İstanbul Tıp Fakültesi’nin tarihi 14 Mart 1827’den bu yana iki yüz yıldır binlerce rengin buluştuğu, görkemli bir gökkuşağı gibidir. Bugün sizleri, bu ebruli birliğe 1933 Üniversite Reformu’ndan sonra katılan renkleri hatırlamaya davet ediyoruz.
Türkiye’nin dört bir yanından gelip İstanbul Tıp Fakültesi’nden diploma alan hekimler; Türk tıbbına yeni bilgiler ve yöntemler kattılar, ülkemize modern sağlık kurumlarını kazandırdılar, bilimin gelişmesini sağladılar. Devlet kademelerinde idari görevler üstlenerek genç Cumhuriyet’in gelişmesine katkılarda bulundular. Siyasi nedenlerle ülkelerinden ayrılıp bu çatıya sığınan yabancılar şükran borçlarını hizmetleriyle ödediler, İstanbul Tıp Fakültesi mensubu olan yerli ve yabancı öğretim üyeleri Türk tıbbına yeni bilgiler kattılar, yeni yöntemler getirdiler.
Tıp öğrencileri her yıl, Tıp Bayramı olarak kutlanmakta olan 14 Mart günü çıkardıkları Tıp Yolunda Yılbaşı dergisinde; tıp eğitiminin zorluğunu, hocalarının özelliklerini, İstanbul’un çeşitli semtlerindeki klinikler arasında koşuşturmalarını, Çapa ve Cerrahpaşa’da birbiri ardına eklenen inşaatların yarattığı sıkıntıları esprili yazılar, şiirler ve karikatürlerle dile getiriyorlardı. Sınavlarda en ufak hatayı affetmeyen hocalar da yazılarıyla katkıda bulunuyordu. Elinizdeki kitap, Tıp Yolunda Yılbaşı dergisinden ilham alınarak hazırlanmış olup, iki yüz yıldır tıp yolunda emin adımlarla başarılara yürüyen İstanbul Tıp Fakültesi’nde 1933 Üniversite Reformu sonrasında yaşanan hoşgörü ortamını, öğretim üyelerini, Çapa yerleşkesinin oluşumunu öğrencilerin karikatürleri eşliğinde anlatmaktadır.