Gün Olur Asra Bedel
Gün Olur Asra Bedel

Kitapyurdu Fiyatı: 301,60TL

Ürüne Git
1785Yorum
aykoroglu
BU KİTAP AYTMATOV'UN ÇOK GÜZEL ESERLERİNDEN SADECE BİR TANESİ. İÇERİK OLARAK KİTABIN İSMİYLE DE UYUŞMAKTA. KİTAP İÇERİK BAKIMINDAN BİR ÇOK OKUYUCU KİTLESİNE HİTAP ETMEKTE. BİRBİRİNDEN OKADAR FARKLI İKİ UÇ NOKTAYI BİR ARADA İŞLEYİŞİ KİTABA AYRI BİR GÜZELLİK KATMAKTA. BİR TARAFTA TEKNOLOJİNİN GELDİĞİ SON NOKTA UZAY VE DİĞER TARAFTA HALA KARA DUMANLAR SAVURARAK GELİP GEÇEN TRENLER... GERÇEKTEN OKUNMAYA DEĞER BİR KİTAP DİYE DÜŞÜNÜYORUM.
Çepni55
Kitapkurdu
aytmatovun bu eseri bence ve eminim bir çoklarınca dünyanın en güzel romanı sayılmalı. gerek kurgu gerek üslup gerekse edebiyat kavramının içerisine ustaca yerleştirilmiş olan mesajları ile evrensel bir değeri haiz olan bu eserin mutlaka okunması icap ediyor. aytmatov'un dünya edebiyatının zirvesine kurulmasını sağlayan bu eser var oldukça nobel edebiyat ödülüne on inancımız sarsılmaya devam edecektir!
sanemcan07
Nayman Ana Destanı'nı günümüze yansıyan yönleriyle tekrar tekrar okumak gerekiyor. Bu destanda Nayman Ana'nın oğlu ekseninde oluşturulan 'mankurt' adlı tiplemenin sosyoloji literatürüne girmiş olması bile eserin önemini anlatmağa yeterli.
Köklerinden uzaklaşmış her ruhsuz insanın kendinden bir şey bulacağı 'Mankurt' kavramı günümüzdeki 'genetik aslına ve ait olduğu toplumun ruh köklerine yabancılaşan tip'leri kodlayan bir içeriğe sahip... Hararetle tavsiye ederim; hem kitabı hem de gördüğünüz her yuppi'ye 'Mankurt' diye seslenmenizi; mutlaka dönüp aptal aptal size bakacaktır... Deneyin isterseniz...Ülkemizde de o kadar çok 'mankurtlaştırılmış' insan var ki; ve sayıları da o kadar hızla artıyor ki... İnanılmaz; Cengiz Aytmatov'un tüm eserleri bir yana bu romanı bir yana... O derece önemli anlayacağınız.
kalembaz
Okuduğum bir kitabın etkileyici bölümlerini öğrencilerimle paylaşmayı çok severim. "Gün Olur Asra Bedel"i okuduğum günlerde, geride bıraktığım sayfalardan öğrencilerime de okumuştum. Mankurt efsanesi, Orman-Göğsü gezegeniyle ilgili bölümler vs. Özellikle Mankurt efsanesinin geçtiği bölümü tekrar tekrar okumamı istemişlerdi. Birkaç gün içinde pekçok öğrencimin elinde bu kitabı gördüm. Süper güçlerin, Kolaman'ı, Dünya'mızı ve ikisi arasındaki daha pek çok şeyi insanlıkdışı uygulamalarla hakimiyetleri altına nasıl aldıklarını; mankurtlaştırılan insanları, mankurtlaştırılan milletleri, mankurtlaştırılan gezegenimizi edebiyatın büyülü dünyasında seyredeceksiniz bu kitapta.
