8Yorum
KY-473072
04.10.2017
Aktaş yazsın bir okuyalım.
Esra Baysal
10.01.2012
DAHA ÖNCE HİÇ YAZARIN KİTAPLARINI OKUMADIM AMA KİTAPLARI İNCELEDİKÇE GERÇEKTEN İLGİMİ ÇEKTİ
muharrem_emrah
04.09.2011
yeri geldiğinde içinizi titreten,erkek de olsanız roman kahramanı hanım empati yapabiliyorsunuz...hele ki uzun cümleli romanlardan,yazılardan hoşlananlar için çok güzel...
mrv_67
05.01.2011
cihan aktaş ın romanları genelde sağ sol olaylarını gençlerin dilinden anlatıyor ama kitapların sonu çok havada kalıyor bana göre. kesin bir sonuç yok. romandaki kahramanlar ilerleyen yıllarda neler yapıyor açıklayıcı bir şekilde yazmamış. bana uzun mektuplar yaz da aynı şeyi yaşadım. belki farklıdır diye bu kitabı da okudum ama sonucu yine hayalkırıklığına uğrattı.
KY-230877
30.08.2008
bir hikayecinin roman tekniği hakkında ciddi sıkıntıları vardır. hele cihan aktaş gibi nitelikli hikayeciler romanın okuru biraz ferahlatan molalarını, fazla düşünsel ve problematik olmadan yapıyı oluşturma tekniğini ihmal ederler. uzun romana gereken kısa ve fazla yüklü olmayan cümlelerdir. kısa öyküleri de kinayeli ve yüklü cümleler teşkil eder. ama cihan aktaş aynı yoğun öykülemeciliği romanda da terk etmiyor. zor okunuyor. elbette bunlar teknik şeyler ve teknik romanda biz türk okuru için her şey demek değil henüz.

aktaş, müslüman kadını hatasıyla günahıyla sevabıyla haklılığıyla ortaya koyma azminde. bunda da çok başarılı çünkü eserlerinin otobiyografik bir temeli var. bu romanda, önceki romanında olduğu gibi samimiyet ve gerektiğinde soğukkanlı tahliller yapabilme cihan aktaşın en büyük gücü olarak öne çıkıyor.
kirazzade
Kitapkurdu
23.08.2008
Konu güzele benziyor.Ama maalesef cihan aktaşı okurken çok zorlanıyorum ben.Akıcı bir anlatımı yok,karmaşık.O yüzden 30-40 sayfadan sonra bıraktım okumayı.Kafam sakin oldugu zaman tekrar başlayıp bitirmeyi düşünüyorum.
KY-34538
16.07.2008
İslamcılığın özeleştirisi yapılmalıydı, yapılmak zorundaydı; çünkü İslamcılık bu ülkenin bir gerçeğiydi. Bu gerçekle yüzleşmek gerekiyordu; hem içeriden hem de dışarıdan bir bakışla. Bu ülke sahil-i selamete çıkmak istiyorsa, İslamcılar, İslamcılığın bu ülkenin gerçeği ve geleceği olmasını istiyorlarsa, İslamcılığı konuşmak zorundaydı. Bu düşünceler içerisindeyken Cihan Aktaş "Seni Dinleyen Biri"yle çıkageldi; bizi ve bizleri konuşmak için. (E. Bayraktar)
derda
Kitapkurdu
07.07.2008
Roman 80li yılların başörtülü genç kızlarının etrafında dönüyor.Cihan Aktaş bu kuşağı "bir çalkantı ve kaos dönemi kuşağı"olarak nitelendiriyor.Gençler dini hayatlarını yeniden kurmak için kısmen yıkıcı,hatta inkarcı bir eğilim içindeler.Tarihi,kültürü,aileyi,şehir hayatını,kişisel zevkleri,aşkı,sanatı,güzelliği inkar edecek kadar saf bilgiye ve hayatın anlamına ulaşacağını uman gençler bunlar.Sözleriyle yaşadıklarını uyumlu hale getirme çabasında olsalarda, kendileride bir handikapın içine girmekten kurtulamıyorlar.Hacmi geniş olmakla beraber oldukça sürükleyici ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir roman.Cihan Aktaş uzun cümleler kurmayı seviyor ve bu romanıda yine uzuun cümlelerden mürekkeb.80-90lı yıllarda benzer deneyimler yaşamış arkadaşlar O dönemleri hatırlamak ve yeniden düşünmek adına, mutlaka okumalılar..Ayrıca dergah dergisinde cihan aktaşın bu romanı ile ilgili röportajınada bakarak bir ön okuma yapabilirsiniz..