Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz)
Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 171,70TL

Ürüne Git
447Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Uçurtmayı Vurmasınlar
Goriot Baba'yı lisedeyken okumuştum, sonuyla ağlatmıştı. 10 yıl sonra Uçurtmayı Vurmasınlar'da yine aynı şey oldu. Barış'ın İnci'ye mektuplarından oluşuyor. İnci hapisten çıktıktan sonra Barış bir sürü mektup yazıyor, çoğu adresine ulaşamayan mektuplar. Sansür çok sıkı, uçan kuşu bırakmayacak neredeyse. Uçurtmayı bırakmıyor mesela. Çoğu yasak sadece mektupla sınırlı değil. 80 dönemi. Barış, Piaget'nin Bilişsel Gelişim Dönemleri'ne göre İşlem Öncesi Dönem'de. 4-5 yaşlarında. Bu dönemin çocukları sıklıkla soru sorar, mantık gelişmediği için sihirli nedenler oluşturur. Çocuğun hayal gücünün hayatı anlamlandırma çabasında en etkin olduğu dönemdir. Romanın etkileyiciliği de Barış'ın düşünme şekliyle hapishaneyi, acıları ve mutluluklarıyla insanları, küçücük bir dünyayı algılama çabası yoluyla ortaya çıkıyor. "Miki'nin işemesi" çok küçük bir örnek. Bir de şu var: "'Nişanlın neden kafeste?' diye sordum. Halkını sevdiği içinmiş. 'Sen niye buradasın?' diye sordum Nevin'e. O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor." (s. 23) Böyle örnekler bir dünya. Hapishane yöneticilerinin acımasızlığı, koğuşlardaki çekişmeler, dışarısı, içerisi, Barış'a ablalık yapanlar, herkes, her şey Barış'ın gözünden kara mizaha bürünerek yansıyor okura. Küçük bir çocuğun gözünden bakıldığında yapılan bütün kötülüklerin ne kadar anlamsız olduğu görülüyor. Filmini de izlerim ben bunun. Okunmalıdır.
murat aytar
Bilge
Geçtiğimiz ay yolum Ankara'ya düştü. Müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi'ni gezdim. Bu gezi bana yazar Feride Çiçekoğlu'nun 72'de ODTÜ Mimarlık Fakültesi'ni 1.likle bitirip 73'de Fullbright Bursu ile ABD'ye gidip 76'da Dr. ünvanı ile geri döndüğünü, üniversitede hocalık yaparken 80 ihtilalinde solculuktan tutuklanıp, işkence göreceği Mamak Cezaevi'ne gönderildiğini, ardından tutukluluğunun son 2 yılını Ulucanlar'da geçirdiğini ve romanını da burada yaşadıklarından esinlenerek yazdığını hatırlattı. İlk okumamdan neredeyse 35 yıl sonra eseri yeniden okudum. Küçük Barış'ın tahliye olan İnci' ye gönderdiği mektuplar sosyalist bakış açısı ile ülkemizin yönetim felsefesine ve bu felsefeyi içselleştiren toplumumuza eleştiriler içeriyor. Kara mizahın zirvesindeki bu roman Romain Gary'nin Onca Yoksulluk Varken romanını da andırıyor. Okunmalı.
okurtuğba
Kaşif
️ Bir Uçurtmanın Ardından Kalan Umut Uçurtmayı Vurmasınlar’ı okurken içimde derin bir hüzünle birlikte yumuşacık bir umut oluştu. Barış’ın dünyaya bakışı, bana masumiyetin en sert duvarlar arasında bile kaybolmadığını gösterdi. Onun küçük hayalleri, uçurtmaya tutunan kalbi ve saf sevgisi beni çok etkiledi. Bu kitabı okurken bir çocuğun özgürlüğe ne kadar yakın ama aynı zamanda ne kadar uzak olabileceğini hissettim. Ben bu kitabı sadece bir cezaevi hikâyesi olarak görmedim. Daha çok, insanın içindeki iyiliğin ve merhametin her koşulda var olabileceğini anlatan güçlü bir metin olarak okudum. Barış ile İnci arasındaki bağ, bana sevginin ve güvenin ne kadar iyileştirici olduğunu hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde içim burkuldu ama kalbimde derin bir iz kaldı. Bence bu kitap, insanın vicdanına sessizce dokunan çok özel bir eser.
Kayısı Çiçeği
Kitapkurdu
Filmini çok eskilerde izlemiştim. Şimdi kitabı da okumak nasip oldu. Ayriyeten kitabı bitirince filmi de bir daha izledim. Kitabı da filmi de çok beğendim. Hele filmin müziğini çok severim. Filimde küçük Barış çok tatlı bir çocuk. Konuşması, soruları, İnci'ye olan bağlılığı... Kitap annesiyle hapiste büyüyen bir çocuğun gözüyle anlatılıyor. Hapishanede kadınlar koğuşunda büyüyen küçük Barış, İnci adındaki kızla arkadaşlık ediyor. Sonra İnci tahliye oluyor ve Barış sık sık ona mektuplar yazıyor. Kısacası kitap küçük Barış'ın İnci'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap çok kısa, anlaşılır ve sade bir üslupla yazılmıştır. Bir solukta okunabilecek bir kitaptır. Hem küçüklere hem de büyüklere hitap ediyor. Bu kitapta 80 Darbesi atmosferi, hapishane hayatı, yasaklar, kitaplar, yersiz korkular, anlamsız cezalar ve uygulamalar... Hepsi arka planda seziliyor. Kısacası okunmalıdır.
