çok akıcı bir kaynak islami öze dönüş hususunda faydalı bilgiler veriyor,yaşar nuri hoca bir aydın olmanın verdiği sorumlulukla işin hakkını veriyor,ısrarla tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İşte Türkiyede yaşanan din aynen kitapta anlatıldığı gibi.Adam namaz kılıyorsa tamamdır gerisi önemli değil herhaltı yiyebilir.Yaşar hoca yüreğine sağlık kalemine sağlık.Özellikle Tayyipçiler iyi okusun nasıl aldatıldıklarını okumak için
Günümüzde dinin nasıl ve nerede kulllanıldığını bizlere açıkça gösteren ve farklı bakış açılarından değerlendirmeler yapan bir kitap,dindarla dinci arasındaki farkı anlamanızı sağlayacak ,insanların Allahı kullanarak nasıl kandırıldığını bizlere gösteren bir kitap ...<br />okuyun ve gerçekleri sizde öğrenin tavsiye ediyorum
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Allah ile Aldatmak kitabını, sayın Yaşar Nuri Öztürk bir TV programında anlatmıştı. O programdan sonra etkilenip kitabı almıştım. Gerçekten yazdıklarına kelimesi kelimesine katılıyorsunuz okurken. Siyasete islamiyeti karıştırmamak gerektiğini, örtünmeyi bir siyasi araç olarak kullanılmaması gerektiğini özellikle vurgulamış. Bence herkes okumalı böyle değerli hocalarımızın yazılarını.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yaşar hoca yine döktürmüş;kitabında:Kuran aklın işletilmesini ve dindarlığın insanlar arasında üstünlük ölçüsü olmaktan çıkarılmasını buyurur.Kuran şöyle uyarıyor;sakın aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın...Yaşar hoca tarihin en büyük kanlarının,dehşetlerinin,iftiralarının,ihanetlerinin,soygun ve vurgunlarının arkasında,aldatma ve susturma aracı olarak hep ,Allah var,din var,kutsal kavramlar var.daha nice anlatımlar...sıkmadan ve öz sözler.mutlaka okunmalı...baskı kalitesi güzel ve yazılar rahat okunuyor...
Eğer dini öğrenmek istiyorsanız bunun en doğru yolu bence Yaşar Nuri Öztürk'dür. Çoğu kesim böyle düşünmese de dini putlaştırmadan ve bağnazlıktan kurtarmaya yönelik çabaları takdire şayandır. Tıpku bu kitap gibi.
Çağımızda, islam aleminin içinde bulunduğu çarpıklığı çok yalın ve etkileyici bir üslupla anlatmış.Gerçekten okunması gereken bir eser.TEŞEKKÜRLER ...HOCAM.
Yaşar Nuri Hocanın günümüz gerçeklerini ve toplumsal bir hastalığı gözler önüne seren akıcı ve ibret dolu mkuhteşem bir eseridir 'Allah İle Aldatmak' söylenecek tek söz Allah bizi kendisinin adı ile aldatanlardan siyaset yapanlardan etmesin diyorum
Kitap, Müslümanların kendini muhasebe yönüyle hazırlanmış, içerden birisi tarafından tenkit yönüyle ele alınmış bir eser. Kitabı bir özeleştiri olarak görmek mümkün. Bu konuda Hayreddin Karaman Hocaefendinin ‘Müslümanların özeleştiri mekanizmasını işletemediklerini, bir kimseyi tenkit edildiğinde iyi niyetinden şüphe edildiği ve birtakım bahanelerle pişman edildiği, bu da Müslümanların cesaretini kırdığını, müslümanın amacının yıkmak, kırmak, uzaklaştırmak olmadığını, söylenilen sözün doğru olması, çağırdığınız yönün doğru olması, üslûbun sert, hatta monoton olması için sebep olmadığını, tenkit yapan insanın, karşısındakinin gönül gözünü de dikkate alması, gönlün kapısını açan anahtarı bulması gerektiği’ tavsiyeleri elbette ki önemlidir. Ancak kitabı okuduğunuzda muhalefet partilerinin hiç de kendilerini yormadan, kolaylıkla dağıtabilecekleri bir elkitabı gibi duruyor. Peki ne zaman adam gibi öz eleştiri yapacağız? Tenkit etmeyi, ‘düşmanın eline koz vermek’ zannederek bu işten vazgeçmek de doğru değil. Özeleştiri yaparken ölçülü olunmalıdır, ifrat edilerek kendisine düşman, rahatsız bir karakter de yaratılmamalıdır.
