Küçük Ağa / Toplu Eserleri 1 Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
türk gençliğinin mutlaka okuması gereken bir kitap bazı sahnelerı hala hatıımdadır
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gozutok 11.11.2007
Küçük Ağa romanında Osmanlı Devletinin memuru olan bir hocanın(yanlış hatırlamıyorsam imam) Anadoludaki memuriyeti sırasında Türk milli mücadelesinin haklılığını görerek Milli mücadeleye katılmasını konu ediniyor.Anlatım çok etkileyiciydi kitabı beğendim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Bahadır Babur 09.11.2007
Çalıkuşundan buyana okudğum en güzel türk romanı diyebilirim. Hem edebi kalitesi hemde konusu bakımından okunmaya değecek harikulade bir eser. Kitap kurtuluş mücadelesinin verildiği dönemi ufak bir kasaba ve ordaki insanların gözünden tüm yönleriyle çok güzel bir şekilde anlatmış. Belkide kafamızda o döneme ait cevap arayan birçok soru bu kitap sayesinde aydınlandı. Hele istanbullu hoca karakteri namı diğer küçük ağanın yaşadığı ikilemler ve teredütler belki günümüzde ki o sığ sadece belli kavramlar içine hapsedilmiş siyasi tartışmalarımızın küçük ağanın da bahsettiği kurtuluştan sonraki iktidar mücadelesini kazananların mirası olduğunu belki bu roman vesilesiyle ilk defa öğreniyoruz. Kurtuluş mücadelemiz nice küçük ağaların destanıdır. Hemde sonunda hakir görülüp horlanacaklarını bile bile belkide bir yunana bir fransıza eşdeğer düşmanlığa tabi tutulacaklarını bile bile bu işe baş koymuş küçük ağaların destanı. Belki tarık buğra romanın devamını yazmadı ama ben küçük ağanın yada küçük ağaların şuan neler yaşadıklarından bahsedeyim sizlere. Küçük ağalar kendilerine karşı verilmiş bir mücadelenin mağluplarıymış gibi iktidar mücadelesini kazanmış elitlerin zorbalıklarıyla meşguller. Ve tarih de o elitlerin istedikleri şekilde hatırlanıyolar. Kurtuluş mücadelesine karşı duran vatan hainleri gibi...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Şenay Gemeç 16.10.2007
Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü,heybetini kaybetmeye başlamış,isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Kitapta , bir Anadolu kasabası olan Akşehir'den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır.Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başlar ve gelişir.Vatan ve millet sevgisi bu küçük kasabada çok güzel anlatılmıştır.Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 13.09.2007
Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte , Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir.Savaş sonrası bir çok asker memleketlerine geri dönmüştür.Zayiatın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.Bu erlerden biri de Salih adlı Akşehirli bir askerdir.Memleketine döndüğünde kaybettiği kolunun acısıyla beraber , ülkenin durumunu daha acı bir şekilde anlayan Salih gittiğinden beri çok şeyin değiştiğini görür.Önceleri dost olarak yaşayan Rumlar ve kendi halkı şimdi birbirinden soğumuştur.Salih’in samimi arkadaşı olan Niko da bir Rum dur ve gelişmelerden o da etkilenmiştir.Yavaş yavaş Yunan ve İngiliz ordularının işgal haberleri gelmekte ve iki halkın birbirine olan düşmanlığı artmaktadır.Salih ise yüzyıllardır Osmanlı himayesinde rahatça yaşayan Rumların bu davranışını bir ihanet olarak görmekle beraber arkadaşı Niko’dan kopamamaktadır.Rumlarla olan dostluğu kasabalı tarafından fark edilir ve kasabalı Salih’i dışlar.Salih artık sürekli Niko ve O’nun çevresiyle dolaşır olmuştur.Artık Osmanlı ve Padişaha olan güvenci de sarsılmıştır.Kaybettiği kolunun hayatına tesiri büyük olmuştur.Kimsenin O’na hak ettiği saygıyı göstermediğine
inanan Salih kendini namazdan niyazdan çekmiştir.Öte yandan halk işgallere tepkisiz kalmama kararı almıştır fakat bunun kimin önderliğinde yapılacağı karmaşası vardır.
