232Yorum
cgdm1144
28.04.2008
ahmet ümit in okuduğum ilk kitabıydı <br />bu kitapla beraber ahmet ümit in diğer kitaplarını da okumalıyım dedim ve bütün kitaplarını 3 yıl içinde okudumm yazacağı kitaplaRI DA MERAKLA BEKLİYORUM
kuVars42
25.04.2008
insan bir kitabu bu kadar mı soluk soluğa okur inanılmaz sürükleyici bir kitap ve sonu hiç tahmin edemediğim bir şekilde bitti herkese tavsiye edilir.
muasaka
15.04.2008
Ahmet Ümit’in ilk okuduğum kitabı “Kavim”di. “Beyoğlu Rapsodisi”ni okudum ve ardından hemen “Patasana”ya başladım. Galiba ben sıralamada yanlışlık yaptım. Çünkü “Kavim” belki de bu yazarın en son okunması gereken kitabıydı. “Kavim”i okuduktan sonra çok büyük beklentiyle başladığım bu kitabı, bitirdiğimde beklentimi karşılamakta yetersiz kaldığını gördüm. “Kavim” mükemmeldi.
“Beyoğlu Rapsodisi”nin arka kapağına baktığımızda “Üç arkadaşın hikâyesi bu…” diye başlayan kitabı tanıtıcı kısa bir yazı var. Evet, genel olarak baktığımızda kitaba, kitap üç arkadaşın hikâyesi: Nihat, Kenan ve Selim’in… Bana göre üç arkadaşın hikâyesi değil bu kitap: Daha çok Selim’in hikâyesi… Yazar demiyor mu en sonunda “Ben bu romanı Kenan’ı neden öldürdüğümü bulabilmek için yazdım.” Buradan da anlıyoruz ki romanda asıl hikâye Selim’in.
Bu hikâyenin yanında Beyoğlu’nun o bildik hikâyesi –bilmeyenler içinde tanıtıcı bir hikâye- de var tabiî ki: İnsanı sarıp sarmalayan, bezdiren, sevindiren, üzen, coşturan, ağlatan, güldüren Beyoğlu’nun hikâyesi. Yazar ustalıkla anlatmış Beyoğlu’nu. Caddelerini, sokaklarını, pasajlarını, cafelerini, camilerini kısaca her şeyini. Bunları anlatırken, bilgi vermeyi de ihmal etmemiş bu yerler hakkında. Bu daha bir güzellik katmış anlatılanlara.
Bunların yanında daha birçok şeyi de öğreniyoruz romandan: Katya ile birlikte Rus insanını ve kültürünü, simyacılığı, toplumumuzda oluşan bazı toplulukları…
Bu hikâyelerin yanında roman önceden sezinlediğim gibi dönüşüyor polisiye bir hikâyeye. Bu sefer polisler olmuyor polis. Kitabın uçarı kahramanı –Kenan- oluyor polis. Tabiî ki çocukluktan başlayan birlikteliğin getirdiği sonuçla Nihat ve Selim de bu role bürünüyorlar. Romana güzel bir heyecan katıyor tabiî ki bu durum. Siz de sürükleniyorsunuz kahramanlarla pasajlara, cezaevlerine, Fransa’ya… Okurken hiç düşünmüyoruz Selim’in katil olabileceğini. Kenan, zekâsını konuşturarak -Selim’in romanın başından beri dediği gibi- Selim’in katil olduğunu anlıyor. Eminim ki benim gibi herkes şaşırıyor Selim’in katil olduğuna. Ama parçalar birleşince anlıyoruz Selim’in katil olduğunu. Ve Selim de zaten bu polislik oyununa arkadaşlarını uzaklaştırmak için giriyor aslında. Sonuçta Selim cezaevine giriyor, romanın uçarı kahramanı da mezara.