Murat Günaydın
Kitapkurdu
Gün Olur Asra Bedel, dönemin yönetim anlayışına, Stalin diktatörlüğüne eleştirel bir bakış getirir. Bu eleştirel bakış, devlet kademelerinde görev yapan kişilere olumsuz karakterler çizilmesiyle kendisini gösterir. Roman kahramanlarında Sabitcan, bozkırın karşısında şehri, sıradan Kırgızın karşısında ise yönetime yakın, toplumsal yabancılaşmaya örneği temsil eder. Örneğin romanın sonunda Yedigey, mezarlığın büsbütün yıkılmaması için Sabitcan’dan amirleriyle konuşmasını rica eder fakat Ana-Beyit mezarlığının, duaların, geleneklerin hep boş masal olduğuna inanan Sabitcan, mezarlığın yıkılmaması için büyük amirlere başvurmanın boş iş olacağını düşünmektedir…(s. 412). Yedigey Sabitcan’la yaptığı bu konuşmadan sonra (kendisi yaşlı neslin bir temsilcisi olarak) genç kuşakla bağlarının koptuğunu hissetmiş ve yalnızlığını görmüştür (s. 413). Bu gerçeğe sadece Sabitcan’da tanık olmamıştır. Kazangap gömüldükten sonra gençlerin dua bilmemelerine çok üzülmüş ve ilerde kendisini gömecek olan bu insanların en temel dini bilgilerden yoksun oluşlarından dolayı dertlenmiştir (s. 407). Ayrıca Sabitcan’ın gerçek bir mankurt olduğuna kanaat getirmişti. Sabitcan bilgiçlik taslayan konuşmalarının birinde insanların bir gün telsizlerle yönetileceğini dolayısıyla iradesinin elinden alınacağını söylemişti ve belki de kendisi öyle yönetiliyordu… (s. 414). Böyle bir yozlaşmaya karşı diğer bir örnek ise teğmen’in kendisidir. Zira teğmen Kırgız kökenli bir delikanlıdır. Kendi halkından bir muhatapla karşılaşan Yedigey mezarlıkla ilgili sorunu çözeceği inancıyla konuyu açıklamaya başlar. Teğmen’in cevabı çok kısa ve çarpıcıdır: "Yoldaş, Rusça konuş" . Yedigey şaşırarak niçin Kırgızca konuşmadığını sorar. Kırgız kökenli teğmen görevde olduğunu, görevde iken Kırgızca konuşamayacağını açıklar (s. 390-391).
Bütün bunların yanısıra romanda iki öykü birbirine paralel olarak gelişmektedir. Bunlardan bir tanesi Kazangap’ın defin işlemleri sırasında Yedigey’in zihninde geri dönüşler yaşayarak geçmiş günleri hatırlamasıdır. Diğeri ise Sovyet-Amerikan ortaklığı sonucu yürütülmekte olan Demiurg adında bir uzay projesidir. Uzaya gönderilen kozmonotlar parite yörünge istasyonunda görev yapmaktadırlar ve görevleri sırasında başka bir gezegenden algıladıkları sinyallere cevap vererek Orman-Göğüs gezegeninde yaşamakta olan canlılarla iletişime geçmeyi başarırlar. Bu noktadan sonra o gezegene davetli olarak giderek dünyaya durumları ile ilgili gereken bilgileri göndererek bu gezegende yaşayanların dünya ile yakın ilişki kurmak istediklerini ileterek bunun aslında dünyanın gelişmesi için çok yararlı olabileceğini bu konuda da kendilerinin aracı olabileceklerini, böyle bir fırsatın değerlendirilmesi lazım geldiğini tavsiye ederler. Yalnız yetkililer daha üstün bir medeniyet ile iletişime geçme konusunda oldukça tedirgindirler ve böyle bir olası tehlikeye karşı diğer bir deyişle “yerküreyi çevreleyen uzay boşluğuna başka gezegenlerden gelen uçan cisimlerin sızmalarını önlemek için, Ortak Yönetim Merkezi ‘Çember Harekâtı’nı başlatmıştır. Bu harekâtla, dünyaya yaklaşacak her türlü, cismi ânında yok etmek için, değişik yörüngelere yerleştirilmiş savaşçı robot füzeler nükleer-laser ışınlarını salmaya hazır hâle getirilmiştir” (s. 238-239). Orman-Göğsü gezegeninde bulunan kozmonotlar “çember harekatı”na şiddetle karşı olduklarını böyle bir hareketin dünyayı uzayda derin bir yalnızlığa iteceğini, tarihi ve teknolojik bir geriliğe gömüleceklerini açıklıyorlardı (s. 402).
Nayman Ana efsanesindeki mankurt tiplemesiyle çember harekatını tertipleyen zihniyet arasında bir paralellik söz konusu çünkü insanlık, daha üstün bir medeniyetin boyunduruğuna girmekten korktuğu için kendisini soyutlamaya çalışıyor. “Çember Harekâtı”nın dolaylı yoldan bir değerlendirilmesi yapılırken dünyada hiçbir şeyin değişmemesi her şeyin olduğu gibi kalması için gerçekleştirildiği açıklanıyor (s. 417).
