Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (Ciltsiz) Hakkındaki Yorumlar

Carpe_Diem!! 12.06.2007
Övülmeyi gerçekten hakeden bi kitap.Okuduktan sonra büyükannenizi daha çok seveceksiniz:) üslup harika konu ilginç; bu kitap çokk güzelll:) Mutlaka okuyun...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Osman CIRIK 09.05.2007
Bir insan ulaşmayacağını bile bile neden birilerine mektup yazmak ister. Hep sevgi ile yad edilebilmek için mi? yada kendimizi koşullandırıp sevgimizi ifade edemeyip bari öldükten sonra bilinsin diye mi düşünürüz? Peki sevgimizi neden ifade edemeyiz? Neden herşeyi biz öldükten sonraya bırakırız ki? İtalyan yazar galiba bu soruların cevabını bulmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
karhan22 25.04.2007
Kitap büyükannenin torununa yazdığı, eline ulaşacağından bile emin olmadığı, mektuplardan oluşuyor ...Özellikle de ergenlik çağındaki gençlerin okuması gerektiğini düşünüyorum,çünkü o yaş gençlerine hitaben çok şey vat içinde.Ancak kitap biraz sıkıcı bir dille yazılmış.O yüzden her ergen gençte sonuna kadar okuyabileceğini düşünmüyorum.Ben de okurken zaman zaman sıkılmıştım.
Ancak kitapta çok hoş duygusal cümlerler var.Eğer duygu yüklü bir insansanız,yüreğinizin sesini çok dinliyorsanız okumalısınız.Tam size hitap eden bir kitaptır o zaman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
rmujdat01 22.04.2007
Yazar bu kitapta bir kadının torununa yazmış olduğu mektuplardan bahsediyor. Torunu onu hiç aramadığı halde ona karşı beslediği sevgi bir gün bile azalmadığını mektuplar aracılığıyla anlatıyor. Bu kitabı okurken insan duygulanıyor.Sevginin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu anlıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
oGuL_D 24.03.2007
Yazar bu kitapta bir kadının torununa yazmış olduğu mektuplardan bahsediyor. Torunu onu hiç aramadığı halde ona karşı beslediği sevgi bir gün bile azalmadığını mektuplar aracılığıyla anlatıyor. Bu kitabıokurken insan duygulanıyor.Sevginin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu anlıyor.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cimbombombom 04.03.2007
Bir büyükanne tüm tecrübelerini torununa aktarmak istiyor ama o yanında olmadıgı aksine çok uzaklarda olduğu içinde bunu mektuplarla yapmaya karar veriyor. İki tane mutluluk anahtarı sunuyor torununa 1. kendi hayatının yönetimini kendi elinde tutmasını istiyor 2. ise çevresinin kendisini yönetmesine izin vermemesi... Yaptığı hataları torununa aktararak onu yaşamadan tecrübe sahibi yapmak istiyor bıkmadan usanmadan yazıyor yazıyor yazıyor...Yüreğinin sesini dinle o daima doğruyu söyler yüreğinin götürdügü yere git korkma diyor. bizde yüreğimizinden gelen seslere kulak verelim lütfen...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-288903 04.03.2007
azar bu kitapta bir kadının torununa yazmış olduğu mektuplardan bahsediyor. Torunu onu hiç aramadığı halde ona karşı beslediği sevgi bir gün bile azalmadığını mektuplar aracılığıyla anlatıyor. Bu kitabı okurken insan duygulanıyor.Sevginin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu anlıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cinazc 03.03.2007
bir kadının,annenin annannenin hayatı, pişmanlıkları, sevinçleri ve torunununa duyduğu özlem, yitirdiği kızına duyduyu özlem ve pişmanlık mektuplarla anlatılmış, kitabın akıcılığında italyancadan çeviriminde rolü çok büyük, hiç sıkılmadan bırakın sıkılmayı kitaba bağlanarak elinizden bırakmadan bitiriyorsunuz...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yarenimx 27.02.2007
