Bir büyükannenin torununa yazdığı mektupları konu alıyor kitap. Torun annesinin ölümünün sorumlusu olarak anneannesini görüyor, büyükannesinden nefret ediyor derecede hep muhalif hep hırçın, hep dokunulmaz kalıyor, hep kaçıyor, yoğun bir öfke seli içinde büyükannesiyle olan diyalogu, büyük anne torunu yanından gittikten sonra oturup kızının ve kendisinin hayatını torununa açıklayıcı bir şekilde yazıyor,satır araları hayata dair öğütlerle dolu, okurken böyle bir büyük annem olmasını çok istemiştim, mektupta yazılanlar gösteriyordu ki , torunun şimdi yaptığı haksız tutum ve davranışları geçmiştede büyük annenin kızı yapmıştı, hatta torun geçmişte moda olan yabancı ülke ziyaretlerinden birinden (ki bu ülke kitapta Türkiye,İzmir olarak geçiyor .) kısa süreli bir ilişkinin meyvesi olduğunu anlatıyor, ben bu kitabı okuduktan sonra farkettim büyükannenin yaşlı vücudunu zamana yenik düşen yırtık,paçavraya dönmüş bir elbise olarak tasvir etmesini,bu kitapta farkettim gençliğin önemini,değerini,bu yeni elbiselerimizi nasıl korumamız gerektiğini, o kadar güzel anlatmış ki ben kendi adıma bu kadıncağıza sarılasım geldi, kitabın içeriği çok güzeldi ,fakat bugün oldu ben hala yüreğimizin bizi götüreceği yer gerçekten doğru yer mi? bu konuda şüpheliyim. fakat mutlaka okuyun.