Romanda parmak basılan diğer hususlardan biri de ekolojik dengenin bugünkü durumuna ilişkin. Roman, açlıktan tren raylarına yaklaşarak insanların pencerelerden attıkları artıkların arasında karnını doyurabilecek bir şeyler arayan aç bir tilkinin anlatılmasıyla başlıyor. Daha sonra Nayman Ana efsanesinde Juan-Juanlar ile aşiretler arasında yaşanan savaşların temelinde su kuyuları ve otlak arazinin yattığını öğreniyoruz (s. 143). Nayman Ana Juan-Juanların medeniyet yoksunu oluşlarını ekolojik dengenin bozulmasına bağlayarak bozkırda yaşamak zorunda kaldıkları vahşi şartlardan dolayı barbarlaştıklarını söylemektedir (s. 164). Aynı sorunla Orman-Göğüs gezegeninde yaşayan varlıkların da karşı karşıya kaldığını anlatan Aytmatov, bu gezegende kurulmuş olan uygarlığın aslında çok üstün bir uygarlık olduğunu fakat bu üstün uygarlığın en büyük sorununun yıldan yıla genişleyen “iç kuraklık” olduğunu açıklamaktadır (s. 117).
Dile getirilmeyen çalışılan bütün bu olumsuzluklara rağmen roman, Kazangap’ın öldüğünü öğrenen Yedigey’in kızları Saule ve Şerafet’in kocalarıyla birlikte onu anmak ve ana-babalarının acısını paylaşmak için Boranlı’ya gelişleriyle sona eriyor (s. 418) ve eğer Yedigey gibi geleneğin genç temsilcileri bu çocuklar olacaklarsa gösterdikleri hassasiyetten dolayı gelecekten ümitvar olunabilir.
Aytmatov'un çok tanınan eserlerinden biri olan "Gün Olur Asra Bedel", esas itibarıyla Sovyetler Birliği döneminde yaşanan sosyal ve kültürel sorunların bir öz eleştirisidir. Aytmatov, romanında, geçmişin efsaneleriyle geleceğin bilim kurgusunu harmanlamayı başarmıştır.
Edebî
Cengiz Aytmatov, bu romanında Manas Destanı'nın çok küçük bir bölümünde yer alan Nayman Ana efsanesinden yola çıkarak insanların günümüzde nasıl mankurtlaştırıldığını gözler önüne seriyor. Ayrıca yazar, mankurtlaştırma temasıyla içinde yaşadığı Sovyetler Birliği'nin(eserin yazım tarihinde öyleydi) işleyiş mekanizmasını ve bu mekanizmayla insanların nasıl maddiyatçı, çıkarcı hale getirilişini,geleneklerinden nasıl uzaklaştırıldığını eleştiriyor; yazar bunu geçmişten geleceğe uzanarak yapıyor. Eski devirde efsaneye göre Nayman Ana'nın oğlu Colaman esir düştüğünde işkenceyle mankurt haline getiriliyor. Günümüzde(bu çağda ya da S.B.nin hüküm sürdüğü dönem)) Sovyetler Birliği'nin güdümünde yaşayan Kazak ve diğer Türk halklarının Sovyetler Birliği politikası sonucu eğitimle, bilinçli olarak mankurt haline getirilmesi Sabitcan'ın şahsında görülüyor( Yedigey'in mankurtsun sen! sözü). Gelecekte de, Ormangöğüslüler gezegeninde yaşayan varlıkların dünyadakinden daha iyi bir uygarlığa sahip olması, onların dünyalılara yardım etme isteği fakat Amerika ve Sovyetler Birliği'nin bu gezegenle kesinlikle ilişki kurmak istemeyip kendi itibarlarını korumak için insanlara kendi görüşlerini dayatmak isteyip "Çember Operasyonu"nu başlatması.
Bu kitap mutlaka okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap. İnsanlarımızı mankurt olmaktan kurtarmalı, geçmişimize sahip çıkmalı ve bize ait değerleri korumalıyız.
