İNSAN ARAF SÖZCÜGÜ VE SEKERLEMELERİ BİR ARADA GÖRÜNCE ARADA BİR BAG KURAMIYOR BASTA .BUNA KARSIN YAZAR ELİF SAFAK OLUNCA TEREDDÜT ETMEDEN ALIYOR KİTABI ELİNE VE KELİMELERİN DERİNLİGİNDE KAYBOLUYOR.YAZARIN TAM İSTEDİĞİ DE BU SANIRIM.KİTABI DÜSÜNEREK FAKAT SERİ BİR BİCİMDE OKUYORSUNUZ. YASAMI İRDELEYEN KİŞİLERİN ZEVKLE OKUYACAGI BIR KITAP.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben uzun tereddütlerden sonra aldım Elif Şafak'ın bu romanını. Özellikle buradaki yorumlara baktım. Diğer kitapları arasında kararsız kaldım. Zaman Gazetesindeki yazılarını beğeniyordum. Açıkçası edebi ağırlığı olan kitapları severim ve Elif Şafak kimi yerlerde bunu ortaya koyuyor. Ancak ne yazık ki bu roman beklediğim gibi değildi. Tamam ortada yurt dışında yaşayan, kendi kültüründen uzakta bir adam, etrafında farklı yapıda karakterler ve Amerikalı hafif çatlat, her şeye ilgi duyan ama intahara meyilli bir kadın var. Bir kaç iç sancısına tanık oluyorsun ama sonra elinde kitapla öyle kalıyorsun. Hatta nedense sonunu tahmin bile etmiştim. Yazmak zor zanaat ve Elif Şafak'da yetenek var. Diğer kitapları daha iyidir umarım..
Genç ama çok iyi bir yazar daha...Kitabı büyük bir zevkle okudum. Her satırında bir şeyler anladım. Bazen kendimden bir şeyler buldum. İki arada bir derede kalmanın ne zor olduğunu bir kez daha anladım. Yeniliğe kucak açmanın aslında bir cesaret işi olduğuna tekrar karar verdim. Yarı oralı, yarı buralı olan kendi akrabalarımı düşündüm. Yazara böyle bir roman yazdığı için teşekkür ettim.
<br />Elif Şafak Araf'ta Amerika'ya doktoro yapmaya gitmiş bi grup yabancı gencin ve onların Amerikalı arkadaşlarının hikayesini anlatmış ,baş kahraman Ömer adında bi Türk genci. Yabancı bi ülkede bulunma halleri merkezli gayet başarılı sosyal ve psikolojik saptamalar var. Ben beğendim. Bi de Elif Şafak kitabı İngilizce yazmış,Aslı Biçen Türkçe'ye çevirmiş. Olay günümüzde geçiyor.<br />
dört bir kıtadan insanlar..farklı dinlerden insanlar..biraradalar ve bize arafta kalmanın sancılarını anlatıyorlar ve gail kendi kederinin içinde boğuluyor...son yıllarda okuyabileceğiniz ve zevk alabileceğiniz çikolata tadında bir roman..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitabı yıllar sonra çalıştığım şirkette genel müdürümüzün tavsiyesiyle tekrar okudum ve farklı şeyleride ihtiva ettiğini gördüm. iş yaşamına ait çok hoş bilgiler var.lütfen dikkatle tekrar okuyun ve farkı farkedin.
açıkçası elif şafak türk edebiyatına ve biz yeni nesle bir armağandır. buna bağlı araf adlı eseriyle tanışmam da geç olmadı ve diğer bütün eserlerindeki aykırı ama gelenekselci bir uzlaşma burda da sezilmekte özellikle kitabın karakterlerinden Abed'i okuyucuların iyi analiz etmesi gerek nitekim yazarın diğer eserlerinde ne demek istediğim anlaşılacaktır iyi okumalar...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
TEŞEKKÜRLER ABDULLAH AYATA<br />HARİKA BİR DİL VE MUAZZAM BİR SAMİMİYET. YANLIŞ BİLMİYORSAM ABDULLAH AYATA BİR ÖĞRETMEN.YENİ KİTAPLARINI DÖRT GÖZLE BEKLİYORUM<br />BİR SOLUKTA OKUDUM VE BAZI BÖLÜMLERİNDE GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIM.İNSANLIĞIN ÖN PLANA ÇIKTIĞI DİN,DİL VE ALT KİMLİĞİN ÖNEMKİ OLMADIĞINI ANLATAN BU KİTABA HAYRAN KALDIM. TEKRAR TEŞEKKÜRLER ABDULLAH AYATA......
