6Yorum
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Dörtlü
Tuhaf bir kitaptı Dörtlü. Yüzyıl başı romanlarında hep benzer bir sıkıntı yaşıyorum: karakterleri anlamakta güçlük çekiyorum. (Woolf okurken de buna yakın bir kafa karışıklığı yaşıyorum sıklıkla.) Jean Rhys 30lar Paris’inde geçen bir öykü anlatıyor, kocası hapse girince evli bir adamla ilişki yaşamayan başlayan bir kadının öyküsü. Adamın eşi de ilişkiden haberdar, hal böyle olunca özellikle bu iki kadını tüketen tuhaf, garip, hastalıklı, depresif bir ilişkiler yumağı doğuyor. Konusu itibariyle oldukça ilginç ama diyorum ya, diyalogları anlamlandırmakta, insanların motivasyonlarını, bakış açılarını çözmekte çok zorlanıyorum ve 100 senede ne kadar değişmiş insan ilişkileri diye şaşırıyorum hep. Ezcümle ilginç ama bazen fazla basit bulduğum bir kitap oldu Dörtlü. Bu kadar karmaşık bir hikâyenin daha derinlikli anlatılmasını isterdim sanırım, o zaman daha ikna edici olabilirdi. (Son not: 30lar Paris’inde gezinmek çok güzeldi fakat.)
“Zynpss”
Yazarın, 3.eşi hapisteyken Ford Madox ile tanışıp o ve sevgilisiyle birlikte yaşamasının ve bir süre sonra Madox ile ilişkisinin başlamasının bu romana konu olduğuna dair bilgiler bulunmakta ve dolayısıyla romanın otobiyografik özellikler taşıdığı söylenmekte.Ancak okuduğum 2 gün boyunca beni içten içe rahatsız etti bu kitap.Kasvetli ve melankolik havası bana da sirayet etti.Marya’nın çaresizliği,kendini bir türlü ifade edemeyişi ve güçsüzlüğüne yenik düşmesi son derece üzücüydü.
İlunga
Kitapkurdu
Daha önce hiç okumadığım, buna rağmen kitaplarının peşine düştüğüm bir yazar, Jean Rhys.Özellikle başyapıtı sayılan Geniş Geniş Bir Deniz'i epey aramışımdır.Neyse ki Can Yayınları yeni kapaklarla tekrar yayımlamaya başladı Jean Rhys kitaplarını. Dörtlü, otobiyografik ögeler taşıyan bir kitapmış, aynı zamanda Jean Rhys'in de ilk romanıymış.Bu açıdan doğru bir tercih oldu Dörtlü ile Jean Rhys külliyatına başlamak. Romanın kadın karakteri Marya Zelli, yoksul,sevgisiz yaşamını, Stephan'la (eşi) tanıştığında geride bırakmış, Stephan'ın sunduğu güvenlikli yaşama kendini teslim etmişken, Stephan'ın hapse atılmasıyla birlikte ortada kalır.Kendisine kucak açan, Bohem bir yaşam süren Heidler'lerle birlikte yaşamaya başladığında, karmaşık ilişkiler içinde bulur kendini. Jean Rhys'in dilini, anlattığı dünyayı sevdim.Jean Rhys kitaplarını Türkçeye çeviren Pınar Kür, bu da belki ayrı bir tad katmıştır kitaba.
çağrı yıldızgöz
Kaşif
bir kadının hayata tutunmak için ne kadar zorlandığından bahsediyor. korkunun ne kadar güçlü bir duygu olduğunu anlatmış.ilk defa okuduğum bir yazardı ama beğendim. dili de akıp gidiyor.
agkduman
Kitapkurdu
uzun zamandır baskisi yoktu tekrar basilmasina sevindim hemen aldım.
Dulce82
Jean Rhys'ın diğer tüm kitaplarında olduğu gibi bunda da hayata tutunmaya çalışan kırılgan bir kadın var. Bu sefer ana karakterimiz evli olduğundan mıdır nedir, bazı şeyler rahatsız etti beni. Okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.