İşbaraalp
Aytmatov'un şimdiye kadar okuduğum en güzel eseri diyebilirim. O kadar yaşamla ilgili ki okurken hiç sıkılmıyorsunuz. Daha ilk cümlelerinde kendine bağlıyor okuyucuyu, bazı yazarlar eserlerine girizgah yazmayı çok severler ve çoğu zaman bunlar beni sıkar, Aytmatov'un girizgaha ihtiyacı yok, satırlar,sayflar nasıl geçip gidiyor anlamıyorsunuz. Kitabın içinde bir çok hikaye var, okuyup etkilenmemek mümkün değil, beni en çok Abutalip Kuttubayev'in öyküsü etkiledi, kitabın bazı bölümlerinde kopukluk hissetmiştim, sonunu beklediğimden daha sade buldum, fakat son sayfada çevirmen'in dipnotunu okuyunca bu fikrimde haklı olduğumu anladım, Aytmatov sansür nedeniyle kitabın bir kısmını yayınlamamış o dönemde, daha sonra bu bölümleri Cengiz Han'a Küsen bulut olarak yayınlamış. Ben siparişini verdim ve merakla gelmesini bekliyorum. Bu kitabı okuyacaklar mutlaka Cengiz Han'a Küsen Bulut isimli eseri de alsınlar ve ardı ardına okusunlar. Okuduktan sonra roman karakterleri ve yaşadıkları olaylar bazı eşşiz eserlerde hayatınız boyunca sizinle gelirler. Bu eserde bu özellikte, okumayanlar için ısrarla tavsiye ederim.
ginza
Aytmatov bu işi biliyor...Şu anda elinizde her varsa bitirdikten sonra ouyacağınız ilk kitap bu olsun-ondan sonra da Aytmatov'un diğer romanları. Kimse Aytmatov'dan mahrum kalmamalı. Yalnız bu kitabın çevirisi çok iyi değil. Hele bir "ayni" meselesi var ki; nedenini çözemedim. Gerçi "aynı"lar, "ayni" değil de "aynu" olarak bile yazılmış olsa kitabın değerini düşürmüyor. Yine de genellikle çeviriye gereken özenin gösterilmediğini düşünüyorum. Üzücü.
Melek Temel
Kitapkurdu
bu kitabı neden daha önce okumadım diyorum kendime.Aytmatov'un müthiş yorumuyla kültürel kimliğini varetme çabası içindeki insanları ilk kez bu kadar derin bir şekilde içimde hissettim.kesinlikle tavsiye ederim..
velisen38
Kitapkurdu
Böyle uzun bir kitabı bir solukta hiç sıkılmadan okuyup bitireceğim hiç aklıma gelmezdi. Bu kitaptan etkilenmemek mümkün değil. Benim Aytmatov'la tanıştığım ilk kitap... Onun gerçekten edebiyatçı olduğunu anladığım ve hayran kaldığım ilk kitap... Birçok olay bir konu etrafında dönüyor, ama konudan hiç kopulmadığı gibi, her olay kendi içinde bir roman olabilme özelliği taşıyor. Bir ulusun kültürünü asimile etmek için yapılanlar çok güzel anlatılıyor. Çok güzel tasvirler yapılıyor ve tasvirler o derece romanla birleşmiş ki tasvirleri gözünüzde canlandırabiliyor ve okumaktan hiç sıkılmıyorsunuz, hatta kitabı yaşıyorsunuz. Birkaç insanın hayat mücadelesi de çok güzel veriliyor. Kesinlikle okunulması gereken bir kitap.
csm61
Edebiyat sevenlere duyurulur .Yazara ve yayınevi ne güvenerek aldığım bir kitaptı.Ama benim tarzım olan bir kitap değilmiş.Kitaba Kazangap ın ölüm haberi ile başlyorsunuz.Ve 2 gün sonraki cenazesine gidene kadar gerek yola çıkmadan önce gerek yolda Yedigey in aklına gelen birçok hatırasını anlatmasından konudan kopuyorsunuz.Çok çeşitli konular anlatılıyor.Ama şahsen edebi eserler benim canımı sıkar.Bu yüzden iyi şeyler yazamayacağım.Kitabın devamı niteliğindeki Cengiz Han a küsen bulut bundan daha zevkle okuduğum bir kitaptı.
CihansahMirza
Çaylakların Özgürlüğü,Sovyet yatılı okullarının vaziyeti ve yetiştirdiği ahlaksız züppeler,yazan ve okuyan insanların ajanlar tarafından tutuklanması hepsi yerine birer gönderme.Ama ben en çok Aytmatovun şu özelliğini seviyorum.Romanlarında çok güzel bir şiir havası veriyor.Uzun cümleler okumasını bilene gerçek tadı gerçek hazzı veriyor.Ama tavsiyem size Cengiz hana küsen bulutu da okumanızdır.Sansürler yüzünden kitabın yazılamayan yada basılamayan kısmıdır.Daha fazla yorumlar yazabilmeniz dileğiyle...