mektuplardan yazılan kitapların içinde en ünlü olanı bu heralde....kitap sizi etkiliyor etkilemesine ama çok sade...kitabı okuduktan sonra sadece son paragrafı okusaydımda olurmuş gibi bir his uyandırdı bende..yani kitap sizi düşündürmüyor,sadece dinlendiriyor..bu anlamda derinliği olmayan sığ bir kitap olduğunu düşünüyorum..ama o son paragraf mutlaka okunmalı.'...Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan,öyle yüreğini dinle...Dur,sessizce dur ve yüreğini dinle.Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinim götürdüğü yere git.'..kitabı beğenebilirsiniz de beğenmiyebilirsinizde..ama yinede okumak okumaktır...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kenankara 08.01.2007
Bir nene&torun ilişkisini anlatıyor.Nene kendisini bırakıp yabancı ülkeye giden torununa bir sürü mektup yazıyor.Kitap bu mektuplardan ibaret.Mektuplarda torunuyla neler yaşadıklarından filan bahsetmiş.Kadın ölmek üzere.Torununun geldiğinde bu mektupları bulmasını istiyor...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sasol 08.12.2006
Best-seller olmayı hak etmiş bir kitap. Ama benim gibi elinize alırken daha sürükleyici, daha akıcı gibi bir kitap hayal ettiyseniz üzgünüm yanıldınız. Yine de kitabı okumaya başlamadan önce elinize bir kalem alın derim. Çünkü kitapta sevgi üzerine söylenmiş ve mutlaka sizin de hoşunuza gidebilecek ve altını çizmek isteyeceğiniz sözler bulacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
takım 07.12.2006
Kitap okadar güzel ve etkileyiciki bitmemesi için yavaş yavaş okuyorsunuz.Arkadaşlar gerçekten okumalısınız.İnsan durup düşünüyor o yaşlı insanın yazdıklarını okurken acaba benim de yaşamadığım bir şey kaldımı hayatta diye..Bu kitabın İtalya da rekorlar kırmasına şaşmamalı...Süper...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ekonomist42 16.11.2006
. Yazar bu kitapta bir kadının torununa yazmış olduğu mektuplardan bahsediyor. Torunu onu hiç aramadığı halde ona karşı beslediği sevgi bir gün bile azalmadığını mektuplar aracılığıyla anlatıyor. Bu kitabı okurken insan duygulanıyor.Sevginin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu anlıyor. okumanız dileğiyle
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
zekiye.. 11.10.2006
80 yaşındaki bir kadının torununa yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Ama bu mektupları hiç göndermiyor yaşlı kadın . Bu mektuplarda kendi yaşamından kesitler anlatıyor ve torununa bir ölçüde öğütler vermeye çalışıyor. Ben pek beğenmedim bu kitabı. Belkide yaşlı bir kadının ağzından yazıldığı için roman bana biraz sıkıcı geldi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Arı Maya 30.09.2006
Bu kitabı kaç kişiye bizzat alıp hediye etmiş olduğumu hatırlamıyorum ama çoktur.
Kitabın kendi iç döngüselliği çok hoşuma gitmişti.
Şöyle her bolumu kendi içinde tamamlanıp biten bir çember ve aynı zamanda kitap baştan sona butunlenmiş bir çember.
Buyukannesi torununa kendi hayatından demlediklerini bırakıyor. Ve torunuyla bir anısından yola çıkarak başliyor kitap.
Kucuk prense dokunduruyor ilk.
" Göz hiçbirşeyin özünü göremez. " torununun da hep çocukluğunda gözü ile değil yüreği ile baktığına dokunuyor metin altından.
Ve diyor ki.
Yani yüreğinle göreceksin. Ve yüreğin seninle konuştuğunda kalkıp yüreğinin götürdüğü yere gideceksin.
