Kapak Kızı Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Seyyaa
18.08.2019
Zaman, çok değerli aslında. Hani okurken bâzen hebâ olan. Edebî hiçbir katkısı olmayan bir kitap. Beklentim yüksekti bu yüzden belki çok başarısız bir kitap olarak düşündüm. Öneren kişiyi düşünüyorum. Hiç mi edebiyat tarihimize göz gezdirmemişti. Kapak resmi biraz düşündürmüştü ama önyargılı olmamak adına dedim.. Altıncı hissi önyargı ile karıştırmamak gerek. Kitap, kapak renginden başlar hikâyesini okura sunmaya; afilli karakterlerden değil.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
nomu nomu
27.04.2019
Güzel bir kitap ancak okunması çok elzem değil, başlanıldığında rahatça bitirilebilir
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
fundamentalizm
30.10.2018
Uzun zamandır aradığım yazarı bulmuşum gibi hissettiren kalemdi. Ayfer Tunç, sehli mumteni sanatını hakkıyla icra edenlerden. Keyifle okudum. Bittiğinde içimden yemekli vagonda seyahat etme isteği vardı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Bendeben
22.09.2018
İçindeki her bir kelimeden sayfa sayısına kadar tastamam bir kitap. Ayfer Tunç okumaya bu kadar geç kalmanın açığı ile bir nefeste tüm kitaplarını okumak istiyorum. Sahnelemeleri o kadar iyi ki karakterleri evin içinde geziyor kitap boyunca. Acıları acınız, umutları umudunuz oluyor. Ah Şebnem deyip duruyorum yeşil Peri Gecesine başladığımdan beri
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
aksu2000
12.08.2018
Şebnem kapak kızı.
Selda, Ersin ve Bünyamin Phoenix dergisinin Ayın Kızı olarak seçtiği Şebnem’in çıplak fotoğraflarıyla kendi gerçekliklerine dönen, kendi hayatlarını, kendilerini sorgulayan ve yolları bir tren yolculuğunda kesişen üç yabancıdır.
Şebnem bu üç yabancının ortak kesişim noktası olur.
Güzel bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
karaademmm
19.07.2018
İlk Ayfer Tunç kitabım. Dili, üslubu, akıcılığı çok başka cidden. Konuya gelecek olursak burada da sizi alıp bir yerlere götürüyor. Kitap isminden de anlayacağınız üzere Ayın Kapak Kızı Şebnem’in bazı yakınları tarafından yargılanmasını okuyacaksınız; ama bu yargılamada Şebnem müdahil olmayacaktır olaya. Devam kitabı olan Yeşil Peri Gecesi’nde ise söz sırası Şebnemdedir. Okuyunuz..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Cesur ve güzel kapak kızı Şebnem ve bir gün bir yerlerde yolları kesişen akrabalarının hikayesi. Kitapta başlangıç 3 ayrı karakterin hayatları anlatılıyor ama hepsinin ortak bir noktası var Şebnem; birinin ilk aşkı ve amcasının kızı, diğerinin halasının kızı ve kendinde olmayan cesaretin simgesi, bir diğeri ise hayranı. Aslında belirgin bir konu yok şöyle ki geçmiş ve bugün arasında kendini sorgulayan karakterlerin iç dünyası işlenmişti. Karakterler oldukça yoğundu ve detaylı bir anlatım vardı. Sonu beklediğim gibi değildi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
okuyanguzelll
10.02.2017
Ayfer Tunç'un okuduğum 3. kitabı. Her kitabından müthiş keyif aldım. Karakterler, kurgu ve sonuç çok güzel işlenmişti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
taktuka
11.01.2016
Hayat mı acımasız insanlar mı ? kişilerin iç sesleri hayatı, olayları ve kapak kızı şebne mi sorguluyor.Aslında şebnemden çok hayata bakış açılarımı, öfkelerini kendilerini sorguluyorlar. Şebnem amaç olmakdan çıkıp araç oluyor.Çok beğendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
fdediler 26.04.2014
Kitabın ilk sayfalarında o kadar çok karakter ismi vardı ki bir ara kayboldum ama sonra alıştım ve isimleri ayrıştırabildim. Genel olarak konusunu çok beğendiğim, alışılmışın dışında olduğunu düşündüğüm bir kitap oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Edebî 01.01.2013
Bir tren yolculuğu sırasında, erkek dergisine hayattan, sistemden öç almak için poz veren Şebnem adında “farkında” bir kız aracılığıyla kendi hayat muhasebelerini yapan üç insanı tanıyoruz ve ikiyüzlü ahlak anlayışımızla yüzleşiyoruz. Roman ilk başta sıkıcı ya da karışık gibi görünüyor ama taşlar yerine oturduğu zaman son derece akıcı bir roman olduğunu görüyoruz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
dilex 21.11.2011
kurgusu o kadar güzelki, bildiğim ama tanımadığım karakterlerle hayalimdeki karşılaşmayı anlatmış. gördüklerimizin arkasındaki, madalyonun bilinmeyen yüzünü. yeşil peri gecesini hemen ardından okumalı, gerçeklere ordan, şebnemin panceresinden bakmalı, ve acıyan yaralarınızı üflemelisiniz.. sırtımızı döndüğümüz insanların, bilmediğimiz hayatlarını anlatmış ayfer tunç. teşekkürler.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hüseyin Zorlu 17.04.2011
Romanda 3 ana karakter var gibi görünüyor ancak asıl kahraman tek. Bu karakterin asıl hikayesi ise yazarın "Yeşil Peri Gecesi" isimli romanında anlatılıyor. Ben bu kitabı Yeşil Peri Gecesi'nden sonra okuduğum için kişiler arasında fazla kaybolmadım. Son kitabındaki kadar başarılı olmasa da yazarın bu kitabında da başarılı olduğunu söyleyebilirim. Ayfer Tunç asıl olarak öykü yazarı olarak kabul edilse de romancı olarak da bu başarısını tekrarladığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
roman 3 farklı karakteri kendi geriye dönüşleri ile tanımamızla ilerliyor.ersin ile selda'nın tanışıp sohbete başlaması ile müthiş diyaloglar ve iç konuşmalar yer alıyor.sanki iki yabancı arasında bir aşkın doğuşu iç dünyaları ile birlikte harika yansıtılıyor.bu kısımlar harika.sonra diyalogları da mecra değiştiriyor ve roman bitiyor..başarılı bulmadım..başından sonunda dek ikilinin karşılaşıp,tanışıp,sohbet ettikleri ilk dakikalardaki tansiyonu koruyabilse çok güzel olurdu..
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 28.03.2005
Ayfer Tunç’un trenden yansıyan kasaba manzaralarını ve kasabanın zihinlerde taşıdığı anlamları tasvir ettiği bölümleri çok başarılı buldum. Mesela Selda’nın izlenimlerini; “İstasyonun arkasında alabildiğine çirkin yapılarla uzanan bu küçük şehre baktı. İyi ki kar yağmış, telaş, yağma ve hırsla büyümüş bu ilçeyi kendi güzelliğiyle örtmüştü. Selda bir zamanlar içinde yaşadığı küçük şehrin ruhunda yarattığı etkiyi hatırladı.(…) zaman şehirlerin dokularını törpülemiş, yeni ve parlak bir hayat beklentisi bütün özelliklerini silmişti. Artık küçük şehirlerin dışarıdan gelenlerin genzini yakan lezzetlerinden, kendilerine has havalarından, mütevazı düzenlerinden eser yoktu. Her biri gerçekte olmayan bir büyümeyi taklit ediyor, giderek aynılaşıyor, hepsi hızla birbirine benziyordu”.