Salih günler geçtikçe kendi kasabalısının tepkisini kazanmış ve artık istenilmeyen biri olmuştur.Bu sırada kasabaya İstanbullu Hoca adında bir hoca gönderilir.İstanbul’dan gönderiliş amacı kasabada padişaha ve Osmanlı’ya bağlılığı teşvik edici düşünceyi sağlamaktır.Hoca gerçekten de çok etkili bir insandır ve halkın büyük beğenisini ve takdirini kazanır.Vaazlarda cemaate Osmanlı padişah ve din lehinde düşüncelerini aktarmaktadır.Bu sırada memlekette Hoca’nın düşüncesine tam ters olmamakla birlikte , kurtuluş ümidi olabilecek bir örgüt kurulmaktadır.Kuvayı Milliye adı verilen bu örgüt Anadolu’da işgalleri önlemek ve İstanbul ve padişah yönetiminin boyunduruğundan kurtulmak için kurulmuştur.Fakat Kuvayı Milliye’nin işi çok güçtür.Memlekette işgallere karşı veya işgallerden yana bir çok örgüt vardır. Kuvayı Milliye önce bu örgütleri kendi tarafına çekmeli veya bertaraf etmelidir.Hocanın vaazları da Kuvayı Milliye ilkelerine ters düşmektedir.Hoca her fırsatta padişaha bağlılıktan bahsetmektedir , Kuvayı Milliye ise padişahtan kurtulmak ,yeni bir yönetim kurmak amacını gütmektedir.İşte bütün bu ihtilaflar dolayısıyla Kuvayı Milliye yandaşları ve Hoca arasında bir elektriklenme ve zıtlaşma meydana gelir.Hoca ise halka kendini çok sevdirmiştir çünkü her yönüyle iyi ve doğru bir insandır. Kuvvacılarla Hoca arasındaki çatışma zamanla iyice açık şeklini alır ve vaazlarda karşıt fikirler açıklanır.
Olaylar gelişirken Salih ise unutulmuşluk ve terkedilmişlikten bir kaçış olarak Kuvayı Milliye’ye katılmaya verir.O’nu bu kararı vermeye zorlayan başka bir şey ise yakın arkadaşı Niko’nun da sonunda Osmanlıya karşı savaşta yer almasıdır.Kuvva bir türlü hizaya gelmeyen Hoca hakkında ölüm emri çıkartır.Hoca evliliği ve çocuğu ve en önemlisi de halkın zorlamasıyla Akşehir’den kaçar ve çete reislerine sığınır.Kuvva ile arasında yaşanan kovalamacadan sağ kurtulur ve kendi başına yanına adam da alarak bir kasabaya sığınır.Kuvva ise Hocayı kaçırdığı için üzgündür ve Salih’i O’nu bulmakla görevlendirir.Hoca ise şimdi hangi tarafta yer almak gerektiğinin hesabını yapmaktadır.Kuvayı Milliye ise her geçen gün başarı kazanmakta ve güçlenmektedir.Salih Hoca’yı bulur ve O’nu padişah hizmetinden vazgeçerek Kuvva yararına çalışmaya ikna eder.Beraberce Çerkez Ethem’in kardeşi Tevfik Bey’in çetesine katılırlar. Fakat şimdi düzenli ordu ve İsmet Paşa’nın emri altına girmek söz konusu olunca Çerkez Ethem ve kardeşleri zıt bir tavır takınarak Kuvva’ya ve Ankara’ya karşı isyan bayrağı açmıştır.Hoca ise bu yolun yanlış olduğuna inanır ve onları bu yoldan döndürmek için planlar kurar.Hoca’nın amacı Çerkez Ethem ve kardeşlerini Kuvva’ya karşı cephe almaktan vazgeçirmek olmasa bile olası bir isyan halinde güçlerini zayıflatmaktır.Bu sırada Hoca Salih’ i haber edinmek için Akşehir’e yollar.Akşehir’de ise Hoca öldü bilinmektedir.Oysa Hoca hayattadır ve yeni kimliği “Küçük Ağa” ile kuvva yararına çalışmaktadır.Hoca’nın Kuvva yararına çalıştığı haberi Salih tarafından Akşehir’de sadece Kuvvacı olan birkaç kişiye duyrulur ve memnuniyet yaratır.Başta Kuvayı Milliye hareketine büyük hizmet vermiş Doktor olmak üzere Kuvvacılar Hoca’nın kendi saflarına katılışından büyük haz duyarlar.
