Nietzsche Ağladığında
Nietzsche Ağladığında
1687Yorum
mucize
Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.İnsan ruhunun derinliğinin sınırsız olduğunu,insanların hangi şartlarda neler üretebileceğini çok güzel gösteren bir kitap.İlk başta okunması zor gibi gelen,ama okudukça tadına varılan,insanı esir alan akıcı ve sürükleyici bir anlatımı var.Nietzsche severlerin ilgisini çeken bir özel yaşam öyküsü,hem de çok özel ve çok derin.
Funda ÇAKAROĞLU
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser. Nietzsche'yi anlatıyor olması zaten okunmasını gerektiriyor.Kitabı okurken siz de birer Breuer ya da Nietzsche oluyorsunuz.Ümitsizliğin insanı nerelere sürükleyebileceğini çok iyi kavratıyor.Elinizden bırakamayacağınız bir eser olduğunu düşünüyorum.
Ejder Sözen
Kitabı okumak isteyenlere aşağıya çıkardığım noktalar yeterli olacaktır.
*Hayat, doğru cevapları olmayan bir sınav.
*Sıfırı sıfırla bin kez de çarpsanız yine sıfır elde edersiniz.
*Doğru melodiyle doğru dans !
*En iyi gerçek, kişinin kendi yaşam deneyimlerinde koparılmış kanlı gerçeklerdir.
*İnsan dostunu, düşmanından daha zor affediyor.
*Bastırılmış hınç insanı hasta eder !
*Ev kedisi kılığında yırtıcı hayvan !
*Kötü şöhretle baş etmek, vicfan azabıyla baş etmekten daha kolaydır.
*Benim günlerim yarından sonraki günler. Bazı filozoflar ölümlerinden sonra doğarlar.
*Dostluk: İki insanın daha yüce bir gerçeğin peşinde koşmasıdır.
*Doğru zamanda öl !
*Yaşarken yaşayın ! İnsan yaşamını tamamlayıp öldüğü zaman ölüm, taşıdığı dehşeti yitirir ! İnsan doğru zamanda yaşayamazsa, asla doğru zamanda ölmez.
*Zaman sonsuza dek doymayacak kadar açgözlüdür.
*Evlilik bir hapishane değil, içinde daha yüce bir şeylerin yetiştirildiği bir bahçe olmalıdır.
*Gerçek bir psikolog, bir ressam gibi paletine aşık olmalıdır.
*İyi bir kılavuz sel sularının önündeki set olmalıdır, koltuk değneği değil. *Kılavuz, öğrencisine bütün izleri göstermelidir. Ama gideceği yolu seçmemelidir.
*Öğrenci, soğuğa dayanacak kadar sertleşmeli, parmakları o seti kavramalı, defalarca yanlış patikalara girip kendisini kaybetmeli ki, ondan sonra doğru yolu bulsun.
*Bir şey sallantıdaysa, onu sallayan birisi var demektir zaten !
*Bugün en iyi öğretmenin, öğrencisinden bir şeyler öğrenen olduğunu anladım.
*Yine de en çok çiy damlası, en ıssız gecede düşer, biliyorum.
*Değişmeyen yalnızca ölülerdir.
*Dostluk, eşitler arasında.
*Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: "Bu köprüyü geçip bana gelir misin?"İşte o anda artık istemeyiverirsin; sorumu tekrarlasam, öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.

Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek...
Sahne
Psikanalizin doğumu arifesindeki 19.yüzyıl Viyana'sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk.
Aktörler
Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrıyı öldürmüş. 'Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır,' diyor. Daha sonra 'kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?' diyecek. Ümitsiz.
Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca 'ama' pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor.
Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
Konu
Ümitsizlik.
Birgün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin,' der. Breuer Salomé'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der.
Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...
Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere...
Mutlaka okuyun tavsiye ederim.
egoiste
Kitaptaki karakterlerin gözlemleriyle , dünyayı yeniden değerlendirmeye başlayacak ve bambaşka bir boyuta geçeceksiniz...