Nüfusla, maddi zenginlikle, coğrafyayla sınırlanamayan, ele avuca gelmeyen, ancak tariflerle yaklaştığımız kaygan bir kavramdır taşra. Ayfer Tunç’un çok iyi yakaladığı gibi, taşraya bakanın kimliği önemlidir. Türk romanında, aslında bütün bir düşünce hayatında, Anadolu’ya yönelik bakış farklılarını anlaşılır kılan budur. Taşradaki zamanın, mekanın ve insan hayatlarının kimileri için neden durağan kimileri için neden “kendi zemininde, uçmadan kotarılan bir değişim” olduğunu anlatan budur. Bu yabancı bakışların ardında gelişmiş, düzgün, haklı, doğru, tartışılmaz ve başkalarına da öğretilmesi zorunlu olan modernitenin standartlarına bağlılık var; taşranın tartıldığı terazinin referansı eskiden Türk modernleşmesiydi, şimdilerde Avrupa standartlarını tutturmuş olmak. Taşraya kentten, dolayısıyla bir biçimde tanımlanmış modernlikten hareketle yönelenler için taşrayı keşfetmek, aslında modern olmayanı göstermektir. Böyle bir bakışla geri kalmışlığın, yoksulluğun, cahilliğin nedeni de modernleşememişliktir elbette. İnsanların kültürden, sanattan, tüketmekten ve kendi yaşamlarını belirleme yeteneğinden yoksun, umutsuz ve umarsız yaşadıklarına, kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmediklerine, kısacası uygarlaşamayıp olgunlaşamadıklarına dair ön yargılar, kendisini bunlara sahip sananların onları küçümsemesine, hayatları üzerlerinde tasarrufta bulunmalarına ve onlardan üstün oldukları inancına meşruiyet sağlayacaktır.

Pek çok temaya değinmeden geçmem sizi yanıltmasın, "Kapak Kızı", sadece taşra hayatına ve değişen zihniyet dünyasına yaptığı göndermelerle bile çok zengin tartışmalar barındırıyor. Üstelik bütün bunları mekana, zamana, kişilere ve olaylara yedirerek, yani edebiyatın içinden yapmış Ayfer Tunç. Hele ki tren yolculuklarına aşinaysanız, o restoranlarda bir iki kadeh parlatmışsanız, mutlaka okuyun; seveceksiniz.



Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir