Kahramanımız beş yaşında… Adı Zezé… Yoksulların yaşadığı bir mahallede oturuyorlar muhtemeldir ki “favela”… Ayakta kalma mücadelesinin verildiği çok çocuklu bir aile… Aile bir aradaymış fakat değilmiş gibi… Ayrı havadalar izlenimi… Bu ortamda kahramanımız Zezé’nin konuşacağı, dertleşeceği, hayallerini paylaşacağı en yakın arkadaşı kendisi gibi bir fidan olan “şeker portakalı”. Adı “Minguinho” dert ortağı ve kankası.
"İyi düşün, Zezé. Henüz gencecik bir fidan bu. Bir gün koca bir ağaca dönüşecek. Seninle beraber büyüyecek. İki kardeş gibi iyi anlaşacaksınız. Dalını gördün mü? Bir tanecik dalı olsa da sanki özellikle senin binmen için hazırlanmış bir ata benziyor." (s.33)
Zeki, afacan beş yaşındaki bir çocuğun dünyasında hayatın gerçeklerinin nasıl yansıdığını ve karşılaştığı zorlukları çocuksu bir yaklaşımla nasıl anlamlandırdığının öyküsü… Ayakta kalma çabasının getirdiği koşuşturmada birçok insanla yüz yüze gelme. Çok sayıda farklı karakterde insan öyküde dolaşıyor. Zor yaşam koşullarının getirdiği sıkıntılar, Zezé’yi ev dışında çözümlerle bu sıkıntıları çocuksu bir çabayla göğüslemeye götürüyor. Okumaya başladığınızda bu akışı göreceksiniz. Örneğin, evde uğradığı şiddetin Zezé’nin zihin dünyasında nasıl izler bıraktığını bir ders olarak okuyucuya bırakıyorum. Önemli bulduğum, romanda kilit roller yüklediğim insan örnekleri söz konusu. Abla Gloria, Edmundo Dayı, Dona Cecilia Paim Öğretmen, şarkı sözü satıcısı Ariovaldo, iyi yürekli Portuga. Ancak, her zaman, ev dışında iyi insanlarla karşılaşılmayacağını unutturmamalı Zezé’nin öyküsü.
Hepimizin küçüklüğünde bir “şeker portakalı” mutlaka vardır.
İyi okumalar
Zeze ona bahşedilen Şeker Portakalı ağacının sahibidir. Onu kişilikli bulmaktadır. Tıpkı kendi gibi... Çünkü Zeze 6 yaşında olmasına ve ona çok kötü davranılmasına rağmen tüm yaramazlıklarına rağmen karakter sahibi bir çocuktur. Bunu para kazanmaya çalışırken adil davranmasından, sevgi gördüğünde çok daha fazla sevgi göstermesinden anlayabiliyoruz. Zeze bize hikayesini dokunaklı ama gülümseten bir üslupla anlatıyor. Serinin ilk kitabı, daha sonra da gençlik dönemlerini okuyoruz. Aslında yazar itiraf da ediyor kendi hikayesini anlattığını. Ancak kendi hayatını yazma kolaylığına kaçar gibi değil bu roman... Ben 3. defa okudum. İlk lisede, sonra üniversitede şimdi de 36 yaşında... En çok da son okumamda keyif aldım, alt metinler buldum, bir sürü cümlenin altını çizdim. Geç kalınmadan okunması gereken bir kitap...
Temiz bir dille yazıldığı için basıldıktan hemen sonra Brezilya ilkokul müfredatına alınan, Brezilya tarihinin en önemli kitabıdır. Şeker Portakalı, bir öyküdür, bu kadar acıklı olay içeren bu öykünün çocuklara -bir destek olmadan- okutulması ne kadar doğrudur? Zeze’nin öyküsü, nezaket, adalet, merhamet, bağışlama ve sevgi gibi yüce değerleri, kaderi ve hayatın anlamını sorgulatır insana. Bu kitabı okurken bu değerleri sorgulayanlara, değerler üzerine muhteşem bir eser olan Andre Comte Sponville’nin Büyük Erdemler Risalesi’ni, anlam üzerine ise Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı’nı tavsiye ederim. Son olarak bir soru sormak istiyorum: Finlandiya ilkokul müfredatında yetim kalmış yedi kardeşin, ayakta kalabilmek için çalışmak ve okumak gerektiğini anlamaları, verdikleri mücadele ve mutlu sona kavuşmaları bir örnek olarak anlatılırken, Brezilya müfredatında böyle bir eser olması tesadüf müdür?