Torununun çantasına da erzak veya bir veda öpücüğü yerine kendi sevgisini ve anılarını koyuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ideart 20.09.2006
İlk sayfadan son sayfaya kadar sıkılmadan okunabilecek,elinizden bırakmadan bitirebileceğiniz bir kitap.Mektuplardan oluşması başta sıkıcı olabilir önyargısı oluştursa da kitaba başladığınızda fikriniz değişiyor,dozunda bir duygusallık,günümüz gerçekleri.Hayatımızı ne kadar değiştiriyor,geride ne kalıyor,bu herkese göre değişir,tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Bir büyükannenin torununa yazdığı mektuplar. Mektuplar her ne kadar torununa yazılmış olsalar da daha çok birer günah çıkartma, birer nasihat verme araçları, birer yüzyüze söylenemeyenleri söyleme yolları, birer itiraf olmuşlar. Belki de bu sebeplerden, mektupların hiçbirini torununa göndermemiş. Çok dersler çıkarılabilecek bir kitap. Herkesin okumasını dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
TOPRAK AGRADE 02.09.2006
Babaanne torununa hayattını güzel olacağını söylüyor bunun nedeni de torunun köpek alırken köpeklerin en güzelini seçmek yerine kötü görüneni seçmesine bağlıyor.Burdan babaannenin ya insan üstü güçlere sahip olduğu ve yahut acayip sıktığı düşüyorunm
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Dikkat !!! 23.08.2006
Hayatımda okuduğum en ince ve sıkıcı kitabtı. Bu kadar ince bir kitabın sonunu getiremedim. Sonunu getiremediğim tek kitaptı.
Görevliydim. Trende yolculuk yapıyordum. Yanıma bir genç bayan oturdu. Yol boyu kitaplardan konuştuk. Bu kitabı övmekle bitiremedi. Geri dönüşümde çarşıdan bu kitabı alarak eve geldim. Misafirler vardı. O gün doğum günüm olduğundan haberim yoktu. Bana gelirken çarşıdan aldığım kitaptan getirmişler. Oldumu iki tane. Sonuç yazının başında anlattığım gibi
Yanıtla
1
3
Destekliyorum 
Bildir
genci 10.08.2006
Bu kitabı küçük yaştayken okumuştum. O zaman fazla özümseyememiştim ama yine de haz aldığım kitaplar arasında diyebilirim. Eğer bir kitap okumak ve bunun size birşeyler katmasını istiyorsanız. Bu kitabı okuyabilirsin. YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT GERÇEK YAPITLAR ARASINDA YER ALABİLİR
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ahmethaşim 13.07.2006
Sanki yalnızca kızların okuyabileceği bir roman gibi gösterildi bu kitap bana.Çünlü kitabın merkezinde bir nine ve bir genç kız vardı.Aldım okudum sonra bu kiitabı.Bence okunacak bir kitap.Okunduğu zaman ailenize ve etrafınızdakilere daha sıkı bağlanabileceğinizi söyleyebilirim...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
10ur54 10.07.2006
80 yaşına gelmiş bir ninenin torunu ile olan yakın bağının anlatıldığı ve toruna yapmak istedikleri konusunda sürekli destekleyen bir yapıdaki kişiyi güzel bir dille ele alan yazarın dili oldukça güzel, anlaşılır ve sadedir. kısa sürede okunan eseri okumayanlar varsa hemen okumaya başlamalılar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hani bir solukta okunan kitaplar vardır ya.. Bu kitapta öyle bir şey. Duygu his ve coşku her an yanıbaşınızda. 1997 veya 1998 yılında Susanna Tamarro Türkiya'ye gelmişti. CNR'de imza günü vardı. Tabi bende gittim. sizinle paylaşmak istediğim ise yazarın nasıl yazıyorsunuz sorusuna verdiği cevap. Bir köy evinde hiçbir teknolojik aletin olmadığı sebze meyve bahçeleri olan at ve tavukların dolaştığı bir yerde yazıyorum demişti. bence herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
el çevito 20.02.2006
Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutmaki yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin bir güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin. Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve 'yüreğinin götürdüğü yere git'..
Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.. çok beğeneceksiniz..
