Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1-yakup kadri KARAOSMANOĞLU nun bana gÖre sodom ve gomoreden sonra en çok dikkat çekici romanı... 2-bazı arkadaşlar yorumlarında yakup kadrinin dine uzak duruşundan bahsetmişler.hatta kitapta bir mevlut olayını çarptırdığından bahsediliyor.oysa yazar orada ankara gibi zamanında bozkır olan bir şehrin cumhuriyet tarihi ile beraber nasıl filizlenip,büyüdüğünü ve geliştiğinin yani sıra bazı zıt oaylarında yaşandığından bahsediyor.burda da bir askerin zamanla nasıl mücadele azmini yitirdiğini(öncesi ve sonrası ile),türk kızlarının yabancı zabitlere nasıl kur yaptıklarını ve işte burası balo gibi batı kültürünün uç bir örneğinin yani sıra mevlut gibi doğu kültürünün aynı anda yaşandığından bahsediyor...haksız ithamlardan kaçınılmalı...
Roman Kurtuluş savaşı ve sonrası Ankara'sının panaromasını sunasr bizlere. Milli Mücadele ruhunun içinde yer alan bazı kişilerin nasıl batı hayranlığı çamuru içine gömüldüğünü, insanların nasıl değiştiklerini anlatır. ve ütopya niteliği taşıyan son bölümde özlenen beklenen ve olması gereken Ankara ve Ankara üzerinden Türkiye modeli çizilir...
Yakup Kadri bu eserinde cumhuriyetin nasıl bazı çevrelerce yozlaştırıldığını anlatmış, ayrıca savaşta belkide milli mücadele de kahraman olan askerlerin ne kadar değiştiğini de dile getirmiş, tabii bundan kasıt tüm komutanlar değil. Herşey bir yana zamanın Ankarasında güzel bir yolculuğa çıkrıyor yazar sizi, ankara tasvirleri gerçekten çok hoş, 4-5 yıl önce okuduğum bir kitap ama hala çoğu kısmı aklımda, sizlere de tavsiye ederim.
üç bölümden oluşmaktadır. Yazar Ankara’yı üç farklı zaman diliminde ve romanın baş kahramanı olan Selma Hanım karakterinin başından geçen olaylar çerçevesinde ele almıştır. Bu dönemler; Kurtuluş Savaşı öncesi, Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yılları ile 1937-1943 yılları arasındaki dönemlerdir.<br />
İlk defa 'Kiralık Konak' adlı eseriyle tanıdım Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu.Daha sonra okuduğum ve çok başarılı bulduğum 'Yaban' eseri de yazara olan hayranlığımı bir kat daha pekiştirdi.Bu nedenle yazarın diğer kitaplarını da okumaya karar verdim ve hemen 'Ankara' romanını aldım,henüz bitirmedim ama bu da diğerleri gibi harika.
Anlatımı güzel ve yalın bir kitap. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ki karmaşada, insanların tutum ve davranışlarının, kendilerini nasıl yansıttıkları hakkında örnekler sunuyor. Türkiye’nin geleceği hakkında, o yıllarda ki endişeleri ve yapılanmayı aktarıyor.Okunulması faydalı olacağını düşünüyorum.
Yakup Kadri her zaman dönemi en iyi anlatan yazarlardan biri olmuştur. Nitekim romanın üç bölümü de Ankara'nın farklı zamanlarından oldukça gerçekçi kesitler sunmaktadır. Ancak Yakup Kadrinin üçüncü bölümde anlattığı, onun hayal ettiği 'Ankara' bugünün Türkiyesinde bile gerçekleşebilmiş değildir.
selma hanım ve nazif bey kitabın ana kahramanları. milli mücadele sonrası başlayan inkılapların yerleşmesinde yobazlarla mücadeleyi, ülkeyi içten sömürmeye çalışanların düşünce yapılarını ve onlarla mücadeleyi yansıtmaya çalışmıştır. okunması gereken bir romandır.
Kitabı okuduğumuzda cumhuriyetin kurulduğu dönemde yaşamış onlarca yoz tipe ve bunların ülke kaynaklarını yağmalamak için veridkleri mücadeleyi görüyoruz. Yakın tarihin şahitleirnden olan yazar, yakın tarihi yeniden sorgulamamız için çok değerli ip uçlarıveiryor bize.
yakup kadrinin en çok beğendiğim kitabı bu.kitabın yarısı gerçekler son yarısı ise hayali bir ankara ve yaşantı. okunması gereken bir kitap herkewse tavsiye ediyorum.
Tarihimiz hakkında bilinmeyen ayrıntıları en iyi şekilde anlatan bir roman.Cumhuriyet inkilabi kitapta çok akıcı bir şekilde anlatılmış.Belki de bu kitap bir roman olmasaydıda bir araştırma konusu olsaydı okurken bu kadar keyif alamazdık.<br />Yazarın bütün eserlerinin edebi değeri çok yüksek ve bu nedenle okunması gereken temel eserler arasında.
Kişiler üzerinden ustalıkla işlenmiş bir eser.Selma ve onun hayatına giren üç adam ve aralarındaki ilişkiler cumhururiyetin de geçirmiş olduğu evrelerdir aynı zamanda.Selma üç bölümde de farklı bir tablo ile karşımıza çıkmaktadır.İlk başta Nazif ve savaştan yeni çıkmış bir ülke...Kararsızlık.İkinci bölümde,subay kıyafetleri içindeki Hakkı Beye duyulan ilgiyle gelen 2. evlilik ve Hakkı Beyin nasıl bürokrasi adamı oluşu,yozlaşması,küçülmesi ve salon adamı olması.Ve cumhuriyetin salon içindekiler ve dışındakilerle değerlendirilmesi.Ve olaylara eleştirel gözle bakan genç bir yazar:Neşet Sabit.Selmanın 3. kocası.Ve son bölümde arzu edilen Türkiye...
Bunlar romanda açık bir şekilde verilmemiş.Kişilerin yaşamlarıyla bütünleştirerek roman dilinde ustaca işlenmiştir.Yakup kadrinin 4 romanlık serisinin son halkasıdır:Kiralık Konak,Sodom ve Gomore,Yaban ve sonunda Ankara...Bu seriyi okuyan yazarı daha iyi anlayacaktır.okudum ve beğendim.
Yakup Kadri önemli bir yazar.3 kitabı kaldı,onları da okuyup serisini tamamlamak istediğim bir yazar.Tavsiye ederim.
Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU’nun Ankara romanı ütopik bir romandır. Bu romanda yazarın özlediği, özlemini çektiği geleceğin Ankara’sı dolayısı ile Türkiye’sidir.
Cumhuriyet inkılabı ile birlikte Anadolu’nun yeniden dirilişi yeniden yapılanması gerekmektedir. Bu yeni yapı üzerine acil bir şekilde bina inşaa edilmelidir. Bunu yapacak olanlar ise dönemin idealist vatansever insanları olacaktır. Ankara romanında ise bunu gerçekleştirecek idealist insanların verdiği mücadele anlatılmaktadır. Bu idealist insanlar inkılap hareketini özümsemiş, milli şuura sahip karakterlerdir. Bu insanlar hayat serüveni içerisinde karmaşık yollardan geçerek romanın son bölümünde bir araya gelirler. Kendi hayatlarını geleceğin çağdaş, modern, öz benliği ile çelişmeyen maddi ve manevi varlığını kaybetmeyen, değerleri ile övünen yeni Türk toplumu yaratma mücadelesi içinde geçer. Ankara romanı üç bölümden oluşmaktadır.; Birinci bölüm : Sakarya savaşı öncesi ( 1922’ye kadar ). İkinci bölüm : Cumhuriyetin ilanını izleyen yıllar ( 1926’ya kadar ). Üçüncü bölüm : Cumhuriyet sonrasının 14 ve 20. Yılları (1937-1943’e kadar ). Bu üç bölümdeki olaylar yazarın her bölümde ayrı bir kişilik olarak karşımıza çıkardığı Selma Hanım’ın çevresinde geçer. Selma Hanım’ın arayışı Ankara’nın arayışıdır. Yazgısı Ankara’nın yazgısıdır. Yaşamı da Ankara’nın yaşamıdır. Selma Hanım’ın ilişki kurduğu erkekler ise birer simgedirler. Birinci bölüm: Kurtuluş Zaferi ile sonuçlanan, savaş yıllarındaki Ankara’yı kısa hatlarla açıklamaktadır. Romanın kahramanı olan Selma Hanım hayatını bu üç bölümde üç ayrı erkekle geçiriyor. Milli mücadele yıllarında bir banka şefinin karısıdır. Kocası Nazif’le Ankara’nın yabancısıdır. İstanbul'lu hanım için Ankara’da hayat tek düze ve sıkıcıdır, yoksulluklarla doludur. Boş zamanlarında Hatice Hanım ve Halime Hanım ile sohbet eder. Bu sohbetlerinde gündelik Ankara hayatını tüm çıplaklığı ile gözler önüne serer. Daha sonraları Nazif Bey’in vekil arkadaşı Murat Beyle tanışırlar. Bu sırada binbaşı Hakkı Beyle de tanışırlar. Bu dönemlerde Hakkı Bey’in milli mücadele ruhu ve azmi kendisini fazlasıyla etkiler. Bütün ümitlerin zafer’e bağlandığı, başka hiçbir şeyin ehemmiyetli olmadığı bu devirde, herkesin mütevazı bir hayatı vardır. Yalnız kocası Nazif Bey’in milli davaya bir erkekten beklediği heyecan ve alaka ile bağlanmadığını gören Selma Hanım yavaş yavaş kocası Nazif Bey’den kopmaya başlar. Erkân-ı Harp Binbaşı’sının fikir ve hareketlerine yakınlık duyar. Birinci bölüm Selma Hanım’ın binbaşının cazibesine kendisini kaptırdığı bir zamanda sonuçlanır. İkinci bölümde Selma Hanım Nazif Bey’den boşanmıştır. Bu bölüm zaferden sonraki Ankara’dır. Selma Hanım eski binbaşı emekli Miralay Hakkı Bey’in karısıdır. Ancak koşullar değişmiş değişen koşullar Cumhuriyet öncesinin kişilerini de değiştirmiştir. Hakkı Bey ordudan, Murat Bey vekillikten ayrılmışlardır. Vurguncu