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belki ben de kendimi sürekli arafta hissettiğimdendir, tam olarak bilemiyorum ama kitap beni çok etkiledi. Hatta kitabı okuduktan sonra annanemin gümüş çay kaşıklarından bir tanesini ondan habersiz alıp saçlarıma bile takmaya başlamıştım.kesinlikle okunulması gereken bir Elif Şafak romanı, bence tam bir şaheser.
Elif şafak zaman zaman basından yazılarını okudugum bir gazete yazarı olarak tanıdım bir dostumun tavsiyesiyle araf'ı alıp okuduğumda çok farklı bir yazarla karşılaşmanın mutlulugunu hala yaşıyorum ileride daha güzel eserler vereceğinden hiç şüphem yok herkese elif şafak'ın kitaplarını okumasını tavsiye ederim yenilerini sabırsızlıkla bekliyorum dostuma teşekkür eder yazara başarılarının daim olmasını dilerim
Araf, Elif Şafağın Bit Palastan sonra okuduğum ikinci kitabı. Tek kelimeyle muhteşem. Farlı karakter, inanç ve yaşam tarzlarının çok ustaca tek bir odaya sığdırılması. Hepimizin zaman zaman hissettiği yalnızlık ve yabancılık duygusunun sadece bizce hissedilmediğini çok açık gözler önüne seriyor, çok beklenmedik ve şaşırtıcı bir son. Herkese tavsiye ederim, mutlaka okunması gerekli, öğrettiği çok şey var.
Araf, içerik bakımından çok ilgi çekici, okurken sürükleyici,bize yararı olabilecek birçok yeni bilgi ile dolu bir roman. Roman, dil bakımından da çok hoşuma gitti. Akıcı ve okuyanı sıkmayacak bir dille yazılmış. Ben Araf’ı okurken özellikle içerisindeki ince düşünülmüş detaylardan çok etkilendim. Elif Şafak, birçok kültürü ve dini birden işleyerek bize başka milletler hakkında da bilgi edinme şansı vermiş. Bunun yanında farklı milletlerden olan birkaç insanın aynı ev içersinde nasıl düzen içinde yaşadığını göstermiş. Birbirine hiç benzemeyen kültürlere ve dinlere sahip olan gençlerin birbirlerine saygılı olmaları bu romanın en anlamlı ve en ilgi çekici yanı benim için. Kısacası Araf, birden fazla dini, kültürü ve milleti konu alan, bunları en ince ayrıntılarıyla inceleyen, dostluk bağıyla süslenmiş çok güzel bir roman. Bu romanın en büyük özelliği bir evde farklı özelliklerdeki dört kişi ve onların arkadaşları Debra ile Gail’in arasında geçiyor olması. Hepsinin ayrı bir özelliği olması, yazarın bize farklı hayatları bir çerçevede göstermeye çalıştığının bir göstergesi. Bence çok başarılı, istenen konuları çok güzel işlemiş bir roman. Kesinlikle tavsiye ederim...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elif Şafak'a 'merhaba' dediğim kitap.<br />Açığını söylemek gerekirse bir tercüme kitapla karşı karşıyayız ama yine de kelime zenginliği ve Metis'in kusursuz tashihleriyle ayakta durabilen bir kitap.<br />Kurgu açısındansa Elif Şafak'a hayran kaldığımı itiraf etmek durumundayım. Zira konu derinleştirmede ve derinleştiği boşluktan müthiş kıvrak hareketlerle olaya dönüşü açısından takdire şayan olduğunu düşünüyorum.<br />'Okuyun' derim. Farklı farklı renlerde bir sürü penceresi olan bir ev, eminim herkesi hazlandıracaktır.
