Git Kendini Çok Sevdirmeden
Git Kendini Çok Sevdirmeden
240Yorum
hazanyagmuru
Evlenmiş,çocuğunu kaybetmiş,çocukluk ve gençliğinin izlerini taşıyan babaocağına dönmüş olgun bir kadının yaşadıklarıyla başa çıkma mücadelesi;yüreğindeki,ruhundaki izler,ve gençlik yıllarında yaşadığı aşkın dünü ve bugünü,Yıllar sonra "aşkla" yeniden karşılaşmanın tedirginliği,hüznü,mutluluğunu okurken bir kadının iç dünyasında yolculuk etmek hoşuma gitti. Ama gayrimeşru ilişkilerin boyutlarının verilmesi, anlatılan aşkı zaman zaman gölgeledi. Hayatın rüzgarında savrulan insanlar anlayışını hissettim okurken.Yazarın anlattığı ilişkiler yumağı maneviyattan uzak olması, henüz yeni yetişme çağında olan gençlere doğru örnekler sunmuyor. Ama bunları kendi içinde özümseyip doğru sonuçlar çıkarmayı başarmalıyız.
BATTALIN_TORUNU
Bu kitap dilden ve edebiyattan yoksun sade başlıgı ve reklamıyla satan bir kitap. Bundan önce balzackın vadideki zambağını okudum. tamam belki o devlerle kıyaslanamaz ama yine de biraz insan roman yazarken sıkılır yahu. Tuna beyin yazdığı roman gibi her vatandaş bir roman yazabilir. kitapta ayrıca şarap ve gereksiz vede seviyesiz sevişme konularının özellikle işlenmesi dikkatimi çekti. Lüzumsuz bir kitap ve boşuna kaybedilmiş zaman diyorum. bu kitabı tavsiye edenlere batı romancıları tamam birde kendi romancılarımızdan ne ustalar var. tuna bey henüz çırak bile olamamış acaba bu reklamda galatasaray lisesi olmasının etkisi ne kadar onu düşünüyorum. Çok basit , kelime ve edebiyat zenginliğinden uzak ve kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir kitap. Saygılar sunarım.
KY-40655
Yirmiüç yıl arayla olan olaylar anlatılıyor;ön planda,bazı bölümlerde bir kaza sonucu oğlunu kaybeden,yaralarını sarmak için doğduğu şehire Eskişehir'e annesinin evine dönen,geçmişiyle hesaplaşan genç bir kadın.Bazı bölümlerde bu kadının onyedi yaşındayken abisi ile İstanbul'a geliş ve bu şehirdeki anıları anlatılıyor.
Arka planda yaşadığı çevreye ,insanlara karşı olan kırgınlıklarından dolayı başka bir ülkeye yerleşen,bir kaç eski hatırası ile yaşamaya çalışan abi ve yıllar sonra ortaya çıkan eski bir sevgili.
Bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok beğenerek okudum.Eskişehirli olduğu için şehirle ilgili anlatımlarıda başarılı olmuş.Bekçiden kaçarak akarsuya yüzmek için atlayan çocukların olduğu manzarayı sanki seyrediyor gibi okudum.
Eskişehir çok sevdiğim şehirlerden biri.Beş sene önce üç gün bu şehirde kalmıştım.Beni etkileyen en önemli görüntüde Porsuğun sağında ve solundaki caddelerde sıra sıra kitapçılar olmasına rağmen akşam üstü el arabasında da kitap satıyorlardı (çoğu yerde leblebi,çekirdek satarlar).Eski şehirin olduğu kısım da oldukça görülmeye değer.Bir de tabi tatar böreğini unutmamak lazım.Keşke birazda bunlardan yazsaydı.
Yinede keyifle okunacak bir kitap umarım kısa zamanda tekrar basılır ve okuyamayanlar okuma fırsatı bulur.
ŞENLİ
Tuna Kiremitçi' nin bence eniyi kitabı...Git Kendini Çok Sevdirmeden bir kere isminde gizem ,çekicilik var. Bir solukta denirya işte öyle sıkılmadan okuduğum bir kitap .Biraz kısa ve sonu yokmuş gibi bitiyor ama olsun.Yinede güzel ve okunmaya değerdi.
