164Yorum
natslee
24.10.2006
diğer polisiyelerden farklı olarak bu romanda cinayetlere direk giriş yapmış böylece sayfalarca süren sıkıntılı 1.bölümlerle karşılaştırmadı beni.fakat dinler konusunda çok fazla çelişki var,buda kafaların karışmasına sebep olabilir.yinede okunmalı...:))
gottin
Kitapkurdu
19.10.2006
Dinler arası diyaloglar ve karmaşık bir cinayetin çözümünü okurken; satır aralarında, görevi cinayet çözmek olan bir komiserin bir patlamada kaybettiği kızı ve eşini unutamayışına, çok istemesine rağmen yeniden aşkı yaşayamayışına da tanık oluyorsunuz.<br /><br />kurgu güzel ancak SATIR ARALARINDA HRİSTİYANLIK PROPAGANDASI VAR GİBİ. ayrıca yazar bence gereksiz yere siyasi görüşlerini kitabına katmış.
zümrüdüanka
Kitapkurdu
22.09.2006
Beyoğlu Rapsodisi ile kıyaslandığında açıkcası biraz sönük kalıyor. Eğer sıkı bir Ahmet Ümit hayranı iseniz kitabın sonunu rahatca cıkarabliyorsunuz. Bunun yanında mekan ve kişileri tasvirleri sanki yanındaymış gibi geliyor. Olaylar güzel serpiştirilmiş. Son bir hatırlatma Sinan Çetin kitabın film haklarını satın almış hem de yüksek bir telif hakkı ödeyerek...Ehh bize de dört gözle beklemek düşer...
pafuli1988
08.09.2006
Polisiye roman bulamıyorum diyenlere duyrulur.Polisiye,heyecan ve merak adına ne ararsanız bu kitapta varçKitabın ilginçliği daha kapağında kendisini gösteriyor.Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
ozgur_bora
05.09.2006
kesinlikle Türk Dan BROWN. tek kelimeyle harika. konu iyi seçilmiş. sıkılmıyosunuz, sürükleyici bir roman. romanı bölüm numaralarıyla sıralaması çok güzel olmuş. okuyucu hiçbirşey anlamadan 100 sayfayı bitirebiliyor. sonuçta ben beğendim
Fandoma
02.09.2006
Yazarın şimdiye kadar yazdığı en güzel en kaliteli kitabı. Üzerinde uzun süre çalışıldığı ve derin araştırılmalar yapıldığı anlaşılıyor. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz, heyecan hep üst seviyede tutuluyor ve hem de okurken yeni yeni bilgiler öğreniyorsunuz. Çağımızın en iyi Türk yazarlarından olan Ahmet Ümit'i daha keşfedemeyenler çok şey kaçırıyorlar.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
ortada göğsünden kabzasında haç bulunan bir bıçakla öldürülmüş bir maktul vardır. Yanında da incil kitabından bir bölüm ' uyan ey kılıç! çobanıma karşı hareket geç. çobanı vur da koyunlar dağılsın.' işte bu mistik gibi görünen davayı çözme işi emeklilği çoktan geçmiş, adalet kavramını kendi içinde sorgulayan başkomiser Nevzat ve yardımcıları delibozuk Ali komiser ve kriminalci Zeynep'e düşmektedir.
Kitabın içinde mutlak adaletin var olup olmadığı sorusu ve belki de kısmen cevaplarını bulabileceğiniz gibi hayatı anlamlandırmanın farklı yolarını da görmüş olabileceksiniz..
Sonuç olarak ben beğendim...


farah52
23.08.2006
kitabını daha okumadım ama eleştiri yazılarını okudum ,konusuna baktım ilgimi çekti.patasana adlı kitabını da ilgimi çektiği için okumuştum fakat aradığımı bulamadım.çok basit bir kurgusu vardı bence.umarım bu kitabı öyle değildir.
nevmeram
22.08.2006
Kitabın arkasında ki şarkiyat uzmanının yazısı aslında her şeyi anlatmaya yetiyor. Gerçekten harika bir kitap. Dün sabaha karşı bitirdim. Sabaha karşı çünkü gece 12 de okumaya başladığım da elimden bırakamadım. Kahramanlara gerçekten hayat vermiş. Nevzat, Ali, Zeynep, Can, Meryem ve diğerleri. Hepsi sokaklarımız da rastlayabileceğimiz insanlar. Gerçekten ülkeme özgün bir polisiye roman okumak çok hoş...
hcaner
22.08.2006
çok güzel zekice yazılmış bir kitap bir polis olarak çok beğendim ama yazarın yanıldığı birşey varki bir polis memuru amirine çay yada kahve yapıp servis yapmaz bunlar için görevli arkadaşlarımız vardır.Ayrıca diğer dinlere karşı merak uyandırıyor insanda acaba özellikle yazarın amacı buyöndemiydi diye düşünüyor insan...<br />
Dikkat !!!