Yanıtla
8
0
Destekliyorum 
Bildir
takuş 29.01.2006
Yaşamda hangimiz yüreğimizin sesine kulak verip yüreğimizin götürdüğü yere gidiyoruz ki?Ne yazık ki çoğumuz hayat şartları yüzünden yüreğimizden gelen sese pek de kulak veremiyoruz.Çoğumuzun da yazıp da yollamadığı mektuplar vardır sanırım.Gerçekten çok güzel yazılmış bir kitap.Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.Ama siz yine de yüreğinizin sesini dinlerken size değer veren ve seven insanların da yüreğini dinlemeyi ihmal etmeyin derim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
....EsiLa ... 26.12.2005
Artık zamanımızda mektup yazanlar kalmadı. Ama mektupların her birinde ayrı bir dünya yaşanıyor ve yaşatılıyor aslında. Şahsen ben çok mektup yazan biri olarak cep telefonu mesajı olsun e mail olsun hiçbiri mektubun yerini alamaz.
Bu kitaptaki yaşlı kadın da herşeyini bütün dünyasını kitaplara dökmüş hem de hiç postaya vermeden onlarca mektup yazmış. Bu nasıl bir sevgi. Torunu Amerika'ya gitmek istediğinde ise sadece yüreğinin sesini dinle yüreğinin götürdüğü yere git diyor. Onu okadar sevdiği halde yine onu çok sevdiği için mutlu ocaksa eğer ayrılmaya katlanıyor. Ama bu ayrılığa katlanamayınca da mektup yazarak teselli buluyor. Bu kadar yürekten seven insanlar varmıdır acaba gerçek hayatta da
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yoncaayda 26.12.2005
Kuşaklar arası farkı en güzel anlatanlardan olan bu kitap büyükannesinden torununa yazılmış fakat hiç gönderilmemiş mektuplardan oluşuyor.Önceleri günlük yaşamında neler yaptığını anlatarak başlıyor mektuplara büyükanne.Sonraki mektuplarda kızıyla olan ilişkisinde kızının ve kendinin hatalarını anlatarak torununu yaşadıkları olaylar hakkında aydınlatmaya çalışıyor.Tüm büyüklerin yaptığı gibi de öğüt vermeyi ihmal etmiyor.Okuduğumda vasat bir kitap gibi gelsede üzerinden zaman geçtikçe belki de büyüdükçe büyükannenin endişelerine hak vermeye başladım.Farklı kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sanemcan07 13.10.2005
Büyükanne kızının ölümünden sonra torununu büyütmüş genç kız oluncaya kadar onu korumuş kollamıştır. Ama bu yıllar öyle zorlu öyle çetin geçmiştir ki... Zaman zaman her ikisinide yıpratmıştır. Hatta bir yıllığına Amerikaya giden toruna doğru dürüst veda bile etmemiştir. İşte bütün bu duygu yoğunluğu bir süre ayrılıktan sonra yaşlı kadının eline kalemi kağıdı alıp içinden geçenleri dökmesine neden olur. Kırgınlıklarını, yüreğinin sızısını zaman zaman mutluğunu anlatırken torunnu suçlamadan yumuşak bir dille günce tutar. Oysa bu günceden uzakta olan torununun hiç haberi olmayacaktır.. Okuyum lütfen ve aslında çok yakınlarımızı zaman zaman kırarken ne kırgınlıkları üstüste yığdığımızı anımsayın
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
armithl 27.09.2005
....'yapılacak ilk devrim,insanın kendi içinde yapacağıdır,evet ilk ve en önemli devrim budur.insan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak,yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir..
yolunu yitirdiğini,şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün,onların büyüme biçimini anımsa.unutma ki yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarla devrilir,oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu bin bir güçlükle dolaşır.kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir,olaylar içinde ve üzerinde olmalısın,ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir,ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.
ve sonra,önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman,herhangi birine,öylece girme,otur ve bekle.dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan ,öyle soluk al,hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme,bekle ve gene bekle.dur,sessizce dur ve yüreğini dinle.seninle konuştuğu zaman kalk ve YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT.'
^^SUSANNA TAMARO^^
sanırım bu cümlelerde bu kitabın neler anlatmak istediğini yeterince aktarabilmiştir!edebi açıdan da yıllarca zihnimize kazınıcak bu ve bunu gibi bir çok sözleri içermekte!!daha fazla bir şey yazmak istemiyorum..sözü yazara bırakmak istiyorum!