Bunların hepsini topladığımızda iyi bir roman çıkmış ortaya. Akıcı bir üslupla yazılmış bu romanı hemen zorlanmadan bitirebiliyorsunuz. Ama beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var. Yoksa benim gibi beklentiniz karşılanmayabilir… Artık “Patasana”ya bakacağız…
Serdar Akdağ
Kitapkurdu
08.04.2008
Kitap önce üç arkadaşın geçmiş yaşantılarından kesitler sunuyor. Bu sizi kitabın bir anı kitabı olduğu konusunda kuşkuya düşürüyor. Yarısına kadar heyecan verici bişey yok; ancak işler ikinci yarıdan sonra değişiyor. Üç arkadaş gerçeği bulmak için çalışıyor; ama hiç umulmadık şekilde son buluyor.
tbcan
03.04.2008
Kitap sizinde gittiğiniz mekanlarda ve yürüdüğünüz sokaklarda yaşanıyor bu da adeta film gibi izlemenize sebep oluyor ve inanılmaz SON. Mutlaka okuyun.
melis_er
30.03.2008
bundan bir kaç sene evvel okuduğum ilk ahmet ümit romanı.Çok beğenmiştim.tasvirler gayet güzel dili akıcı ve sıkmıyor..
PINAR YESILTAY SEVIM
Kitapkurdu
nedendir bilmem bana çok akıcı gelmedi. Polisiye tadını alamadım ama sonu gerçekten farklıydı.
burcuyldrm
Kitapkurdu
29.03.2008
simdiye kadar okudugum en etkileyici kitaplarin arasinda hakli yerini aldi bile beyoglu rapsodisi... kitapta hiç dusmeyen akici bir tempo var diyemem en heyecanli yerlerinde bile kitabi elimden birakabildim ama simdiye kadar hiçbir kitap beni bu kadar sasirtmamisti yani genelde kitabin ilk sayfasindan olaylarin nasil seyredecegi anlasilir ama bu kitap onceden de soyledigim gibi kitaplar hakkindaki dusuncelerimin degismesine neden oldu siradan bilindik polisiyelerden sıkılmıs olanlar mutlaka bu kitabi okumali...
D.DORUK
Kitapkurdu
28.03.2008
Kitabı zaten merak edip ve ilgiyle okuyacağımı düşünerek almıştım.Bu düşüncemde de yanılmadığımı kitabı okudukça ve olay derinleştikçe iyice anladım. Yazarın ve kitabının okuyucuyu sıkmayan ,bunaltmayan bir tadı var. Kitabın sonuna yaklaştıkça katilin kim olduğunu tahmin edememeniz de sizi sürekli bir merak döngüsü içinde tutuyor.Hele katilin kim olduğunu anlamanız sizde tam bir şok etkisi yaratıyor.Ben katilin kim olduğunu anladıktan sonra anlatılanları zihnimde tekrar kurgulayıp kendime gelmek için epey çaba sarfettim.Şunu da eklemeden geçemeyeceğim şu an okuduğum Jean Chrıstophe Garange'nin Şeytan Yemini'ninden Beyoğlu Rapsodisi çok daha akıcı ve sürükleyici.
fvz_222
18.03.2008
bir insanı kiitap okumayı sevdirmek istiyorsanız Ahmet Ümit'i tavsiye edin. Polisiye sevmeyen biri bile onun kitaplarını soluksuz okur eminim. Beyoğlu Rapsodiside gecelere kadar elimden bırakamadığım bir kitabı. Teşekkürler A. Ümit
özgürkrtkns
Kitapkurdu
20.02.2008
ahmet ümit in en güzel romanlarından birisi çok güzel özellikle bir Türk olarak ahmet ümi iyi ki varsın diyorum
qubra
Kitapkurdu
17.02.2008
ahmet ümit kitaplarının en güzeli gerçek ortaya çıktıktan sonra bile inanmayıp fedalarca okuyası geliyor insanın..
schwabach
08.02.2008
son derece guzel bı kıtap ahmet umıtın ask kopeklıktır adlı kıtabını da okudum ıkısı de cok guzeldı aama beyoglu baska sonunda cıdden hayrete dusuruo ınsanı we dersını de verıo tabı :)tavsıye edeerım okunması gereken bı kıtap
seyfettinbilgic
03.02.2008
çok hoş bir kitap. sade bir dil. çoğu zaman polisiye bir roman okuduğunuzu unutup kendinizi olaylarla bütünleştireceğiniz ve aralıksız okuyup bitireceğiniz bir kitap
e.orhun
Kitapkurdu
20.01.2008
bence ahmet ümit in en iyi kitabı...