10.08.2006
Tek kelimeyle harika bir kitap.Olayların kurgusu oldukça iyi, baştan sona sıkılmadan okuyucuyu alarak kitap sonuna kadar sürekli sıkı sıkı saran bir polisiye roman. Yazar karakterleri harika tasvir etmiş.Onları adeta yaşıyorsunuz. Özellikle ülkemizde bulunan Süryani vanatandaşlarımız hakkında, hıristiyanlık hakkında oldukça araştıma yapılarak okuyucuya doğru bilgileri aktarmakta yazarın büyük bir hassasiyet göstermesi de saygı duyulacak bir yan.Kısacası sıkılmadan okuyacağınızdan eminim.Katil umulmadık....<br />
MıRTo
Kitapkurdu
08.08.2006
konu olarak pek yeni olmayan bir çok esede görebileceğimiz olaylar zincirinden oluşuyor , fakat burada konunun işlenişine dikkat edilecek olursa bu tarz çoğu eserden farkı ortaya çıkmakta. Sade türkçesi ile okuyucu yormadan ama merakla sürükleyen bir roman. Yanlız Ahmet Ümit'in yaptığı bir yorum vardı ki Dan Brawn 'ın Da Vinci Şifresi ile ilgili olarak brawn'ın okuyucuyu meraklandırmaktan başka birşey yapmadığı yönündeydi. Kavimi ilk defa okuyan birisininde aynı şekilde düşüneceğini tahmin ediyorum. Bence aralarında anlatım olarak fark var Kavim güzel bir kitap ancak sayın Ümit'in öz eleştiride yapması lazım neden biz okadar okunmuyoruz şeklinde. Bu doğrultuda çalışmalarına devam etmesi türk okurunu kitaba ilgi duyması yönünde etkileyecek eserler üretmesi dünya çapında ses getiren bir eseri kötülemesinden daha iyi olacaktır. Ayrıca Kavimde bahsedilen Anadolunun tarihi bakımından önemli yerlere sahip olan etnik gurupları hakkında yaptığı araştırmaları daha geniş tutarak daha etkili olabilirdi bence.
Bedii gürkan Alpay
01.08.2006
Oldukca güzel ve sürükleyici bir kitap.<br />Ahmet Ümit iyi bir üslup kullanarak okuyucuyu SIKMADAN, iyi bir is cikarmis ortaya.Ancak sadece bana mi öyle geliyor yoksa gercekten bu kitap biraz fazla pahali degil mi ? Bu kitabin ücreti ile en az 3 tane edebiyat eseri alabilecegimi düsündügümde biraz düsündürüyor beni...
Karalaca
29.07.2006
Beyoğlu Rapsodisi ile tanıdığım ve diğer kitaplarının ardından bir solukta okuduğum bir Ahmet Ümit eseri daha Kavim. Çok iyi bir kurgu üzerine oturtulmuş bir hikaye... Aynı zamanda tarihi birçok bilgiye yer veren bir kitap... Her sayfada, "sırada ne var acaba?" diye aklından geçiyor insanın. Her sayfada yeni bir sürpriz, yapılan ince planların nasıl uygulandığı... Okunmaya kesinlikle değecek değerli bir kitap.