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
çağanoz 22.09.2005
Edebi açıdan çok büyük bir eser olmasa bile, özellikle insan ilişkilerinin oldukça zayıfladığı, iletişim kavramının teknolojiyle sınırlandığı günümüzde insanın ve insani duyguların öne çıkmasını sağlayan bir kitap.
Pek çok şey yaşamış, mutluluk, hüzün ve acıdan nasibini almış yaşlı bir kadının yaşı itibariyle isyankar ve hırçın torununa yazdığı vasiyetle vicdani muhasebe karışımı mektuplar.
Bireyin kendisinden başkasını düşünmediği günümüzde dikkatle okunması ve sindirilmesi gereken cümlelerle dolu.
Kitap olarak çok başarılı bulmasam da içerik açısından okunması gerekiyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
csysl 20.09.2005
İtalyan yazarın bu kitabı çıktığında milyonlarca satıyor ve çok büyük heyecanla karşılanıyor. Kitap İtalyan bir anneannenin bir tartışma sonrasında ABD'ye eğitim için giden torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Torunu hem annesini hem de babasını yitirmiş. Annesi, anneannesiyle giriştiği bir tartışmadan sonra arabasıyla yaptığı bir kaza sonucu ölürken babası da zaten kendi babası değil. Bir ara devrimci fikirlerle, sonra da psikanalizle dengesini yitiren annesi, anneannesinin de özgürlükçü anlayışından yararlanarak kontrol edilemez hale geliyor. Sık sık gittiği ve gerçekte psikanaliz uzmanı olmayan doktoru da onun yoldan çıkmasına sebep oluyor. Borçlarını ödemek için anneanneden yardım isteyen anne, anneanne ile tartışıp "hayır" cevabını alınca kaza geçiriyor. Bu olaylar anneanneyi çok üzüyor ve kızının Türkiye'ye tatile gittiği sıra ilişkiye girdiği birinden olduğunu düşündüğü torununa sahip çıkmaya çalışıyor. Ancak anneanne yaşlandıkça duygusallaşıyor ve torunu da hırçınlaşıyor. Bunun üzerine anneanne, kızının başına gelenlerin benzerinin torununun da başına gelmesinden korkması ve bir daha görüşememe endişesiyle mektuplar yazmaya başlıyor. Bu mektuplar kendi yaşantısından anıları da içeriyor ve çok da öğretici mektuplar, adeta hayat dersi veriyor. "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git"i muhakkak okuyun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
elaminta 25.03.2005
Anlatımı kolay, sade yazılmış bir kitap. Cok duygu yüklü, her yaşa hitap eden bir kitap. Bu kitabı okuduğumda, annemin, ailemin değerini bir kez daha anladım.
Evet, yüreğinizi dinleyin, tabii biraz da mantık katın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-73283 24.03.2005
Yazar bu kitapta bir kadının torununa yazmış olduğu mektuplardan bahsediyor. Torunu onu hiç aramadığı halde ona karşı beslediği sevgi bir gün bile azalmadığını mektuplar aracılığıyla anlatıyor. Bu kitabı okurken insan duygulanıyor.Sevginin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu anlıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
namotech 16.03.2005
Ülkemizde çok satan değerli kitaplardan biri. 80 yaşındaki büyükannenin uzaktaki torununa yazdığı fakat hiçbir zaman gönderilmemiş mektuplarda; tecrübe, bilgelik, öğütler ve vasiyet sayılabilecek konulara yer verilmiş. Her sözde hayata dair dersler var. Yoksa siz hala okumadınız mı?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-155731 11.02.2005
Bireyin kişisel gelişimi için güzel bir eser."insanın kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken, bir düşünce uğruna savaşmak yapılabilecek en tehlikeli şeylerden biridir."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
umutlar 05.02.2005
Yüreğininin yolunu tutanlar için hazırlanmış nadide eserlerden.Yabancı bir kalemden his dünyamıza ince pırıltılar ..