KY-169197
Gİt kendini çok sevdirmedeni okurken sanki iki ayrı romanı okuyoruz aynı anda, ve sonra da eksik parçaları zihnimizden tamamlıyoruz, iki farklı olayı başarılı biçimde içiçe olarak kitabına yansıtan yazar, bize tarantino nun filmlerini hatırlatıyor. nasıl tarantino farklı hikayeleri aynı anda içiçe bir şekilde filmine aktarıyorsa ve de başarılı oluyorsa, aynı şekilde Tuna kiremitçi de kitabında bu başarıyı yakalıyor. Kitabın isminin de TunaKiremitçinin her kitabında olduğu gibi bu sefer de ilgi çekici olması da kitabı satın alırken tercih sebebi yapıyor.
eylüle isyan
Ben bir kitap almaya karar verdigimde kapagından sonra baktıgım tek yer arka kapagındakı ozet bolumudur.Herkesın okudugundan degıl benım okuyabılecegım kıtapları almaya ozen gosterırım. Bu kıtabı ılk gordugumde ılk elıme alısımın sebebı kıtabın ısmıydı. Sonra arka kapagındakı konu ılgımı cektı. Ve bugun bıtırdım kıtabı.Konu oncelerı cok karısık olsada sonra toparlanıyor.Gercı hareket heyecan macera fazla yok. Ve kotu olan sonucta yok.Sankı bu kıtabın ıkıncı bolumu cıkacak gıbı yarım kalmıs gıbı hıssettım. Hanı bır fılm seyredersınız ya mutlaka sonunda kotu olan kaybeder ama gerı donecekmıs gıbı bır hıs uyandırarak fılmı bıtırırler kı begenılırse acık kapı kalsın. Sankı yazar bunu dusunerek bazı soru ısaretlerını kafamızda bırakmak ıstemıs.Aslına bakarsanız hala ben sonunu merak eder oldum.Cunku ne mutlu bır son var nede huzunlu bır son. Sadece son var ama devamı gelecek gıbı bır son.
seldem35
Geçen sene bi arkadaşta gördüm bu kitabı. Başladım..Yarısına gelmeden uzaklaştırdım yanımdan. Çünkü üslubu çok saçma geldi ve bi yerden bir yere atlaması epey kafamı karıştırmıştı. <br />Bu sene bi daha bşlıyayım dedim ve tuna kiremitçi'ye haksızlık ettiğimi anladım..<br />Tuna Kiremitçi çok doğal ve üslubunun yanında müzikle oluşturduğu bir dünya..evet tam bir dünya..okurken kendinizi o dünyanın içinde buluyorsunuz..o dünyaya bi defa girince de çıkmak istemyeceğinize ve kitap bitiyor diye üzüleceğinize garanti verebilirim..<br /><br />garanti verebilirim
KY-145830
Tuna Kiremitçi üslübu nedeniyle eleştirilen bir yazar.Her zaman doğallığını koruyor,konuşma diliyle yazıyor.Entel olmaya çalışmıyor.Dolayısıyla geniş bir okuyucu kitlesi var.bu kitabında da bölümler halinde olayları anlattığı için biraz kopukluk olmuş.Yazar bu kopuklukları tamamlama işini okuyucuya bırakmış.İlk romanı olmasına rağmen iyi bir eser.Okumadan önce reklam nedeniyle çok satan kitaplardan biri sandım,fakat okuyunca Tuna Kiremitçi hayranı oldum.Elimden geldiğince diğer romanlarını da okuyorum
SeLMaKiRaZ
Beklediğimin çok dışında. Basında anlatılanla okuduğum arasındaki fark beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim.
cigdema
kitabı bitirdiğimde çok şaşırdım son sayfalarının yanlışlıkla yırtıldığını yada eksik basıldığını düşündüm ama yanılmışım. hiç bir özelliği olmayan bir kitap boş vaktiniz çoksa okuyabilirsiniz.
