlu ile kıyaslayamayacağım alim kişiler ise ? Bu soruların cevabını yazar sanırım veremez de meraklı olan okur Ak Şemseddin'in Marmara İlahiyat yayınları arasında çıkan risalelerine ; Yesevi'nin Diyanet Vakfı yayını Divan-ı Hikmet'ine bakıp araştırabilirler. "Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasib eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni" diyen bir Yunus'dan; aşkın Yunus'un aşkın Muhammed'inden korkar insan birazcık ...( Bu şiiri yazan Yunus Muhammed'in yüzünü görmemiş olabilir mi? )
Yazar tasavvufcuların yanlış "Muhammed algısı"nı ortaya sermek için Abdulkerim Cili'nin İnsan-ı Kamil adlı eserinden ve oradan da hareketle İbn Arabi'nin tasavvufi ekolünden bazı şeyleri örneklemeğe çalışmış. Öylesine yalap-şalap bir yorum yapmış ki Cili'nin eserini okuyan birisi olarak "el-insaf vel merhamet" denmekten kendimi alamadım. (Cili'nin İnsan-ı Kamil adlı eseri İZ yayıncılıktan çıktı. Aynı isimle 14 asır sufisi Aziz Nesefi imzasını taşıyan bir başka tasavvufi eseri de Gelenek yayınları arasında okumak mümkün.) "Rasyonelize edilmiş bir Muhammed" tablosu takdim etmek için çırpınan yazarın "Kur'anı Kerim'in bazı irrasyonel unsurlar ihtiva ettiğini itiraf etmesi ise en azından tenakuz olarak değerlendirilebilir. "İrrasyonel bir Kur'an'ın tebliğcisi "rasyonel bir peygamber" ? Nasıl minel acaib ve dahi garaib değil mi? Mustafa İslamoğlu'nun diğer eserlerindeki tavrı da aynı mıdır bilmiyorum amma; bu kitabında kendi tezlerine dayanak yaptığı Kur'an ayetlerinin çoğunda ciddi anlam kaymalarını tercih ettiğini -azıcık- tefsir bilgim ile fark ettim. Maalesef bu anlam kaymaları verilen çoğu Kur'an ayetleri için sözkonusu idi. Bir de recm gibi ; hırsızın elinin kesilmesi gibi had cezalarında yazarın olayları müphem hale sokmağa çalıştığı gözden kaçmıyor : bunun çağdaş fetvacılar önünde "örtülü bir özürdileyici" yaklaşım içerdiği kanaatindeyim.
Kitabın yararlı bir tarafı yok mu derseniz Rasulullah'ın sünnetini bir kenara iten Kur'aniyyun denilen son asır fırkasının özelliklerini yazarın itiraf ettiği üzere Vehhabi anlayışının hükümferma olduğu bir Suud üniversitesi tezinden naklen Mustafa İslamoğlu'ndan okumak tek faydam oldu. Bu okumanın ortalama bir İslam literatürü takipcisine faydası olur mu ; sanmam. Ne ki; bu kitabı aldınız okuyun ; ancak sakın ola ki bir "tez savunması"ndan öteye kıymet-i harbiyyesi olmadığını unutmayın. Bir de bu kitabı okuyunca sakın ola seyrlerinin bir yerinde fena fir-Rasulullah olmak durağından geçmiş Allah dostları hakkında yanlış zanna kapılmayın. Ne ki; Mustafa İslamoğlu size bunu ilham etmiş olsa bile...
munis_edip
04.08.2006
bu kitap ve yazarı hakkında yapılan eleştirilerden çoğu bu kitabın bir siyer olduğu daha açık ifadesiyle Hz.Muhammed'i 'her yönüyle tanıtma'amacı güttüğü anlayışına dayanıyor.oysa bu kitap bir siyer değil.bir açıdan bakılırsa bir siyer nasıl yazılır yahut siyer okurken hangi normlara dikkat edilmelidir bunun yöntemini ve ilkelerrini anlatıyor.kitap hemen bütün peygamberlerin başına gelen iki vakayı, aşırı yüceltme ve indirgemeciliği hz.muhammed özelinde ve haliyle kuran rehberliğinde ele alıyor.kitabın sayfa sayısının çok olduğuna dair bir kaç üşünce var.tama aksine kitap kısa bile olmuş.ne ki bu fiziksel sınırlılık anlam kapasitesini engellemiyor.yazarın da bir kaç yerde işaret ettiği üzre bu konuda ulaşılması gereken didikilenmesi gereken bir çok anlayış bir çok fikir var.ve tabi i yazar bunlardan örneklem yoluyla birkaç tenesini seçmiş ve tikelde geneli görmeye çalışmış,başarılı da olmuş.ayrıca bu kitabı daha sağlıklı anlayabilmek için yazarın umumiyetle yararlandığı aytunç altındal ve daha da önemlisi moderrnist alim ve müfessir musa carullahın okunmasından yanayım..ayrıca ibn haldun'un o iki satırlık sözü bu kitabı özeteleyecek niteklikte.haldun da okunmalıdır.son olarak şunu söylemek isityorum:bu kitap dini tabulaştıran gelenekleştiren adete ve töreye alet eden anlayışlara bir set çekiyor.muhakeme, mukayese, sorgu yolunu açıyor..gerçekten yola çıkarak hakikate ulaşmaya çalışıyor.