Çokşey bulacaksınız okudukça.Kimi zaman romanın kahramanlarına kızacaksınız kimi zaman kendinize.Yapamadıklarınıza ve kaçırdıklarınıza üzüleceksiniz.Vakit kaybetmeden yarınlar için de birşeyler başarmak gerekliliğine inanacaksınız...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
elimashali 23.12.2004
Anlatımıyla içeriğiyle gayet güzel bir kitap. Dugusal anlara hazır olun...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
yeftin 20.11.2004
Bu kitapta öyle bir sayfa varki sadece bunun için bile okunmaya değer. "Hayatta önüne bir çok kapı açıldığında ve sen hangisine gireceğine karar veremediğinde karar vermekte acele etme. Bekle.. Doğduğun ilk gün ki gibi güvenle derin bir nefes al. Yüreğinin sesini dinle. Ve sonra YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT..." hatırladığım kadarıyla buydu büyükannenin torununa söylediği. Bu kitapta acele verdiğiniz karaları, salt mantıkla yürütmeye çalıştığınız hayatınızı bulacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra vermem gereken her kararda duruyorum... yüreğimin sesini dinliyorum ve sonra beni götürdüğü myere gidiyorum güvenle... Kitap anlatımıyla her yaşa hitap eden bir kitap. Mutlaka okumalısınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Nevruz Sahin 03.11.2004
Bir büyükannenin torununa yazdığı mektupları konu alıyor kitap. Torun annesinin ölümünün sorumlusu olarak anneannesini görüyor, büyükannesinden nefret ediyor derecede hep muhalif hep hırçın, hep dokunulmaz kalıyor, hep kaçıyor, yoğun bir öfke seli içinde büyükannesiyle olan diyalogu, büyük anne torunu yanından gittikten sonra oturup kızının ve kendisinin hayatını torununa açıklayıcı bir şekilde yazıyor,satır araları hayata dair öğütlerle dolu, okurken böyle bir büyük annem olmasını çok istemiştim, mektupta yazılanlar gösteriyordu ki , torunun şimdi yaptığı haksız tutum ve davranışları geçmiştede büyük annenin kızı yapmıştı, hatta torun geçmişte moda olan yabancı ülke ziyaretlerinden birinden (ki bu ülke kitapta Türkiye,İzmir olarak geçiyor .) kısa süreli bir ilişkinin meyvesi olduğunu anlatıyor, ben bu kitabı okuduktan sonra farkettim büyükannenin yaşlı vücudunu zamana yenik düşen yırtık,paçavraya dönmüş bir elbise olarak tasvir etmesini,bu kitapta farkettim gençliğin önemini,değerini,bu yeni elbiselerimizi nasıl korumamız gerektiğini, o kadar güzel anlatmış ki ben kendi adıma bu kadıncağıza sarılasım geldi, kitabın içeriği çok güzeldi ,fakat bugün oldu ben hala yüreğimizin bizi götüreceği yer gerçekten doğru yer mi? bu konuda şüpheliyim. fakat mutlaka okuyun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Talhakutlu 14.10.2004
yüreğinin götürdüğü yere git güzel bir kitap ama haftalarca best seller olmasına bir anlam veremedim.
kitap bazı mesajları iyi vermiş ve edebiyat açısından bayağı iyi ama kitabın sonu insanda moral bozuyor.
böyle bir kitap daha güzel bir şekilde sonlandırılabilirdi bence.
zaten kitabın sonlarına doğru yazar sanki yazmaktan sıkılmışta bitirmek için yazıyormuş gibi bir hava var.
yinede okunbmasi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Funda Otruş 06.08.2004
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git... Kitap adı ile zaten insanı kendine çekiyor. Okumaya başladıkça kendinizi bir duygu selinin içinde buluyorsunuz. Yazar, okuyucuyu sarmayı o kadar iyi başarmış ki kendinizi büyükanne yerine koyarken birden torun oluyorsunuz. Hikayede taraf olmaktan çok iki karakteri de yaşayarak iki tarafın duygularına ortak oluyorsunuz ve kendi ilişkilerinizi daha net görebiliyorsunuz. Sıcacık, duygu dolu bir hikaye. En kıymetlimiz de yüreğimiz değil midir zaten ve en ihmal ettiğimiz???