vazovagal
27.07.2006
Ahmet Ümit i tavsiye üzerine ilk bu kitapta okudum. Hatta okuduğum ilk polisiye roman. Akıcılığı cok güzel. Bunun dışında Süryanilik ve Hıristiyanlıkla ilgili pek cok bilgi içeren bir roman olması bundan sonra okuyacagım Ahmet Ümit kiyaplarında da aynı şekilde pek cok bilgi edinecegim izlenimini uyandırdı. Dogrusunu söylemek gerekirse ardından okuduğum Jean Cristopher Taş Meclisi nihiç begenemedim. Tekrar Ahmet Ümit e geri dönüp Sis ve Gece yi okudum fakat Kavim deki tadı bulamadım. Bundan sonra bütün romanları okuyup zevk alacagıma eminim. Tavsiye edecegim bir kitap
ismail_atan
01.07.2006
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı. İlk sayfaları okumaya başlayınca biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Yazarın sürekli kendi ağzından olayları aktarması ve bunu yaparken de şimdiki zaman eki "-yor" u kullanması beni biraz sıkmıştı. Fakat sayfalar ilerledikçe ve diyaloglar sıklaşmaya başladıkça bu ek kulaklarımı tırmalamaktan vazgeçti. Kısacası yazar bu eksikliğini akıcılıkla ve aksiyonla kapatmış. Gerilim-polisiye tarzında okuduğum kitapların arasında en ilginci ve beni en fazla etkileyenlerden birisi diyebilirim. Jean Christophe Grange'i çok beğeniyordum ve onun üstüne gerilim yazabilecek başka biri olmaz diyordum. İki kez yanıldım. Biri Dan Brown biri de Ahmet Ümit. Umarım en kısa zamanda diğer kitaplarını da okuma fırsatı bulurum. Yazarın kalemine sağlık...
osman mazlum
Kitapkurdu
25.06.2006
kavim "burası bizim ülkemiz" cümlesiyle noktalanıyor. ahmet ümit kendi ülkesindeki malzemeyi, dinsel, siyasi, sosyal, toplumsal, ideolojik... ele alıyor. bence bu romanda ümit'in başarısı olayların içine sadece elinde bulunan mistik, dini motifleri değil aynı zamanda yine bu ülkenin gerçeklerini kendince anlatması (güneydoğu sorunu seksen öncesi vb.) ve yorumlaması olarak değerlendiriyorum. ama memleketimizde adına derin devlet denilen bu ciddi meselenin romanlara konu olamanın ötesine geçememesine de üzülüyorum. romanın dili hasan ali toptaşın "uykuların doğusu"ndan sonra tüy gibi geldi. hatta oldukça naif, acemice buldum bile diyebilirim. kurguya ve olaylara yüklenirken dili fazlaca gözardı etmiş ümit bence. ki bu da romanın en önemli zaafı gibi görünüyor. bir de ben nedense "kuzuların sessizliği"nden sonra hiçbir polisiye romanı ağzım iki karış açık okuyamıyorum.
Muhafazakar Demokrat
Polisiye türünü sevmem diyenlerin fikrini kesinlikle değiştirebilecek bir kitap. Olayların kurgusu oldukça iyi, baştan sona sıkılmadan okunabilir. Sonunu merak ederek okuduğum güzel kitaplardan birisi.Herkese tavsiye ederim.Bol okumalar…
lordhims
Kitapkurdu
15.06.2006
ahmet ümitin okuduğum 2. kitabı idi. son dönemde dan brownın gerek sinemada ve gerekse kitabında içerik olarak ele aldığı hristyanlık ile ilgili polisiye içerikli bir kitap...<br />kitaptaki süryanilik ile ilgili bilgilerin verilmesi bir araştırmanın ürünü olduğunu gösteriyor.ayrıca hayatta hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı gerçeğini de dolaylı olarak vurguluyor.katilin cengiz olarak çıkması.geceden sabaha bitirebileceğiniz kitaplardan...okumanızı tavsiye ederim...
SALTY
08.06.2006
Öncelikle şu görüşe karşıyım. "Yazar Günümüzün konularından etkilenmiş.- Dan Brown gibi Hristiyanlık üzerine yoğunlaşarak kitabı yazmış...vs. vs.."
Yazılan bir kitabın yazıldığı dönemiş güncel olaylarına ayak uydurması kadar doğal bir şey olamaz. İnsanlar moda diye bir örenek şeyleri giyiyorsa, yazarlarda benzer konuları işleyebilirler. Bir ederin bir önceki eserden etkilenmesi kadar doğal bir şey olamaz. Önemli olan kopya çekmemiş olmak. Ahmet ümit bence çok güzel birkitap yazmış diyebilirim. Gerçi kitabın ilk 160 sayfası biraz ağırdan gitsede sonra yazar vitesi büyüterek olayı hızlandırmış. Bence güzel olmuş. Artık yabancıların hegomonyasından sıkılanlar Türk yazarlara daha çok güvenmeliler.