4emrex
20.04.2006
danimarkanın yaptıgı karikatür rezaletitüm ümmeti çok üzdü... bu ayan beyan ortada... birde şöyle birşey var insanımız sokaklarda bizim peygamberimiz böyle degil mitingleri düzenlerken biride çıksa ya sizin peygamberiniz nasıl dese ne derdik acaba.. cebimizde sigara dilimizde peygamber, dilimizde iman amelimiz küfür.elimizde evimizde degişik acık saçık gazetler.bizim savudugumuz peygamber nasıl bir peygamber.dilimizde savundugumuz peygamber amelimizlede savunabiliyormuyuz.insanların hangi peygamberi savundugunu ve nasıl savunacagını anlamasına bu eserin katkısı olacagını düşünüyorum ayrıca dipnolarda geçen kitap isimlerinden hint kuraniyyum culugu sünnet ve hadisin anlaşılmasında metodoloji sorunu gibi eserlerle okunursa konuya tam vakıf olunucagı kanaatindeyim...
selam ve dua ile
KY-96098
22.03.2006
bu kitabı bir tavsiye üzerine çok büyük ümitler besleyerek aldım.lakin bence kitabın en kötü tarafı anlatılmak istenilen fikirlere göre çok uzun olması idi.bir de nedendir bilmem yazım dilinin çok basit olması ve tabiki sevr mağarası hakkında yazılanlar...(kitabı bitiremediğim için son sayfalarında da bir kısım hatalar var ise haberim yok)yazarın yahudileşme temayülü isimli kitabında da çok ciddi hatalara düştüğünü fark ettim.açıkçası kitabın zaten neyden bahsettiği belli sayfalarca göz nuru akıtmaya gerek yok.şahsen tavsiye etmiyorum.zaten ben de bitiremedim...
Gökhan Aydıner
22.02.2006
Bir Müslüman olarak HHZ. Muhammed'i ne kadar tanıyoruz? Gerçekten O nu anlamaya mı çalışıyoruz? Yoksa tanımlamaya mı çalışıyoruz? Peygamberimiz bizim için örnek insan mı? Yoksa yücelterek ya da sıradanlaştırarak hayattan dışladığımız bir tarihsel figür mü? Gerçekten o büyük insanı tanımak ve anlamak isteyenler için bu kitap önemli bir yol gösterici.
mumyn
02.02.2006
Oldukca ciddi ve hassas bir konu işlenmiş.Bu yüzden usluba özen gösterilerek ,farklı kesimlerden gelecek tepkilere karşı konu hakkında "soft" bir uslup kullanılmış.Yazarın ifadesi ile 5 senelik bir çalışma olduğu söyleniyor,ama bazı başlıklarda hızlı geçiş yapılmış ,sanki sonradan sansürlenmiş gibi.İşlenen konu güzel,yazarın ne dediğini anlamak için diğer eserlerinin okunması tavsiye olunur.<br /><br />Sonuç olarak güzel bir çalışma.
alitimur
13.01.2006
Kuran ve sünnet ışığında Hz Muhammadin niçin geldiği ve misyonunun ne olduğu bilmek ve özellikle de tasavvuf ehli kişilere, onun arkasından gözyaşı dökülen bir anı olmadığı, onun sakalının ve hırkasının misyonundan daha önemli olmadığını anlatan mükkemmel bir kitap. İslam ile yeni tanışanlara Hz Muhammedin kim olduğu ve misyonunun ne olduğunu, Hz Aişe annemizin onun nasıl biri olduğunu soranlara "siz hiç Kuran okumuyor musunuz" izahında olduğu gibi Kuranda onu onda Kuranı görmeleri bakımından tavsiye edebileceğim bir kitap.