Peemee
Kitabı okuyup bitirdiğimde bu kitabın etkisinde kalmıştım ve herkese tavsiye edemedim .çünkü kendime soruyordum ben mi çok etkisinde kaldım kitap mı beni çok etkiledi diye.romandaki BORANLI YEDIGEY,KAZANGAP,ABUTALIP KUTTUBAYEV,ERMEK kişilklerini hayatım boyunca unutmayacağım...'TRENLER BATIDAN DOĞUYA DOĞUDAN BATIYA GİDER GELİRDİ ..GİDER GELİRDİ...ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM DİĞER ARKADAŞLAR GİBİ ..DEMEK sadece BEN değil HERKES memnun kalmış..birisi size bu okudunuz mu dediklerinde okumadım dememeniz için tavsiye ediyorum ayrıca.
nermin yıldır
aytmatov kitabında yedigey adındaki bir demir yolu işçisinin arkadaşı kazangabın cenaze yolculuğunda hayatını düşünerek gözden geçirmesini anlatıyor. ama bu öyle sıradan bir kitap değil. dilimize kazandırdığı mankurt kelimesi ile çok önemli mesajlar vermek istemiş. bu kitap tam anlamıyla mükemmel. çok çok çok tavsiye ederim<br />
samuelboils
o kadar akıcı ve ilgi çekici ki...bitirmek için başlamanız yeterli...cengz aytmatovun en iyi romanı..ayrıca bunu okuduktan sonra cengiz hana küsen bulutu da okumanızı tavsiye ediyorum...
Mustafa Öztürk
Aslında bu kitabı anlatmaya kelimeler yetmez.Çünkü yazar o kadar güzel bir dille olayları o kadar güzel anlatmış ki biz ne desek az.Ama ben yine de insanların bu güzel kitabı okumalarını istediğim için bunları yazıyorum.<br /> Yazar insan hayatlarını kitabına çok güzel anlatmış.Benim hoşuma giden ve kitaba bağlanmamı sağlayan bir yönüde kitapda anlatılan olayların insanların yaşamış olmaları.Bence herkesin bu kitabı okuması gerekir.
Ayhan Kaya
Aytmatov,romanında başarılı bir kültür mücadelesi vermiş.Ulusları kimliklerinden uzaklaştırmak isteyen uygulamalara karşı iyi bir cevap.Yer yer romanın dokusundaki bilimkurgu çağrışımlarıyla özgün bir eser.Kırgız edebiyatı bu romanla kendi değerlerine sorumluluklarını yerine getirmiş.
SALTY
Kitapkurdu
Kitap için fazla söze gerek yok.Tam bir usta işi.İnsanların Mankurt (geçmişini hatırlamayan kitaptaki bir karekter)olmaktan sıyrılmalarını her insanın bilinçlenip yurduna ve tarihine sahip çıkmasını acılı pek çok örnekle gözler önüne sermiş Aytmatov.<br />Herşey hayatın içinden.Mutlaka okunmalı.Fazla anlatıpta kitabın esrarını çözmeyelim.<br />
emespeyami
bu kitap var ya bu kitap;müthiş bir dehanın elinden çıkmış harikulade bir eser.Ölen bir insanın sonunu anlatıyor romanda.Bir bakıyorsunuz uzaydan gelen sesler sonra bir bakıyorsunuz tekrar kendinize romana kaptırmuş asıl kahraman Yedigeyle birlikte Kazangapın yanında gömmeye doğru gidiyorsunuz bana böyle oldu,kitapta öyle etkileyici bölümler oluyor ki insan bunları kendi hayatında görüyor sanki Aytmatov insanın hayatından kesitler sunmuş ve onu da bize yöneltmiş,işte bu kitapla cengiz aytmatovun o büyük dehasını görüp anlayabilirsiniz,mutlaka okumalısınız çünkü bazen aytmatov öyle güzel şeyleri anlatıyor ki kitapta bir an için okuyanın durup düşünmemesi elinde değil.teşekkürler…
ukbada
Kitapkurdu
Aytmatov ne yapmış biliyor musunuz?hayatı yazmış, içindeki iyi kötü her kavramla birlikta hayatı.. bu romanın içinde sadece yedigey cangeldinin hikayesi yok. bu romanda mankurtlaşan bir nesil var, bu romanda kimin yararına olduğu meçhul dev teknolojinin canavarlaşması var.bu romanda tertemiz bir aşk var.bu romanda açlık yokluk sefalet var.bu romanda çökmesi zaruri bir devlet yönetimi var.hatta bu romanda hayvanların hayatımızdaki yeri bile var.bu romanda insana dair, insancıl olan herşey var.ve bu kadar çok şeyi bu kadar güzel bir dille anlatan Aytmatov'a yüreğine ve kalemine sağlık demek var.