Hoca Ethem’in İsmet Paşa hizmetine girmemek için yapacağı en büyük saldırı olan Kütahya saldırısında O’na bir oyun oynayarak başarısızlığını sağlar ve Kuvayı Milliye’ye en büyük hizmetini vermiş olur.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
consciousness 04.08.2007
Türk tarihinde önemli konuları ele almış ve en çok betimlemelere örnek verilmiş. bu kitapta her cümlenin bir anlamı var derinden işliyo kalbinize.kitabı tavsiye ederim ama kitabı okumadan önce betimlemenin ne demek olduğuna bakın :)
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
emrei78 03.08.2007
Kitabı okudum ve çok sevdim siz de okuyun dersem kimseyi ikna edemem.Ama MEB ortaöğretim 100 temel eser içine alınmış , içinde Fikret Hakan'ın, Erol Taş'ın da olduğu kitaptan uyarlama harika bir sinema filminin olduğunu, kitapyurdunda bile onlarca yorum yazıldığını hatırlarsak, bu kitabı alıp okumanın harika bir fikir olduğunu savunabilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Türk tarihinin, özellikle de cumhuriyet tarihinin önemli kesitlerini romanlarına konu edinmeyi seçen Buğra bu eserinde Kurtuluş Savaşı'nı seçiyor. Kurtuluş Savaşı'nı merkezden değil küçük bir Anadolu kasabasından anlatmayı tercih ediyor. Türk insanının hangi şartlarda bağımsızlık mücadelesi verdiği, Anadolu insanının bu mücadeleye ne ölçüde katkı sağladığı anlatılıyor. Klasik tadında bu eser yazarında en önemli eseri oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cimbombombom 17.03.2007
Kurtuluş savaşı öncesi anadolu halkını anlatan kitap kurtuluş savaşının başlamasıyla halk arasındaki kargaşayı kuvai milliye hareketlerinin öncülerini o müthiş kahramanları tanıtıyor. Ne zorluklarla ne mücadelelerle kazanılan bir istiklalin zaferi var satırlarda...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
....EsiLa ... 12.03.2007
Önceleri Padişah adına çalışan istanbullu bir hocanın zamanla Kuvayi milliye tarafına geçmesi ve Kurtuluş savaşında çok büyük hizmetler vermesi kitapta destansı bir havada anlatılmış. Kurtuluş savaşından isyanlardan ve büyük mücadeleden sahneler var. Oldukça etkileyici bir kitap. Sade dil de kitaba akıcılık katmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
mambut 08.03.2007
İstiklal Savaşı yıllarını anlatan çok kaliteli ve sürükleyici bir eser
sıkıntılı yıllarda insanların yaşamlarını hayali kahramanlarla çok güzel tasvir edilmiş bir eser
bence herkez tarafından okunmalı ve milletimizin o yıllarda ne durumda olduğunu anlamalı
herkeze tavsiye ederim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
karakas_2256 06.03.2007
anlatımlar,bazı cümleler biraz sıkabilir ama sabreden muazzam bir tada varacak.çolak salih'in azmini ve vatan sevgisini,istanbullu hocanın gerçeği görmesini göreceksiniz.kurtuluş savaşındaki bazı zorluklarda gözleriniz önüne gelecek
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
jackal_fox 10.02.2007
bu kitabı okudugumda bu kadar hosuma idecegimi zannetmiyordum.