boga84
05.01.2006
yazarın tasavvuftan bihaber olduğu daha kitabın başında peygamber efendimiz(s.a.s)'in sevr mağarası hakkında yazdıklarından anlıyoruz.yani yazar tasavvuf ehli olmadığından yazdıklarını hoş görebiliriz.ancak ehli tasavvufun zirve zatları affedermi orasını bilemem.iki tip ilim vardır birincisi zahiri ilimdir ki o ilmin anlaşılması kolaydir.diğeri ilmi ledünni dir ki bu hususu kuran-ı kerim'de musa (a.s) ile hızır (a.s) arasındaki yolculuk ilmi ledünden bahseder aslında.musa (a.s) cenabı hakka ya rabbi şu dünyada benim bilmediklerimi bilen varmı diye tur-i sina da cenabı hakk'a sorduğunda hz. allah hızır (a.s) ı tarif etmiş ve böylece yolculuk başlamış oldu kısaca.ve yolculukta nelerin olduğu ehline malumdur.işte bu ikinci ilimi herkes bilemez,onu ancak arayan bulur.ben burada ne kadar yazarsam yazayım bu yazdıklarımı ancak tasavvuf ehli hakkıyla anlayabilir çünkü bu ilimde kalp ön planda tutulmuştur.kalp ruh sır hafi ahfa diye tabir edilen manevi nesneler her insanın sadrında mevcuttur ancak dediğimiz gibi her insan o nesneleri anlayamaz,tanıyamaz.anadoluda 'iman tahtası' diye bir tabir vardır,işte bunlar o manevi tahtada mevcuttur ama sayın islamoğlu ve benzerlerinin tek sorunu bu nesneleri keşfedememelerinden(aslında bizde henüz keşfetmiş sayılmayız ancak keşfedenleri ilmel yakın tanıyor ve müşahade ediyoruz) kaynaklanıyor.
KY-249488
27.09.2005
“Şu bir gerçek ki, bir peygamber iki tür yaşar: Birincisi Fiziki varlığıyla, ikincisi misyonuyla. Bir peygamber iki kez öldürülebilir: Birincisi fiziki varlığını ortadan kaldırarak, ikincisi misyonunu ortadan kaldırarak.

Eğer peygamberin fiziki varlığı ortadan kaldırılmış fakat misyonu yaşıyorsa, o gerçekte yaşıyor demektir. Çünkü peygamberi peygamber yapan bedeni değil mesajıdır. Fakat, eğer ortadan kaldırılan misyonu ise, işte peygamber asıl o zaman ölmüş ve öldürülmüş demektir.

Birincisini genellikle peygamber düşmanları yapar, fakat ikincisini peygambere dost olduğunu söyleyenler yaparlar. Bu nasıl dostluktur ki, dost oldukları peygambere onun düşmanlarından daha beter fenalık ederler?”

Aşırı Yücetltmeci peygamber tasavvuru, İndirgemeci/Aşağılayıcı Peygamber Tasavurru ve nihayet Kur'an'ın Peygamberi..

Akademik bir kitap..Alanında mutlaka okunması ve değerlendirilmesi gereken bir kitap..Sizin Paygamber Tasavuurunuz nasıl? hangisine daha yakın, hangisine kapı açıyor?

Eline bir de not defteri ve kalem alarak okuyup,bu kitabı değerlendirmeli..Tamamen Kur'an rehberliğinde, Kur'an'ın bak dediği yerden bakmalı,Rasul sav'nin misyonunu öyle anlamalı..
Ömer Taha Güvenek
Kitapkurdu
26.09.2005
kimileri için dini anlama ve yaşama yolunda bir önder olarak görülen İslamoğlu'nun iyi niyetinden ve ilminden şüphem yok.Yalnız Efendimizi s.a.v 3 sınıf algı içerisinde görmenin yanlış bir düşünce olduğunu fehmediyorum.Ne kadar insan varsa,o kadar farklı Resulullah s.a.v düşüncesi var.Ayrca tasavvuf ehlinin anlattığı bir Nebi tablosuna neden bu kadar itiraz ediliyor ? Veli olarak bilinen insanların anlattıkları,yaşadıkları vehimden mi ibaret ? Olabilir mi bu ? bence asla olamaz ve bu yüzden bu kitap benim için çok itici..ayrıca akıl karıştıran yerleri de var.donanımsız okuyucu için zararlı bile olabilir bu yanları..