Dilek Beyazpınar
Kitapkurdu
Felsefeye adım atmak isteyenler için çok güzel bir başlangıç olabilir. Okunması çok kolay bir kitap. Karşıt fikirler insanlara çok tanıdık gelebilecek karakterler kullanılarak çok güzel anlatılmış. Yazar belki de kendisinin felsefelerini takdir ettiği kişilikler kullanmış. Okuyucuların Nietszche, Breuer ve Salome'yi merak etmeleri sağlanmış. Kitaba Freud gibi herkesin tanıdığı bir ismin eklenmeside insanlarda ayrı bir ilgi oluşturuyor. Bence bu kitap sayesinde birçok kişi bahsi geçen kişilerin düşüncelerini öğrenmek, bu kitapta yazılanların gerçekliğini öğrenmek için onlara ait kitapları okumak isteyecektir
Zeynep Y Tekşen
Kitapkurdu
Bu kitap insana ne için yaşadığını sorgulattıran bir kitap. Başlarda ikilem yaşıyorsunuz, bir yanda Breuer'in doğruları, diğer yanda Nietzsche'nin doğruları. Breuer anlatırken siz de onunla birlikte Nietzsche'yi haksız çıkarmaya çalışıyorsunuz ama Nietzsche konuşurken de onun felsefesinin sağlamlığını hissediyorsunuz. Freud'un da aynı zamanda yaşaması değişik bir kurgu ama onun fikirleri çok fazla işlenmemiş kitapta. Başlarda yaşadığınız ikilem sona yaklaştıkça Breuer ve Nietzsche birbirlerinin ortasını buldukça sona eriyor. Ayrıca Yalom'un kişilere ait tasvirleri, yaşadıklarını anlatışı da çok kuvvetli. Özellikle Salome'nin güzelliğine ve kendinden eminliğine ait tasvirler, ve Nietzsche'nin acı çekişlerinin tasvirleri oldukça etkileyici.
writepoetry
Bu kitap benim bu yazarın diğer kitaplarına ilgi duymamı sağladı, yazarımız Irvin D. Yalom, psikolojik tedavi ve tedavileri anlatan öyküleri oldukça ilginç ve sürükleyici biçimde anlatmış, okudukça kitabın içinde kayboluyorsunuz, ben bu kitabı okurken oldukça etkisinde kaldım ve kitap sayesinde Nietzsche olan ilgim de arttı, mutlaka okunması gereken ender kitaplardan biridir. Aldıktan sonra kesinlikle pişmanlık duymayacağınız bir kitap.
Saygun Erkaraman
''beni öldürmeyen şey beni güçlendirir..''<br />''tamamen yanmadan küllerimiz yeniden doğamayız...''<br />''umut insanın en büyük düşmanıdır...''<br />daha ne diyim ki?...<br />bence varoluşçu psikoterapinin en büyük savunucularından Yalom anlatmak istediklerini çok daha akıcı ve 'sert' bir şekilde vermiş kitapta....<br />mutsuz geçen gecelerin ve turuncu sabahların suçunu atabileceğiniz bir kitap..
Poseidon
bu kitabı okuyalı belki 4 hafta oldu ama hala etkisinden kurtulamadım neden mi? çünkü kendimi gördüm ve bu ben miyim dedim. Bunun yanında çevremdeki insanların zayıflıklarını fark ettim. kitaptaki güçlü karakterleri görünce kendime çeki düzen vermem gerektiğini ve herşeyle mücadele etmem gerektiğini öğrendim. Bunu en içten dileklerimle söylüyorum herkes okusun ama mutlaka okusun.
mevsim
Son zamanlarda okuduğum en güzel ve en etkiliyici kitap.İçinde herşey var.Aşk,felsefe,kıskançlık,öfke,sabır,hayal,umut,umutsuzluk,karşı gelme,inat.Kısaca insanda ne varsa bu kitapta var.Güçlü karekterler,farklı düşünceler,yeni pencereler.İnanıyorumki bu kitabı okuyunca bu güçlü karekterlerin hayatı hakkında yeni bilgiler için kitaplara saldıracaksınız(Ben öyle yaptım)Felsefeyi seven sevmeyen okuyun göreceksiniz...
Sarper Boz
bana felsefeyi sevdiren, felsefi daha çok kitap okumam konusunda yüreklendiren bu kitabı felsefe hakkında hiçbirşey bilmeyen, ya da çok şey bilen herkese tavsiye ediyorum çünkü eminimki bu kitapta herkes için o kadar çok şey varki.
Çiğdem Gözlü
Bir arkadaşımın tavsiyesiydi bu kitap.Felsefeyle çok yakından ilgilenmediğim halde, çok keyifli okudum bu kitabı. Hayatın temel taşları nelerdir diye oturup tekrar düşündürüyor insanı.Yalnızlığın yoğun bir şekilde anlatıldığı birkaç paragraf vardı unutamadığım. Mutlaka okunmalı derim.
mafgan
Yalom'un, bir solukta okuyacağımız güzel bir kitabı. Kitapta roman unsurlarının yanısıra Nietzsche'nin düşüncelerine dair bilgiler de verdiği için biyografi unsurlarına da rastlıyoruz diyebilirim. Keyifle okunacak bir kitap, okurken kendinizi farklı düşünceler aleminde bulacaksınız.
esbab-ı mucıbem
Kitapkurdu
su anda ıcınde bulunduğum pskolojık bunalımdan kurtulmamın en buyuk yardımcılarından bırı bu kıtap... bundan ıkı yıl kadar once okumus ve hayata daır herseye bır cızık cekmısken gozlerimi tekrar hayata actım ....