Farklı milliyetteki üç arkadaş Amerikada aynı evi paylaşmakta. Bu üç gencin iç dünyalarını, huzursuzluklarını, yabancı bir ülkede kendi kimliklerini bulmaya çalışarak ve bir yandan da kendilerine yabancılaşmamaya çalışarak yaşamalarını anlatan kitap oldukça başarılı.<br />Aşk, dostluk, kültürel çatışma ve yabancılaşmanın oldukça net bir dille pırıl pırıl anlatıldığı roman Elif Şafak'ın her zamanki naif, pırıltılı tarzından biraz farklıysa da yine de kendisini okutmayı başarıyor.<br />
bu kitabı okuduktan sonra insan ben nerdeyim sorusunu sormaktan kendini geri alamıyor ben nerdeyim bir bedende kaç ruh taşıyabilir insan yada kaç kere bir ruhu taşımanın ağırlığı altında ezilir edebi açıdan belki mahrem kitabıyla aynı kulvarda koşamayabilir ama içimizde yaşayıpta kendimize bile itiraf edemediğimiz arada kalmışlıklarımızı kirli bir çamaşır gibi yüzümüze vuruyor hangimiz Abed yada Gail olmadık...ben şiddetle tavsiye ediyorum iyi okumalar:)
İç içeyiz, farkında mı değiliz.Homojen bir zeminde hetorojen halde. Susuyoruz farklı hayatlarımıza, sonu ne diye sormuyoruz. Sağa sola çekiştirip hoşgörü kalıpları içine sığdırma çabaları ile kayıtsız mı kalıyoruz yoksa birbirimizi doğruya vardırma yoluna. Her birimiz bir parçamızı mı kaybediyoruz belki adı aslına bakılırsa uçurum olan paylaşımlarımızda. Hadi biraz senden biraz benden. Biraz diye diye elde kalmadı hiçbir şe(y)..
Dilleri farklı, inançları farklı 3 arkadaş, aynı evde. Ortak paydaları yabancı damgasını yemek durumunda kaldıkları bir ülkede, Amerika’da okuma çabası içinde olmaları. Sigara, içki ve hatun düşkünlüğü olan, nüfus cüzdanında dini İslamiyet olarak yazılmanın dışında din adına bir kaygı taşımayan Türk vatandaşı Ömer, İslamiyet’in kuralları çerçevesinde hayatını devam ettirme çabasındaki Fas’lı Abed, Katolik bir İspanyol olan Piyu. Ömer’in bitmek tükenmek bilmeyen, iki üç günde bir değişen kız arkadaşları evi her gün süslemekte olan biblolar. Abed, onları kendi hayatları içinde anlama çabasında çenesi düşük bir arkadaş olarak eve farklı bir hava katmakla meşgul. Bir de kesinlikle belirtmek gerek: değişen diş fırçalarına ayak uyduramamakta . Piyu kendi halinde en azından Ömer gibi aslını inkara kalkmayan, blumia hastalığı olan Alegra adında istikrarlı devam eden ilişkisinin kahramanı bir kız arkadaşı olan karakter. Farklı bir ilişki yumağından bahsetmek gerekirse bu ilişkinin kahramanlarının isimlerini de zikretmek gerekir zira romanın sonuna, ve aslında tamamına, Araf tadı katan da bunlardan biridir. Gail ve Debra. Her türlü psikolojik sorunu bünyesinde taşıma kararlılığında olan Gail ile Debra lezbiyen ilişki yaşamış bir çifttir. Ta ki Gail Ömer’e kendi ifadesine göre aşık olma haline bir miktar yaklaşıncaya kadar. Ve Ömer dünyalık tek aşkını bulduğuna inanarak, Gail ise aşık olma haline bir miktar yaklaşarak evleniyor. Ne mi oluyor? Bitti artık mı oluyor? Aşk çözdü mü sanıyorsunuz? İnsanın ruhunu sarmış kemirici bunalımlar aşık olma haline bir miktar yaklaşınca geçecek mi sanıyorsunuz? Aslını bulamayan, O’na yaklaşamayan, gerçekten daimi bir kaçış halinde olan helak olmaktan kurtulacak mı sanıyorsunuz? İçimden geçenleri diyemiyorum. Mutlu ifadeler yansırken suretimden, gülücükler saçarken ben, ölme girişimlerinde bulunuyorum. Çanhıraş sesler yükseliyor ruhumdan. Beni bırak diyor bedeninden..Aslımı bulmak istiyorum. Bırak beni anlamsızlıklardan, doğruya gitmek istiyorum. Ve uçuyorum. 2.7 saniyede, sadece..