yesevihan
Kitapkurdu
30.08.2005
Daha çok Yeni Şafak yazıları ile bazı TV programlarından ( Yaşar Nuri Öztürk'ün Ramazan Sohbetleri ) tanıdığım Mustafa İslamoğlu'nun bu eserini tavsiye eden bir dostumun ricası ile okudum. Aşırı yüceltilen mistik " Muhammed" ve postacı rolüne indirilen "Muhammed" tanımlamaları ile yazarın "ortayolcu-arabulucu" rolü ile ( yazara bu rolü oynaması için kimin yetki belgesi verdiğini merak etmedim desem doğru olmaz !) tanıttığı "öz-hakiki Muhammed " tanımlamalarının herbirisi için yazar bazı literatur desteklerini sıralamış. Ancak İslami literatüre az-çok hakim bir "meraklı" böylesine sığ analizlerle 3 değil 33 ayrı Muhammed tablosu da çizebilir. Mesela : "asker Muhammed" ; "eczacı Muhammed" , "doktor Muhammed" ; "yargıç Muhammed" ....ilaahir.. Bu tabloları çizmek için gerekli lojistik desteği de hem Kuran-ı Kerim'den ; hem de yazarın lutfedip değer verdiği "Sahihayn" dan çıkartabiliriz.
Ben sadece bu kitabı alarak "tasavvuf"un tanımladığı Muhammed bölümü nedeniyle kafası karışacak ; sufiler hakkında sû-i zanna kapılacak okuru uyarmak için şunu yazmak zorundayım. Yazar "Kur'an- Kerim bilgisi"yle ölmedikleri mübin olan şehidler ile Hz. Rasulullah'ı nasıl değerlendirir ? "Ölmeyen şehidler"e Kurani bilgisiyle inanmak zorunda olan bir mümin "bilemediğimiz bir şekilde hayatiyetleri devam eden şehidlere göre" Hz. Muhammed Mustafa'nın hal-i hazırdaki durumunu nasıl değerlendirir ? Eğer Hz. Muhammed'i bırakın rüyada görmeyi ; yakazaten veya açık açık görüp konuşan bir kişi varsa bunu da yüzyıllar boyu eserlerine kaydetmişlerse "hezeyan" mı diyeceğiz bu müşahede sahiplerine ? Pekala ya bu müşahede sahipleri Ak Şemseddin gibi ; Ahmed Yesevi gibi ilmi-irfanlarını Mustafa İslamoğlu ile kıyaslayamayacağım alim kişiler ise ? Bu soruların cevabını yazar sanırım veremez de meraklı olan okur Ak Şemseddin'in Marmara İlahiyat yayınları arasında çıkan risalelerine ; Yesevi'nin Diyanet Vakfı yayını Divan-ı Hikmet'ine bakıp araştırabilirler. "Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasib eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni" diyen bir Yunus'dan; aşkın Yunus'un aşkın Muhammed'inden korkar insan birazcık ...( Bu şiiri yazan Yunus Muhammed'in yüzünü görmemiş olabilir mi? )
Yazar tasavvufcuların yanlış "Muhammed algısı"nı ortaya sermek için Abdulkerim Cili'nin İnsan-ı Kamil adlı eserinden ve oradan da hareketle İbn Arabi'nin tasavvufi ekolünden bazı şeyleri örneklemeğe çalışmış. Öylesine yalap-şalap bir yorum yapmış ki Cili'nin eserini okuyan birisi olarak "el-insaf vel merhamet" denmekten kendimi alamadım. (Cili'nin İnsan-ı Kamil adlı eseri İZ yayıncılıktan çıktı. Aynı isimle 14 asır sufisi Aziz Nesefi imzasını taşıyan bir başka tasavvufi eseri de Gelenek yayınları arasında okumak mümkün.) "Rasyonelize edilmiş bir Muhammed" tablosu takdim etmek için çırpınan yazarın "Kur'anı Kerim'in bazı irrasyonel unsurlar ihtiva ettiğini itiraf etmesi ise en azından tenakuz olarak değerlendirilebilir. "İrrasyonel bir Kur'an'ın tebliğcisi "rasyonel bir peygamber" ? Nasıl minel acaib ve dahi garaib değil mi? Mustafa İslamoğlu'nun diğer eserlerindeki tavrı da aynı mıdır bilmiyorum amma; bu kitabında kendi tezlerine dayanak yaptığı Kur'an ayetlerinin çoğunda ciddi anlam kaymalarını tercih ettiğini -azıcık- tefsir bilgim ile fark ettim. Maalesef bu anlam kaymaları verilen çoğu Kur'an ayetleri için sözkonusu idi. Bir de recm gibi ; hırsızın elinin kesilmesi gibi had cezalarında yazarın olayları müphem hale sokmağa çalıştığı gözden kaçmıyor : bunun çağdaş fetvacılar önünde "örtülü bir özürdileyici" yaklaşım içerdiği kanaatindeyim.