Kur’an, “Allah ile aldatılmayın!” ihtarında bulunuyor. Neden? Çünkü Allah ile aldatılanların en büyük sorunu, aldatıldıklarının farkında olma imkanından büyük ölçüde yoksun bulunmalarıdır. Çünkü derinden inandıkları ve içtenlikle teslim oldukları bir değer kendilerinin aleyhinde kullanılıyor. Bunu fark etmeleri kolay değildir.(Önsözden) Kur’an’da, aldatışlar ve aldanışlardan dikkat çekilenler arasında en tehlikeli aldatış şu ikisidir: 1. Dünya nimetlerinin araç yapıldığı aldatış, 2. Allah’ın araç yapıldığı aldatış. Araç kullanılarak sergilenen aldatış ve aldanışın en yıkıcı ‘Allah ile aldatma’dır. Kur’an şöyle uyarıyor:“Sakın, aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın!” (Lokman, 33; Fâtır, 5; Hadîd, 14) *Dinler Tarihi, insanın, tanrısal güce katılmaya ve onu beşeri amaçlar için kullanmaya yönelik girişimleriyle doludur. (Paul Tillich) (s.11) *‘İdris suretinde iblisler’ sözü Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’indir. (Maarifi 334) (s.32) *Beni bir kez aldatırsan sana yazıklar olsun, beni iki kez aldatırsan bana yazıklar olsun. (Çinli Bilge Sun Tzu) (s.49) *Kur’an, ölülerin gözüyle okundu. Kur’an’ın ezelî vahiyden hareketle, zamanlarının meselelerini çözümleme dehası göstermiş olan insanların gözüyle değil. (R. Garaudy, Yaşayan İslam, 122) (s.89) *Şeytanlar, periler gibi varlıkları lâhavle ve zikirle kovmak mümkündür. Fakat engel Tanrı olursa onu hangi lahavle ve zikir uzaklaştırabilir? (S.Veled, Maarif) (s.91) *İddiası, istediğinin engeli haline gelmiş kişinin kurtulması çok zordur.(s.101) *Din, günahı olmayanların özel mesleği değildir. Allah’ın tüm kullarını kucaklayan rahmet kurumudur.(s.105) *Takva, bir şeyi kendisine sıkıntı ve zarar verecek şeyden korumaktır. (Ragıb İsfehanî) (s.107) *İslam’a imanımız korku imanı değil, basiret imanı olmalıydı. (Musa Carullah) (s.108) *Kendini eleştirmeyenin eleştireceği başka bir şey olamaz.(s.110) *İnsanların iş ve yönelimlerinin düzenini sağlayan sebeplerden biri sevgi, ikincisi adalettir. *İnsanlar, karşılıklı sevmeyi gerçekleştirebilseler adalet istemeye ihtiyaçları asla kalmazdı. Bu böyle olduğu içindir ki adalet, sevginin vekilidir; sevginin olmadığı yerde işi üstlenir. (Ragıb, ez-Zeria, 364) (s.131) * Merhamet, karşılıklı bir faaliyet değildir. Merhamette esas faal olan taraf, veren taraftır. Öteki taraf, sadece alan, yararlanandır. Kur’an, sevgiyle paylaşım arasında irtibat kurmak suretiyle, sevginin merhametten farklı olarak yaratıcı bir güç olduğuna vurgu yapmıştır. “Allah, güzel düşünüp güzel işler yapanları sever.” (Örnek olarak bk. Kur’an; 2/195) Paul Tillich’in ifadesiyle ‘Sevgi imanın bir belirişi, bir uygulanışıdır.’ (s.132) *Öz gönüllerini genişletemeyenler, İslamiyeti daraltmaktan korkmadılar. Ahval-i siyasiye de buna müsaade etti. *Yobazlık, kendini geliştirip büyütmek yerine, dini yozlaştırıp küçültmeyi yeğleyen hasta psikolojilerin dışa vurumudur. (Musa Carullah) (s.141) *Dini Allah ile aldatmanın aracı yapan zihniyetler tarih boyunca hep dili kutsal saydılar. Mesaj hep ikinci plana itildi. Bunun en görkemli örneği engizisyon papazlığının İncil’i tercümeye izin vermemesidir. (s.162) * Kur’an’ın tümünü anlamını bilerek okumak her Müslüman için farzdır. Namazdan önce ve namazdan daha önemli bir farzdır. (s.165) *Namaz