kitap gerek anlatımı gerek konusunun işlenmesi bakımından çok güzel...
polisiyenin dışında çok güzel bir arkadaşlık hikayesi...
ve yine beyoğlu nu çok iyi anlatıyor...görmeden de iyi bir şekilde canlandırabilirsiniz gözünüzde....
kapağı çok hoş bence...tam kitabın içeriğini yansıtıyor....
finali çok hoşuma gitti kitabın...

okuyun bence bu kitabı...

lütfen kitabı okumayanlar bu yorumumu okumasın:

kitabın finali agatha christıe nin ''roger ackroyd cinayeti'' adlı polisiyesinin finali ile ve kurgusu ile aynı... ki bunu ahmet ümit in agatha chrıstıe sevgisine bağlayabiliriz....
nur_yılmaz
12.01.2008
bence cok sacmaydı...akıcı bır dıl olmasa okumazdım asla..ama kıtapta oldukca akıcı bı dıl wardı..bu kıtabı onerı uzerıne okumustum herkes cok onermıstı ama şahsen okuduguma pişman oldum..kıtapta hıc bı heycn yok..hıc heycanlanmıyosun..konusu sacma..bıle bıle arastırmaya ne dıye katılıyo kendı yptıgı bır suc ustelık..arkadaslar hıc okumanızı tavsıye etmem şahsen..yınede sız bbılırsınız ama :P
freimädchen
04.01.2008
çok beğendim bir ahmet ümit eseri. olaylar yer-zaman olgularıyla tam bir uyum içersinde. cümleler son derece açık ve duru.kesinlikle boş bir polisiye roman değil, bu çizginin dışına çıkabilmiş az çok tarihi dokusu olan bir roman olarak görüyorum bu yapıtı...
zehra_akın
29.11.2007
ahmet ümit in tüm kitaplarında olduğu gibi buda aynı dı..tempo kıtabın son 50 sayfasında baslıyor.. oncekı sayfalar cok sıradan ve yavas ıslenıyor.tam olarak konuya girmek için bile son sayfaları beklıyorsunuz oyuzden bıraz kıtabın basları sıkcı gelsede sabredip okumaya devam ederseniz heyecanı hızlı tempoyu yakalayabiliyorsunuz..ve her kitabı gibi şaşırtıcı bi sonla bitirmiş beyoğlu rapsodisinide..beklenmedik kişiler çıkıyor karşınıza.sonu süpriz dolu bi kitap.okuyun derim ben.
elrune19
27.11.2007
BEYOĞLU KOKUYOR..<br />Polisiye romanlarla fazla ilgili olmadığım gibi bir Ahmet Ümit takipçiside değilim.Kitaptaki hikayeden ziyade Beyoğlu'nun cazibesini hissettiren bir anlatıma sahip olması ve mekanlara tanıklık etmesi kitabı akıcı kılıyor..<br />
Bülent Turan
19.09.2007
250. sayfaya kadar rutin anlatımlar kanunun içine tam olarak girememe bu kitabın en büyük handikapı AHMET ÜMİT i ilk defa okuyan biri olsaydım bu kitabı 250 . sayfaya kadar 250 kez bırakırdım okumayı .Ancak biliyorum ki bi şeyler gelecek o zaman bırakma devam dedim kendi kendime ve 250 den sonra giderek artan tempoda olayların gelişimi ve yazara yakışan yüksek tempolu bir final.okumaya değer.