Kitabın yararlı bir tarafı yok mu derseniz Rasulullah'ın sünnetini bir kenara iten Kur'aniyyun denilen son asır fırkasının özelliklerini yazarın itiraf ettiği üzere Vehhabi anlayışının hükümferma olduğu bir Suud üniversitesi tezinden naklen Mustafa İslamoğlu'ndan okumak tek faydam oldu. Bu okumanın ortalama bir İslam literatürü takipcisine faydası olur mu ; sanmam. Ne ki; bu kitabı aldınız okuyun ; ancak sakın ola ki bir "tez savunması"ndan öteye kıymet-i harbiyyesi olmadığını unutmayın. Bir de bu kitabı okuyunca sakın ola seyrlerinin bir yerinde fena fir-Rasulullah olmak durağından geçmiş Allah dostları hakkında yanlış zanna kapılmayın. Ne ki; Mustafa İslamoğlu size bunu ilham etmiş olsa bile...
Adile Benli
22.08.2005
Eğer, Kur'an'ın inşa ettiği Peygember kimdi ki ben de Onun gibi olayım kaygısı içindeyseniz,Kur'an'daki peygember anlayışıyla 'uydurma' peygember anlayışının birbirine karıştığı bir ortamda asıl olanı bulmak ve ona uymak istiyorsanız bu kitabi okumalısınız! <br />"peygamberi anlama çabasına" en güzel örnek teşkil eden kitaplardan biri.Size biri samimice "gel,sana gücüm yettiğince peygemberi anlatayım" dese,ne yaparsınız?<br />ben gittim, "dinledim" !!!<br />beni Peygamberime daha çok yaklaştırdığı/Onun misyonunu daha iyi anlamamı sağladığı için bu güzel vesileye şükranlarımı iletirim.
Ramazan Özerdem
Kitapkurdu
08.06.2005
Hz.Peygamberin bile yalnış anlaşıldığı bir dünyada Mustafa iSLAMOĞLU nun da yalnış anlaşılması gayet normal. Zaten bu durumlarda bir insana Arapça bilgileri yetersiz, anlamaktan yoksun olduğu gibi ithamlarda bulunmak onu karalamanın en basit yoludur. Peygamberlik kurumuna ayetlerle açıklık getirmeye çalışan bu insana karşı hurafe ve sahih olmayan hadisleri kullanarak tepki vermek beni şaşırmadı. Kurani peygambere inananlarla mistik ve abartılı peygambere inananlar hakkındaki hükmü Allah verecektir. Hiçkimse görmek istemeyen kadar kör olamaz.
abdul büyük
09.01.2005
Rasulullah'ın (s.a.v.) hayatını ve islam anlayışını çarpıtmadan nasıl anlamamız gerektiğini anlatan bu eser alanında belki yerli olarak tek eserdir.O'nu(s.a.v.) hayatın dışında bırakmak için aşırı yüceltenler veya O'nu(s.a.v.) bir postacı hüvviyetine sokanlar arasında boğulan günümüz insanına onu tam anlamıyla anlayarak ve taklit ederek kurtuluşun olacağını anlatıyor.Şiddetle tavsiye ederim.Kafanızda birçok şeyi değiştirecek ve O'nu (s.a.v.) daha iyi tanıyacaksınız.
kebikec34
Kitapkurdu
25.10.2004
PERGAMBER (S.A.V)İ HAYATI HER ZAMAN VE MEKANDA ÖRNEK BİR ŞAHSİYET BİR YAŞAYAN KUR'AN OLARAK<br />KENDİMİZE REHBER Mİ EDİNECEĞİZ.YOKSA HRİSTİYANLARIN YAPTIĞI GİBİ PUTLAŞTIRACAK MIYIZ.YOKSA BÜYÜK ABDESTİNE GIRNATAYI ŞERİFE DEME SAÇMALIĞINA MI DÜŞECEĞİZ.BİR KISMININ YAPTIĞI GİBİ GÖREVİNİ TAMAMLAMIŞ BİR POSTACI GİBİ Mİ DEĞERLENDİRECEĞİZ.ESERDE CEVABI BULMAK MÜMKÜN