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
neslidil 28.06.2004
Gencler bilebilse, yaslılar yapabilsesözünün örnegi bir kitap herkese tavsiye ederim. Cok mantıklı ama bir o kadarda duygu yüklü bir kitap..Dogrularımızdan sasmamamızı anlayan cok güzel bir yayın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ginza 30.04.2004
Susanna Tamaro'nun okuduğum ilk kitabı. Herkesin de okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap bir büyükannenin torunu yurtdışında okurken-yani yanında yokken-ona yazdığı mektuplardan oluşuyor. İçinde torununa olan özlemi ve ona verdiği hayata dair öğütler bulunan, ve bunların da son derece duygusal bir şekilde ifade edildiği mektuplar. Kitap kısa, bir kaç saatte bitirdim. Genelde çabuk bitirdiğim kitaplar diğerleri kadar iz bırakmazken bu kitap pek çok uzun ve edebi değeri yüksek kitabın etkilemediği kadar etkiledi beni. Tam dozunda bir duygusallık içeriyor olması da kitabı herkes tarafından okunabilir kılıyor.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
okyanu_s 15.08.2003
Hiç Yüreğinizin Götürdüğü Yere Gittiniz Mİ?

Yüreğinin götürdüğü yer git ve muhteşemliği izle.

Kitap bir büyükannenin kızının ölümünden sonra yetiştirdiği torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kendisinin ve kızının yaşamlarında gizli kalmış noktaları anlatıyor mektuplarında.

Mektuplar

Bu mektupları okurken bir kadının yanlışları ile doğruları ile yaşamını göreceksiniz. Zincir halkaları gibi çakışan ve birbirlerinden etkilenen yaşamları… Engellenmiş bir çocukluğu… Düşünen etrafındaki her şeyi analiz ederek hayatın anlamını arayan bir kadını… Çevrenin sınırladığı bir kalıba girmek istemeyen ama bir türlü bunu başaramayan bir kişiliği... Suçluluk duygusuyla, özgüven eksikliği nedeniyle kullanılmış olduğunu düşünen sindirilmiş bir anneyi… Kırılgan, duyarlı, alçak gönüllü, bir büyük anneyi... Çocuk, genç kız, kadın, anne, büyükanne… Bu evrimi bir bütün olarak örme şansınız olacak bu kitabı okurken.

Büyükannenin bu mektupları yazmaktaki amacı; tüm yaşamı boyunca edinmiş olduğu tecrübelerini, torununa yol göstermesi için sunmak. Kendisinin toplumun belirlediği kalıba girerek nasıl mutsuz bir yaşam sürdüğünü nasıl hatalar yaptığını anlatıyor mektularında.

Mutlu olmanın iki anahtarını sunuyor: Çevrenin kendisini yönetmesine izin vermemek ve yaşamını kendini mutlu hissedecek şekilde kendi yönetiminde tutmak. Doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için “yüreğinin sesini dinle “ diyor büyükanne.

Çevre konusunda torununu tekrar uyarıyor, bu kez kızını örnek vererek. Çevrenin sınırlarını aşmak isteyen ama temelinde yine toplumun değerlerini barındıran kızın davranışlarını anlatıyor ve torunun dikkatini bu ince çizgiye çekiyor. Kızının çevrenin değerlerinden kaçışının, onlara karşı isyanının ve onları çiğnemek için duyduğu arzunun temelindeki çevre kompleksini göstermeye çalışıyor. Kızının çevrenin değerlerinden kurtuldum zannederken aslında çevreye ne kadar bağımlı hareket ettiği gerçeğini anlamasını istiyor torununun.

Kızının ve kendi yaşamından örnekler vererek topluma bağımlılığın farklı şekillerini gösteriyor büyükanne mektuplarında ve bu tuzaklara dikkatini çekiyor torununun. İçindeki sesin bunlardan arındırılması gerekliliğinin altını çiziyor bir anlamda, yüreğinin sesini, bunlardan ayırt etmesi mesajını veriyor.