hayatımda pıskolojık sorunları olan bır kız yoktu ama doktoru kastediyorum en az onun kadar tatlı bır bayanla bırlıkteydım ve bu kıtapla hayatın kurakkarını kavradım hersey ben olsamda olmasamda zaten yasanacaktı bızler sadece aktor gibi rol kesıyoruz.. bunu zıhnıne sokabıldımı ınsan yıkılmak uzulmek uzak bır kavram oluyor dostlar okuyun ask mesk hıkaye deyın ... olay bundan ıbaret degıl sadece tabı nıhılızm de unutmayın....
Sevgi özcan
Niceleri kendi zincirlerini çözemezlerde,dostlarının azatçısıdırlar.<br />Kendi alevlerinizde yanmaya hazır hazır olmalısınız.Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?<br /> Kliniğimize muayene için gelen bir hastanın kitabının ilk sayfasındaki bu sözleri okuduğum an bu kitabı okumaya karar verdim.<br /> Kendi gerçeklerimizle yüzyüze gelmeden kendimizi tanımamız, hayatı anlamamız dolayısıyla mutlu olmamız imkansızdır. Irvin Yalom varoluşçuluk psikoterapisini çok güzel bir dille, akıcı bir şekilde bizlere sunmuş; eh bize de okumak kalmış....
Werter030303
insan hayatındaki hayal kırıklıklarının yol açtığı ümitsizlik ve buna bağlı gelişen septomları gösteren ve bu septomlarla yaşamayı bu septomların iyi yönlerini gösteren bir kitap herkesin okuması lazım
düşiçindebirdüş
irvin yalom un sorgulayıcı ve düşündürücü kitaplarından bir tanesi daha.Nietzsche ağladığında.arka kapağında da belirtildiği gibi bir "neden,nasıl"lar durağı.nietzsche nin salomeyle yaşamış olduğu aşk ve bunun sürüklediği bir olaylar zinciri diye daraltmak yanlış olur bu kitabın konusunu.Aşk tan daha çok aşkın getirdikleri,yarattığı yeni fikirler,düşünceler ve bunların sonucu.Nietzsche Salome'ye rastlamakla ve bir anlamda reddedilmekle;onunla beraber düşüncelerinin ve bakış açısının değiştiğini düşünmekte bunun da ufkunun genişlemesi açısından kendisinde artı bir yön oluşturduğunu savunmaktadır ve bence haklıdırda.Ayrıca kitap tamamen yazar tarafından kurgulanmış değil.Nietzsche gerçekten de Lou Andreas Salome ye bir zamanlar aşık olmuş,onunla evlenmek istemiş ama Salome tarafından da reddedilmiştir.Ve Lou Salome gerçekten de şair Rilke yi Nietzsche ye tercih etmiştir.Sonuç olarak bence bu kitap,bu "neden,nasıl"lar durağından geçerken içimizdeki Lou Salome nin bize yardım etmesine ve bakış açımızın önemli ölçüde genişlemesine teşvik edecek bizi...Kendimizle ve hayatla yüzyüze gelmekten çekinmeyerek...
İlgin Özbek Özdabağ
Kitapkurdu
İnsan psikolojisinin farklı ve ilginç bir bakış açısından incelendiği, sürükleyici bir kitap. Felsefe ve psikoloji içerikli kitaplar herkese göre olmayabilir ama bu kitabın anlatımı öyle doğal ve anlatılanlar öylesine hayatın içinden ki kahramanlar yanıbaşınızda gibi hissediyorsunuz. İnsanların dışarıdan görünen halleri ve iç dünyaları arasında yaşadığı ikilemler, bir yandan kapana kısılmış gibi hissetmek öte yandan zincirleri kırarak yeniye gitmekten duyulan korku ve bunun gibi hayatın içinden çok tanıdık bir çok duygunun tarafsız bir çözümlenmesini bulacaksınız. Okuyan herkese çok şey kazandıracak birden çok kereler okunması gereken bir roman.
Özgür Sevinç
Kahramanlar:1.anlaşılmayı bugünün insanlarından bekleyen yüz yıl öncesinde yaşamış büyük bir düşünür olan Nietzche <br />2.sanırım hepimiz biliyoruz:sigmund freud<br />3.herkesin aşık olabileceği bir kadın...<br />psikolojik analiz içerikli ve sürükleyici bir roman.Belki yaşanmış, belki çok benzeri yaşanmış bir hikaye...
Gürcan Ilhan
yazarın eleştirdiğim aşkın celladı kitabının aksine sürükleyici mükemmel bir kitap. Gerçek kişi ve yaşamın konu alındığı bu kitabı bu kez şiddetle tavsiye ediyorum. tekrar okumak isteyeceğiniz bir kitap...