Fikret Tozak
Kitapkurdu
okunup unutulan kitaplardan biri daha
Burcu Ersü
İsmindeki çekiciliğin altında ezilmiş bir içerik… İsminin etkileyiciliği kitaba ağır gelmiş, beklenen duygusallıktan uzakta, onu kaldıramıyor. Bu yüzden okuyucu da aldanmışlık hissi yaratıyor, anlatımı sıradan geliyor. Anlatımındaki bu sıradanlık, kitabı kolay okunur bir hale getiriyor. Sadelik ve sürükleyicilik genele hakim, ama bu yaşanmışlık hissi vermediği için ilgiyi kaybettiriyor. Kitabı biraz daha ilgi çekici ve okunur kılmak için satırlarına aşk serpiştirmiş gözüküyor, bu da arka kapakta yazılı konudan kaçtığını gösteriyor. Bunaltan bir havası yok, bıraktığı doyumsuz bir lezzette… Kendini biraz daha olgunlaştırıp, öyle piyasaya çıkmalıydı yazar, hayal kırıklığı yaratmamak için. Tam bir fiyasko değil ama, bu kadarı zaten var günümüzde. Daha ustalık bekliyoruz kaleminde…
nurkodaz
Kitapkurdu
aslında bu kitabı okumaya başlar başlamaz hemen bir kaç bölüm birden atlıyorsunuz. ancak başlarda olaylar arasında bağlntı kurmak zor oluyor. bir kadının hem geçmişe dönüşü hemde şimdiki zamanı anlatışı kafa karıştırıcı ve bir o kadar da çarpıcı. yazarın üslubu sürükleyici ve sade. Okudukça daha çok okumak istiyorsunuz. bana kalırsa elinize geçer geçmez okuyun, zaten kısa sürede bitireceksiniz.
namotech
Yazarın tanınmasını sağlayan ilk kitabı.Özellikle çarpıcı olan adının kitabın ilgi çekmesinde büyük payı olduğunu düşünüyorum. Sonu hep hüzünle biten aşk romanımız konusunu gündelik hayatlardan alıyor. Basit bir anlatım, dilde mübalağaya yer verilmemiş. Bence light , bir tadımlık sonu hüzünle biten özellikle de gerçekçi bir aşk romanı.
Ayten Aksu
bir kadının geçmişiyle yüzleşmesi..geleceğine umutsuz bakması...yer yer cınsel öğelere yer vermiş...anlatımda bellı bır olgunluğa ulaşmış ama konu içerisde bır bütünlük sağlayamamış...muammalı bir sonuçla biten bir kitap..ismine güvenip almayın ..
Zehra DURUOĞLU
sürükleyici olduğunu düşünüyorum geçmişle şimdi arasındaki kurgudan dolayı kitap sürükleyici bir hal alıyor.umduğum kadar iyi olmasa da okunmayacak kadar kötü olduğunu da düşünmüyorum
Esra Kaplan
hiç beklemediğim ve alışkın olmadığım bir sonla bitti...aslında sonsuza kadar hiç bıkmadan okuyabilirdim.neden alışmadığım bir sonla bitti diyorum çünkü benim için mutlu bir son değildi.şimdiyse aslında hangisinin mutlu son olabileceği ise çok karışık.okuyun ve beklediğiniz yada beklemediğiniz sonu görün.
KY-73283
Roman geçmişle şimdiki zaman arasında gidip gelen bölümler halinde yazılmış zaman zaman bölüm sonlarında insanı merakta bırakacak şekilde diğer bölümlere geçilmiş. Diğer bölümde olayların daha gelişeceğini insanda heyecan yaratacak şeyler beklerken hayal kırıklığına uğruyorsun bir anda. Yazarın yorumu güzel anlatmasına rağmen bir eksiklik var gibi geldi bana, yaşanan aşk hikayesi sıradan bir olaymış gibi geçiştirilmiş her defasında. Hatta romanda yaşanmış bir aşk varmıydı bu bile tartışılır aslında :)) Geçmişle şimdiki zamanlarda yazılan bölümlerin ortak bir noktada birleşeceğini düşünmüştüm birazda ama yanılmışım. Roman hiç beklenmedik anda sonlandırılmış. Yazarın roman üzerinde biraz daha çalışması gerektiği kanısındayım. Özetle kitabın adı Romanın içeriğine biraz ağır gelmiş. Oysa "Git Kendini Çok Sevdirmeden" başlığını taşıyan bir romanın daha farklı bir formatta olması gerektiğini düşünüyorum.
İ.Erenoglu
Tuna Kiremitçi’nin ilk romanı ve doğrusunu söylemek gerekirse kitabın adına vuruldum ve öylelikle okudum. Sürükleyici bir anlatımı ve yalın bir dili var. Bütün arkadaşlarım şiddetli tavsiyelerim sonucu okudu ve çok beğendi. Eğer sizinde yarım kalan aşklarınız varsa kitapta kendinizi bulacağınıza eminim.
captan_jack
Elime aldığım gün bitirdim. Çok sürükleyici bir kitap. Tek beğenmediğim özelliği sonundan pek birşey anlamadım. Okuyunca ne demek istediğimi siz de anlayacaksınız.