Ama okumaya başladığımda bu kadar sürükleyici bi kitap daha evvel okumadıgımı hissettim.İnsan kendini sanki o olayların içindeymiş gibi hissediyo.Bence herkesin okuması gereken bi kitap.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
*ysn* 08.02.2007
tarik buğra'nin en sevdiğim kitabi küçük ağa romanini herkes okumali.kitabi okurken insan kendini milli mücadele yillarinda bazen kuvayı milliye bazen cetecilerin arasinda buluyor,cok güzel akici bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
everekli 08.02.2007
Kitap okurları arasında şöyle bir bir söz vardır. Tarık BUĞRA okuyanlar ve okumayanlar. Tarık buğra okuyacaksanın ilk öce yazarın bu kitabından başlamanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ahmetyaman 01.02.2007
tarık buğranın romanlarının genel özelliğidir dilinin sade ve anlatımının akıcı olması..bu romanında da istanbuldan gelen hocanın nasıl bir ağaya dönüştüğünü içe dönük olarak vermi..gerçekten güzel bir kitap..tavsiye ederim zaten meb'in belirlediği 100 temel eser içerisinde..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Murat Koçak 15.12.2006
kitabı ikinci okuyuşum. Birincide ne kadar çok şey kaçırmışımm dedim kendi kendime. OKumayı seven herkese tavsiye ederim. Kurtuluş Savaşı yıllarındaki düzenlemeleri görebileceğimiz gibi İstanbullu Hoca Küçük Ağa dönüşmesi sırasında yaşanan iç hesaplar çok ilgi çekici. En sondaki oğul Mehmetle karşılaşma ve fotoğraf çektirme tasviri insanın içini parçalıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
zxelyunus 28.11.2006
kitabın başında tarık buğra peyami safa ile geçen bir konuşmasından bahsetmiş. kitabın içeriğini peyami safaya anlattığı zaman peyami safa nın kitabı bir epopeye benzettiğini söylüyor. bu kısmı okuyunca kitabı okumayı istememiştim ancak bir kez elime almış bulunduğum için bırakmadım daha doğrusu bırakamadım. çünkü istanbullu hocanın yani küçük ağanın maceraları ilgimi fazlasıyla çekti ve benim kitabı bir solukta diyebileceğim gibi kısa bir zamanda bitirmeme sebep oldu. bütün bunlardan dolayı herkesin okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ferrou 20.08.2006
kuvay-ı milliye ruhunu kuranları, ona destek olan kasaba eşraflarını, ilk başta padişaha çok bağlı olan ve sonra kendi de kuvayı milliyeye girerek ismi kahramanlar listesinde bulunan küçük ağa'nın romanı.tek kollu salih in nişancılığı, ethem in isyanı ve daha niceleri bu kitapta . her türk evladının okuması gereken bir şaheser
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
10ur54 12.07.2006
kurtuluş savaşının başlangıç dönemi ve halkın bu süreçte ikilmede kalmasına ele almaktadır. halifeden ayrı hareket eden kuvvacılara katılıp katılmama konusunda güven duygusunu yitiren halkın dutgularını yansıtan eser oldukça güzel bir ulsüp ve kurgu ile kaleme alınmıştır. inanclar ve gelenkeleri ve yeni süreç arasında aklanalrın ve bu başlayan kurutluş savaşına ilk dönemdeki bakış açılarının anlatıldığı roman o dönem insanının ruhsal yapısını oldukça güzel gözler önüne sermektedir.uzun bir eser omasına rağmen kısa sürede akcılığı ve sürükleyiciliği ile okunan eseri herkesin okuması gereken bir eser olraka nitelendiriyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
şahru_ 22.03.2006
bn bu kitabı okumamak için diretmiştim baya..sıkıcı gibi geliyodu...dışına bakıp nasıl karar veriliyosa artık bilemiyorum..:)sonra okudum ve cidden çok beğendim...çok sadeydi anlatımı ve o dönemi çok güzel anlatmış..sanki olanları birebir yaşamış gibi oluosunuz...çok beğendim gerçekten herkese şiddetle tavsiye ediorum...diziside varmış..belki bazı insanlara diziyi izlemek daha kolay geliyodur ama tarık buğranın o sade dilini,hoş anlatımını dizide yakalayamazsınız...diziyi izlesenizde mutlaka kitabıda okuyun..
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Çepni55 24.12.2005
o dönemde kuvvacı olmakla olmamak arasındaki ince çizgiyi harikulade bir şekilde ortaya koyuyor bu eser...ayrıca din adamlarının milli mücadeleye bakışı gibi çetrefil bir konuda oldukça başarılı bir güzergah takip ediyor. edebi yönünden bahsetmeye dahi gerek yok:zira rahmetli Buğra'nın romancılığı bir zirve romancılığıdır...Peyami Safa'nın haklı olarak yaşadığı "bu eser bir epope mi olur?" korkusunun boş olduğunu ispat eden ve milli mücadeleyi anlama klavuzu niyetine de okunabilecek başarılı bir eser...bilhassa eserin devamı sayılabilecek olan Firavun İmanındaki "vurgunculuk iki durumda tavan yapar;birisi devletler yıkılırken ikincisi ise devletler kurulurken; 1920 lerde ise iki hadise birden aynı anda olmuştur!" şeklinde özetlenebilecek olan altyapısı Milli Mücadele sonrasındaki pay kapma yarışını da ortaya koymaktadır.
Yanıtla
49
1
Destekliyorum 
Bildir
q6Lii 05.09.2005

Cumhuriyetten sonra yazılan romanlar içinde dikkati çekenlerden biri şüphesiz; Tarık Buğra'nın "Küçük Ağa" isimli romanıdır.

"Küçük Ağa", bir ferdin romanı veya macerası değildir.Milletimizin, tarihimizin, Anadolumuzun ve içimizin romanıdır.Ele alınan tipler öyle canlı, öyle bizdendir ki, okurken bunlara "bu bizim dayı, büyükbaba, amca, kardeş..." dememek elde değil.
Üslubu, zaman kavrayışı, diliyle, Tarık Buğra kişiliğini özetleyecek bir roman yazmıştır.Başarılı bir anlatım, ilgi çekici, düşündürücü bir çözümleyiş tarzı ve yerinde değerlendirmeler vardır bu romanda.

Yalnız, kitapta Tarık Buğra'nın büyük bir ihmali vardır; bir erkekler dünyası, erkekler çabasıdır "Küçük Ağa".Bu milletin varolmasının ve böylesine bir karakter taşımasının sebebi ve evlerin temel direği olan kadın ve savaş ortamında kadın psikolojisi tamamiyle ihmal edilmiştir.Oysa, bütün savaşlarda, hele Kurtuluş Savaşı sırasında ne türlü fedakarlıklarla kendi savaşını yapmıştır.Ana, bacı, hemşire olmasaydı zafer olabilir miydi?İnsan romanı okuyup bitirdikten sonra kendi kendine bir de bu yönden düşünmek zorunda kalıyor.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yesevihan 01.09.2005
İlk kez lise yıllarında bir öğrenci iken o zamanın Tercüman gazetesinde tefrika edilirken okuduğum bu eseri yaşı uygun olan çoğu okur aynı adla 1980'li yıllarda TV dizisi yapılan TRT yapımından hatırlayacaktır. Küçük Ağa adı ile Kurtuluş savaşı kahramanına dönüşen "imam" tiplemesi -İstanbullu Hoca- tiplemesi ile belki de ilk kez bir din adamının olumlu bir karakter olarak yansıtıldığı Tarık Buğra'nın bu eseri gösterimde olduğ yıllarda büyük ilgi çekmiş ve tartışmalara konu edilmişti. Tarık Buğra'nıjn konu itibarıyla bu romanını izleyen ve bence bu eserden çok daha önemli mesajları olan eseri ise bir türlü filme alınamadı. Burada yazılan okur yorumları da gösteriyor ki bir edebi eserin TV filmi haline getirilmesi yazarının okunurluğunu arttırmaktadır. Darısı Firavun İmanı'nın başına... Bu arada bu nefis eserleri bize ve hatta kıyamete kadar yaşayacak olan Türkçe konuşan insanlara miras bırakan Tarık Buğra'yı da rahmetle anmak gerek... "İnsan ölür kalır eseri..." Ne mutlu ardında kendisi için "sadaka-i cariye hükmünde" eser bırakabilenlere...
Yanıtla
7
2
Destekliyorum  1
Bildir
berlineraussie 14.10.2004
Birinci dünya savaşından çıkmış hasta bir devletin (osmanlı devleti) yıkılışının hemen ardından yeni kurulmaya çalışılan bir devletin kurtuluş savaşının hikayesi anlatılıyor.
kitapta kuvayi milliye durumu , çerkes ethem olaylarına yer verilmesi yakın tarihimiz hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. bu bakımdan küçümsenmeyecek özellikte güzel bir kitap!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
güzellikler 26.01.2004
Tarık Buğra ustamızın Kurtuluş Savaşını anlattığı destanlaşan eseridir.Eserde İstanbullu Hoca ve Çolak Salihle bir bütün oluyoruz.Yazarımız "Osmancık"la birlikte gerçekten Türk Edebiyatına tarih yazdırdı.Kurtuluş Savaşını konu edinen pek çok eser okudum.Ama "Küçük Ağa" romanından aldığım zevki hiçbirisinden alamadım.
Usta yazarımız keşke daha uzun yıllar yaşamış olsaydı da şanlı tarihimizin önemli kişi ve olaylarını o enfes üslubuyla kaleme alsaydı...
Ömer ÖNER
Yanıtla
24
1
Destekliyorum 
Bildir