Elif Şafak bu romanı yazarken ne amaçladı bilmiyorum. Belki karakterlerin hayatlarını oldukça başarılı bir şekilde dolu dolu yansıtıp bir tad bırakmak istedi, belki hissettiği bir şeyler vardı ve bize de duyurmak, paylaşmak istedi. Belki de her ikisi.. Okumak gerek ve düşünmek gerek üzerine.Belki yıllar sonra hepsinin hayatı geçmişte tanıklık ettiğim birer hikaye olarak kalacak elime. Unutacağım karakterleri, yaşananları. Ama içimde bir şeyleri uyandıracağı “kesin” olacak. Bilmediğim bir yerlerde..
Belirtmekte yarar var; 'Araf', Amerika'ya gelen Ömer'in Fas'lı Amed ve İspanyol Piyu ile paylaştıkları evdeki yaşantısı, Gail'e âşık olması ve evlenmesi özetiyle anlaşılacak bir roman değil. Elif Şafak, aslında bir hikâye anlatmayı da amaçlamamış; hikâye zamanın akışına bağlı olarak zorunlulukla çıkıyor ortaya. Şafak'ın meselesi, bireyin kendisine yabancı bir ülkede, yabancı bir toplum ve kültürde içine düştüğü karmaşık duygu, düşünce ve ruh hallerini çok sayıda karakter üzerinden sergilemek. En çok da yalnızlık ve yabancılaşma üzerinde duruyor. Öyle bir yalnızlık ve yabancılaşma ki, yalnızca Ömer, Amed ya da Piyu gibi yabancılar değil, Gail ve Debra gibi yerliler de kurtulamayacaktır insanı depresyonun eşiğine getiren etkilerinden.
Başarısı burslarla ödüllendirilmiş ya da yaptıkları işleriyle hayat karşısında donanımlı insanlardan oluşan roman kişileri cins, ırk, kültür ayrımı gözetmeksizin bozuk ruh hali paydasında birleşiyorlar. Elbette kökenlerine göre değişiyor bozukluk biçimleri. Mesela Gail'in şahsi özellikleri arasında obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, sosyal fobi ve benzerleri var. Aşçılığı ile parmak ısırtan Alegre, tombul bir çocukluk geçirmenin travmasıyla sabitlenen bulimia hastalığının pençesinde. Sevgili Piyu, başka kadınlara ilgisini sevgilisine kanalize edemiyor bir türlü. Güçlü bir karakter çizen lezbiyen Debra, istediği hayatı kuramamanın tedirginliğini üzerinden atamazken Amed, kültürünün ahlaki değerlerini gururla taşıyarak yaşadığı Amerika'da hiçbir kadınla ilişki kuramıyor. Şafak, medeni dediğimiz hayatın neden olduğu yarılma ve nevrozları hikaye içinde kaderlerini sanki kendileri belirleyen karakterleri üzerinden çarpıcı ama abartısız ve açık bir biçimde işlemiş. Bu nedenle Ömer ve Gail'in çok ayrı dünyalardan gelip bir aşkta ortaklaşan zigzaklı hayat çizgilerinin İstanbul'da noktalanan sonu üzecek belki, ama şaşırtmayacak okuyucuyu.
kültürel farklılıkları bir arda vermeye çalışan...aynı zamanda bu birlıkteliğinde zorluğunu vermeye çalışmış...fazla ayrıntılara gırmesi konuyu arka plana itmesi...dildeki eksiklikleri ön plana çıkarmasına neden olmuş..çok başarılı bır sonuç çıkmamış...
Arada kalmak. Ne oraya, ne de buraya ait olmak. Ben neyim, nereye aidim. Kişilik çatışmalarının, ülkeleri arasında sıkışmış, tam değişmiş gibi görünse de aslında eski beni taşıyanların hayatın içinden yansıması ARAF, tavsiye ederim.
Elif Şafak'ın okuduğum ilk kitabı, Araf. Diğer kitaplarını okuma isteği uyandırmış olmasa da, ifadesi oldukça zengin bir yazar. Amerikada yaşayan ve çeşitli milletlerden öğrencilerin hayatının anlatıldığı bu romanda, İspanyol Pansiyonu filmindeki gibi kültürel farklılıkları görmekteyiz. Final sahnesini zorlayarak yazmış gibi bir izlenim edindim. Gerçi bu hikaye nasıl sonlandırılırdı o da ayrı bir muamma.