Sonuç

Yürek hep doğru söyler mi? Bu sorunun cevabı gizlenmiş bu kitapta. Büyükannenin mesajlarında gizlenmiş.

Büyükannenin sessizce fısıldadığı gibi… Eğer bizi sınırlandıran, toplumun etkisiyle oluşan içimizden yükselen seslerle, yüreğimizin ta derinliklerinden gelen sesi ayırt edebilirsek “evet” sorunun cevabı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Rana Sağlam 02.04.2003
sevgi dolu satırlarla oluşmuş bi kitap ki gerçekten o içtenliği ve samimiyeti okuyucaya aktarabiliyor hayatınızda ertelediğiniz ya da yapmaktan vazgeçtiniz biçok şeyi gerçekleştirme gazını bulmak için kesinlikle okumalısınız..
Yanıtla
14
3
Destekliyorum 
Bildir
cesur yalçın 01.10.2002
Bir ninenin torununa yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap "yüreğinin götürdüğü yere git".İçerdiği psikolojik unsurlar sayesinde insana zevkli bir okuma sağlıyor.Bence arkadaşlar kitabı acımasızca eleştirmişler.Kitap bir çok best-sellerdan özellikle de o yürekle ilgili olanından iyi.
En vurucu sahne ise babanın ölürken "çocuğun elleri bizim aileye pek benzemiyor" sözleri.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
muratdereli 24.09.2002
Aslında bu kitabı alanlar okuduktan sonra hayal kırıklığına uğruyor. Çünkü kitabı satan bence adı.Öyleki bir kaç yerde rastladım bu kitabı bir aşk romanı zannederek alanlar var. Fakat okumaya başladıklarında kitabın konusunun 80 yaşındaki bir kadının torununa yazdığı mektuplar olduğunu görenlerin hayal kırıklğına uğradıklarını zannediyorum.Ama kitap kitaptır okuyun tabi!!
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Gonca Alkan 27.07.2002
Bana göre anlatanın 80 yaşında olmasından mıdır bilmiyorum ama biraz bayık bir kitap.Kadın fazla duygusal bence insan biraz da negatif olabilmeli.Kitaptaki 17 yaşındaki torunun ergenliğin de etkisiyle o yoğun ilgiden sıkılması normal.Kitabı okuyun siz karar verin ama bence Yüreğinizi çok da dinlemeyin.Devir akıl devri...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
sule 23.07.2002
80 yaşındaki bir büyük annenin uzakta olan torununa yazdığı mektuplardan oluşan kitapta aynı zamanda hem bir kadının yaşadığı aşkını, iç dökmelerini hem de torununa öğüt ve vasiyetlerini bulacaksınız. Mektuplar sade bir dille kaleme alınmış, her satırında sevgiyi bulmanız mümkün, fakat hiçbir zaman gönderilmemiş olmaları da ilginç.. Değişen gelenekler ve değerler karşısındaki duygularını torununa anlatıyor ve tavsiyelerde bulunuyor, bunlardan en önemlisi de “Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yapacağımız yolculuktur” demesi..Kitabın özü de bundan ibaret zaten.Hepimiz için de bu geçerli değil mi zaten?..Bizimle konuştuğunda yüreğimizin götürdüğü yere gitmek..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Bolokur 12.06.2002
Yazar,bu kitabında oldukça ilginç bir konuya değinmesinin yanısıra;kişilik tanımını çok başarılı biçimde yapıyor...Hayattan,hayatımızdan kesitler verirken okuyucuya verdiği öğütler çok içten ve samimi geliyor...Sakin,sessiz kişilikli büyükanneyi,özgürlüğüne düşkün ve orta yaş bunalımını yaşayan anneyi,yeniyetme genç kızı bize çok güzel ifadelerle tanıtıp;her kişiliğe uygun mesajlar verebiliyor.Okuyucuyu sıkmayan,sade ve bir o kadar içten olan anlatım kitap bittiğinde kişinin beklemediği biçimde hüzünlenmesine bile yol açabiliyor...Bu kitabın okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir