Yüksek Topuklar
Yüksek Topuklar

Kitapyurdu Fiyatı: 513,75TL

Ürüne Git
172Yorum
Nazik Göktaş
25.09.2002
İlk bakışta adı Ömer Seyfettin’in “Yüksek Ökçeler” adlı öykü kitabını çağrıştıran “Yüksek Topuklar”, bir kız bebeğin ilk algılama ve kavramalarından başlayarak kendi türüne özgü sürekli bir sentezleme ile yaşamı boyunca oluşturageldiği kadın türüne özgü deneyimlerini, değerlerini ve üstünlüklerini bir büyüteç yardımıyla çok hızlı bir biçimde tarayarak en belirgin özelliklerini cımbızla çekip öne çıkarıyor. Roman, o “tuzlu” yaşlarını yaşayan bir kadın okur olarak şu kadarcık yaşım(!) ve şu kadarcık yaşam deneyimimle(!) tanıyabildiğim, tanıyabileceğim, hatta tanıyamayacağım kadar çok sayıda kadın karakteri barındırıyor. Romanın bir başka belirgin özelliği de, başlangıçta hem anlatıcının kadın olması hem de “İçimdeki bir his” le başlayan ilk bölümden itibaren kadına özgü bir bakış açısı ve duyarlığıyla başlayan anlatı, okura ben-öyküsel bir roman okuduğunu düşündürttüyor. Bu nedenle, okur zaman zaman anlatıcının Nermin adında bir kadın olduğunu, ama romanda karşılaştığı tüm kadın karakterleri bu kadar iyi yazanın, kadınları bu kadar iyi anlatanın bir erkek olduğunu kendine anımsatmak durumunda kalıyor. Roman özellikle kadınları anlaşılmaz bulan karşı cinsten biri tarafından yazılınca en kısa zamanda okunmalı diye düşünüyorum.
Levent Oral
24.09.2002
Kadınlar üzerine, kadın diliyle, kadını en güzel anlatan bir kitap. Kitabı okuduğunuz zaman çevrenizdeki bütün kadınlardan birşeyler buluyorsunuz. Yazarın gözlem yeteneğini alkışlamak gerekiyor. Kitapta yer alan küçük Tuğde karakteriyle kadınların o yaşlardan itibaren nasıl bir yarış içerisinde olduğunu görebiliyoruz. Birde gerçekten kitabın adı bu romanla çok güzel örtüşmüş.
gok36
12.09.2002
Kitapta tartışılmayacak taraflardan birisi, yazarın çok iyi gözlemler yaptığı ve kişi anlatımlarında bu gözlemlerini detaylı bir şekilde dile getirdiği.Kitabın tamamı toplam beş-altı günlük süre içinde yaşananları konu alıyor, ama okumanızı tamamladığınız zaman, bir insan ömrüne sığdırılması bile zor olacak kadar çok yeni hayatla tanıştığınızı hissediyorsunuz. <br /><br />
mosem
05.09.2002
Murathan Mungan'in bu kitabi kadinlardan pekte hosnut olmayan bir kadinin agzindan anlatiliyor ama anlatimi pek akici ve heyecan verici degil aksine duragan ve bazi yerlerde monoton. Murathan Mungan siir kulvarinda daha basarili bana gore..
özlem
05.09.2002
Yine güzel bir Murathan Mungan yapıtı. Bütün güzellerde olduğu gibi bunda da olumsuz eleştiri yapacak yerler bulunuyor.
Yüksek Topuklar'da tanıtılan her kişi hakkında sayfalarca ve okuyucuyu yoran yorumlar yapılmış. Anlatacağı asıl konuyu unutup sadece o kişi hakkında bilgi veriyor. Ama bu çok uzun tutulduğu için insanı sıkıyor. Okunan bir kitap okuyucu tarafından aynen yaşanır. Kahramanlarla üzülür, onlarla seviniriz. Onların yaşadığı herşey bize de yansır. Bu kitapta da kahraman çok karamsar ve sürekli stres altında yaşıyor. Haliyle bu da okuyucuya yansıyor. Demek istediğim, kitabı okurken biraz strese giriyor insan. Bu da yazarın başarısını gösterir; çünkü bu, onun kahramanın duygularını, hissettiklerini direk olarak bize verebilmesinden kaynaklanıyor. Bir romanda olması gereken önemli özelliklerden bir tanesi. Aynı zamanda Tuğde biraz abartılı geldi bana, yani beş yaşındaki bir kızın o kadar çok şey bilmesi ve Nermin'i bu kadar yorması saçma.
Bunun yanında cümlelerini çok güzel süslemiş ve akıcılık kazandırmış esere. Başarılı kelime oyunları var. Çok iyi olmasa da insanı can sıkıntısından kurtarabilecek türde bir roman.
misket
Kitapkurdu
27.08.2002
Murathan Mungan diğer eserlerinde olduğu gibi bu sefer de gayet yalın,içten ve doğru betimlemeler kullanmış. Kitabın edebi değeri tartışılabilir ancak tatile giderken,serviste işe giderken, biraz karamsarlıktan çıkıp eğlenmek istenildiğinde okunabilecek çok hoş bir kitap bence.
ruyaprensi
05.08.2002
Yüksek topuklar bir klasik oldu artık. Geçmişi geleceğe taşıyacak olan hikaye bence çoktan kütüphanemizin klasikleri arasında yer almalı. hani vardırya bu kitap okunmazsa olmaaz ! ne diyebilirim insanın düşünce dünyasının kişiler bazında yeniden oluşmasına ön ayak olan eser bir TIK kadar uzağımızda.
nastenka
23.07.2002
Bu kitap, kadın olmayan birinin, bir kadını kadınlardan çok daha güzel bir biçimde anlatabileceğini kanıtlayor bence. Kadın sorunlarının neden çözüme ulaşmadığını da mükemmel bir dille aktarmış bize. Küçük Tuğde'nin Anne Rice'ın romanlarındaki 5 yaşında olan vampir kız Claudia'ya benzetilmesi de çok ilginç. Claudia, aslında Anne Rice'ın 8 yaşındayken ölen kendi kızından yola çıkarak yarattığı bir tipleme.Bu da romanda vurgulu bir biçimde anne -kız ilişklilerinin neden doğal olamadığını gösteriyor sanırım.
Ayşe Ufuk San
21.07.2002
Okuduğum kitaplar içinde en güzellerinden biri diyebilirim.Bekar bir kadın olmayı,onun getirdiği sorumlulukları,kişiye emanet edilen bir küçük kızın(!)bakımının zorlukları herkesin sevebileceği şekilde anlatılmış.Bu kitabı okuyan herkesin ister erkek ister bayan kendi hayatından birşeyler bulacağına eminim.Herkese kitaplarla mutluluk dilerim.
mukerrer
Kitapkurdu
18.07.2002
Henüz bitirmedim Yüksek Topuklar'ı o yüzden sonunu söylemeyeceğim. Ancak kadın milleti -yani biz- %99,9 birebir böyleyiz. "Kitapta benden bahsetmemiş" diyebilecek bir tek kadın yok işte... Ben de, annem de, anneannem de adımız başka olsak da kitabın içindeyiz. Nermin'e bayıldım. Keşke kapı komşusu olsam da uzun uzun sohbetler etsek. Tuğde gıcığından muhtelif yaş ve çeşitlerde mebzul miktarda var da apartmanda, hatta şehirde nedense ben Nermin'leri bulamıyorum bir türlü.
Benim Nermin gibi bir dosta çoook ihtiyacım var. Kitap eleştirisinden ziyade şikayet oldu bu.. Her neyse, henüz almadıysanız ve roman/öykü arası bir şeyler okuyayım, tatile götürüp kafa dinleyeyim, biraz da bilinçli entellektüel hatta eğlenceli yorumlardan zevk alayım isterseniz, çok başarılı bir kitap. Aldığıma çok memnunum. Pişman olmazsınız. Arka kapakta azıcık bilgi olsaydı çok daha evvel alırdım ya...
Bir keresinde Murathan Mungan'ın bir toplantısına (dinleti?) gitmiştim. Saatlerce aklımı aldı sözleri. Müthiş becerikli oynuyor kelimelerle. Hınca hınç dolu ortama bir an sohbetten kopup göz gezdirdim ki ne göreyim. İnsanlar mevlüt dinler gibi huşu içinde... Gerçekten... O sohbette aldığım notları hala zaman zaman çıkarır okurum...
İyi kitap; üç aynalı kırk odadan sonra hafif gelebilir ama bir kez daha iyi kitap derim son olarak.
Güngör Sireci
01.07.2002
Murathan Mungan’ı ilk kez okuyorum.Zaten kendisini şair olarak biliyordum.<br />Yüksek Topuklar bir kadının penceresinden kendine ,hemcinslerine ,karşıcinlerine ve de eşcinsellere bakışını içe dönük bir tarz ile anlatmış.<br />Ayrıca tür olarak ne bir öykü ne bir roman bir biyografi.Yani adını koyamadım.Kurguyu bulamadım .<br />Dil akıcı ,zeki esprilerle süslenmiş,flashback’lerin çokluğu bazen akıcılığı bozmuş ama yinede sıkıcı değildi.<br />Kendisini yeni yapıtlarıyla görmek dileğiyle <br />Başarılar<br />
m.sami
14.06.2002
Bence bu roman veya öykü değil, son günlerin moda deyimiyle para-roman. Kelimenin tam anlamıyla "starlaştırılmış yazarlar" dönemini yaşıyor Türk edebiyatı. Mankenli katılımlar ve bilboard reklamlarıyla yapılan pohpohlamalar ve koca bie "hiç". Okuma zevkinizi, -kitaplarla olan dostluğunuzu bozmamak adına- bu tür kitaparla bozmayın...