Yapay Zeka DeğerlendirmesiBu yorum, Yapay Zeka tarafından yazılmıştır.Bilgi İçin
"Evimiz öyle fakirdi ki tasarruf etmeyi erkenden öğreniyorduk. Her şey için çok para lazımdı. Her şey pahalıydı." (s.143)
José Mauro De Vasconcelos'un "Şeker Portakalı" adlı kitabı, Brezilya'ya özgü bir yoksulluk hikayesini anlatmaktadır. Kitaptaki ana karakter olan 5 yaşındaki Zezé'nin iç dünyasını ve hayal gücünü yansıtarak okuyucuya umut ve dayanışma mesajı vermektedir. Hayali arkadaşı olan şeker portakalı ağacı sayesinde Zezé, zorluklarla dolu bir çocukluğa rağmen hayata sıkı sıkıya sarılmayı, umut etmeyi ve yaşamın güzelliklerini keşfetmeyi öğrenir. Kitap, okuyucuya çocukların düşlerini ve hayallerini önemsemeyi, onları dinlemeyi ve desteklemeyi hatırlatırken, aynı zamanda insan ilişkilerinin gücü ve dayanışmanın önemi gibi konulara da değinmektedir.
Roman kahramanlarının Zezé'nin hayatındaki etkileri oldukça önemlidir. Romandaki aile, karakterleri Zezé'nin aidiyet hissettiği ve sevildiği insanlar topluluğunu ifade eder. Zezé, ailesi tarafından ihmal edilen bir çocuktur ve kitap boyunca ailesi yerine geçen diğer kişilere bağlanır. Kitapta aile, biyolojik aile kavramının ötesine geçerek, sevgi, desteğe ve kabul görmeye dayalı bir bağlanma şeklidir.
Ayrıca pedagojik olarak genç yetişkinler ve ergenler de uygun bir okuyucu kitlesi olarak kapsama alanındadır. Yazım tekniği olarak bir çocuğun bakış açısından anlatıldığı için basit ve anlaşılır bir dil kullanır. Ana karakter Zezé'nin düşünceleri ve duyguları üzerinden çocuklarla empati kurmayı hedefler. Aynı zamanda roman, çocukluğun zorlukları, hayal gücü ve hayata dair önemli derslerle ilgili birçok konuyu ele alır. Bu nedenle, pedagojik açıdan değerli bir kitap olarak kabul edilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı ergenliğimde, yetişkin olduğumda ve anne olduğumda; üç farklı zamanda okudum ve üçünde de Zeze'nin ayrı bir yanı için gözyaşı döktüm. Enfes bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çocuklarım okusun diye almıştım once ben okumak istedim. okumak için geç kaldığım bir kitap cok etkileyici cocuklarin hayal gücünün önemi ancak bu kadar güzel vurgulanabilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
insan en cok kimi sever sorusuna cevap...karsı cınse duyulan sevgıden baska gercek ve samımı sevgının en güzel anlatıldıgı roman...
bıraz duygusal ınsanların aglayarak okuyacagı yazarın cocukluk yılları
Okunmadan orta okula gecilmemesi gereken bi kitap. Brezilya mufredatina alindigi gibi keske bizimde mufredatimizda boyle guzel ve okunmasi zorunlu olan kitaplarımız olsa. insanin hayatina olumlu bi katkisi var sevgili zezenin. sevginin en saf halini gorebiliyoruz. ayni zamanda sevdigin birini kaybetmenin uzuntusu ve sonunda vefayi goruyoruz. velhasil kelam muthis ️