kılmak ne ise Kur’an okumak da odur, hatta Kur’an okumak namazdan, namaz kılmaktan daha değerli ve daha erdiricidir. Şöyle de diyebiliriz: Namaz kılmamak neyse, Kur’an okumamak da odur, hatta Kur’an okumamak daha da yıkıcıdır. Sadece Kur’an okuyup namaz kılmayanın durumu sadece namaz kılıp Kur’an okumayanın durumundan iyidir. (s.166) *Avret yerlerinin örtülmesi namazın güzel görünmesini sağlayan(tahsiniyyât) hususlardandır. Eğer örtünme namzda mutlak emir olsaydı örtünme imkanı bulamayanın namaz kılması mümkün olmayacaktı. Oysaki durum bunun aksinedir. (Şatıbî, Muvafakat 2/15,16) (s.197) *Halkı tanımak Hakkı tanımaktan daha zordur. (Şemsî Tebrizî) (s.241) *Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber'e, "Ya Resulallah, falanca kadın gündüz oruç tutuyor, gece namaz kılıyor. Ama, diliyle komşusuna eziyet ediyor, onlara musallat oluyor" denilince, Hz. Peygamber (s.a.s), "Onda hiçbir hayır yoktur; o, cehennemliktir" (Müstedrek, 4/126( buyurmuştur. Keşke komşularını rahatsız etmeseydi de namazlarını kılmamış olsaydı. (s.247) *Riba yasağı, ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmak zorunda kalan fakir kesimin istismar edilmesine karşı bir yasamadır. (Ebu Zeyd) (s.254) *İnsanlığın büyük ıstırapları sadece matematik hesaplar ve finansal grafiklerle çözülemez. (s.261) *Vatan babamızdan kalma tarla değildir. Onun üzerinde izale-i şüyu’ (hissedarlığın/ortaklığın giderilmesi) davası açamazsınız. (Osman Bölükbaşı) (s.300) *Dünya tek bir devlet olsa, başkenti İstanbul olurdu. (Napolyon) (s.307) *Yanlışlarla ve eksiklerle devam etmek, uçuruma gitmekten yeğdir. (s.328)
YAŞAR NURİ DEYİNCE ŞÖYLE BİR DURUP DÜŞÜNMEMEK LAZIM ONUN İSMİNİN OLDUĞU HER KİTAPI GÖNÜL RAHATLIĞI İLE OKUYUP,KALPLAŞMIŞ YALANLARDAN KURTULMAK İÇİN BİR IŞIK OLARAK BULA BİLMEK MÜMKÜNDÜR.EZBER BOZAN VE ANLATTIKLARINA BUGUNE KADAR YAKLIŞ DİYENİN ÇIKAMADIĞI ÇALIŞMALARDAN BİRİ DAHA ELİNE SAĞLIK HOCA....
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dini bilgisi olan bir yazardan beklentileri karsilayan bir kitap..okudum ve begendim..bir tatilde veya kendi kendinize kaldiginiz uzun bir zamaniniz var ise okunabilir tavsiye ederim..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
son zamanlarda ülkemizde dinin nasıl insanların politik emellerine alet edildiğini apaçık ortaya koyan bu eseri her kesimden insan okumalı ve laiklik bilincimizin neden yükselmesi gerektiğini kavramaya çalışmaladır.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
etrafımızda gerçekleşen,anlamlandıramadığımız bazı olaylara açıklık getirecek nitelikte bir kitap.Bazı yerlerde fazlaca tekrar yapılmış olması hoş değil."
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel ve bilgilendirici bir kitap. Üslüb son derece akici. Fazlasiyla ilginc bir calisma dogrusu, ama önemli tespitlerin yer aldigi bir gercek. Lakin siyasi konulara girince Yasar Nuri Öztürk biraz ’sapitiyor’ gibi. Keske sadece din ile ilgili yorumlar yapsaymis. Yinede okunmasinda cok fayda gördügüm bir kitap. En azindan meseleye biraz olsun farkli acidan bakmayi kuvvetlendiriyor …
Türkiyenin bu hala gelmesi İslamın iyi tanınması bir yana kötü tanınması yıllardan beri süre gelen allah ile insanları aldatan insanlar sayesinde olsu her şey ... Bu kitap bunu güzel bir dille anlatmıştır..........