harp zengini şirket meclisi idarelerinde dolaşan, ecnebi gruplarla komisyon işleri yapmaya çalışan Hakkı Bey’in yeni yüzüyle karşılaşırız. Hakkı Bey milli idealleri bir tarafa bırakmış, maddi refah içerisinde sadece kendi hesabına çalışan birisine dönüşmüştür. Bu zümreye göre artık halkçılık diye bir dava kalmamıştır. Bu bölümde halk ile bu zümre arasında nasıl doldurulmaz bir uçurum açıldığını, inkılabı böyle anlayanları, hep kendi lehlerine çekenlerin eleştirisi yer alır. Selma Hanım yeni kocasından da uzaklaşır. Bu sırada muharrir olan Neşet Sabit genç kadını görmek için onların bazı alemlerine iştirak eder. Selma Hanım bu hayatın acılarını onunla paylaşır. Binbaşı Hakkı Bey’den boşanır. Bundan sonraki hayatında toplumsal hizmetlerin en değerlisi olan öğretmenlik görevine atılır. Son bölüm yazarın hayalindeki Ankara’dır. Yazarın bu hayali Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Dönümü Bayramıyla başlar. Gazi Mustafa Kemal’in Türk milletine hitabesi, bir devir başlangıcının, bir yeni sabahın ilk işareti gibi olmuştur. Ankara’nın çehresi değişmiştir. Bundan sonra egoist bir zümrenin zevkine ve menfaatine karşı şiddetli matbuat hücumu başlamıştır. Halk evleri, Toplumsal Mükellefiyet Teşkilatı yeni hayatın odakları olmuştur. Selma Hanım Neşet Sabit’le evlenmiş, bu iki insan yeni hayatın imar ve inşasında elele vererek büyük bir aşkla çalışıyor, yeni değerleri halk yığınlarına götürürler. Harf İnkılabı, Tarih Cemiyeti, Yüksek İktisat Enstitüsü, Halk Evleri gibi daha bir çok alanda büyük atılımlar, büyük yenilikler gerçekleşir. Selma Hanım ve Neşet Sabit fırsat buldukça Anadolu’nun muhtelif yerlerine seyahat eder, bu seyahatlerinde gördükleri yerlerin yeni çehresiyle karşılaşırlar. Anadolu toprağı, suyu, kırı, bayırı, dağı, taşıyla eşsiz güzelliğiyle cennetten bir parça gibi tasavvur ederler, bundan doyumsuz bir haz alırlar. Hele Pınarbaşı’nda düzenledikleri eğlencelerde halk ezgileri ve türküleri çalınır söylenir, sabaha kadar hoşça vakit geçirirler. Roman yazarın bu tasavvuruyla son bulur.
Bence mutlaka okunması gereken bir eser. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
türkiyenin geçmişine ayna tutan,kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıllarda halkımızın bilinçliliğini ve bilinçsizliğini anlatan bu eser,Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kalemiyle daha güzel olmuştur.
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm zorlu mücadele yılları, ikinci bölüm zafer ile gelen rahatlama ve yozlaşma, üçüncü bölüm ise bir anlamda ideal Türkiye ütopyası. Yazarın sonraki röportajlarında da hiçbir zaman üçüncü bölüme ulaşılamadığını dile getirmiş ve ilerki yıllarda yazdığı Panorama romanında Selma ve diğer övülen karakterleri de "kötü" karakterler haline getirmiştir.
Bu kitabi, Yakub Kadri'nin Yaban ve Kiralik Konak adli eserlerinden sonra okudum, eserler farkli yonlerden birbirlerini tamamlayici nitelikteler. Ancak Yakup Kadri'nin bu eseri beni digerleri kadar etkilememistir. Toplumun sosyolojik ve psikolojik yapisi, kitabin karakteri Selma Hanim'in yasantisi esas alinarak anlatmaya calisilmis, bunda da gayet basarili olunmustur. <br />Milli Mücadele yillarindaki Ankara'yi guzel betimlemis, ilgilenenlerin okuyabilecegi, guzel bir kitap.
yakup kadrinin en beğendiğim romanlarından birisidir. bu romanı orhan pamuk un cevdet bey ve oğulları romanıyla aynı paralelde bir roman... türkiyenin siyasi tarihinden bahseden bu kitap daha ziyade toplumsal yapının değişimiyle ilgili gerçek kesitler sunmuş. okuyacak olan arkadaşların sıkılacağını sanmıyorum... her yaşta okuyucunun okuyabileceği bir kitap.
Yazar olayı ilginç karakterler üzerinden anlatır, kitabın başında idealist olanların daha sonra nasıl gösteriş budalası olduklarını ve devrimlerin, cumhuriyetin yanlış anlaşıldığını anlatma amacını güderek bu romanı yazmış. İlginç olan diğer bir nokta ise Karekter Selma'nın Yakup Kadrinin romanlarında mutlu sona ulaşan ender kahramanlardan biri olmasıdır...