Ukrayna-Rusya savaşı, yalnızca iki devlet arasında yaşanan konvansiyonel bir çatışma değil; yirmi birinci yüzyılda geçerliliği yeniden kanıtlanan jeopolitik teorilerin sahadaki yansımasıdır. Bu eser, savaşı klasik “Doğu-Batı” ya da “Avrupa-Rusya” ikiliğinin ötesine taşıyarak Ukrayna coğrafyasını iki karşıt güvenlik ve güç tahayyülünün kesişim alanı olarak ele almaktadır. Aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna üzerindeki güvenlik merkezli ve derinlik arayışına dayanan, sınırlarını tehdit algısı üzerinden yeniden tanımlayan saplantılı politikalarının savaşın stratejik zeminini nasıl oluşturduğunu ortaya koymaktadır.
Çalışma, Ukrayna’nın batı hattını Avrupa güvenlik mimarisine eklemlenmiş, NATO ve AB ile bütünleşme iradesini temsil eden ve liberal değerler ekseninde şekillenen bir jeopolitik yönelim olarak ele almakta ve bu yönelimi "Westland" kavramıyla tanımlamaktadır. Buna karşılık Ukrayna’nın doğu hattı; tarihsel hâkimiyet anlatıları, kültürel aidiyet iddiaları ve stratejik derinlik arayışıyla Rusya için vazgeçilemez bir güvenlik kuşağı olarak tanımlanan "Rusland" kavramı üzerinden açıklanmaktadır.
Bu iki kavram, Ukrayna’yı bütüncül bir ulusal mekân olmaktan çıkararak rekabet hâlindeki etki alanları arasında gerilen, jeopolitik olarak parçalanmış bir stratejik uzam şeklinde yeniden konumlandırmaktadır. Savaş öncesi ve sonrası dönemde Ukrayna, Polonya, Rusya ve Belarus’ta gerçekleştirilen saha gözlemleriyle desteklenen bu çalışma, teorik derinliği sahadan elde edilen verilerle birleştirerek Ukrayna’nın neden her iki blok için de varlıksal bir değer taşıdığını ve büyük güç rekabetinin onu nasıl parçalı bir geleceğe sürüklediğini gözler önüne sermektedir.