ömerözdemir88
Kitapkurdu
Bir çocuğun gözünden dört duvar içinde yaşayan kadınların hayatını görmek... Çocukla çocuk oluyoruz ama parkta oyun oynamıyoruz, kırlarda koşmuyoruz, arkadaşlarımızla şımarmıyoruz, bir cezaevindeyiz. Adı Barış. Yaşıtı arkadaşı yok, hiç olmamış. Bütün arkadaşları bir sebepten suçlu kadınlar. Niye içeride olduğunu bilmiyor, neden ve ne zaman çıkacağını da bilmiyor. "Hiç çiçekli bir dal görmedim" diyor, daha ne desin? Kitap bittiğinden beri aklıma takılan sorular var. Mesela, İncinin burnu uzadı mı?, Güneş neden zararlı?, Vefa ne demek?, Kader çok anahtarlı amcanın adı mı?, iftira ne demek?, Piç ne demek?... Uçurtmayı vurmasınlar çünkü o gökyüzü, o özgürlük, o Barış'ın umudu. Vurmayın diyor çünkü görüyor ki bu düzen güzel olan herşeyi vuruyor, insanların umutlarını vuruyor, özgürlüklerini vuruyor, hayallerini vuruyor... Su gibi akıp giden ama sel gibi izler bırakan bir kitap.
nurayb.
Üstat
Yazarla tanisma kitabim oldu.Kalemini begendim.
Gamze  Morgül
Kitapkurdu
Kitap ince.Hemen bitebilecek bir kitap ama beni romalardaki gibi çok etkileyemedi.Evet yaşananlar çok üzücü o ayrı ama hiye bazında ele alırsak cok etkileyemedi.Mektuptaki yazılar sanki çocuk diliyle yazılmamısta .yazarın diliyle yazılıp cocuklastırmaya calısılmıs gibi .Hep bu duygu ıle okudugum ıcın etkıleyıcı gelmedı bana ..Cocugun yaş detayı yok mesela? Ona da cok takıldım..
Berna Yilmaz
Kaşif
Uçurtmayı Vurmasınlar, uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu. Küçük bir çocuğun gözünden anlatılan hikâye, masumiyet ile hayatın acı gerçeklerini çok etkileyici bir şekilde bir araya getiriyor. Anlatımı sade olmasına rağmen duygusu oldukça güçlüydü. Karakterlerle kolayca bağ kurdum ve özellikle Barış’ın dünyayı algılayış biçimi beni çok etkiledi. Hem hüzünlü hem de düşündürücü bir eser; kesinlikle okunmayı hak ediyor.
tuba korucu
Üstat
içim dağlandı okurken
Ç.87
Üstat
geçmiş yıllarda filmini izlemiştim. şimdi de kitabını okumak istiyorum. umarım kitabını da begenirim
özge Duru
Kaşif
Çok güzeldi bir oturuşta bitirdim.
Hande Bilgi
Kitapkurdu
O kadar güzel ki .. Minicik bir çocuğun kendi dünyasında kaybolmak .
Tuğba  Aydı
Kaşif
Eski Türkiye de yaşanılanlar ve günümüz Türkiye’sinde yaşanılanlar seneler geçiyor dertler aynı …
gülcan yalçın
Kaşif
Bitirince içinizde derin bir hüzün kalıyor.
Y.Tuğçe
Kitapkurdu
Kitap gerçekten güzel. Fakat ekran başında izleme fırsatı bulduğumda nedensiz bi şekilde, okurken hayal dünyamda ekrandaki kadar duygu yükleyememiş olduğunu farkettim. Bunu fark edince biraz üzüldüm. Çünkü genelde tam aksini yaşardım. Yine de ekranda karşıma çıkmasa bu fikre kapılmasam 5 yıldız vereceğim bir eser olurdu muhakkak.
Serap Gurbuz
Kitapkurdu
Bir çocuğun dilinden her gün söylediğimiz yalanları sorgulayan, siyasi tıkanmışlığın nedenlerini ahlaki çıkmazlarda arayan küçük ama son derece etkileyici bir roman…her anneye öneririm
nesrinkcgz
Kaşif
İÇİM YANARAK OKUDUM
Nuran Nurana
Hezarfen
1 saatte okudum ardından hemen filminide izledim çok anlamlı okunması gerekli
Yüksel Bulut
Bilge
kısa bir öykü, hapishane de yaşıyan bir çocuğun gözünde, olayları anlatılması insanın içini burkuyor, okunması gerekiyor
Eda KG
Üstat
Küçücük yaşta annesinin babasının suçunu çeken minik bir kalbin etrafında anlamlandıramadığı olaylar dizisi